T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/524 KARAR NO : 2026/534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/1160 Esas-2025/1004 Karar DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 DAVA : Menfi Tespit DAİRE KARAR TARİHİ : 13/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/03/2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1160 Esas 2025/1004 …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/524 KARAR NO : 2026/534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/1160 Esas-2025/1004 Karar DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 DAVA : Menfi Tespit DAİRE KARAR TARİHİ : 13/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/03/2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1160 Esas 2025/1004 Karar sayılı dosyasında verilen 05/12/2025 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; kardeşi ile birlikte çiftçilik ile uğraştıklarını, davacı ile kardeşi ....'ün faaliyetlerine ilişkin olarak son güncel ÇKS kayıt belgelerinden de anlaşılacağı üzere davacı ve kardeşi patates ekimi için davalı şirket bayisi olan ...' den toplam 28.000 kg 560 torba gübre satın aldığını, gübrelere ilişkin olarak bayi ... tarafından 08/03/2022 tarihli 135.000 TL bedelli ve 08/03/2022 tarihli 135.000 TL bedelli faturalar davacı ile kardeşine verildiğini, davacı ... tarafından keşide edilen çekleri ...'e teslim ettiğini, öncelikle davacı tarafından keşide edilen Lehtarı ... olan ....Bankası ...şubesine ait 135.000 TL bedelli 01/09/2022 keşide tarihli 0237577 nolu çek ile lehtarı ... olan ....Bankası .... şubesine ait 135.000 TL bedelli 30/09/2022 tarihli 0237578 seri numaralı çek hakkında gerekirse teminat da istenmek suretiyle davalılar ile birlikte dava dışı üçüncü kişileri kapsar şekilde ödememe yasağı şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekler ile ilgili olarak davacı hakkında icra takibi başlatılmaması için İİK. 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacıya satılan gübre sahte olduğundan ve bu sebeple çekler bedelsiz kaldığından davacı ... tarafından keşide edilen lehtarı ... olan .... bankası ... şubesine ait 135.000 TL bedelli 01/09/2022 keşide tarihli 0237577 nolu çek ile lehtarı ... olan.... bankası .... şubesine ait 135.000 TL bedelli 30/09/2022 tarihli 0237578 seri numaralı çek ile ilgili olarak davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava masraflarının davalılara tahmili ile vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, zira davacının, davalıya ait gübre bayisinde üretici firmanın lisanslı ve tescilli, kısacası Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yönetmeliklerine uygun olarak satışa hazırlanmış olan ürünün satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu içerik analizlerindeki yanlışlık ya da eksiklikten davalının Gübrelerin piyasa gözetimi ve denetimi yönetmeliğinin 7. Maddesi b bendi uyarınca;'' Dağıtıcılar, Bakanlıkça tescil belgesi düzenlenmemiş, etiketsiz ve kullanma süresi geçmiş ürünler ile taklit ve tağşiş ürünleri bulunduramaz ve satamaz.'' sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın Tire Cumhuriyet Başsavcılığı'nda davalı hakkında bulunduğu şikayetin savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı tarafın söz konusu gübreleri sakladığını ve sözleşmeden döndüğünü iddia ettiğini, ancak ne kadarının saklandığını açıkça belirtmediğini, dava dilekçelerinde belirttiği tarımsal alanlarda söz konusu gübrelerin kullanıldığı görüldüğünde davacının elinde ancak 3 ya da 5 torbanın bulunabileceği ihtimalinin ortaya çıktığını, bu durumda davacı söz konusu gübreleri kullandığı ve kullandıktan sonra sözleşmeden döndüğününün açıkça iddia ettiğini, davacı yönünden davalıya iade edebileceği ürün kalmadığını, bu kapsamda çeklerin bedelsiz kaldığına dair bir yargıya varılamayacağını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DAİREMİZİN 2024/916 ESAS 2025/2115 KARAR SAYILI 19/11/2025 TARİHLİ KALDIRMA KARARI ÖZETİ: Görev, kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebi üzerine kamu düzenine göre yapılan inceleme sonucu esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere görev yönünden usulden ret kararı verilmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: Mahkemece: "Davanın TTK' nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nın 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın usulden reddi ile görevsizliğine, davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -davanın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğunu, yani mutlak ticari dava olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, -dava devam ederken davaya konu çeklerin üçüncü kişiler tarafından tahsil edilmesi üzerine, davaya; davalılara karşı kambiyo senedinden kaynaklı sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak devam edildiği, -dava konusu çeklerin üçüncü kişilerce tahsil edilmesi üzerine davaya, davacı tarafından mevcut davalılar hakkında tazminat davası olarak devam edilmiş iken görevsizlik kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; - kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemi ile satış sözleşmesinden doğduğu iddia edilen ayıplı mal iddiasına dayanmakta olduğunu, -İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikteki kararında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmayıp temel ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, bu sebeple davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, -tarımsal faaliyetin Tire ilçesinde yürütüldüğünü, satış ilişkisinin Tire'de kurulduğunu, çeklerin Tire ilçesindeki banka şubesinde keşide edilmiş olduğunu ve uyuşmazlık konusu fiili ve hukuki ilişkinin Tire ilçesi ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek yetki yönünden dosyanın İzmir merkez mahkemelerine gönderilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını belirterek kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava ayıplı mal satışı nedeniyle ödenen bedelin iadesi davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ayıplı mal satışı nedeniyle ödenen bedelin davacı tarafından iadesinin istenip istenemeyeceği malın ayıplı olup olmadığı ayıbın niteliği tarafların kusurlu olup olmadıklarının tespitinden kaynaklanmaktadır. İstinaf konusu karar ilk derece mahkemesinin 02.01.2026 tarihli görev yönünden usulden red kararına ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davacının kardeşi ile birlikte çiftçilik ile uğraştıklarını, davacı ile kardeşi ....'ün faaliyetlerine ilişkin olarak son güncel ÇKS kayıt belgelerinden de anlaşılacağı üzere davacı ve kardeşi patates ekimi için davalı şirket bayisi olan ...' den toplam 28.000 kg 560 torba gübre satın aldığını, gübrelere ilişkin olarak bayi ... tarafından 08/03/2022 tarihli 135.000 TL bedelli ve 08/03/2022 tarihli 135.000 TL bedelli faturalar davacı ile kardeşine verildiğini, davacı ... tarafından keşide edilen çekleri ...'e teslim ettiğini, öncelikle davacı tarafından keşide edilen Lehtarı ... olan ...Bankası... şubesine ait 135.000 TL bedelli 01/09/2022 keşide tarihli 0237577 nolu çek ile lehtarı ... olan ....Bankası .... şubesine ait 135.000 TL bedelli 30/09/2022 tarihli 0237578 seri numaralı çek hakkında gerekirse teminat da istenmek suretiyle davalılar ile birlikte dava dışı üçüncü kişileri kapsar şekilde ödememe yasağı şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekler ile ilgili olarak davacı hakkında icra takibi başlatılmaması için İİK. 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacıya satılan gübre sahte olduğundan ve bu sebeple çekler bedelsiz kaldığından davacı ... tarafından keşide edilen lehtarı ... olan .... Bankası ... şubesine ait 135.000 TL bedelli 01/09/2022 keşide tarihli 0237577 nolu çek ile lehtarı ... olan... Bankası .... şubesine ait 135.000 TL bedelli 30/09/2022 tarihli 0237578 seri numaralı çek ile ilgili olarak davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava masraflarının davalılara tahmili ile vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/916 Esas 2025/2115 Karar Sayılı 19/11/2025 Tarihli Kaldırma Kararında özetle; Görev, kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebi üzerine kamu düzenine göre yapılan inceleme sonucu esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere görev yönünden usulden ret kararı verilmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda görev yönünden usulden red kararı vermiş ve yasal süre içerisinde gönderme talep edilmesi halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair hüküm kurmuştur. Bu karara karşı davacı vekili tarafından davanın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu, mutlak ticari dava olduğu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ayrıca davalı vekili tarafından da yetkili mahkemenin Tire Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi dairemizin 2024/916 Esas 2025/2115 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda görev yönünden usulden red kararı vermiştir. Somut olayda çiftçi olan davacının satın alınan üründeki ayıp nedeniyle satış bedelinin iadesi istemine ilişkin dava açtığı anlaşılmaktadır. Dosyada davacı vekilinin 03.10.2023 tarihli davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davasına dönüştürüldüğüne ilişkin ıslah dilekçesi de mevcuttur. Bu durumda dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davası şeklinde ıslah edilmiş olmakla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu için davacı vekilinin istinaf istemlerinin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf istemlerinin ise her ne kadar yetkili mahkemenin Tire olduğu öne sürülmüş ise de yetki itirazını inceleyecek mahkeme görevli mahkemedir. Dolayısıyla da yetki konusunda gerekli kararı verecek olan mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle davalı vekilinin de istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. HÜKÜM: 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1160 Esas 2025/1004 Karar sayılı dosyasında verilen 05/12/2025 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebine bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, 3-İstinaf talebine bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, 4-Davacı ve davalı taraflarca tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.