T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/79 Esas KARAR NO: 2025/1112 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2021 NUMARASI: 2019/314 Esas, 2021/610 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/79 Esas KARAR NO: 2025/1112 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2021 NUMARASI: 2019/314 Esas, 2021/610 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketine ... Sigortası ile sigortalı dava dışı ... Hizmetleri A.Ş'ne ait baz istasyonunun, davalılardan birine ait baz istasyonlarında 25.04.2017 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde hasar gördüğünü, yargılama neticesinde sorumlu olan davalının tespit edileceğini, ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalının işyerinde 27.313,47 USD hasar tespit edildiği ve sigortalıya ödendiğini, anılan ödeme ile müvekkilinin TBK 183 ve TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 27.313,47 USD tazminatın ödeme tarihi olan 23.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk son tutanağı aslının kesin sürede dosyaya sunulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın müvekkili şirketin sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, dava konusu zarara sebebiyet veren yangının müvekkiline ait sistemden kaynaklanmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yangının müvekkili şirketin baz istasyonundan kaynaklandığı yönündeki Ankara 5 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/2093 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkiline ait sistemlerin 04.23 de kesildiği belirtilmiş ise de müvekkiline ait LOG kayıtları incelendiğinde iletişimin 04.26:42 kadar devam ettiğini, müvekkiline ait tüm sistem odalarında sıcaklık alarmının bulunduğunu, yangın, müvekkiline ait sistem odasından başlamış olsa idi oda sıcaklık alarmının faaliyete geçmesi gerektiğini, bu alarmın gelmemesi nedeniyle yangının müvekkiline ait sistem odasından çıktığından söz edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda sistem odalarının nerede olduğunun dahi kesin olarak belirlenemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından ödenen bedelin yerinde olup olmadığı , zarar ve davacının rücu alacağının ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.Davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığından reddi gerektiğini, yangın sebebinin elektronik haberleşme sistemleri kökenli olmaması, kurulan baz istasyonunun yapı sayılmaması ve ...'in de yapı maliki konumunda olamayacağı gerekçesiyle iş bu davada müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, davanın müvekkili şirketin sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/2093 E sayılı dosyasında bilirkişi raporunda binada çıkan yangında sorumluluğun... A.Ş'ye ait olduğunun belirtildiğini, yangının müvekkiline ait elektronik haberleşme sistemleri veya aksamından kaynaklanmadığını, bu hususun Ankara 6 Sulh Hukuk mahkemesi'nin 2017/110 D.iş, Ankara 10 Sulh Hukuk mahkemesi 2017/95 D.iş sayılı dosyalarında alınan raporlarda tespit edildiğini, davada talep konusu zararlara ilişkin yalnızca yangının çıkış nedeni değil, yayılmasına neden olan sebeplerin de araştırılması gerektiğini, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı sigortanın ödemesine neden olan yangın olayında kusurun davalı şirketlere ait olmayıp, davacının kendi sigortalısı ...'a ait olduğu, bu nedenle talebin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yerleşik içtihatlar gereği bilirkişi heyetinde yangın uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişinin de bulunması gerekirken bu bilirkişiler eklenmeden oluşturulan heyet raporu ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yangının çıkış nedenine ilişkin değerlendirmelerin sadece önceki beyan ve tutanakların tekrarı ile oluşturulduğu ve yangının çıkış sebebi, çıkış noktasının açıkça tespit edilemediğini, dosya içeriğinde yer alan raporlarda çok sayıda çelişki bulunduğu halde itirazlarının hiç birinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, raporlar ile çelişkili ve kesin olmayan bir ihtimal üzerinden kanaat bildirildiğini, ek rapor talepleri değerlendirilmeden ve yeni bir rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, dava öncesi yapılan tüm tespitler ve yerel Mahkemeye sunulan raporlarda davalıların sorumluluğu sabit iken yerel Mahkeme tarafından aldırılan raporda gerekçesiz olarak bilimsel dayanaktan yoksun bir şekilde davalıların sorumluluğu olmadığının belirtildiğini, çelişkilerin giderilmesi amacı ile yapılan itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... A.Ş. Ve... A.Ş vekilleri ayrı ayrı sundukları istinaf cevap dilekçelerinde davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, dava dışı sigortalısının 25.04.2017 tarihli yangın nedeniyle uğradığı zararını karşılayan davacı sigortanın yangının çıkmasında davalı şirketlerin sorumlu olduğundan bahisle TTK'nun 1472. maddesi kapsamında halefiyete dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... İletişim Hizmetleri A.Ş. Arasında 30/04/2015-30/04/2017 tarihli ... Paket Poliçesi imzalandığı, 25.04.2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacının sigortalısının baz istasyonunun hasar gördüğü, ekspertiz raporu belirlenen 27.313,47 USD hasar bedelinin davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödendiği ve ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili için yangın nedeniyle sorumlu olduğu iddia edilen davalılar aleyhine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.30.05.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre ... Hizmetleri A.Ş'nin ünvan değişikliği ile ... İletişim Hizmetleri A.Ş olduğu, yine 01.12.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre de ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin tek hissedarının ... A.Ş olduğu anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, davacı sigortanın ödemesine neden olan yangın olayında, kusurun davalı şirketlere ait olmayıp davacının kendi sigortalısı ...'a ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir,Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; sigortalı baz istasyonunda hasara neden olan yangında davalıların kusurlu bulunup bulunmadığı ve zararın miktarı noktasında toplanmaktadır.Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye dairesi başkanlığı'nın 25.04.2017 tarihli itfaiye raporunda; ... Caddesi 54 nolu binanın çatı hizasının duvar üzerinde..., ... ve ...'e ait baz istasyonlarının olduğu, ...'e ait baz istasyonlarına binanın arka bahçesinden arka duvar yüzeyinden ve çatı üzerinden gelen elektrik tesisatının herhangi bir nedenle ısınması nedeniyle elektrik akımının kısa devre yaparak kıvılcım akması ve sıçramasıyla çatıyı tutuşturarak yaktığı, çatıdan dökülen kor halindeki ateş parçalarının sinema salonuna düşmesiyle koltukları ve ahşap tabanı yaktığı, yanan sinema salonunun tabanının düğün salonunun üzerine çökmesiyle alevlerin düğün salonuna sirayet ederek genişlediği ve yangının bu şekilde çıktığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.25.01.2018 tarihli Ekspertiz raporunda; yangının çıkış nedeninin belirlenmesine yönelik hem sigorta şirketi hem de sigortalı tarafından bilirkişi tespiti yapıldığı, bilirkişi incelemesi neticesinde yangının çıkış nedeni ile ilgili olarak ekli raporda yer aldığı üzere 2 ayrı kanaat oluştuğu, sigorta şirketinin talebi üzerine tanzim edilen Ek 4 bilirkişi raporu ile itfaiye raporunda yangının ...'e ait baz istasyonuna ait aksamlardan başladığı bilgileri, ekli (ek 5 ve 6) bilirkişi raporlarında ise yangının... firmasına ait olan baz istasyonunu besleyen kesintisiz güç kaynağının (UPS) akülerinin patlamasından başladığı bilgilerinin yer aldığı, sigortalı kıymetlerde meydana gelen hasarın yıkın nedeninin alevli yangın olarak belirlendiği ve gerçekleşen riziko için poliçede teminat bulunduğu belirtilerek hasar nedeniyle 27.313,47 USD tazminat hesap edilmiştir. 24/05/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...dava konusu yangın olayı ile ilgili dosya kapsamında yor alan bilirkişi ve itfaiye raporları ve diğer bilgi-belgelerin incelenmesi sonucunda yangının davalı ... A.Ş.'ne ait sistemler üzerinde başlamadığı, davalı ... A.Ş.'ne kusur izafe edilemeyeceği, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerin mukayese edilerek değerlendirilmesi sonucunda; yangının... ve ...'a ait sistem odalarının bulunduğu mahalde başladığı ancak hangi şirkete ait sistemlerden başlamış olduğuna dair somut bir bulgu bulunmadığı, her iki operatöre ait sistem ve alarm kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda ... sistemlerindeki kesintinin, ... sistemlerindeki kesintiden önce başlamış olması sebebi ile yangının dava dışı ... sistemlerindeki problemden kaynaklandığının kuvvetle muhtemel olduğu, somut bir bulgu olmaması sebebiyle...'a kusur izafe edilemeyeceği, davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı sigortalısı ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'ne 23.01.2019 tarihinde 27.313.47 USD hasar tazminatının ödenmiş olduğu, ekspertiz raporunda işçilik ve malzeme kalemleri için belirlenmiş olan tutarların piyasa şartlarında kadri marul olduğu..." belirtilmiştir. Halefiyete dayalı olan rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.Somut olayda, ilk derece Mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda, dava konusu yangın ile ilgili itfaiye raporuna ve yerinde yapılan inceleme sonucu farklı bilirkişi heyetlerince sunulan bilirkişi raporlarına yer verildiği, raporda ayrıca, dava konusu yangın olayı ile ilgili sunulan raporların bir çok açıdan birbiriyle çeliştiği belirtilerek, değişik heyetler tarafından düzenlenmiş ve birbiriyle çelişen raporlardaki kusura yönelik yapılan tespitler mukayese edilerek değerlendirme yapılmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda; dava konusu yangın olayı ile ilgili dosya kapsamında yer alan bilirkişi ve itfaiye raporları ve diğer bilgi belgelerin incelemesi sonucunda, ...'e ait baz istasyonunun diğer operatörlerin sistem odasından farklı bir yerde bulunduğu ve ...'in AC-DC enerji sistemlerinde herhangi bir hasar ya da yangın emaresinin olmadığı, yangının oluştuğu mahalde ...'in kuvvetli akım sistemlerinin bulunmadığı, sistem odasından çatıdaki antenlere giden kabloların zayıf akım (RF) taşıyan kablolar olduğu, söz konusu kabloların kısa devre sebebiyle yangının başlamasına sebep olmasının mümkün olmadığı, bu nedenle yangının davalı ... A.Ş.'ne ait sistemler üzerinde başlamadığı, davalı ... A.Ş.'ne kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiştir. Yine, yangının... ve ...'a ait sistem odalarının bulunduğu mahalde başladığı, ancak hangi şirkete ait sistemlerden başladığına dair somut bir bulgu bulunmadığı, her iki operatöre ait sistem ve alarm kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda ... sistemlerindeki kesintinin, ... sistemlerindeki kesintiden önce başlamış olması sebebiyle yangının dava dışı ... sistemlerindeki problemden kaynaklandığının kuvvetle muhtemel olduğu, somut bulgu olmaması sebebiyle...'a kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu hali ile bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli ve gerekçeli değerlendirmeler içerdiği, dosya kapsamına sunulan aynı olay ile ilgili diğer bilirkişi raporları ile karşılaştırmalı değerlendirmeler yapıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, dosya kapsamındaki tüm delilleri birlikte değerlendiren teknik bilirkişi raporu ile diğer tespitler arasında çelişki bulunduğundan bahsedilemez. Davacı vekili istinaf dilekçe, içinde inşaat Mühendisi ve yangın uzmanı bilirkişiler de eklenerek yeni bir heyet oluşturulmadan alınan rapor ile eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu ileri sürmüş ise de, inşaat mühendisi bilirkişinin hangi yönden teknik görüşünün alınması gerektiğini açıkça belirtip gerekçelendirmemiştir. Diğer taraftan bilirkişi raporundan da görüleceği üzere, dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere benzer değerlendirmelerin, yangın uzmanı bilirkişinin de yer aldığı Ankara 5 Sulh Hukuk Mahkemesi 'nin 2017/2093 E. Sayılı dosyasında da yer aldığı anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, ispat yükü üzerine düşen davacı, davalıların kusurlu ve hukuka aykırı fiili ile zararın meydana geldiğini, bir başka deyişle dava konusu yangının davalılardan kaynaklı bir nedenden dolayı çıktığını ispatlayamamıştır. Bu nedenle Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/314 Esas, 2021/610 Karar sayılı ve 21/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2025