TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2025/2226 KARAR NO : 2025/1776 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : 2025/99Esas - 2025/322 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2025/2226 KARAR NO : 2025/1776 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : 2025/99Esas - 2025/322 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/05/2023 tarihinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkile ait araçta kazadan sonra onarım ve yenileme yapıldığını bu nedenle mahrum kaldığı 30 günlük hak mahrumiyeti alacağı olan 45.000 TL ve 9.464,79 TL işlemiş faiz alacağı yönünden İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın HMK'nin 114/1-ı maddesi uyarınca (derdestlik) nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, derdestlik dava şartı nedeniyle dava usulden reddedilmiş ise de diğer dava dosyasında araç mahrumiyet zararı yönünden dosyanın geç tefrik edilmesinin taraflarının değil mahkemenin sorumluluğunda olduğunu, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından araç mahrumiyeti zararının 22/05/2025 tarihinde tefrik edilmiş olup bu tarih istinaf edilen işbu kararın tarihinden daha sonraki bir tarihe denk geldiğini, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/258 Esas sayılı dosyada arabuluculuk yoluna başvurulmayarak araç mahrumiyeti zararının icra yolu ile talep edilmesi hukuka uygun iken mahkemece kendiliğinden yapılması gereken tefrik kararının geç yapılmasının davalıya yükletilmesinin hak arama hürriyetine aykırılık teşkil edildiğini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir. Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır. Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Öte yandan dava konusu uyuşmazlığın, daha önce kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması da dava şartlarındandır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm vardır. Aynı dava (uyuşmazlık) yeni bir dava konusu yapılamaz; yapılırsa, mahkemenin kesin hüküm varlığını kendiliğinden gözeterek davayı esasa girmeden (usulden) reddetmesi gerekir. HMK'nin 303. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir davaya şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarını, her iki davanın dava sebeplerini ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması zorunludur. Bu nedenle maddi anlamda kesin hükmün varlığının belirlenmesi bakımından eski (ilk) dava ile yeni (ikinci) davanın, konularının aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski (ilk) davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni (ikinci) davanın talep sonucunun karşılaştırılması gerekir. İkisi aynı ise dava konularının aynı olduğu sonucuna ulaşılacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, HMK'nin 114. maddesinin 1'inci fıkrasının "i" bendinde belirtilen dava şartlarından olan aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması koşulunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi için eski (ilk) davanın biçimsel anlamda da kesinleşmiş olması da gerekmektedir. Diğer yandan HMK'nin 115. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Dosyada içeriğinden; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/258 Esas sayılı dava dosyasında davacının aynı davalıdan aynı kaza sonucunda araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/258 Esas sayılı dava dosyası ile eldeki davanın taraflarının, dava sebebinin ve davanın konusunun aynı olduğunun anlaşılması karşısında, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde dava şartları arasında öngörülen "aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" koşulunun gerçekleşmediği kabul edilerek, davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.2/12/2025