Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2006-16.11.2017 tarihleri arasında ... ..., ... Madeni olmak üzere davalının Rusya'daki şantiyelerinde en son 2.650,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle haksız olarak ve tazminatları ödenmeden feshedildiğini, işyerinde haftanın 7 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, iki haftada 1 gün hafta tatili izni kullandığını, dinî bayramların ilk günü hariç diğer genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandı
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2006-16.11.2017 tarihleri arasında ... ..., ... Madeni olmak üzere davalının Rusya'daki şantiyelerinde en son 2.650,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle haksız olarak ve tazminatları ödenmeden feshedildiğini, işyerinde haftanın 7 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, iki haftada 1 gün hafta tatili izni kullandığını, dinî bayramların ilk günü hariç diğer genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; ..., Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun, Rusya'daki çalışmanın son bulduğu tarihteki 392. maddesi şu şekildedir: "Çalışan, hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren üç ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. Çalışan, ücretlerin ve diğer ödemelerin ödenmemesi veya eksik ödenmesine ilişkin bireysel işçi ihtilaflarının çözümü için, işten çıkarılma nedeniyle ödenmesi gereken ücretlerin ve diğer ödemelerin yapılmaması veya eksik ödenmesi de dahil olmak üzere, bu tutarların ödenmesi için belirlenen tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. (03.07.2016 tarihli Kanun ile değişiklik yürürlüğe girmiştir) İşveren, çalışanın işletmeye verdiği zararın tazminine ilişkin uyuşmazlıklarda, zararın tespit edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye gitme hakkına sahiptir. Bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda, bu süreler mahkeme tarafından tekrar başlatılabilir." Yukarıda yer verilen Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde 03.07.2016 tarihinde yapılan değişiklikle mahkemeye başvuru için zamanaşımı süresi 1 yıl olarak belirlenmiş olup değişiklik öncesi zamanaşımı süresi 3 ay olarak düzenlenmiştir. Davacının iş sözleşmesinin değişiklikten sonra feshedildiği göz önünde bulundurulduğunda, dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de İlk Derece Mahkemesince söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, fesih tarihinde Rusya iş mevzuatında geçerli olan zamanaşımı süresi 1 yıl olmasına rağmen, bu süreyi "Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde yer alan 3 aylık ve 1 yıllık süreler" şeklinde belirtmesi hatalıdır. Ne var ki fesih tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı görülmekle; bu hatalar sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.