T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/542 - 2026/23 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/542 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.12.2024 NUMARASI : 2024/546 Esas - 2024/940 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4- ... VEKİLİ : Av. …
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/542 - 2026/23 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/542 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.12.2024 NUMARASI : 2024/546 Esas - 2024/940 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4- ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI(BİRLEŞEN DAVA): 1-DOGA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI(ASIL DAVA) : 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle) BAŞVURU TARİHİ : 25.02.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 25.03.2025 KARAR TARİHİ : 07.01.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 09.01.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 05/09/2017 tarihinde Ş.Gökhan Hüseyin Oğlu Cad. Eskihisar-Darıca yolu Köprü altı girişinde davacı ...'ın maliki olduğu 41... plaka sayılı araç ile davalının maliki olduğu 34... Plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve aracının hasar gördüğünü, davalının olay yerinden kaçtığını, davacının aracının perte çıktığı, araç bedelinin sigorta şirketinden alındığını ancak diğer maddi ve manevi zararlarının karşılanmadığını, davacının TÜBİTAK'da güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, çalışamadığı sürede mesai ve diğer haklarından mahrum kaldığını, davacının halen tam iyileşemediğini ve kalıcı hasar oluştuğu gibi tedavi masraflarını da kendisinin karşıladığını, kaza nedeniyle 5 ay tedavi gördüğünü, ilk iki ayını hastanede yatarak geçirdiğini, davacı ...'ın bakımını evde annesi Kadriye, kız kardeşi ... ile kızı ...'nun üstlendiğini ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yoksun kalınan fazla mesai ücreti karşılığı 100,00 TL, mahrum kalınan prim alacağı karşılığı 100,00 TL, dişlerindeki hasar tedavisi için 4.380,00 TL maddi tazminat ile davacıların uğradığı manevi zarar karşılığı ... için 30.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, Kadriye için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının, trafik kazası nedeniyle ciddi yaralanmaya maruz kalarak bedensel zarara uğradığını, sürekli iş göremezlik kaybı, geçici iş göremezlik kaybı ve tedavi giderleri zararının mevcut olduğunu, ZMMS sigortacısı konumunda olan davalı şirketin, bu zararlardan araç sürücüsü ve araç maliki ile birlikte poliçe miktarlarıyla sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davacı tarafından araç maliki aleyhine aynı olaya ilişkin aynı taleplere ilişkin Mahkememiz dosyası ile birleştirme talepli olarak açılan dava dosyası üzerinden 10/11/2020 tarih ve 2020/108 Karar sayılı karar ile dava Mahkememizin eldeki bu davası ile birleştirilmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; araç maliki olduğu, aracı o gün damadının arkadaşı ...'nın aldığını, kaza sonrası davacı ...'ın tedavisi ile yakından ilgilenildiğini ancak davacıların menfi tavırları nedeniyle sorunların giderilmesinin mümkün olmadığını, davacı ...'ın kaza sonrası oluşan sakatlığı olmadığı, maluliyet durumunun yargılama sırasında ortaya çıkacağı, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaya çalışıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine bağlı olarak ve poliçe yaptıranın kusurunun tespiti halinde ancak sorumlu tutulabileceği gibi söz konusu poliçenin maddi zarar yönünden maluliyet karşılığı olduğu; geçici iş görememezlik, geçici bakım ve tedavi gideri taleplerinin SGK sorumluluğunda olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama neticesinde; Asıl davada, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 9.914,05-TL geçici iş görmezlik tazminatının kaza tarihi olan 05/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, tedavi gideri talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... içi, 20.000,00 TL, davacı ... Akkaya için, 6.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; Birleşen davada, davalının poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu 257.708,84 TL geçici ve sürekli tazminat miktarının davalı sigorta şirketinden alınarak birleşen dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıya ödenmesine, tedavi giderlerine ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili ve birleşen davada davalı Doğa Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; BAM kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/546 E., 2024/940 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, verilen yeni kararda tedavi giderlerinin her iki davalı yönünden reddine karar verildiğini, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu belirtilmiş ise de davacının SGK kapsamında olmayan özel diş polikliniğinde tedavi gördüğünü ve dava konusu edilen tedavi giderlerinin SGK kapsamında olmadığını, davacının ödenen tedavi giderlerinin bu nedenle davalıların sorumlu olduğunu ve ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle hatalı olduğunu ve kaldırılmasını gerektiğini, davalı sigorta şirketinin faiz sorumluluğunun başlangıç tarihinin, davacının davalı sigorta şirketine başvurma tarihi olan 18/01/2019 olması nedeniyle yerel mahkeme kararının faiz başlangıç tarihi yönünden de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Doğa Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, davacıya 05.02.2019 tarihinde tüm maddi tazminat ödemesinin yapıldığını, böylece sigorta şirketinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, bilirkişi tarafından hesap tarihi itibariyle (2023) asgari ücretine göre hesaplama yapılarak sadece ödemenin güncellenmiş halinin düşülmesinin kabul edilemeyeceğini, hesaplama yapılacaksa dahi öncelikle 2019 yılı verilerine göre hesaplama yapılması, bakiye çıkması halinde güncel veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa dahi öncelikle ödeme tarihi itibariyle bakiye bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamaya esas alınan maluliyet oranının hatalı Yönetmeliğe göre belirlendiğini, dosyada bulunan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, hesaplamada esas alınan kusur oranına itiraz ettiklerini, 01.06.2015 tarihinden sonra üretilen poliçelerde TRH2010 tablosunun 1,8 teknik faizin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, sigorta şirketlerinin ZMMS Poliçesinin tedavi teminatı kalmamış olması sebebiyle iş bu teminattan ödenen geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı bakımından sorumluluğu kalmadığını, geçici taleplerden sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, yerel mahkeme tarafından avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Asıl dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile manevi tazminat; birleşen dava, geçici-sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri, istemine ilişkindir. Somut olayda, 05.09.2017 tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki araçla davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu, davacı yaralanmıştır. Birleşen davada davalı Doğa Sigorta A.Ş'nin, Dairemizin kaldırma kararında incelenen istinaf itirazları (kusur, maluliyet) yeniden incelenmemiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemece KTK'nın 111.maddesi kapsamında alınan ek raporun usulüne uygun olduğu, davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile davacının zararı arasındaki fahiş fark bulunduğundan alınan ibranamenin makbuz hükmünde sayılmasının yerinde olduğu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunulduğu, belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu olduğundan bu yöndeki talebin reddinin de yerinde olduğu, davalı sigorta şirketinin ZMS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu, kaldırma kararı öncesi verilen ilk derece mahkemesi kararının davacı tarafça yalnızca manevi tazminat yönünden istinafa getirildiği, bu nedenle birleşen davadaki faiz tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden usulü kazanılmış hak teşkil ettiği, aktüer raporu TRH2020 ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmesinde ve yasal faize hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin ve davalı Doğa Sigorta A.Ş vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin ve davalı Doğa Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli 2024/546 esas, 2024/940 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin ve davalı Doğa Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacılardan alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Doğa Sigorta A.Ş'den alınması gereken 17.604,09 TL nispi ilam harcından peşin alınan 4.571,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.033,09 TL harcın anılan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın HMK'nun 359/3 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine, 6-Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07.01.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*