T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1425 KARAR NO : 2026/275 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .... Esas - .... Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAHİLİ DAVALILAR (Müteveffa..... Mirasçıları) : DAHİLİ DAVALI : DAHİLİ DAVALI : DAHİLİ DAVALI : DAHİLİ DAVALI : DAVANIN KONUS…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1425 KARAR NO : 2026/275 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .... Esas - .... Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAHİLİ DAVALILAR (Müteveffa..... Mirasçıları) : DAHİLİ DAVALI : DAHİLİ DAVALI : DAHİLİ DAVALI : DAHİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak ( Şirket Ortakları Arasındaki Alacak) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı bir kısım davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ: Davacı vekili ......... tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; Müvekkilinin yetkilisi olduğu......... A.Ş.'nin ......... tarihinde yapılan ..... yılı olağan genel kurul toplantısında T.C. ... Noterliği'nin ....... tarih.... sayı ile tasdikli .... tarihli .....sayılı genel kurul kararı ve T.C. ....... Noterliğinin ....... tarih ......sayı ile tasdikli ...... tarihli ....... sayılı yönetim kurulu kararı gereğince sermaye artırımına gidilerek şirketin sermayesinin 2.000.000 TL iken 6.300.000 TL artırılarak 8.300.000,00 TL'ye yükseltildiğini, bu sermayenin her birinin 500 TL kıymetinde 16.600 adet nama yazılı hisse senedinden ibaret olduğunu, sermayenin tamamının muvazaadan ari olarak tamamen taahhüt edildiğini ve sermaye artırımına gidilmeden önce taahhüt edildiğini, sermaye tutarı olan 2.000.000,00 TL'nin tamamen ödendiğini, bu kez artırılan sermayenin 6.300.000 TL'sinin ....... ....... Cari Hesabından...... tarih ve ...... sayılı ...... ........ Cari Hesabı alacağının tespitine ilişkin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Raporu'na göre karşılandığını,....... nolu ortaklar cari hesabında sadece müvekkilimin hesabı olup diğer ortakların herhangi bir hesabı olmadığını ve artırılan 6.3000.000 TL sermayenin müvekkilinin şahsından tahsil edildiğini, müvekkilinin hesabından ödenen 6.300.000 TL'nin kendi payı dışındaki kısmıyla ilgili tutar üzerinden hisse payları oranında davalılardan .......'den 236.500,00 TL, .......'den 236.500,00 TL, ..........'den 157.000,00 TL ve ...........'dan 630.000,00 TL alacağı bulunduğunu, davalıların bu borcu müvekkiline hiç bir şekilde ödemediklerini, bu hususta davalılara söz konusu borcun ödenmesi için ........... Noterliği .......... tarihli ......... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ancak davalıların bu ihtarnameye herhangi bir cevap vermediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile artırılan sermaye bedelinin tamamının ............ cari hesabındaki müvekkilimin şahsi hesabından yapılan ödemelerin tespiti ile davalıların hisseleri miktarınca her bir davalı için 2.500,00 TL olmak üzere toplam şimdilik 10.000,00 TL alacağının temerrüdün oluştuğu ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamıştır. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... tarih ve E......, K......... sayılı kararı ile; "Dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi..........Hukuk Dairesinin ......tarihli......... Esas ve .......... karar sayılı kararı ile mahkememize gönderildiği, davanın konusu itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, ancak davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla; dava konusu alacak istemine ilişkin olarak dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve bunun tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı (bu yönde bknz. Yargıtay HGK 2017/10-2695 E.-2020/587 K.) kanaatine varılarak dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "Dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir. D) İSTİNAF SEBEPLERİ: Hükme karşı davacı vekili ile davalılardan ....., ......., .......ve ............ adlarına vekilleri Av. ......... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. - Davacı vekili istinafında; Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olması davanın reddi sebebi ise de, eldeki davanın ilkin asliye hukuk mahkemesinde açıldığını, bu sebeple dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapmanın mantıken mümkün olmadığını, mahkemece gönderilen muhturaya karşı taraflarınca beyanda bulunularak bu durumun izah edildiğini ve arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere taraflarına süre verilmesini istediğini, Yargıtay'ın bu tarz durumlarda yani arabuluculuğa tabi olmayan mahkemelerde açılan davada görevsizlik kararı verilmesi hâlinde dosya kendisine gönderilen mahkemenin davacıya arabuluculuğa başvurmak üzere süre vermesi gerektiği yönünde kararlar vermekte olduğunu, mahkemece arabuluculuğa başvurmak üzere taraflarına süre verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. - Bir kısım davalılar vekili Av. ........... istinafında; davanın usûlden reddine karar verilmesine rağmen tarafları lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, AAÜT 7/2. Maddesi gereğince lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının istinaf başvurusunun reddine, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. E) DELİLLER: ......... Asliye Ticaret Mahkemesinin E.........., K................... sayılı dosyası kapsamı. F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, ticari şirket ortakları arasındaki şirket ortaklığından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dava, ............. ASHM'nin ........ Esas sırasında açılmış iken, ............ Asliye Hukuk Mahkemesinin .............. tarih ve E.......... K........sayılı kararı (tensip) ile, görevli mahkemenin Asliye Ticaret olduğu gerekçesiyle, görev dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddine, görevli Mahkemenin ............ Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmeyerek ............ tarihinde kesinleşmesi üzerine -davacı vekilinin .................. tarihli dosyanın görevli mahekemeye gönderilmesi yönündeki talebi gereği- dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... tarih ve E......., K...... sayılı kararı ile, 'tarafların tacir olmadığı, dava konusunun mutlak ticari dava olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu' gerekçesi ile, davanın görev dava şartı yokluğundan usûlden reddine karar verilmiş bu karar da taraflarca istinaf edilmeyerek ............... tarihinde kesinleşmiştir. Bu kez merci tayininde yetkili ve görevli ... BAM ..... HD nin .......... tarih ve E........, K........sayılı kararı ile, 'taraflar arasında ticari şirket ortaklığı olduğu, bu ortaklık nedeniyle tacir sıfatına haiz olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunan uyuşmazlığın TTK'nin 4/1. Maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu' gerekçesiyle "... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine" karar verilmiştir. Merci tayini sonrası .........Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas sayılı sırasına kaydedilen dosyada, Mahkemece davacı vekiline hitaben çıkarılan ......... tarihli muhtıra ile TTK 5/A gereği arabuluculuk son tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verilmiş, aksi hâlde davanın dava artı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verileceği ihtar olunmuş, anılan muhtıra ................. tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı vekili ............. tarihinde sunduğu beyan dilekeçsi ile, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, tutanağın dosyaya sunulacağını belirterek, arabuluculuk tutanağını sunmak üzere taraflarına 2 haftalık ek süre verilmesini talep etmiştir. .............. Asliye Ticaret Mahkemesinin ........tarih ve E.........., K......... sayılı kararı ile,'davanın konusu itibarıyla zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, ancak davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığı, dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı' gerekçesiyle arabuluculuk dava şartı eksiliği nedeniyle davanın usûlden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalılar ......, ......, ...... ve ............ adlarına vekilleri Av. ......tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında, taraf vekillerinin adreslerinin, dahili davalı .........'in adresinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. 6102 sayılı TTK'ye 06/12/2018 tarihli 7155 sayılı yasa 20. Maddesi ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmünü içeren "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesi eklenmiş; 05/04/2023 gün ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı yasa 5/A. Maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 18/A maddesinin 2. Fıkrasında ise; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " hükmü düzenlenmiştir. Eldeki davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve arabuluculuk dava şartına tabi olduğu olgusu davacının da kabulündedir. 6352 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesinde arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddedileceği açıkca belirtildiğinden anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk, tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışcıl yöntemlerle sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla getirilmiş bir alternatif çözüm yoludur. Davacının, ............ tarihinde açtığı davada,............ Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret mahkemelerince verilen ve kesinleşen kararlar sonrası merci tayini neticesinde görevli Ticaret Mahkemesinde yargılamaya devam edilmesinin aynı davanın devamı niteliğinde olduğu, dava tarihi itibarıyla (ve dahi Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderildiği tarih itibarıyla) zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği açıktır. Davacının, davanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği tarih itibarıyla da henüz zorunlu arabuluculuk yoluna başvurusu söz konusu değildir. Mahkemece, davacının zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden evvel eldeki davayı açtığı kabul edilerek davanın usûlden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalılar ......, ......, ...... ve ........ adlarına vekilleri Av. ......tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Öncelikle söylemek gerekir ki; davalılardan ........ .................... tarihinde vefat etmiş olmakla vekilin vekillik görevi son bulmuş olup, vekâlet görevi sona eren vekil tarafından ........'ın davaya dahil edilen mirasçıları adına sunulmuş bir vekâlet de bulunmamaktadır. Buna göre Av. ...........'ın ........ yönünden istinaf başvurusunun usûlden reddi gerekmektedir. Diğer davalılar ......, ...... ve ...... yönünden yapılan istinaf başvurusuna gelince; AAÜT'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" kenar başlıklı 7. maddesinde; "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez. (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. (3) Kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması, iş bölümü itirazı nedeniyle verilen tüm gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmez." Buna göre, dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddine karar veren Mahkemece kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar ......, ...... ve ...... lehine (harçlandırılan dava değeri olan) 10.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekâlet ücreti taktir edilmemiş olması isabetsizdir. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; Av. .........'ın (ölü davalı) ............ yönünden istinaf başvurusunun usûlden reddine; davalılar ....., ....... ve ........ adına vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun vekâlet ücretine ilişkin açıklanan gerekçe ile kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; A-) Davacı vekilinin inceleme konusu karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, B-) Bir kısım davalılar vekili Av........ (ölü davalı) ....... yönünden istinaf başvurusunun USÛLDEN REDDİNE, C-) Davalılar ......., ........ ve ......adına vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b.2. maddesi uyarınca KALDILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle: 1-) Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE, 2-) Alınması gerekli 732 TL maktu karar ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile bakiye 304,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-) Davalılar....., ...... ve .........kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T gereğince harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-) HMK'nin 333. maddesi gereğince taraflar tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, B-) İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden; 1-) İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-) İstinaf eden davalılardan alınan istinaf başvuru ve istinaf karar ilam harcının istek hâlinde iadesine, 3-) İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-) Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nin 333.maddesi uyarınca ilgisine iadesine, 6-) Kararın Dairemiz tarafından tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki (2) hafta içerisinde, Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 11/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi Başkan e imzalıdır Üye e imzalıdır Üye e imzalıdır Katip e imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*