T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/857 Esas KARAR NO : 2026/214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/10/2021 NUMARASI: 2019/261 Esas, 2021/610 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi il…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/857 Esas KARAR NO : 2026/214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/10/2021 NUMARASI: 2019/261 Esas, 2021/610 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin ....../İstanbul adresinde .... markası ile restoran işletmeciliği yaptığını, davalı şirketin müvekkil şirketten müteaddit kereler yeme-içme hizmeti aldığını, verilen hizmetler karşlığında fatura kesildiğini, faturalara itiraz etmeyen ve defterlerine kaydeden davalının müvekkili şirkete 17/06/2014 tarihinde 2.068,00 TL ve 10/03/2016 tarihinde 1.422,00 TL ödeme yaptığını, ancak verilen hizmete ilişkin diğer faturaların ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul ...... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürürek davalının takibe itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının davalıya 12 adet fatura düzenlendiği, 5 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödemelerinin yapıldığı, 7 adet faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığı, ancak davacının süreklilik arz edecek şekilde davalıya yeme-içme hizmeti verdiğinin sabit olduğu, faturaların davalıya teslim edildiği, davalının teslim edilen fakat deftere işlenmemiş 7 adet fatura nedeniyle 6.149,00 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 6.149,00 TL asıl alacak yönünden ve asıl alacağa yıllık % 9 oranında avans faizi işletilmek suretiyle devamına, alacağın % 20'si üzerinde hesaplanan 1.229,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki olduğu kanısına varılarak, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer almayan 7 adet faturaya istinaden müvekkilinin borçlu kabul edildiğini, taraflar arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişki olmadığını, davacı şirketin işletmeciliğini yaptığı ........... birden fazla kez yeme-içme hizmetinden yararlanılmış olmasının taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki olduğuna karine teşkil etmeyeceğini, davacının akdi ilişkinin varlığını yazılı belgeyle kanıtlayamadığını, gerekçeli kararda davaya konu faturaların müvekkiline teslim edildiği belirtilmişse de işbu faturaların müvekkil tarafından teslim alınmadığı gibi kendisine tebliğ de edilmediğini, temerrüde düşürülmeyen müvekkili aleyhine alacağa avans faizi uygulanmasının fahiş olduğunu, icra inkar tazminatına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 9.413,00 TL asıl alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece; takibe konu yeme içme hizmetine ilişkin 5 adet fatura davalının defterlerine kaydedilmişse de bu fatura bedellerinin ödendiği, alacağa dayanak 7 adet faturanın ise davalı defterlerine kaydedilmediği, ancak davacının süreklilik arz edecek şekilde davalıya yeme-içme hizmeti verdiği ve bu 7 adet faturanın davalıya teslim edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7 adet fatura karşılığı 6.149,00 TL asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının 7 adet fatura nedeniyle davalıdan alacağa bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; tarafların 2014-2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 9.413,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı, davalının davaya konu 12 adet faturanın 5 adetini ticari deftere işlediği ve davalı kayıtlarına göre 5 adet faturaya ilişkin ödemelerin yapıldığı, 7 adet faturanın ise davalı defterlerine işlenmediği, verilen hizmet yeme içme hizmetine ilişkin olduğundan ve bu hizmetin taraflar arasında süreklilik arz eden bir durum olması nedeniyle 7 adet faturaya konu hizmetlerin verildiği ve bu faturaların davalıya teslim edildiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Bilirkişi ek raporunda, kök rapordaki görüşünü tekrarlamıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı “ Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır. 222/2. fıkrada, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, 3. fıkrada ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı)Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davalı, davacının yeme içme hizmeti olarak düzenlediği faturalardan 7 adetini defterlerine kaydetmemiştir. Hernekadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında süreklilik arz eden yeme içme hizmeti bulunması nedeniyle bu faturalara konu hizmetin de davalıya verildiği ve bu faturaların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği belirtilmişse de, dosyaya taraflar arasında süreklilik arz edecek şekilde yeme içme hizmeti verilmesine dair bir sözleşme sunulmamıştır. Davacının 7 adet fatura düzenlemesi ve defterlerine kaydetmesi de tek başına, 7 adet faturaya konu hizmetin verildiği ve alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Diğer taraftan 7 adet faturanın davalıya teslim edildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmayıp, taraflar arasında süreklilik arz eden yeme içme hizmeti bulunduğu kabul edilse bile, bu durum faturaların davalıya teslim edildiğini ispatlamayacaktır. Bu durumda ilk derece mahkemesinin davacının bu 7 adet fatura yönünden alacağını ispatlayamadığını kabul etmesi gerekirken, 7 adet fatura yönünden davayı kabul etmesi doğru değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davada kısmen reddedilen tutar yönünden davacının istinaf talebi olmadığı ve bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilerek davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/.... Esas, 2021/.. Karar ve ..../10/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 160,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 571,24 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı bir vekil ile temsil ettirildiğinden, davalı tarafın zorunlu arabuluculuk toplantısına katılmadığı da gözetilerek 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A.11 fıkrası gereği hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 9.413,00 TL vekalet ücretinin 1/2'si olan 4.706,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f)Davalı tarafın zorunlu arabuluculuk toplantısına katılmadığı gözetilerek 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A.11 fıkrası gereği suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretin 1/2'sinin davacıdan 1/2'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 106,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 626,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL istinaf yargılama gideri ile yatırılan 326,70 TL istinaf başvurma ve karar harcı olmak üzere toplam 376,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafında yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.12/02/2026