TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2022 NUMARASI : 2015/290 Esas, 2022/125 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapıl…
T.C.İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1874 KARAR NO: 2026/503 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2022 NUMARASI : 2015/290 Esas, 2022/125 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan, yüklenici tarafından açılan, sözlemeye aykırılık sebebi ile oluşan zarar ile cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı yüklenici vekili; tarafların 02/09/2014 tarihinde... ... İnşaat işi işleri ile ilgili eser sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede belirtilen şartlara göre belirtilen işleri; belirtilen fiyatlardan yapmayı kabul ettiklerini, bu sözleşmede belirtilen yükümlülüklerinden demir, beton, bağ teli ve pas payının temin edilmediğini, bu sebeple de işlerin aksadığını, yapılacak işin uzaması üzerine; davalı iş sahiplerine; eksiklikleri gidermeleri için ihtarname gönderdiklerini, ihtarnameye davalıların olumsuz cevap verildiğini, bu zaman kaybı neticesinde, davacının kar kaybı, akdi ve kanuni zararlar ile dolaylı zararları ve akit hükümleri gereği nakliye bedelleri ve gecikme zararlarının oluştuğunu, taraflar arasındaki sözleşme içeriğinde cezai şart tazminatının bulunduğunu, belirterek; yapılacak incelemeler neticesinde tespit edilecek, davacının uğradığı zararın, davalılardan tahsilini, bu tutara cezai şart tazminatının eklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davanın belirsiz alacak olarak açıldığını, ancak dava dilekçesinde alacağa ilişkin rakam belirttiğini, davanın harç noksanlığını tamamlanmasının gerektiğini, davacının belirttiği gibi bir gecikmenin bulunmadığını, sözleşme hükümlerine göre işin süresinin yüklenicinin işe başladığı tarihten itibaren 35 iş günü olduğunu, davalının; davacının işi süresinde bitireceğine güvenerek sözleşmede belirtilen hesaba 18.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, bu süreçte davalı firmanın, davacıya her türlü yardımı yaptığını, 135 adet fore kazık çakılması gereken işte; davacının 7-8 günde 4 adet fore kazık çaktığını, bu sebeple bu işi yapabilme kapasitesinin bulunmadığının anlaşıldığını, kendisi edimini yerine getirmediği halde; davalıya ihtarname gönderdiğini, ihtarname tarihinden bir gün önce makinaları şantiye alanından çektiğini ve kötü niyetli olarak ta bu davayı açtığını, davacının belirttiği aksaklıklara ilişkin herhangi bir yazışma bulunmadığını, tebligat yapılmadığını, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi yetkili temsilcisi cevap dilekçesi ile; sözleşme uyarınca işin yapımına yönelik makinenin şantiyeye mobilizasyonunun yapıldığını, sonraki iki gün ise makinenin bakımının davacı yanca yapıldığını, avans ödemesinin 12/09/2014 tarihinde davacı yana yaptığını, iş kapsamında her türlü yardımın da davacıya yapıldığını, davalının şantiye alanına kurduğu makinenin; davalının kusuru bulunmamasına rağmen; davacı yanca şantiye alınandan çekildiğini, davacının; davalının kusuru sebebi ile işin aksadığı iddiasının gerçek olmadığını, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 17.02.2022 tarihli karar ile; teknik incelemede, iş sahibinin, davacı yüklenici ile arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde düzenlenen beton temin etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bu nedenle de davacının işe başlayamadığının belirlendiği, bu nedenle kazanç da elde edemeyeceği; yapılan sözleşme gereği işin 35 günde bitirilmesinin kararlaştırıldığı, 06/09/2014 tarihinde işe başlandığı, ancak beton gelmemesi nedeniyle makinelerin şantiye çekildiği, bu süre zarfında 4 gün beton geldiğinin anlaşıldığı , gecikmenin 12 gün olduğu bu noktada bilirkişi raporundaki sözleşme bilirkişisince yapılan değerlendirilmelerin yerinde olduğu, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; bilirkişi heyetince inceleme sonucunda davalı işveren tarafın yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, davalı şirketin defalarca uyarılmasına rağmen beton temin etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu durum nedeniyle dosyada mübrez ihtarnameler ile temerrüdün oluştuğunun açık olduğunu, Mahkemenin 5 satırlık gerekçesinin gerekçe olarak nitelendirmenin mümkün olmadığını, kararda bilirkişi raporuna atıfta bulunulmuş olup; bilirkişi raporunun lehlerine olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalılar ise iş sahibidir. Taraflar arasında; ... İnşaat işi işleri ile ilgili 02/09/2014 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yüklenici vekili; tarafların 02/09/2014 tarihinde... ... İnşaat işi işleri ile ilgili eser sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede belirtilen şartlara göre belirtilen işleri; belirtilen fiyatlardan yapmayı kabul ettiklerini, bu sözleşmede belirtilen yükümlülüklerinden demir, beton, bağ teli ve pas payının temin edilmediğini, bu sebeple de işlerin aksadığını, yapılacak işin uzaması üzerine; davalı iş sahiplerine; eksiklikleri gidermeleri için ihtarname gönderdiklerini, ihtarnameye davalıların olumsuz cevap verildiğini, bu zaman kaybı neticesinde, davacının kar kaybı, akdi ve kanuni zararlar ile dolaylı zararları ve akit hükümleri gereği nakliye bedelleri ve gecikme zararlarının oluştuğunu, taraflar arasındaki sözleşme içeriğinde cezai şart tazminatının bulunduğunu, belirterek; yapılacak incelemeler neticesinde tespit edilecek, davacının uğradığı zararın, davalılardan tahsilini, bu tutara cezai şart tazminatının eklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahipleri ....Şirketi vekili ve davalı ... Şirketi yetkili temsilcisi cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin belirttiği gibi bir gecikmenin bulunmadığını, işin süresinin; yüklenicinin işe başladığı tarihten itibaren 35 iş günü olduğunu, davalı iş sahibinin; davacının işi süresinde bitireceğine güvenerek; sözleşmede belirtilen hesaba 18.000,00 TL avans ödemesi ve her türlü yardımı yaptığını, 135 adet fore kazık çakılması gereken işte; davacının 7-8 günde, sadece 4 adet fore kazık çaktığını, bu sebeple bu işi yapabilme kapasitesinin bulunmadığının anlaşıldığını, kendisi edimini yerine getirmediği halde; davalıya ihtarname gönderdiğini, ihtarname tarihinden bir gün önce makinaları şantiye alanından çektiğini ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davacının belirttiği aksaklıklara ilişkin herhangi bir yazışma bulunmadığını, tebligat yapılmadığını, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; teknik incelemede, iş sahibinin, davacı yüklenici ile arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde düzenlenen beton temin etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bu nedenle de davacının işe başlayamadığının belirlendiği, bu nedenle kazanç da elde edemeyeceği; yapılan sözleşme gereği işin 35 günde bitirilmesinin kararlaştırıldığı, 06/09/2014 tarihinde işe başlandığı, ancak beton gelmemesi nedeniyle makinelerin şantiye çekildiği, bu süre zarfında 4 gün beton geldiğinin anlaşıldığı , gecikmenin 12 gün olduğu, bu noktada bilirkişi raporundaki sözleşme bilirkişisince yapılan değerlendirilmelerin yerinde olduğu, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde mahkemenin gerekçesinin, yetersiz olduğu, gerekçede tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının özetlendiği, ancak; davacı taleplerinin neler olduğu ve neden reddedildiği, hangi rapora , hangi sebeple itibar edildiğinin , sözleşmenin kim tarafından feshedildiği, feshin haksız olup olmadığı, tarafların birbirlerini temerrüde düşürüp düşürmediği, fesih deki kusur oranları hakkında değerlendirme yapılmadığı, sözleşmemenin 12. ve 13. maddelerinin tartışılmadığı bu hali ile eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, kabule göre de davacı yanın fesihte kusursuz olduğu halde; kar kaybının; kesinti yöntemine göre; yani yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden, yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa, kazanabileceği miktarlar belirlenip, bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması gerekirken; 18.11.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda hesaplamanın bu şekilde yapılmadığı görüldüğünden; mahkemece yazılı şekilde; yetersiz inceleme, araştırma ve gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/02/2022 tarih, 2015/290 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.