T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/469 - 2025/1562 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/469 KARAR NO : 2025/1562 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2023 - 30/11/2023 (Ek Karar) NUMARASI : 2022/986 Esas - 2023/488 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av.…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/469 - 2025/1562 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/469 KARAR NO : 2025/1562 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2023 - 30/11/2023 (Ek Karar) NUMARASI : 2022/986 Esas - 2023/488 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -OPET PETROLCÜLÜK ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... : 2 - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2022 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 13/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 03.09.2022 tarihinde davalı ...'un işlettiği Opet Petrole gittiğinde aracına motorin yerine yanlışlıkla mazot koyulduğunu ve bu nedenle aracın arızalandığını belirterek onarım bedeli olan 85.253,64 TL, çekici bedeli olan 1.500,00 TL, aracın servise çıkamamasından dolayı uğradığı maddi zarar olan 21.330.00 TL, akaryakıt ücreti olan 1.650,06 TL ve araçta oluşacak değer kaybı olarak şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Akaryakıt nakliye işi yapan firmanın yakıtların tutulduğu yer altında bulunan motorin tankına yaklaşık 1000 lt benzin doldurduğunu, nakliyeci ...'un Cmr Konvansiyon'u ve Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik'te belirtilen özen ve sorumluluklarına aykırı davranışları sonucu ortaya çıkan haksız fiil nedeni ile meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, nakliye firması yetkilisi ...'un davaya dahil edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Opet Petrolcülük A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu hasarın %100 diğer davalının kusurundan kaynaklandığını, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir mal ve hizmet satışı sözleşmesi bulunmadığını, davacının öne sürdüğü zararlardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KISMEN KABULÜ ile; 85.253,64-TL hasar bedeli, 7.250,00-TL kazanç kaybı, 1.500,00-TL çekici bedeli, 1.650,06-TL motorin bedeli olmak üzere toplam 95.653,70-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının değer kaybı talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme onarım bedeli, akaryakıt ve çekici bedeli taleplerini aynen kabul ederek davalılardan tahsiline karar verirken kazanç kaybını hatalı şekilde 7.250,00 TL olarak hesaplayarak bu bedel üzerinden tahsili ile yine araçtaki değer kaybı bedeli talebini reddettiğini, kazanç kaybı bedelini hatalı hesaplaması ve araçtaki değer kaybı taleplerini reddetmesi hukuka aykırı olduğunu, eksik parçaların tedarik süresinin onarım süresi içerisinde değerlendirilmeden gerçekte aracın servis olarak kullanılmayan gün sayısı 20-25 gün olmasına rağmen eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı 10 gün için hesaplama yapılması ve bu hesaba ilişkin hüküm kurulmasının hakkaniyete uygun bulunmadığını, bilirkişi teknik bir inceleme yapmak yerine farazi bir incelemede bulunarak günlük kazanç kaybı hesabı yaptığını, müvekkilinin servisten aldığı günlük kazanç maktu ve kesin 790,00 TL iken günlük 725,00 TL kazanç üzerinden kazanç kaybına hükmetmesi hukuka aykırı bulunduğunu, ayrıca, dava konusu araç 2016 model yeni, kazasız, sıfır alınmış bir araç olup araçta yapılan değişimler sonucunda araç hasarsız olma özelliğini yitirdiğini, yapılan onarım nedeniyle değer kaybına uğrayan müvekkile ait araca ilişkin hiçbir değer kaybı olmadığından bahisle değer kaybı talebinin reddedilmesi hukuka aykırı bulunduğunu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Opet Petrolcülük A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle, yerel mahkemece uyuşmazlığın ticari iş olduğu kabul edilmişse işin esasının 6502 sayılı kanuna değil Borçlar Kanunu'na göre çözülmesi gerektiğini, uyuşmazlığın ticari iş değil tüketici işleminden kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğu kabul edilmişse bu kez de Tüketici Mahkemesi görevli olacağından görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla işin esasına gir ve esas hakkında karar vermiş olmakla uyuşmazlığın ticari iş olduğunu değerlendirmiş, bu durumda uyuşmazlığı Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde çözmesi gerekmesine karşılık uyuşmazlığı ticari iş olarak görüp işin esasına girdiği halde Borçlar Kanunu hükümlerini uygulaması gerekirken 6502 sayılı Kanun hükümlerini uygulamış olması nedeniyle mahkemenin kararı öncelikle bu yönden hukuka aykırı bulunduğunu, yine kısmen kabulüne karar verilen tutarda müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacıya müvekkil tarafından herhangi bir mal veya hizmet satılmadığı, davacının diğer davalı şirketle arasındaki satış ilişkisine dayanılarak diğer davalının tam kusuruyla aracına yanlış cinste yakıt doldurulmuş olması nedeniyle oluşan hasardan dolayı maddi tazminat talep ettiği, oluşan hasarın diğer davalının işlettiği istasyondan dolumu yapılan yakıtta herhangi bir standarda aykırılık ve ayıp bulunmasından kaynaklanmadığı, araca uygun olmayan cinsteki yakıtın doldurulmuş olmasından kaynaklandığı, bu nedenle de satılan ve araca konulan ürünün ayıplı olduğundan söz edilemeyeceği, ürünün dağıtıcısı olan müvekkile de sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu olayda ayıplı mal da ayıplı hizmet de bulunmadığını, yine, bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmadığı gibi bilirkişi raporundaki hiç bir somut belgeye ve veriye dayanmayan günlük 725-TL taşımacılık geliri bulunduğu varsayımıyla yapılan kazanç kaybı hesaplamasının kabulü mümkün bulunmadığını beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılması, müvekkili davalı yönünden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından işin esasına girilmekle dava konusu uyuşmazlığın ticari iş olduğu kabul edilmiş olduğu halde, uyuşmazlıkla ilgili olarak ticari iş olmayan ve tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun hükümleri uygulanarak hüküm kurulduğunu, mahkemece uyuşmazlığın ticari iş olduğu kabul edilmişse işin esasının 6502 sayılı kanuna değil Borçlar Kanunu'na göre çözülmesi gerektiği, uyuşmazlığın ticari iş değil tüketici işleminden kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğu kabul edilmişse bu kez de Tüketici Mahkemesi görevli olacağından görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kısmen kabulüne karar verilen tutarın müvekkilinden de tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı olup müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya onarım faturası sunulmadığından fatura bedeline dahil edilen parça ve işlem bedellerinin neye ilişkin olduğunun ve öne sürülen onarım bedelinin araca müvekkile ait istasyonunda benzinle karışık motorin konulmasından dolayı yapılması gereken işlemler olup olmadığı hususu denetlenmediğini, araçta bütün parçaların değiştirilmesi zorunlu olmayıp bakım ve temizliği yapılarak kullanılmaya devam edilmesi mümkün olan parçalar onarımın yetkili serviste yapılması nedeniyle gereksiz olarak yenileriyle değiştirilerek onarım bedeli de şişirildiğini, alınan bilirkişi raporu hatalı olup rapora yönelik itirazları dikkate alınmadan hatalı ve eksik şekilde düzenlenmiş olan bilirkişi raporu hükme esas alındığından kazanç kaybı talebinin kabulü hukuka aykırı bulunduğunu beyan ederek, öncelikle yerel mahkeme 30/11/2023 tarihli ek kararının kaldırılması akabinde 14.09.2023 tarihli davanın kısmen kabulü yönündeki kararın istinaf yolu ile incelenmesi ile kaldırılarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 Tarih - 2022/986 Esas - 2023/488 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacıya ait 54... plaka sayılı araca motorin akaryakıt yerine yanlışlıkla benzin satışı nedeniyle araçta meydana gelen hasarın ve uğranılan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 85.253,64-TL hasar bedeli, 7.250,00-TL kazanç kaybı, 1.500,00-TL çekici bedeli, 1.650,06-TL motorin bedeli olmak üzere toplam 95.653,70-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının değer kaybı talebinin REDDİNE ... " karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafça 03.09.2022 tarihinde davalı ...'un işlettiği Opet Petrole gittiğinde aracına motorin yerine yanlışlıkla benzin koyulduğunu ve bu nedenle aracın arızalandığını belirterek onarım bedeli olan 85.253,64 TL, çekici bedeli olan 1.500,00 TL, aracın servise çıkamamasından dolayı uğradığı maddi zarar olan 21.330.00 TL, akaryakıt ücreti olan 1.650,06 TL ve araçta oluşacak değer kaybı olarak şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava ettiği, davalı ... cevap dilekçesinde akaryakıt nakliye işi yapan firmanın yakıtların tutulduğu yer altında bulunan motorin tankına yaklaşık 1000 lt benzin doldurduğunu, nakliye firması yetkilisi ...'un davaya dahil edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı Opet Petrolcülük A.Ş. cevap dilekçesinde; davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu hasarın %100 diğer davalının kusurundan kaynaklandığını, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir mal ve hizmet satışı sözleşmesi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile -85.253,64-TL hasar bedeli, 7.250,00-TL kazanç kaybı, 1.500,00-TL çekici bedeli, 1.650,06-TL motorin bedeli olmak üzere toplam 95.653,70-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı tüm taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Davalılar Opet A.Ş. ve ... Vekillerinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; Davacının da bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşıldığından uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili olduğundan, dava konusu uyuşmazlığın ticari iş olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığı kabul edilmesine rağmen "hizmet ve ayıplı hizmetin" tanımı yapılırken olaya uygun düşmeyecek şekilde TKHK'nın 3. ve 13. maddelerine atıf yapılması doğru değil ise de, bu hata sonuca etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. Emsal niteliğindeki Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/6142 esas, 2017/8267 karar numarılı kararında; "Buna göre; davacının aracına Davalı ...’in çalışanı tarafından motorin yerine benzin konulması şeklinde gerçekleşen olayda, ...’in diğer davalı Petrol Ofisi’nin bayisi olarak satış yaptığı ve hizmet verdiği hususunda bir uyuşmazlık da bulunmaması karşısında, sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarda tespit edilen yararlanma amacı bakımından tüketicinin beklediği faydaları ortadan kaldıran maddi eksiklikler içeren hizmet sözkonusu olduğundan, anılan Kanunun 4/A maddesinin ilk fıkrası uyarınca ayıplı hizmet bulunmaktadır. Sağlayıcı ve bayi 4/A maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Kaldı ki, sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz (H.G.K.’nun 19.09.2012 tarih 2012/13-153 E., 2012/598 K. sayılı ilamı). Mahkemece açıklanan bu husus gözardı edilerek, davalı Petrol Ofisi’nin, zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve kusursuz sorumluluğu da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.” şeklinde verdiği karar ile sağlayıcı ve bayinin ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan sorumlu olduğunu belirtmiştir. Somut olayda; davacının aracına davalı Petrol İstasyonunda yanlış yakıt konulması nedeni ile gerekçeli ve dayanaklı olduğu için hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre araçta 85.253,64-TL hasar 7.250,00-TL kazanç kaybı oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı Opet A.Ş. de bayisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zarara uğramasından sorumlu olduğu, dolayısıyla davalı şirketin, bayisinin yapmış olduğu işlem dolayısıyla davacının oluşan zararından işlemi yapan davalı bayi ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı Opet A.Ş vekilinin husumete ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (Benzer şekilde Yargıtay 11. HD'nin :2022/5552 Esas ve 2023/5101 Karar sayılı ilamı) Davalı bayinin de yanlış yakıt konulması nedeni ile ayıplı hizmet nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan bayi olan davalı ... Petrol İnşaat vekilinin husumete ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Makine mühendisi bilirkişiden alınan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; dava konusu aracın yetkili serviste yapılan işlemleri incelendiğinde; yakıt deposunun temizliğinin yapıldığı, yakıt pompası ve enjektörler, yakıt hattı, yakıt geri dönüş hattı, basınçlı yakıt boruları, yakıt filtresinin yenisi ile değiştirilmiş olduğu tespit edildiğini, bu nedenle 54... Plakalı araçta meydana gelen arızanın yanlış yakıt koyulmasından kaynaklanmış olduğu kanaatine varıldığını, yenisi ile değiştirilen yedek parçaların yanlış yakıt konulması sonrasında zarar görebilecek nitelikte parçalar olduğu, bu nedenle değiştirilen yedek parçaların meydana gelen arızaya uygun olduğunu, yapılan incelemede yanlış yakıt konulması nedeniyle aracın temizlenmesi gerekli deposu ve değiştirilmesi gereken yedek parçalar ve işçilik bedellerinin KDV dahil toplam 85.253,64 TL olduğunu, internet ve yetkili servisler (Sakarya hariç) ile yapılan görüşmelerde dava konusu araçta yanlış akaryakıt konulması nedeniyle değiştirilmesi gereken yedek parçaların fiyatlarının piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu, işçilik bedellerinin de makul seviyelerde olduğu tespit edildiği, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulan Karasu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlendiği anlaşılan 2022-2023 Taşımalı Ortaöğretim Ekim Ayı Taşıma Bordro Dökümü, dökümde Karasu Atatürk Anadolu Lisesi için günlük taşıma ücretinin 725,00 TL olduğunun sabit olduğu tespit edildiğinden davalı vekillerinin bilirkişi raporuna, onarım bedeline ve günlük taşıma ücretine ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Davalı ... tarafından her ne kadar akaryakıtı getiren nakliyeci ...'un motorin tankına benzin doldurduğunu iddia etmiş ise de bunu ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığından zarardan sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; aracın onarım süresi olarak yetkili servis tarafından dosyaya sunulan belge incelendiğinde 20-25 gün aralığı şeklindeki açıklamaları görüldüğünü, ancak yapılan montaj/temizlik çalışmaları ve değiştirilen yedek parçalar incelendiğinde aracın makul olan onarım süresinin 10(On) iş günü olduğu tespit edilmiş olup, davaya konu yanlış yakıt konulması sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi tespit edildiği, yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulan Karasu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlendiği anlaşılan 2022-2023 Taşımalı Ortaöğretim Ekim Ayı Taşıma Bordro Dökümü, dökümde Karasu Atatürk Anadolu Lisesi için günlük taşıma ücretinin 725,00 TL olduğunun sabit olduğu, 54... plakalı araçta yapılan onarımlar ve değişimlerin değer kaybına etki eden ağır motor hasarı veya kaporta hasarı olmadığı tespit edilmediğinden 54... plakalı araçta değer kaybı meydana gelmediği de tespit edildiğinden davacı vekilinin onarım süresine, günlük taşıma ücretine ve değer kaybı verilmemesine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak tüm taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ve Davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Davacı Yönünden; Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-Davalılar Yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 6.534,10 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.633,52 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.900,58 TL istinaf karar harcının davalılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 9-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/09/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*