Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığın…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 2021 yılı ücretinin tespiti ile ikramiye alacağına işletilmesi gereken faizi türü ve dava konusu alacaklar bakımından aynı davanın daha önce açılıp hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairece hükmün bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesince devam olunan yargılamada; davalı Bakanlık vekilince sunulan 25.04.2024 tarihli dilekçe ile; somut dosya davacısı ...'in eldeki davanın açıldığı 01.03.2021 tarihinden daha önce 08.01.2021 tarihinde Diyarbakır 5. İş Mahkemesi nezdinde davalı Bakanlık aleyhine somut dosya ile aynı konu ve döneme ilişkin olmak üzere alacak davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde Diyarbakır 5. İş Mahkemesinin 2023/36 Esas, 2023/54 Karar sayılı dosyasında fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/16057 Esas sayılı dosyası ile 11.10.2023 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşmiş olduğu bildirilerek kesin hüküm itirazında bulunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarına ilişkin 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde aynı davanın daha önceden açılıp hâlen görülmekte olmaması ve aynı fıkranın (i) bendinde ise aynı davanın daha önceden açılıp kesin hükme bağlanmamış olması sayılmıştır. Dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacağı gözetilerek her iki dava bakımından ortak talep aralığı olan 01.01.2019 ile 31.12.2020 arası dönem bakımından fark ilave tediye alacağının da fark ücret ve fark ikramiye alacakları gibi kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken bu alacak bakımından söz konusu döneme ilişkin hesaplama yapılarak alacağın hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.