T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1484 - 2026/1049 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1484 KARAR NO : 2026/1049 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2025 NUMARASI : 2023/584 Esas - 2025/258 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR :…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1484 - 2026/1049 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1484 KARAR NO : 2026/1049 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2025 NUMARASI : 2023/584 Esas - 2025/258 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... VEKİLİ : Av. ... Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALILAR : 1-... 2-BEKER TURİZM VE İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 3-... DAVALI : 4-ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 5-... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) BAŞVURU TARİHİ : 17.06.2025-30.06.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.09.2025 KARAR TARİHİ : 08.05.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 08.05.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davalı sürücü ...'ın idaresindeki davalı Beker Turizm Seyehat şirketine ait davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı 41 ... plakalı araç ile 12/04/2016 günü ...’a çarparak önce hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına, ardından 17.04.2016 tarihinde ölümüne neden olduğunu, davalı sürücünün olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müteveffanın eşi ... ile çocukları ... ve ...'ın onun desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketinin maddi zararların tazmini için davacılar ... için 39.884,67 TL, ... için 2.224,97 TL, ... için 3.346,20 TL, ... için 2.654,16 TL olmak üzere toplam 48.130,00 TL tazminat ödemesini 22/12/2016 tarihinde yaptığını, yapılan ödemenin zararın çok altında olduğunu, davacıların destekten yoksun kalma zararının mahkeme tarafından tespit edilecek tutarının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline, tazminatlara davalı sigorta şirketi bakımından başvuru tarihinden itibaren 8 iş gününün dolduğu 12/10/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından ...'ın ölüm tarihi olan 17/04/2016 tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına, müvekkillerinden ... için 100.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, tazminatlara ...'ın ölüm tarihi olan 17/04/2016 tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Anadolu Türk Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen aracın davalı sigorta şirketi tarafından 15/06/2015-15/06/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalandığını, 22/12/2016 tarihinde davacılara 48.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğunun sona erdiğini ve davanın reddini talep ettiklerini, davalının sorumluluğunun kusur ile sınırlı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı için destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı Beker Turizm ve İnşaat A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazanın oluşumunda davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, maddi manevi tazminat talepli kazanın mesai saatleri dışındayken diğer davalı sürücü ...'ın şahsi işi sırasında gerçekleştiğini, müteveffanın davalı sürücüye saldırdığını, davalı sürücünün olay yerinden kaçmak isterken kazanın meydana geldiğini, olayın trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıların SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde; Davacı ... için başlangıçta sehven 1.000,00 TL olarak talep edilen miktarın 2.287.628,22 TL olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim sonucu 1.837.102,57 TL maddi tazminatın davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ... yönünden 17/04/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi için ise 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi 233.486,90 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... için müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim sonucu 41,822,26 TL maddi tazminatın davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ... yönünden 17/04/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi için ise 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi 5.338,29 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... için müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim sonucu 160.936,48 TL maddi tazminatın davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ... yönünden 17/04/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi için ise 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta 20.532,48 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... için müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim sonucu 19.691,86 TL maddi tazminatın davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ... yönünden 17/04/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi için ise 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta 2.512,31 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... için 75.00,00 TL manevi tazminatın 17/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., Beker Turizm İnş. A.Ş, ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili ve davalı Beker Turizm ve İnşaat A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür ve destek süreleri belirlenip hesap yapılması gerekirken güncelliğini yitirmiş PMF-1930 yaşam tablosuna göre bakiye ömür ve destek süreleri belirlenerek hesaplama yapılması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatlarının oldukça düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunun hukuka aykırı ve yanlış hesaplamalar içermesi ve bu rapora itibar edilerek karar verilmesi nedeniyle verilen kararın bozulması gerektiğini, diğer yandan, davacıların desteği ...'ın herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen müterafik kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğu gibi, %20 gibi yüksek oranda mütefafık kusur indirimi yapılmasının da olayın gelişimine ve hukuka aykırı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının 2025 yılı asgari ücreti baz alınarak hesaplanmasının da hatalı olduğunu zira verilen kararın henüz kesinleşmemiş olması dikkate alındığında 2025 yılı yeni belirlenecek asgari ücrete ve müteakip yıllarda yürürlükte olacak asgari ücrete göre destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Beker Turizm ve İnşaat A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece beyanları ve iddiaları değerlendirilmeden karar verildiğini, olay esnasında ...'ın çalışmasını tamamladığı ve mesai saatleri dışında olduğu bir esnada dava konusu kazanın gerçekleştiğini, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nin de yaşanan olayı trafik kazası mahiyetinde görmediğini ve dosyayı incelemeksizin iade ettiğini, işletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu kazadan dolayı işletenin sorumlu tutulamayacağını, kusurlu ve sorumlu olduğunun kabul edilmemesi gerektiğini, somut olayda KTK'nın 84. maddesinde araç sürücülerinin trafik kazasında asli kusurlu sayıldığı halleri belirten maddelerin hiçbirinin mevcut olmadığını, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, bariz olduğundan ve söz konusu tazminat miktarlarının neye, hangi kıstaslara göre belirlendiği yerel mahkeme ilamında açık ve net olarak belirtilmediğini, ayrıca defalarca müddeabih arttırımına gidilmiş olan dava dosyasına, davacılarca sunulan talep arttırım dilekçesini kabul etmediklerini, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ve istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davanın ilk olarak Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/248 esas sayılı dosyası kapsamında yargılamasının yapıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi Dairemize yapılan inceleme neticesinde, olayın oluş şekli açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulması nedeniyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, akabinde dosyanın yerel mahkemenin 2022/166 esas sırasına kaydedildiği ve davanın kısmen kabulüne dair kararının Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda yerel mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda ve kararında tespit edilen ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, mahkemece gereken araştırma ve değerlendirmenin yapılarak karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine dosyanın yerel Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/584 esas sırasına kaydedildikten sonra yargılamasının yapıldığı ve verilen kısmen kabulüne dair kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemizin gönderildiği ve yukarıdaki esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Davaya konu, 12.04.2026 meydana gelen kazada, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı Beker Turizm Seyehat Kollektif Şirketi- ...- ... ( yeni ünvanı ve türü Berker Turizm Ve İnşaat A.Ş. )'ne ait davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinde ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortalı 41 ... plakalı aracın karışmış olduğu kazada davacıların yakını ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını ve tedavisi devam ederken 17.04.2016 tarihinde vefat ettiği, haksız eylem nedeni ile yürütülen kovuşturma dosyası kapsamında Kocaeli 3.Ağır Ceza Mahkemesince, 2019/410 Esas sayılı dosyasında 12.11.2019 tarihinde verilen ve mahkemesince düzenlenen kesinleştirme şerhine göre 18.03.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılan kararda; sanığın bilinçli taksir ile hareket ettiği kabul edilmiş ve davalı/ sanığın olay tarihinde kullandığı servis aracının sileceklerine tutunan maktulün aracı durdurarak düşmesine ve kafasını yere vurarak ölmesine bilinçli taksirle neden olduğu kabul edilerek; netice ceza olarak sanık/davalı ... hakkında 5 yıl hapis cezası verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki dava maddi tazminat talepleri yönünden 6100 sayılı HMK107. Maddesi kapsamında "belirsiz alacak davası yoluyla" sürücü, işletenler ve sigorta şirketine karşı birlikte yöneltilmiş olup; manevi tazminat istemleri yönünden ise yalnızca işleten ve sürücüye karşı yöneltilmiştir. Dairemizin, 09.03.2022 tarih ve 2022/234 Esas 2022/384 Karar sayılı kaldırma ilamı ile 24.11.2023 tarih ve 2022/1584 Esas 2023/1600 Karar sayılı ikinci kaldırma ilamı ile incelenen hususlar yeniden incelenmemiştir. Dosyanın kendisine ikinci kez geri çevrildiği yerel mahkemece kaldırma gerekleri yerine getirilerek; davacının açık talep ve kabulü nedeni ile PMF 1931 + iskontolu yönteme göre ve karar tarihine en yakın tarihteki güncel asgari ücret nazara alınarak; aktüer bilirkişisinden ek rapor alındıktan sonra müteveffanın 6098 sayılı TBK 52.maddesi kapsamında zararlı sonucun yani ölüm olayının meydana gelmesinde aktif veya pasif hareketinin etkisi olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmiş olmakla; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak, davalı araç sürücüsünün bilinçli taksir düzeyindeki eylemiyle davaya konu kazanın gerçekleşmesine neden olunduğunun benimsenmesinde, davalı araç şoförü ile eylemlerinden sorumluluğu kabul edilen işleten ve sigortacının 6098 sayılı 53.maddesine göre sorumluluğuna gidilerek davacıların hesaplanan gerçek zararlarından 6098 sayılı TBK 51. ve 52.maddeleri kapsamında desteğin kendi müterafik kusuru da dikkate alınarak hesaplanan tazminattan %20 hakkaniyet indirimi yapılarak tazminata hükmedilmesinde, davacılar vekilinin 09.10.2020 tarihli dilekçe ve ekindeki AYM İptal kararı doğrultusunda açık talep sonucuna göre de tazminat hesabının PMF Prograsif Rant yöntemine göre yapılmasında, Dairemizin ikinci kaldırma kararı sonrasında Yargıtay HGK' nun 2022/10-795 Esas- 2023/641 karar sayılı ilamı dikkate alınarak; kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre belirlenen eylemin gerçekleşme biçimine göre de davalı araç sürücüsünün tazminat sorumluluğunun türü ve kusur sorumluluğunun değişmiş olduğundan; karar tarihine en yakın tarihte olan 12.02.2025 tarihli ek aktüerya raporu ile de davacıların destek alacaklarının tam ve kesin olarak belirlenebilir hâle geldiğinin kabul edilmesinde ve bu ek rapor doğrultusunda sunulan 20.03.2025 tarihli talep artırım dilekçesine hukuki değer atfedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Yanı sıra olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları ve tazminat hukukuna ilişkin genel prensipler gözetilerek; davacılar yararına olaya ve hakkaniyete uygun olarak bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından; tarafların anılan yönlere değinen tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; tarafların istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.04.2025 tarih 2023/584 esas, 2025/258 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalılardan alınması gereken 169.719,83 TL nispi ilam harcından peşin alınan 42.430,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 127.289,83 TL harcın istinaf kanun yoluna başvuran davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 5-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine, 6-Avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere üye Hakim Orhan Şahin'in karşı oyu nedeniyle oy çokluğu ile karar verildi. 08.05.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır KARŞI OY : Kısmi davadan farklı olarak HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan bir davada, kabul gören, bilinen usul ve içtihat hükümleri gereği talebin belirlenebilir hale gelmesi durumunda talep artırım hakkına ilaveten bir kez de ıslah hakkı bulunmaktadır. Bu bakımdan, harcı yatırılmak suretiyle miktar içeren ilk dilekçe talep artırım, ikinci kez sunulan dilekçe ise davacı tarafın nitelemesi ile bağlı olmaksızın ıslah dilekçesi olarak kabul görmelidir. Bunun aksini öngören bir düzenleme ise bulunmamaktadır. Zira, yargılamada mahkemece oluşan kanaat aksi yönde olsa ve yönde süre verilse bile talebi belirli hale getirme veya ıslah noktasında davacı taraf usule ilişkin bu haklarını dosya kapsamına göre tüketmelidir. Asgari ücret, kusur vb hususların bu hakkın üçüncü kez kullanılması sonucunu doğurması mümkün değildir. Aksi düşünce, niteliği belirsiz alacak davası olan davada talep artırım ve ıslah uygulamasına ilişkin usul hükmü de belirsiz hale getirecektir. Bu nedenle, davacı tarafın 13.07.2020 tarihli dilekçesinin talep artırım, 18.11.2020 tarihli dilekçelerinin ise ıslah dilekçesi olduğunun kabulü gerektiği gözetilerek bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle sonuca varılmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün olmamıştır. .................... Üye ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*