T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1898 - 2026/511 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1898 KARAR NO : 2026/511 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2024 NUMARASI : 2023/350 Esas - 2024/508 Karar DAVACI : EROĞLU SERAMİK TASARIM İNŞAAT MÜHENDİSLİK …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1898 - 2026/511 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1898 KARAR NO : 2026/511 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2024 NUMARASI : 2023/350 Esas - 2024/508 Karar DAVACI : EROĞLU SERAMİK TASARIM İNŞAAT MÜHENDİSLİK GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AKBANK TÜRK ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Tazminat (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2023 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı banka nezdinde çek hesabı bulunduğunu, davalı bankanın muhatabı olduğu, müvekkili şirkete ait Z... çek numaralı gerçek çek davacı tarafından 14/05/2016 vade tarihli, 7.000,00 TL bedelli olacak şekilde Önderler İnşaat isimli iş yeri lehine düzenlenerek bu şirkete verildiğini, ancak Z... numaralı çek 26/11/2015 vade tarihli ve 37.000,00 TL bedelli olacak şekilde dava dışı ... adına kopya yöntemiyle sahte olarak çoğaltılarak muhatap bankaya ibraz edildiğini ve davalı banka tarafından da ödendiğini, çekin muhatabı davalı bankanın sahte çeki ödemesi sebebiyle davacının hesabında çek bedeli kadar eksilme meydana geldiğini ve davacı zarara uğradığını, çekin davalı banka tarafından gerekli özen gösterilmeyerek ödendiğini, davacı şirket tarafından konu ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/480 Soruşturma sırasına kayden yürütülen soruşturma sonucunda 27/02/2023 tarihinde Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/14 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını ve yargılamanın derdest olduğunu, davacı uğramış olduğu zararın karşılanması amacıyla dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak davalı taraf ile arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, 37.000,00 TL maddi tazminatın sahte çekin ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri yönünden davalı davalı bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu çekte sahtelik/tahrifat iddiasına ilişkin -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- davalı bankaya atfedilebilecek hiçbir kusur un söz konusu olmadığını, konuya ilişkin Yasal Mevzuat Hükümleri, Yüksek Yargı İçtihatları ve Hukuk Doktrini gereğince, somut olayın şartları birlikte değerlendirildiğinde davacının mezkur davaya konu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talepleri yönünden davalı bankanın sorumluluğunu doğurabilecek herhangi bir husustan söz edilebilmesinin olanaksız olduğunu, davacının davaya konu tüm iddia ve talepleri haksız olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davanın öncelikle davalı banka yönünden usul ve esastan reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davanın usul ve esastan reddine, çekte sahtecilik / tahrifat iddiası henüz ispatlanmadığından ilgili ceza dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, 37.000,00 TL maddi tazminatın 26/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu olayda; davalı banka, objektif özen yükümlülüğünü usul ve yasaya uygun şekilde yerine getirmiş olup, atfı kabil bir kusuru veyahut sorumluluğunun bulunmadığını, buna karşılık yerel mahkemece eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirmeler neticesinde, davalı bankaya somut olay sebebiyle sorumluluk akdedildiğini, davalı bankanın usul ve yasaya uygun şekilde dikkat ve özen yükümlülüğünü ifa ettiğini, davalı bankanın somut olay sebebiyle hiçbir kusurunun söz konusu olmamasının yanı sıra; çekte tahrifat yapan dava-dışı şahısların ve özellikle tahrifatı önlemek amacıyla çek defterini korumak ve çek yapraklarını doldurmak konusunda özen gösterme yükümlülüğü bulunan davacı şirketin kusur durumlarına yönelik hiçbir inceleme yapılmaksızın davalı bankaya sorumluluk adledilmesinin kabulünün mümkün olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2024 Tarih - 2023/350 Esas - 2024/508 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davanın davacıya ait çek hesabından sahte çekin bankaca ödenmesi nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, davacının, davalı banka nezdinde çek hesabı bulunduğunu, söz konusu hesaba ait Z... seri numaralı çekin davacı tarafından 14/05/2016 vade tarihli ve 7.000,00 TL bedelli olacak şekilde düzenlenerek Önderler İnşaat isimli şirkete verildiğini, ancak aynı seri numaralı çekin kopyalama yöntemiyle sahte olarak çoğaltılarak 26/11/2015 vade tarihli ve 37.000,00 TL bedelli olacak şekilde dava dışı ... adına düzenlenmiş gibi muhatap bankaya ibraz edildiğini ve davalı banka tarafından ödendiğini, sahte çekin bankaca ödenmesi nedeniyle hesabından çek bedeli kadar eksilme meydana geldiğini ve zarara uğradığını, bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin ödeme yaptığını, olayla ilgili Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/14 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini belirterek 37.000,00 TL maddi tazminatın sahte çekin ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davalı bankaca sunulan cevap dilekçesinde; davaya konu çek bakımından bankaya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, sahtelik ve tahrifat iddialarının bankanın sorumluluğunu doğurmadığını, somut olayın koşulları ve yasal düzenlemeler dikkate alındığında bankanın sorumluluğunun söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, sahte olduğu belirlenen çekin ödenmesi nedeniyle oluşan zarardan davalı muhatap bankanın sorumlu olup olmadığı noktasındadır. 6102 sayılı TTK'nın Sahte veya tahrif edilmiş çek başlıklı 812. maddesi; "Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğerki, senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye, kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun yüklenmesi mümkün olsun." şeklindedir. Bu hüküm uyarınca sahte ve tahrif edilmiş bir çekin ödenmesinden kural olarak muhatap banka sorumlu olmakla birlikte anılan hükümde belirtilen kurtuluş beyyinesi ispat edildiğinde bankanın sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Eldeki davada, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dava konusu edilen çeke ilişkin olarak Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/99 E. 2023/260 K. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; çekin tamamen sahte olarak üretildiği, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan uzmanlık raporu ile bu hususun açıkça tespit edildiği, sanığın eylemleri nedeniyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verildiği ve iş bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ve dosya kapsamındaki kriminal inceleme raporları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekin sahte olduğu hususu bu aşama tartışmasız hale gelmektedir. Bu durumda, sahte çekin ödenmesi nedeniyle doğan zararın kural olarak (m.812) muhatap bankanın sorumluluğunda olduğu kabul edilmelidir. Zira, bankaların , çek ödemelerinde basiretli tacir gibi hareket etmek ve gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlü oldukları, ibraz edilen çekin sahte olup olmadığını makul ölçülerde denetlemek zorunda bulundukları, somut olayda ise; davalı bankanın bu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediği, sahte olduğu sonradan kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olan çeki ödemek suretiyle davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, her ne kadar, davalı tarafça sahteciliğin tespit edilemeyecek nitelikte olduğu anlamına gelecek şekilde savunma ileri sürülmüşse de, bu hususun bankanın sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte olmadığı, davalı bankanın anılan hükümde belirtilen şekilde davacının çekin veya çek defterinin saklanmasında veya sahtesinin üretilmesinde bir kusuru olduğunun ispatı için somut ve yeterli bir delilin de dosya arasına sunulmadığı görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davalı bankanın kusurlu ve dolayısıyla sorumlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yönün olmadığı mahkeme hükmünün isabetli olduğu değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında dava alt başlığını "Kambiyo Senedinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Ticari Satımdan Kaynaklanan" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.527,47 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 632,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.895,47 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*