TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/483 KARAR NO : 2025/1303 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2020/372 (E) - 2021/1051 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 25/9/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dilekçesinde özetle; plakası sapt…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/483 KARAR NO : 2025/1303 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2020/372 (E) - 2021/1051 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 25/9/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dilekçesinde özetle; plakası saptanamayan sürücüsünün yönetimindeki motosikletin 23/6/2012 günü seyir halinde iken müvekkili yaya davacı ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası niteliğinde 5 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 5 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmesini talep etmiş;13/12/2021 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesiyle, talep ettiği toplam tazminatın 104.214,22 TL olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin 104.214,22 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Hesabı vekili dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını; tazminata konu olaya plakası ve sürücüsü saptanamayan aracın kusuruyla neden olduğunu, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yaptırması gerektiğinin somut kanıtlarla ispat edilmediğini; kusur raporunun denetime elverişli olmadığı gibi, aracın cinsinin de yöntemince araştırılmadığını; olay tarihinde 17 yaşında olan davalı küçük ile ilgili kusur oranının tespitinde ana ve babanın gözetim yükümlülüğünün de değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.26 Mart 2020 gün ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1'inci maddesinin 1'inci fıkrasının "a" bendi uyarınca HMK ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen sürelerin 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durması; 30 Nisan 2020 gün ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla da durma süresinin, 1/5/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15/6/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önceden ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılması, anılan Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca da, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılması; davacının ise 23/6/2012 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat davasını, zamanaşımının 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1'inci maddesinin 1'inci fıkrasının "a" bendi uyarınca durduğu süre de dikkate alındığında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken, taksirle yaralamaya neden olma suçu için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89'uncu maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66'ncı maddesinin, 1'inci fıkrasının "e" bendinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı içinde 4/8/2017 günü açtığının anlaşılması karşısında, davalı ... Hesabı vekilinin, davanın zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan makine yüksek mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, gece görüş koşullarında yüksek hızla seyir halinde iken yolda yürüyen yayaya çarpan sürücüsü saptanamayan motosiklet sürücüsünün %75 oranında asli, olanağı bulundukça yol kenarında yürümesi gerektiğine ilişkin kurala aykırı davrandığı değerlendirilen davacı yaya ...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun bildirilmesi; böylece, davacı yaya ile motosikletin konumları ve davacı ile kimliği saptanamayan motosiklet sürücüsünün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; kazanın meydana geldiği 23/6/2012 günü itibarıyla 17 yaşını doldurduğu anlaşılan davacının yaşı dikkate alındığında, kusur oranının tespitinde ana ve babanın gözetim yükümlülüğünün değerlendirilmemesinde isabetsizlik görülmemiş; kolluk tarafından düzenlenen tutanakta, davaya konu kazanın kolluk tarafından 23/6/2012 günü Cumhuriyet Savcısına bildirilmesi; kollukta alınan anlatımında, 23/6/2012 günü saat 24.00 sularında arkadan gelen motosikletin kendisine çarparak kaçtığını söyleyen davacının, motosiklet kazası nedeniyle Reyhanlı Devlet Hastanesine motosiklet kazası nedeniyle başvurması karşısında, davaya konu kazanın oluş biçimine göre kazaya karışan motorlu aracın ZMSS yaptırması zorunlu araçlardan olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Hesabı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.118,87 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 1.779,75 TL mahsup edilerek, bakiye 5.339,12 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Hesabından tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı ... Hesabının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/9/2025