T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/361 KARAR NO: 2026/508 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 NUMARASI: 2025/839 Esas, 2025/801 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ: 18/02/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili... ile dava dışı... ile daval…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/361 KARAR NO: 2026/508 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 NUMARASI: 2025/839 Esas, 2025/801 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ: 18/02/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili... ile dava dışı... ile davalı ...Anonim Şirketi ve ...Anonim Şirketi arasında 14.03.2023 tarihli sözleşme imzalandığını, İstanbul ili... ilçesi ... Mahallesi, ... Bulvarında kain.... pafta, ... Ada, .... ve ... Parselde kayıtlı taşınmazların üzerindeki ipoteklerin paraya çevrilmesi için ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini ve takibin yapıldığını, söz konusu taşınmazların icra ihalesi yoluyla satışlarının yapıldığını, müvekkili ile diğer davalı bankalar arasında yapılan 14.03.2023 tarihli sözleşme ile İstanbul, ..., ...Mah., ... ada, .... parselde kayıtlı ......bağımsız bölüm numaralı taşınmaz açısından belirli şartların yerine getirilmesi kaydıyla müvekkili...'ye vefa hakkı tanındığını, İstanbul ili... ilçesi ...mahallesi .... Ada.... Parselde bulunan.....bağımsız bölüm numaralı taşınmaz için 26.02.2025 tarihinde alım hakkının kullanılması için müvekkili... tarafından İş Kulelerinde ekli talimat imzalandığını ve elden bankaya teslim edildiğini, ... Anonim Şirketi isminin bankaya bildirilerek satışın kendisine yapılmasının talep edildiğini, söz konusu şirket tarafından satış için gereken miktarın banka nezdinde bir hesaba bloke edildiğini, alım hakkı süresi içerisinde yasal ve sözleşmesel şartlara uygun olarak yazılı başvuruda bulunulduğunu, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/143 esas sayılı dosyasında karar verildiğini, verilmiş olan tedbir kararının kaldırıldığını, vefa hakkının kullandırılması için .... Noterliğinin 20.08.2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek talepte bulunulduğunu, davalı bankalardan hiçbir cevap gelmediğini, sözleşme konusu edilen taşınmazın sözleşme ile belirlenen 181.000.000,00-TL tutar karşılığında taşınmazın müvekkili veya gösterdiği kişi adına hükmen tescili için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, müvekkili... lehine, İstanbul ili, ... ilçesi, ...mahallesi,.... Ada, ... parselde bulunan ..... bağımısz bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili veya gösterdiği kişi adına tescilini, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devri ya da temliki ihtimali bulunduğunu, davanın konusuz kalmaması ve müvekkilin mağdur olmaması adına, tensip zaptı ile birlikte dava konusu taşınmaz üzerine 3. kişilere devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, dava konusu taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulmasını talep etmiştir.Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesi ile müvekkili bankanın %52 oranında maliki olduğu İstanbul İli, ... İlçesi, ...Mahallesi,.... ada, ......parselde bulunan .... bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin alım hakkı olduğu iddia ettiğini, taşınmazların tapularının iptali ile kendi veya gösterdiği kişi adına tescili adına tescili ve davaya konu edilen taşınmazın devrini önleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taşınmazın kaydına davalıdır şerhi konulması talep ettiğini, davacı tarafın taşınmazı kendi adına tescili veya üçüncü şahıs ... Anonim Şirketi adına tescilini talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafın sahip olmadığı bir hakka istinaden geçici hukuki koruma kapsamında ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi talep edemeyeceğini, davacı tarafın alıcı olarak gösterdiği ... Anonim Şirketinin taşınmazı almaktan vazgeçmiş olması, davacı tarafa kesin vadenin dolmasından sonra yeni bir alıcı bildirme veya kendi adına tescilini talep etme hakkını ihdas etmemekte olduğunu, sözleşme ile hüküm altına kesin vade tüketildiğini, davacıdan alacaklı olduğunu iddia edenler tarafından açılan davaların, davacı lehine yeni bir hak meydana getirdiği davacının kesin vadenin dolmasından sonra taşınmazın adına veya dilediği kişiye tescilini talep etme hakkının devam ettiğini ileri sürmek, davacı tarafın davasına dayanak yapmaya çalıştığı sözleşme hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, dava konusu itibari ile ihtiyati tedbirin şartları gerçekleşmemiş olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir bir husus bulunmadığını, davanın esasına karşı süresi içerisinde cevap dilekçesini sunma haklarını saklı tutarak, davacının tedbir taleplerine karşı beyanlarının dikkate alınarak davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve taşınmazın kaydına davalıdır şerhi konulması taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece "1-Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmediğinden dava dilekçesi ve ekleri tarafımıza tebliğ edildikten sonra yasal süresinde sunma hakkımızı saklı tutarak davacının talepleri açıklatılmaksızın verilen görevsizlik kararına karşı istinaf başvurumuzdur. Davacı taraf iki farklı talepte bulunarak davasını açmış ise de hmk. 111 gereği ancak aslilik-ferilik ilişkisi kurularak aynı davada birden fazla talep ileri sürülebilir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda istinaf başvurumuzun kabulü ile yerel mahkemenin 09.12.2025 tarihli görevsizlik kararının kaldırılarak, davacının usul ve yasaya aykırı taleplerinin açıklatılmasının akabinde dosyada görevli mahkemenin tespit edilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederim. DELİLLER: Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı ile davalı bankalar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak ipotek edilen taşınmazın, davacının vefa hakkı ve bu yöndeki talebine rağmen davacının gösterdiği kişiye devredilmediğinden bahisle, tapu iptali ve tescil talebine ilişkin bulunmaktadır.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, vefa sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemece dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları ile resmi senetler dosya içerisine getirtilmiştir. İncelenmesinde ;Davacı... ile dava dışı... ile davalı ...Anonim Şirketi ve ...Anonim Şirketi arasında 14.03.2023 tarihli sözleşme imzalandığını, İstanbul ili... ilçesi ... Mahallesi, ... Bulvarında kain ..... pafta, ... Ada, ..... ve ... Parselde kayıtlı taşınmazların üzerindeki ipoteklerin paraya çevrilmesi için ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini ve takibin yapıldığını, söz konusu taşınmazların icra ihalesi yoluyla satışlarının yapıldığını, müvekkili ile diğer davalı bankalar arasında yapılan 14.03.2023 tarihli sözleşme ile İstanbul, ..., ...Mah., ... ada, ....parselde kayıtlı ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz açısından belirli şartların yerine getirilmesi kaydıyla müvekkili...'ye vefa hakkı tanındığını, İstanbul ili... ilçesi ...mahallesi ...Ada .... Parselde bulunan ...... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz için 26.02.2025 tarihinde alım hakkının kullanılması için müvekkili... tarafından İş Kulelerinde ekli talimat imzalandığını ve elden bankaya teslim edildiğini, ... Anonim Şirketi isminin bankaya bildirilerek satışın kendisine yapılmasının talep edildiğini, söz konusu şirket tarafından satış için gereken miktarın banka nezdinde bir hesaba bloke edildiğini, alım hakkı süresi içerisinde yasal ve sözleşmesel şartlara uygun olarak yazılı başvuruda bulunulduğunu, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/143 esas sayılı dosyasında karar verildiğini, verilmiş olan tedbir kararının kaldırıldığını, vefa hakkının kullandırılması için .... Noterliğinin ....08.2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek talepte bulunulduğunu, davalı bankalardan hiçbir cevap gelmediğini, sözleşme konusu edilen taşınmazın sözleşme ile belirlenen 181.000.000,00-TL tutar karşılığında taşınmazın müvekkili veya gösterdiği kişi adına hükmen tescili için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, müvekkili... lehine, İstanbul ili, ... ilçesi, ...mahallesi, .... Ada, .... parselde bulunan kule .... bağımısz bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili veya gösterdiği kişi adına tescilini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacılar, davalı banka ile adi şekilde yaptıkları 14.03.2023 tarihli geri alım sözleşmesinin bir örneğini dosya içerisine sunmuştur.HMK'nın 2. Maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. TTK’nın 4. maddesine göre, “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.” TTK’nın 5. maddesine göre, “(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” “…Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı, dava dışı ... ...Ltd. Şirketinin davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi lehine kayden maliki olduğu ......... parsel sayılı taşınmazlarını teminat olmak üzere ipotek verdiğini, esas borçlu olan ........'ın aldığı kredinin büyük bir kısmını ödemeden meçhule gittiğini, akabinde davalının krediyi kat edip asıl borçlu ve kendisi aleyhine ....... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, bankaya uzlaşma önerdiğini, bunun üzerine davalı banka ile yaptığı 26.03.2008 tarihli protokol ile borç toplam 420.000,00.-TL olarak belirlenerek 33 ay vade ile geri ödenmesi, vade sonu ve borcun kapanması sonrasında bankaya devredilen taşınmazların yeniden adına tescil yapılacağının kararlaştırıldığını, bankaya 231.789,83.-TL ödeme yaptığını, bakiye taksitlerin aksatılması ve 33 aylık sürenin dolması sebebi ile bankanın vefa hakkını tapudan terkin ettirdiğini, bu arada .... sayılı parselin ...... kamulaştırma sahası kapsamında 913.602,87.-TL tutar üzerinden kamulaştırıldığını, banka ile aralarında yapılan işlemin gerçekte inançlı temlik olduğunu, gerçek bir satış işlemi olmadığını ileri sürerek............... ve .............parsellerin tapu kayıtların iptali ile adına tesciline, .......... sayılı parselin satışından yapılan tahsilatın bankaya olan borcundan mahsup edilerek kalan kısmının ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, aynı davanın daha önce kesin hükme bağlandığını, davalının kesinleşmiş ilamın hilafına işbu davayı açtığını, banka ile davacı arasında inançlı bir işlem tesis edilmediğini, bir an için protokolün inançlı işlem kabul edilmesi halinde dahi davacının protokol hükümlerine uygun davranmadığını ve süresini de geçirmiş olduğunu, taşınmazların mülkiyetinin taraflar arasında yapılan satış sonrası bankaya geçtiğini, bankanın davalıya ait taşınmazları vefa hakkı tanımak suretiyle 26.03.2008 tarihinde satın aldığını, üst üste iki taksitin ödenmemesi üzerine ....Noterliğinin ....07.2009 tarih ve ..... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacıya taksitleri ödemesi, aksi halde vefa hakkının hükümsüz kalacağının ihtar edildiğini ve buna rağmen davacının ödeme yapmadığını, iddianın aksine taşınmazların protokolün teminatı olmadığını, kaldi ki taşınmazın satış işleminin ihtar sonrası protokolün feshinden ve vefa hakkının taşınmaz sicilinden terkinden sonraki dönemde yapılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, taraflar arasında akdedilen protokolün hükümsüz kaldığına dair davalı savunmasının iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği ve 6098 sayılı TBK’nun 81.maddesindeki "karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa sırası" düzenlemesi uyarınca, davalının da edimini ifa etmesi bekleneceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, dava dışı .... Ltd. Şirketinin davalı bankadan kredi temin ettiği, kredi için davacının ...... parsel sayılı taşınmazlarına ipotek tesis edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ...... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takip sonucu taşınmazın satışına karar verildiği, 1. satış tarihinin; 17.03.2008 2. satış tarihinin; 27.03.2008 olarak belirlendiği, 2. satıştan 1 gün önce 26.03.2008 tarihinde tarafların davacının borcunu taksitlendirerek ödemesi için bir sözleşme düzenledikleri ve aynı gün davalının satışın düşürülmesini talep ettiği, ancak davacının taksitleri aksatması üzerine bankanın 08.07.2009 tarihinde borcun 7 gün içerisinde ödenmesi için davacıya ihtarname tebliğ ettiği, borcun yine ödenmemesi üzerine 19.01.2011 tarihinde 2. ihtarname keşide edilip davacı tarafından bu tarihe kadar ödenen bedel iade alınarak taşınmazların satışa çıkarılacağının bildirildiği, 25.03.2011 tarih ve 1205 yevmiye nolu işlem ile de çekişmeli taşınmazların tapu kaydına konulan vefa şerhinin terkin edildiği, davacının aynı iddialarla ....... Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/120 Esas sayılı dava açtığı, mahkemece gabin nitelendirilmesi yapılarak davanın reddine karar verildiği, kararın Dairenin 01.04.2012 tarihli ilamı ile onandığı verildiği, 13.06.2013 tarihinde de çekişmeli taşınmazlardan .... parsel sayılı taşınmazın .......sahası olarak kamulaştırıldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar mahkemece hukuki niteleme olarak inançlı işlem nitelendirilmesi yapılmış ise de, bunun doğru olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur.Şöyle ki, taraflar arasında düzenlenen 26.03.2008 tarihli sözleşme inanç sözleşmesi olmayıp, bir vefa (geri alım) sözleşmesidir. Her ne kadar Türk Borçlar Kanununun 237. maddesine göre, vefa sözleşmesinin resmi şekilde yapılması zorunlu ise de, tapu kayıtlarına şerh verilmekle resmi şekil şartı da yerine getirilmiştir.Somut olaya gelince, davacı vefa sözleşmesi gereği edimlerini yerine getirmediğinden vefa hakkı tapudan terkin edilmiş ve artık mülkiyet davalı bankaya geçmiştir.Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir..." (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 05/02/2020 tarihli 2019/4149 esas ve 2020/565 karar sayılı ilamı) Somut olayda dava, davacı ile davalı bankalar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak ipotek edilen taşınmazın, davacının vefa hakkı ve bu yöndeki talebine rağmen davacının gösterdiği kişiye devredilmediğinden bahisle, tapu iptali ve tescil talebine ilişkin bulunmaktadır. Yargıtay İçtihatları da dikkate alındığında (nitekim Yargıtay 1. HD’nin 05/02/2020 tarihli ilamı Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/120 Esas nolu kararına ilişkindir), bunun iki şirket arasındaki ticari ilişki veya ticari dava niteliğinde bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile alakalı olmadığı, davacının da bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, HMK'nın 2. Maddesi uyarınca mal varlığından kaynaklı davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 2/(2) maddesi ne göre, bu kanun ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Başka bir deyişle HMK’ya göre, asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkemedir.Her ne kadar taraflar tacir ise de 6098 sayılı TBK'nın 239. maddesi gereğince sözleşmeden doğan ön alım, alım ve geri alım hakları mal varlığı hakkına ilişkin olup doğrudan ticari işletmeyle ilgili olmadığından, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.Yukarıdaki sebeplerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ..............A.Ş. vekilinin sair istinaf iddialarının görevli Asliye Hukuk mahkemesince değerlendirilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../12/2025 tarih ve 2025/... Esas, 2025/.... Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile 116,60 TL bakiye harcın davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/02/2026