16. Hukuk Dairesi 2017/521 E. , 2021/4187 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahallinde yerel bilirkişiler, tüm tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılarak, davacının dayandığı vergi kaydının dava konusu taşı…
**16. Hukuk Dairesi 2017/521 E. , 2021/4187 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahallinde yerel bilirkişiler, tüm tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılarak, davacının dayandığı vergi kaydının dava konusu taşınmaza ait olup olmadığının ve taşınmazın niteliği, intikali ve tassarrufu hususlarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacının dayandığı vergi kaydı dava konusu taşınmazlara uysa bile, davacının taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dayanak vergi kaydının başkaca taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmamış; dava konusu taşınmazlar üzerinde kimin hangi hukuki nedene dayalı olarak zilyet olduğu kesin olarak belirlenmemiş; mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen bir kısım tanık ve yerel bilirkişiler, dava konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını, hatta taşınmaza kayısı ağaçları diktiğini, bir kısım tanık ve bilirkişiler ise, davalı tarafından kullanıldığını, taşınmaza hiç kayısı ağacı dikilmediğini, bir kısım tanık ve yerel bilirkişiler ise taşınmazın uzun süredir kullanılmadığını ifade etmiş olup, buna göre, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki oluştuğu halde, söz konusu çelişki giderilmediği gibi, hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı da açıklanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.