T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2045 KARAR NO : 2026/72 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR . 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2025 NUMARASI : 2023/163 2025/622 DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 09/09/2015 DAİRE KARAR TARİHİ : 20/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2025 …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2045 KARAR NO : 2026/72 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR . 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2025 NUMARASI : 2023/163 2025/622 DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 09/09/2015 DAİRE KARAR TARİHİ : 20/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2025 tarih ve 2023/163 Esas 2025/622 , Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM; Davacı, işletmekte olduğu.... Kiralamanın araçlarından olan ... plakalı araçta 12.10.2014 tarihinde meydana gelen arıza nedeniyle rektifiye imkanı olmadığından davalı ..... sipariş verilen sıfır motorun Kasım ayı sonunda servisine teslim edildiğini,12.12.2014 tarihinde motor takılma işleminin tamamlanmasına rağmen motora ilişkin gümrük evrakları ile faturanın, aracın vizesinin son günü olan 17.04.2015 tarihine kadar ibraz edilmediğini, bu nedenle ruhsat ve vize işlemlerinin yapılamadığını, uzun uğraşlar sonunda gümrük evrakları ile faturanın geldiğini ancak bu sefer motorun gümrük makbuzuyla, gümrük ithal belge, tarih ve sayı numaralarının birbiri ile örtüşmediği gerekçesiyle yeni ruhsat verilmediğini, motoru satın aldığı ....e başvurduğunda hatanın ....den kaynaklandığı belgelerin onlar tarafından kendilerine ulaştırılmadığını bildirdiklerini, 16 Haziranda belgelerin teslim edildiğini, Bornova İlçe Emniyet Müd.Trafik Tescil Büro Amirliğince, ithalatcı ....A.Ş. tarafından gönderilen belgelerin eksik ve hatalı olmasını gerekçe göstererek yasal işlemlerin yerine getirilmediğini, aracın önceden yapılan rezervasyonlar nedeniyle müşterilerin mağdur edilmemesi için trafiğe çıkartıldığını ancak 25.04.2015 tarihinde müşteri....'ın, 13.05.2015 tarihinde ....'da polisler tarafından durdurularak KTK 34 maddesi gereği ceza kesilerek aracın kurtarıcı ile çekildiğini, aracın yaklaşık 4 aydan fazla sürede kiraya verilemediğini, rezarvasyonların iptal edildiğini, büyük kazanç kaybı olduğunu, araçların kurtarıcı parası ve kiracıların taksi parasını ödemek ve kira bedellerini iade etmek zorunda kaldığını, yaşanan iş yoğunluğu, müşteri memnuniyetsizliği ve itibar kaybı nedeniyle iş yoğunluğunun azaldığını, davalılara 26.06.2015 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen mağduriyetin giderilmediğini belirterek, aracın vizesinin yapılamaması nedeniyle trafiğe çıkamamasından ötürü günlük 350 TL kira kaybı, kazanç kaybı ve kesilen trafik cezası, kurtarıcı ücretleri ve işyeri itibar kaybının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 20.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı 21.03.2016 tarihli dilekçesi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00TL'lik talebinin 554,00TL'sinin araca, davalılar tarafından gerekli evrakların verilmemesi nedeniyle vizesi yapılamayan aracın trafikten men edilmesi nedeniyle ödenen 2 trafik cezası tutarı, 177,00TL'sinin aracın trafikten men edilirken kurtarıcı ile çekilmesiyle nedeniyle kendisinden talep edilen oto çekici ve otopark bedeli, geri kalan 19.299,00TL ise günlüğü yaklaşık 350,00TL'ye kira verilen aracın yaklaşık 4 ay boyunca kiraya verilememesi nedeniyle oluşan kazanç kaybı ile rezervasyonların iptal edilmesi nedeniyle müşteri ve itibar kaybı nedeniyle oluşan zararlarına ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Davacı, 03.06.2025 tarihli dilekçesi ile 19.199,00TL kazanç kaybı talebini 23.401,00TL artırarak 42.600,00TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şti, davacı yanın açtığı davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, aracın gümrük belgelerinin temini ve yurtiçine getirilmesinden ithalatçı .... A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, davacının aracına motoru takanın ve teslim edenin .... olduğunu, davacının aracını yapana ve motoru satın aldığı kişi yada firmaya davayı açması gerektiğini, vize işlemleri yaptırılmadan aracın kiraya verilerek trafiğe çıkarılmasının kötü niyetli davacının kendi kusuru olduğunu, fenni muayenesi olmayan araçların trafikte yakalanması halinde ilk seferde eksikliklerinin giderilmesi için 7 günlük süre verildiğini, eksiklikler giderilmeden aracın trafiğe çıkarılması halinde aracın parka çekileceğinin sabit olduğunu, sorumluluğun başka kişilere yükletilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araç adına kesilen faturaların vergi dairesinden istenilmesi halinde kaç paradan kiraya verildiğinin ortaya çıkacağını, ayrıca gerçek bedelinin diğer rent a car işletmelerinden sorulması gerektiğini, aracının rent a car kaskosunun yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, rent kasko olması halinde ile arızaya neden olan müşteriden yatma bedeli adı altında kira bedelinin alınıp alınmadığının ayrıca sigortadan aracın motor alımı-tamiri için bedeli alınıp alınmadığı hususlarının belirlenmesinin zorunlu olduğunu, evrakların birbirini tutmadığı belirtilmiş ise de ...in 19.11.2014 tarihli parça faturası motor değişim belgesi ve evrakları ile değişimin sabit olduğunu belirterek, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; motorun sipariş edildiği .... Şti. tarafından davacıya teslim edildiğini, arkadaşı olan davacının faturayı aracı vize yaptırmak istediği zaman almak istediğini söylemesi üzerine talep ettiği zaman faturanın düzenlenerek teslim edildiğini, gümrük belgesinin temininde veya gecikmeli temininde herhangi bir kusuru olmadığını, sorumluluğun ithalatçı veya yetkili bayide olduğunu, davaya konu aracın davacının özel aracı olduğunu, kiralamada kullanılan araç olmadığını, günlük 350,00 TL kira bedelinin çok fahiş olduğunu, ceza kesilmesi ve trafikten men edilmesinin davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının kendisinin sebep olduğu zarar nedeniyle dava açmasının yasal dayanağı olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: Mahkemece, ithalatçı firma olan dava dışı .... A.Ş.’den motoru satın aldıktan sonra davalılardan ....A.Ş.’ye motoru satmış olan dava dışı .... A.Ş.’nin düzenlemiş olduğu faturada eksik ve/veya hatalı bilgilerin yer almış olması ya da motorun ithalatçısı olan.... A.Ş. tarafından .... A.Ş.’ye fatura edilen bilgilerde eksik ya da yanlışlar olmasından dolayı motora vize alınamadığı ancak bu durumun meydana gelmesinden motorun sonraki alıcıları olan davalıların kusurunun olmadığı gibi davalıların kusurlarının olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı bu nedenle davalılara yöneltilen davanın haksız olduğu anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla Dairemizin 16/02/2023 tarih 2021/598 Esas 2023/276 Karar sayılı ilamı ile "Davacı tarafından maddi zarar için fazlaya ilişkin dava açılabilirse de itibar kaybı olarak talep edilen manevi tazminat istemleri için fazlaya ilişkin dava açmak mümkün olmadığından, mahkemece HMK 31. madde kapsamında belirli hale getirilmesi ile talepler bakımından değerlendirme yapılması gerekir. HMK'nun 266.maddesi gereğince; mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir. Bu bakımından...., Gümrük Uzmanı ve hesap bilirkişisinden oluşturulacak heyetten, dava konusu motorun hukuki ayıplı olup olmadığı, var ise zarar olup olmadığı ve zararının niteliği ve miktarı konusunda rapor alınması ile sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekir." gerekçesi ile kararın HMK'nın 353/(1)-a-(6) maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne; 19.199,00 TL kazanç kaybı bedelinin davalı ... yönünden 12/12/2014 tarihinden davalı .... Şti. yönünden 26/6/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kazanç kaybı yönünden fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, trafik ceza bedeli ve oto çekici ve otopark bedeli, itibar kaybı talepleri yönünden tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı, davalı ... ve İhbar olunan ...A.Ş. istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davanın, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2015 yılında açılan davada yargılamanın uzamasında kusurlu olmadığını, yargılamanın biran önce bitmesi için çaba gösterdiğini, Mahkemenin işleyişinden kaynaklanan davacıya atfedilemeyecek sebeplerle yargılamanın uzamasında kusuru bulunmaması sebebiyle alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle reddedilen alacak miktarı yönünden yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Mahkemenin trafik ceza bedeli ve oto çekici ve otopark bedeli, itibar kaybı talepleri yönünden vizesi olmayan ve motorunda hukuki hata bulunan aracı kendi iradesi ile trafiğe çıkarması nedeniyle haksız olduğuna ilişkin tespitinin kabul edilemeyeceğini, İlk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporları doğrultusunda olay tarihi itibari ile günkük araç kiralama bedelinin 300,00TL olduğu tespiti ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davaya konu araç .... marka lüks segment olması nedeniyle günlük ortalama kirası o dönem için 500,00TL olduğunu, uzun yargılama nedeniyle paranın değer kaybı, özellikle 2021 ve sonra ülkedekş enflasyonit ortam ve bu nedenle paranın değerinin kısa sürede yaşadığı değer kaybı gözetilmeksizin karar verilmiş olmasının mağduriyetinin artmasına neden olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kusurlu bulunması ve davacının varlığını iddia ettiği ve varlığını ispat edemediği rent a car işinden dolayı kazanç kaybından sorumlu tutulması yasalara ve hayatın olağan akışına tamamen ters düştüğünü, dava konusu edilen motorun ne imalatçısı ne de ithalatçısı olduğunu, motoru satan yetkili bayilerden alıp müşterilerine satan bir firma olduğunu, bu sebeple ihtalatçı firma ile bu firmeden malı alarak diğer davalıya satan ... Arasında ki alışveriş sürecinde meydana gelen hatalardan bir dahili olmadığı gibi,tam tersine en doğru bilgiyi yazarak davacıya fatura düzenlediğini, diğer davalı ...Şti.nin motor blokunu dava dışı ...'den satın alırken ... Tarafından düzenlenen faturada bazı bilgilerin eksik yazılmanın yanı sıra motor numarasının da farklı yazıldığını, ... tarafından davalı ... adına düzenlenen faturada motor numarası.... olarak yazıldığını, oysa ki .... A.Ş.'nin düzenlediği ilk faturada motor numarası .... iken dava dışı firma tarafından alakasız bir motor numarası yazıldığını, dolayısıyla ilk hata dava dışı ... tarafından yapıldığını, davalı .... Şti.'nin şirkete düzenlediği faturada ise mevzuat gereğince olması gereken hiç bir bilgi yer almadığını, davacıya adına düzenlenen faturada ki tüm bilgiler .... A.Ş.'nin faturasına uygun şekilde, yani ... A.Ş. tarafından ithal edilirken yazılan ve sattığı malın doğru numarası olan .... motor numarası yazıldığını, dolayısıyla ne bilgilerin karıştırılmasında, ne mevzuata uygunsuz ve geç fatura düzenlenmesinde bir etkisi, olaya dahili olmadığını, parçayı diğer davalıdan satın almış,diğer davalının kendisine düzenlediği faturada ki bilgilerin eksik olmasına rağmen davacı adına düzenlediği faturayı yasa uyarınca yer alması gereken bilgilere yer vererek düzenlediğini, meydana gelen hatalarda, karışıklıklarda bu kusuru bulunmadığını, ilk karışıklığın ... tarafından yapılmış, .... A.Ş. tarafından da mevzuata uygun fatura düzenlenmediğini, Buna bağlı olarakta gümrük belgeleri zamanında teslim edilemediğini, bu süreçte bir dahili ve kusuru kesinlikle yoktur,bu sebeple aslı kusurlu kabul edilmiş olmasının hukuka uygun olmadığını, Mahkemece davacının kazanç kaybının varlığı kabul edilerek bu bedelin tahsiline karar verilmişse de davacının böyle bir kazanç kaybının olup olmadığı yönünde davacının iddiasından başka bir delil dosyada bulunmadığını, davacının bu aracı kiralamada kullandığını, bu araçtan gelir elde ettiğini, elde ettiği kira gelirini beyan ettiğini, vergilendirdiğini ispat etmesi gerekirken bu yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ....A.Ş. istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, hukuki ayıplı araç motorundan kaynaklanan zararın ithalatçı firma ve satıcılardan tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından satın alınan hukuki ayıplı araç motoru nedeniyle davacının zararı olup olmadığı, zarardan davalıların sorumlu olup olmadığı, zararın niteliğinin ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davanın taraflarını davacının dilekçesinde belirttiği davacı ve davalılar oluşturmakta olup davanın tarafları dışında kararın istinafı ancak ilgili aleyhine hüküm kurulmuş olması halinde mümkündür. Bu bakımdan ...A.Ş.'nın davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü istinaf etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunanın talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Kısmi olarak açılan davada ıslah talebi B.K. 125. Maddede düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığından davacının bu konudaki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, özellikle bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli, taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli olması ve bu konuda dairemizce kabul edilen temel ilkeler doğrultusunda hazırlanması karşısında istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı ve davalı ... tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2025 tarih, 2023/163 Esas, 2025/622 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İhbar olunanın hükmü istinaf etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunanın istinaf talebinin reddine 2-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı ...'tan alınması gereken 1.311,48 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 696,08 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf talebinde bulunan ...tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Duruşma açılmadığından, davacı ve davalılar lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, 6-Davacı ve davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 20/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.