Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3675 E. , 2025/2002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3675 Karar No : 2025/2002 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3675 E. , 2025/2002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3675 Karar No : 2025/2002 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan "..." isimli işyerinin, iki farklı bağımsız bina üzerinde kurulu olduğu ve B Blok için alınması gereken muvafakatnameyi ibraz etmediğinden bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyaya sunulan belgelerden söz konusu muvafakatname eksikliğinin tamamlanması gerektiğini bildirir 23/11/2023 tarihli yazının davalı idarede görevli zabıta memurları tarafından şirket yetkilisinin adreste bulunamadığından bahisle mahalle muhtarlığına tebliğ edildiği, söz konusu tebligatın memur eliyle yapılması durumunda davacı şirket yetkilisine bizzat tebliği gerektiğinden, davacı şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla, davacı şirkete usulüne uygun olarak süre verildiğinden bahsedilemeyeceğinden, eksik belgeyi bu süre içerisinde ibraz edemediğinden bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tebligatın usulüne uygun olarak muhtara yapıldığı, dava dilekçesinden de tebligatın öğrenildiğinin kabul edildiği, yapılan tebligatın geçerli sayılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Hükmi Şahıslara ve Ticarethanelere Tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Hükmî şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticarî mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." kuralına yer verilmiş, "Hükmî şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde, "Hükmî şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır." hükmü öngörülmüş, "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde ise, tebliğ usûlüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolunacağı kurala bağlanmıştır. 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 21. maddesinde, "Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibarıyla tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. Bu kişilerin de bulunmaması hâlinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." düzenlemesi getirilmiş, "Muhatabın geçici olarak başka yere gitmesi" başlıklı 29. maddesinde, "21, 22, 23, 25, 26 ve 27'nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." kuralı yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan "..." isimli işyerinin, iki farklı bağımsız bina üzerinde kurulu olduğu ve B Blok için kat maliklerince oybiliği ile alınması gereken muvafakatnamenin tamamlanması gerektiğini bildirir 23/11/2023 tarihli yazının davalı idarede görevli zabıta memuru tarafından şirket yetkilisinin adreste bulunamadığından bahisle mahalle muhtarlığına bırakıldığı görülmüştür. Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, hükmî şahıslara yapılacak tebligatın öncelikle hükmî şahsın yetkilisine yapılması, yetkili kişinin bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise memur ve müstahdemlere tebligat yapılması gerekmektedir. Ancak, memur ve müstahdemlere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin işyerinde bulunamaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesi zorunludur. Davalı idare tarafından, davacı şirkete söz konusu muvafakatnameyi ibraz etmesi için verilen onbeş günlük süreye ilişkin ihbarname incelendiğinde, şirket yetkilisinin işyerinde bulunmadığı kaydı ile yetinilmek suretiyle, şirket çalışanı olup olmadığı ya da tebligatı alacak durumda kimsenin bulunmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeksizin ihbarnamenin doğrudan muhtara bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı ihbarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.