Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın, müvekkilinin kınama cezası ile tecziyesine ilişkin Merkez Disiplin Kurulunun 15.09.2023 tarihli ve 2023/2 sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair Merkez Yönetim Kurulunun 13.11.2023 tarihli ve 120 sayılı kararının hukuka uygun olmadığını, itirazın reddine karar veren Sendika Yönetim Kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığını, davacının kınama cezası ile cezalandırılmasına karar veren Disiplin Kurulunun da usulüne uygun oluşturulmadığını, t
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın, müvekkilinin kınama cezası ile tecziyesine ilişkin Merkez Disiplin Kurulunun 15.09.2023 tarihli ve 2023/2 sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair Merkez Yönetim Kurulunun 13.11.2023 tarihli ve 120 sayılı kararının hukuka uygun olmadığını, itirazın reddine karar veren Sendika Yönetim Kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığını, davacının kınama cezası ile cezalandırılmasına karar veren Disiplin Kurulunun da usulüne uygun oluşturulmadığını, toplanma usullerinin de Sendika Tüzüğü ve kanuna aykırı olduğunu, kararların içerik bakımından da hukuksuz olduğunu, müvekkilinin disiplin cezasına konu edilen sosyal medya mesajları ile herhangi bir kimseyi, Sendika Başkanı ya da Yönetim Kurulu üyelerini veya Sendika tüzel kişiliğini hedef alıp onları tahkir ve tezyif etmesi söz konusu olmadığını, bu mesajların paylaşıldığı grubun aleni olmadığını, gruba sadece grup yöneticileri tarafından alınan kişilerin katılabildiğini beyan ederek disiplin cezasının hukuka aykırılığının ve geçersiz olduğunun tespiti ile iptalini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, disiplin cezasının iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.