TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/12/2024 NUMARASI: 2024/805 Esas, 2024/1289 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı o…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/324 KARAR NO: 2026/72 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/12/2024 NUMARASI: 2024/805 Esas, 2024/1289 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacılar vekili; davacının, davalı şirkete alarm, otopark, yangın işleri gibi mekanik ve teknik konularda hizmet sunduğunu, bu hususlar için taraflar arasında taşeron sözleşmesinin mevcut olduğunu, davacı firmanın davalı/borçlu şirket ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı borcunu ödemediğini, icra takibine başladıklarını, takibe itiraz üzerine durduğunu belirterek; davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: davalı şirketin davalı firma ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirketin davacının bahsettiği adreste hiçbir zaman faaliyet göstermediğini, bahse konu Taşeron Sözleşmesinde bulunan bilgiler ve imzaların davalı firma yetkilisine ya da çalışanlarına ait olmadığını, davacı ile davalı firma arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davacı davalı ile aralarında 11.03.2019 tarihli sözleşme kapsamında alacaklı olduğunu iddia ettiğini, alınan bilirkişi raporu ile sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı tespit edildiği, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişkinin tam tespitinin yapılamadığı, davacının davalı ile olan ticari defter kayıtlarının dayanak evrakı olmadığı ve sunulan dayanak evraklarının ispata muhtaç olduğu, davacıya yemin delili hatırlatıldığı, 06/06/2023 tarihli 12 nolu celsede yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda süre verildiği, davacı vekilince yemin deliline dayanılacağı belirterek yemin metni mahkemeyi ibraz ettiği davalı şirket yetkilisine açıkça mahkeme huzurunda yemin ettiği, davacı iddiasını HMK'da belirtilen usulle ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yerel mahkeme kararı taraflarca istinaf edilmiştir. Dairemizin 10/09/2024 tarih 2024/78 esas 2024/594 karar sayılı ilamıyla, dosyada mevcut ticari sicil kaydı itibariyle; mahkeme huzurunda yemin yapıldığı tarih olan 24.10.2023 tarihinde davalı şirketi temsil yetkisi... olup, yemin beyanı alınan ....... ise taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı iddia edilen tarihte şirket temsil yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte yemin ........'ın davalı şirketi temsile yönelik mümessili olduğuna ilişkin dosyaya bir belge sunulmadığından davalı şirketi temsil etme yetki ve görevi bulunmadığı, mahkemece, davalı şirket temsilcisi... yemin için davet edilerek, usulüne uygun yemin prosedür uygulanmak suretiyle yemin beyanın alınması, oluşacak uygun sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeden hüküm verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, İstanbul Ticaret Odası yazı cevabına istinaden şirketin yetkilisi olan...'un dosyaya eklendiği sırada ....... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunduğunun anlaşıldığı, buna istinaden mahkememizin 24/12/2024 tarihli celsesinde davalı şirket yetkilisi... ile SEGBİS aracılığı ile bağlantı sağlanıp mahkememizce, düzenlenen yemin metni yemin için belirlenen duruşmada davalı şirket yetkilisine açıkça okunarak yemini yaptırılmıştır. Yemin 6100 Sayılı HMK gereğince iddiayı ispat eden kesin taraf delili olmakla, HMK 225. maddesi uyarınca yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca iddiasını HMK'da belirtilen usulle ve mevcut delillerle kanıtlayamayan taraf yemin delili ile iddiasını ispatlayabilir. Mevcut davada ispat külfeti davacı tarafta olduğundan ve yukarıda açıklandığı üzere, davacı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen sözleşmeyi ve sözleşmedeki imzayı davalının inkar ettiği, bu doğrultuda mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı hususunun tespit edildiği, davacının iddiasını yemin delili ile de ispat edemediği hususu sabit görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle,müvekkilnin borçlu/davalı şirkete alarm, otopark, yangın işleri gibi mekanik-teknik konularında hizmet sunduğunu, işbu hususun taraflar arasında imzalanan 07/03/2019 yürürlük tarihli 191.844,00-tl bedelli taşeron sözleşmesi ile sabit olduğunu, müvekkil sözleşmeden kaynaklanan borcunu yerine getirdiği ve malları teslim ederek yapılan işin tamamının bittiği 15/04/2019 tarihli iş bitirme sözleşmesi ile de kanıtladığını, 02/12/2022 tarihli keşifte yargılamaya konu yangın tesisatında kullanılan tüm malzemelerin temini ve montajı davacı müvekkili tarafından yapıldığının kanıtlandığını, resmiyette kendisinin sadece şirket yetkilisi olarak gösterilen kişi tarafından yalan yere edilen yeminin hükme esas alınmasıyla davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle,davacı tarafın kötüniyetli ve haksız fatura alacağı sebebiyle önce ihtiyati haciz kararı aldığını, müvekkili şirkete hacze geldiğini, fiili haciz gerçekleştirmiş ve akabinde icra takibi başlattığını, mahkemeden kötü niyet tazminatı taleplerinin olduğunu, ancak mahkemece bu hususta karar verilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, davalı şirket ile 07.03.2019 tarihli taşeron sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince davalı şirket tarafından yapılan sitenin alarm, otopark, yangın, mekanik ve teknik işleri yaptıklarını, 15.04.2019 tarihli iş bitirme belgesi düzenlenerek işin bitirildiğini ancak davalı tarafından iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı, davacı ile bir sözleşme imzalamadıklarını, davacı şirkete iş yaptırmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ispat edilemediğini, sözleşme altındaki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığını, davacının yemin teklifi davalı şirket yetkilisi tarafından yerine getirildiğini, davacının davasını ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan 07.03.2019 tarihli sözleşme üzerindeki imza bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede, sözleşmede davalı şirket adına atılan imzanın sözleşme tarihindeki şirket temsilcisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Yine mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş, davacı taraf ticari defterleri itibariyle davalı şirket ile ticari ilişki ispat edecek delil ve belgeler bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan bilirkişi, keşif mahallinde kullanılan malzemelerin davacı şirketin dava dışı şirketten satın aldığı malzemeler ile işin yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak davalı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazında, keşif yapılan site kendileri tarafından yapılmadığını, ....... isimli şirket tarafından yapıldığı, keşif yerinde irtibat ofislerinin bulunduğu belirtilmiş, davacı tarafça aksine bir delil dosyaya sunamadığı görülmüştür. Mahkemece taraflar arasındaki hukuki ilişki ispatı için davacı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmuş, davacı vekilinin yemin teklifi ve sunduğu yemin metni sunulmuştur. Mahkemece davalı şirket temsilcisi olarak ...........'ın yemin beyanı alınmıştır. MK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamanki temsilcisidir. Somut olayda dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda, 24.12.2024 tarihli celsede hazır bulunan davalı şirket yetkilisi...'a yemin teklifi sunulmuş, ........ yemin edeceğini beyan etmekle, mahkeme huzurunda yemin yapmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacı tarafından taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı hususu yasal deliller ile ispat edilememiştir. Yargılamaya konu dava yönünden davanın hukuki ilişki içerisinde olunan şirkete yönelik açılması gerekmektedir. Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/12/2024 tarih ve 2024/805 Esas, 2024/1289 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Taraflardan alınması gereken 723,00 er TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40'ar TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60'ar TL istinaf karar harcının taraflardan ayrı ayrı alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 28/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.