T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2274 KARAR NO : 2026/607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/357 KARAR NO : 2024/444 DAVA TARİHİ : 10/04/2023 KARAR TARİHİ : 14/05/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/03/2026 Muğla 1. Asliye Ticare…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2274 KARAR NO : 2026/607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/357 KARAR NO : 2024/444 DAVA TARİHİ : 10/04/2023 KARAR TARİHİ : 14/05/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/03/2026 Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2024 Tarih ve 2023/357 Esas 2024/444 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 04/12/2017 tarihinde “... Ada .. numaralı evin peşinatı” açıklamalı davalının banka hesabına havale ile 100.000,00 TL gönderdiğini, anılan taşınmazın satış işleminin gerçekleşmediğini, bu nedenle kaporanın iadesinin gerektiğini, söz konusu kaparo iadesinin sözlü ve ihtarname ile davalıdan talep edildiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını, alacağın tahsili amacı ile T.C. Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2022/3321 Takip Sayılı takip başlatıldığını itiraz nedeni ile takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalin, asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; dava açma hakkının zaman aşımına uğradığını, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacı ile davalı arasında “Gayrimenkul Satışı Ön Anlaşması” başlıklı sözleşme imzalanmadığını, davacı ile dava dışı ..... ve .... arasında 01.12.2017 tarihinde imzalanmış inşaat sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre davacının dava dışı kişilere karşı müteahhit konumunda bulunduğunu, davalı ile dava dışı kişiler arasında 01.12.2017 tarihinde .... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi,.... Mevkii, ... Ada, ... parsel numaralı taşınmazın 2.050.000,00 TL bedelle satışı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre 01.12.2017 tarihinde 100.00,00 TL elden nakit ödeme yapılacağı kalan 1.950.000,00 TL” nin ise 350.000,00 TL/ sinin 30.01.2018 tarihinde, kalan 1.600.000,00 TL” nin 30.06.2018 tarihinde tapu devri sırasında ödeneceğini konusunda anlaşıldığını, 100.000,00 TL ödemenin davacı şirket nam ve hesabına ödenmediğini, ödemenin 01.12.2017 tarihli Gayrimenkul Satışı Ön Anlaşması uyarınca dava dışı kişiler adına .... tarafından .... ada .... nolu ev peşinatı açıklaması ile 04.12.2017 tarihinde 100.000,00 TL ödendiğini, taşınmazın Satış Vaadi Sözleşmesi yapılması için dava dışı kişilerin davet edildiğini, sözleşmenin masraflı olacağı gerekçesi ile sözleşme yapmaktan imtina ettiklerini ve 30.01.2018 tarihinde ödenmesi taahhüt edilen bakiyenin ödenmediğini, davacı ile müvekkili arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını beyanla,%20 oranından az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ve ilam vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesini talep etmiştir. Feri Müdahil ...., cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davanın, asıl alacaklısının kendisi ve eşi ..... olduğunu, beni ve eşimi, davalı ile tanıştıran ve gayrimenkul ön satış sözleşmesi imzalamalarına neden olan kişinin davacının gizli ortağı .....'ın olduğunu, kendisinin, birçok insanı kandırarak dolandırdığını, davalı yan ile davacı arasında eskiye dayanan ticari ilişki bulunduğunu, her ikisinin de kendilerini dolandırdığının, bu davayı 100.000,00 TL ödedikleri peşinatı ödememek için açtıklarını, şirketin asıl sahibi olarak gözüken ....'ın piyon olduğunu, 01/12/2017 tarihli gayrimenkul ön satış sözleşmesine istinaden davalı yanına hesabına sözleşmede belirtilen 100.000,00 TL peşinatı yatırması için ... . A.Ş sahibi.... adına 01/12/2017 tarih 30/01/2018 vadeli alacak hanesi açık 125.000,00 TL senet verdiklerini, açıklama hanesine .... adına yazıldığını, davacı şirketin, kendi ve eşinin adına yazması gerekirken şirketinin adına yazarak sahtekarlık yaptıklarını beyanla kendisi ve eşinin mağdur olması nedeniyle dosyaya asli müdahil olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davalının Bodrum 1. İcra Dairesi'nin 2022/3321 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 100.000,00-TL asıl alacak, 22.696,72 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 122.696,72 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada yıllık %9 oranından faiz hesaplaması hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı davalarda geçerli iki yıllık süre olduğundan alacağın zamanaşımına uğradığını, -davacı ile davalı arasında gayrimenkul satışı ön anlaşmasının imzalanmadığını, -sözleşme uyarınca gerçekleşmesi gereken ödemenin gerçekleşmediğini, -takas-mahsup define ilişkin hiç bir inceleme yapılmadığını, -incelenmesi istenen defterlerin ait olduğu 2017 yılından 2023 yılına kadar 6 yıl geçtiğini, -davacının temlik alacaklısı olduğunu gösterir bir belgenin olmadığını, -takip alacaklısı sıfatı ile hareket eden davacının, alacaklı sıfatına haiz olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava, kapora bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraflar istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı, 04/12/2017 tarihinde “.... Ada ....numaralı evin peşinatı” şeklindeki açıklamayla davalının banka hesabına havale ile 100.000,00 TL gönderdiğini, anılan taşınmazın satış işleminin gerçekleşmediğini, bu nedenle kaporanın iadesinin gerektiğini, söz konusu kaparo iadesinin sözlü ve ihtarname ile davalıdan talep edildiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını, alacağın tahsili amacı ile T.C. Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2022/3321 Takip Sayılı takip başlatıldığını itiraz nedeni ile takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalin, asıl alacağın %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise; davacı ile davalı arasında “Gayrimenkul Satışı Ön Anlaşması” başlıklı sözleşme imzalanmadığını, davacı ile dava dışı .... ve ....arasında 01.12.2017 tarihinde imzalanmış inşaat sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre davacının dava dışı kişilere karşı müteahhit konumunda bulunduğunu,kendisi ile dava dışı kişiler arasında 01.12.2017 tarihinde ... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, ....Mevkii, .... Ada,... parsel numaralı taşınmazın 2.050.000,00 TL bedelle satışı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre 01.12.2017 tarihinde 100.00,00 TL elden nakit ödeme yapılacağı kalan 1.950.000,00 TL” nin ise 350.000,00 TL/ sinin 30.01.2018 tarihinde, kalan 1.600.000,00 TL” nin 30.06.2018 tarihinde tapu devri sırasında ödeneceğini konusunda anlaşıldığını, 100.000,00 TL ödemenin davacı şirket nam ve hesabına ödenmediğini, ödemenin 01.12.2017 tarihli Gayrimenkul Satışı Ön Anlaşması uyarınca dava dışı kişiler adına .... tarafından .... ada....nolu ev peşinatı açıklaması ile 04.12.2017 tarihinde 100.000,00 TL ödendiğini, taşınmazın Satış Vaadi Sözleşmesi yapılması için dava dışı kişilerin davet edildiğini, sözleşmenin masraflı olacağı gerekçesi ile sözleşme yapmaktan imtina ettiklerini ve 30.01.2018 tarihinde ödenmesi taahhüt edilen bakiyenin ödenmediğini, davacı ile arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Feri Müdahil ....., cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davanın, asıl alacaklısının kendisi ve eşi .... olduğunu, gizli ortağı ....'ın olduğunu, kendisinin, birçok insanı kandırarak dolandırdığını, 01/12/2017 tarihli gayrimenkul ön satış sözleşmesine istinaden davalı yanına hesabına sözleşmede belirtilen 100.000,00 TL peşinatı yatırması için .....A.Ş sahibi .... adına 01/12/2017 tarih 30/01/2018 vadeli alacak hanesi açık 125.000,00 TL senet verdiklerini, açıklama hanesine ..... adına yazıldığını, davacı şirketin, kendi ve eşinin adına yazması gerekirken şirketinin adına yazarak sahtekarlık yaptıklarını beyanla asli müdahil olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın tetkikinden; davacı şirket .... aş. ve dava dışı(feri müdahil ... ve dava dışı....) arasında inşaat sözleşmesi başlıklı sözleşme tanzim edildiği; Bu sözleşmede iş sahiplerinin .... ve .... olduğu, yüklenicinin ise .... a.ş oluğu, bu sözleşme gereğince davacı şirketin dava dışı iş sahiplerine ..... ada .... nolu parselde bulunan arsa üzerinde inşaa edilmiş binanın ilave ve yeni imalat işlerinin yapılması işini üstlendiği görülmüştür. Bununla birlikte; Gayrımenkul satışı ön anlaşması başlıklı belgede ise, satıcının davalı ....., alıcının .... ve .... olduğu; bu sözleşmeye göre alıcıların .... ad .... nolu parselde kayıtlı arsa üzrinde inşaa edilmiş binanın satışının kararlaştırıldığı; Evin bedelinin 2.050.000- tl olduğu, bu bedelin 100000-tl 'sinin sözleşmeyle birlikte nakit ödeneceği, 100.000-tl nakit ödendikten sonra evin anahtarının .....'na teslim edileceği ve evi kullanmaya ve dilediği tamiratı yapmaya başlayacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça ibraz edilen dekontta; 04.12.2017 tarihinde davacı (gönderen) tarafından davalı alıcıya ....ada ... nolu evin peşinatıdır açıklamasıyla 100000tl gönderildiği görülmektedir. Öncelikle; Davalı, davaya dayanak dekonta belirtilen bedelin dava dışı alıcılar nam ve hesabına gönderildiğini, davacı ile aralarında akdi ilişki olmadığını beyan etmekle; Davalının cevap dilekçesinde belirttiği ve davacının bu yönde ikrarını içeren savunması bulunduğunu iddia ettiği Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/8269 Soruşturma nolu dosyasının temini ile, buradaki havaleye konu paranın dava dışı feri müdahil nam ve hesabına davalıya gönderildiğine ilişkin beyanın davacıyı bağlayacağı gözetilerek; Yukarıda belirtilen inşaat sözleşmesi başlıklı sözleşme, gayrımenkul satışı ön anlaşması başlıklı belge içeriği, havale tarihi, havaledeki açıklama içeriği de gözetilmek suretiyle, tarafların iddia ve savunmaları ile takas mahsup defi tek tek tartışılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmakla, tarafların istinaf talebinin 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2024 Tarih ve 2023/357 Esas 2024/444 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Belirtilen eksiklikler giderilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi için dosyanın mahkemesine İADESİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan toplam 2.085,35 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince kurulacak hükümde dikkate alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.