T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:24/05/2023 DAVANIN KONUSU:Konkordato (İİK'nın 308/b maddesine dayalı olarak açılan çekişmeli alacak tespiti istemi) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:24/05/2023 DAVANIN KONUSU:Konkordato (İİK'nın 308/b maddesine dayalı olarak açılan çekişmeli alacak tespiti istemi) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalının konkortado işlemlerinin yürütüldüğü Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası itibarıyla konkordato komiserine yaptıkları alacak başvurusunun 960.000,00-TL'sinin imtiyazlı, 82.330,12-TL'sinin imtiyazsız olmak üzere nisaba dahil edilip Mahkemece de tastik edildiğini, rehinle temin edilmemiş toplam 667.629,32-TL ticari alacakları ile çek riskinden kaynaklanan toplam 57.670,00-TL çekişmeli gayri nakdi olmak üzere toplam 725.299,32-TL alacaklarının ise kabul edilmediğini belirterek çekişmeli alacaklarının tespitini, akdi ve temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkili tarafından açılan konkordato talebine ilişkin dava üzerine davacı alacaklının net bir alacak miktarı belirtmeden müdahale talebinde bulunduğunu, konkordato komiser heyeti tarafından yapılacak alacaklılar toplantısı öncesinde davacı bankaya iadeli taahhütlü mektupla konkordato geçici mühlet kararının 04.12.2018 ilan tarihinde mevcut teminatlı ve teminatsız alacaklarını bildirmek üzere süre verildiğini, verilen süreye rağmen davacı banka tarafından komiser heyetine herhangi bir müracaatta bulunulmadığını, Mahkemenin 04/05/2019 tarihli kesin mühlet kararından sonra 09/03/2020 tarihinde tekrar alacak miktarının ayrıntılı olarak bildirilmesinin istenildiği, davacı tarafça yine gereken müracaatın yapılmadığını, müvekkilinin konkordato projesinin 13.01.2021 tarihli duruşma ile tasdik edilerek ticaret sicilinde ilan edildiğini, 16.04.2021 tarihinde açılan bu davanın İİK'nın 308/b maddesinde belirtilen süresinde açılmadığını, bu sebeple davacı banka alacağının komiser heyeti tarafından müvekkili işletmenin mizanına göre tespit edildiğini, usulüne uygun olarak alacak kayıt müracaatında bulunup bu müracaatı red edilmeyen davacının iş bu davasının usulden reddi gerektiğini, davacı banka alacağının konut kredisi ve genel kredi sözleşmesine dayanan alacaklar olduğunu, banka tarafından konut kredisinden kaynaklanan alacağın tahsili için Denizli 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, bu sebeple dava konusu olan çekişmeli alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olduğunu, İİK'nın 294/3 maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş alacağa kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, davacı bankanın ise dava konusu ettiği çekişmeli alacağının hangi tarihte doğduğunu ve konkordato ilan tarihinde mevcut olup olmadığını açıklamadığını belirterek davanın reddine ve %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; ... Esas sayılı dosyasında verilen konkordato projesinin tastikine ilişkin Mahkeme kararının 19.01.2021 tarihinde ilan edilmesi üzerine davacının ilan tarihinden itibaren 1 aylık süreyi geçirmeden (her ne kadar dava arabuluculuğa tabi değil ise de Yargıtay uygulaması gözetildiğinde) 18.02.2021 tarihinde arabulucuya müracaat etmesi ve 15.04.2021 tarihinde talebin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine 16.04.2021 tarihinde iş bu davayı açmış olması karşısında davalının davanın süresinde açılmadığından reddine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının geçici mühlet tarihi itibarıyla muaccel hale gelmiş ve tastik edilen projede kabul edilen adi alacağı dışında 718.280,58-TL adi alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile tasdik edilen konkordato projesinde kabul edilen alacak dışında davacının 718.280,58-TL adi alacağının bulunduğunun tespitine ve konkordato projesine göre davacıya ödenmesine karar vermiştir. Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin 24/02/2023 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...Davacı tarafın istinaf ettiği kısım karar tarihi olan 2022 yılı itibarıyla istinaf kesinlik sınırı olan 8.000 TL nin altında kaldığından HMK'nın 341/3 maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Uyuşmazlık, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının rehinle temin edilmeyen alacağına kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi suretiyle toplam borç miktarının belirlenip belirlenmediği, kabul edilen 718.280,58 TL adi alacağa tasdik edilen projede kabul edilen 82.330,12 TL alacağın dahil olup olmadığı noktasındadır. Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda özetle; ... esas numaralı dosyasından geçici mühlet tarihi olan 03.12.2018 itibariyle davacının toplam 718.280,58 TL alacağının olduğu; bu alacağının 389.943,56 TL'sinin rehinli, 44.230 TL'sinin garantili olduğu, kalan 328.337,02 TL'sinin de adi alacak niteliğinde olduğu, toplam alacak miktarının 14.03.2019 ihtarname tarihi itibariyle olduğundan, 389.943,56 TL'lik rehinli alacağa 14.03.2019 tarihinden itibaren temerrüt faizi ve faizin %5 oranında gider vergisi işletilmesi gerektiği; bu rapora yapılan itiraz üzerine alınan raporda ise özetle; davalının 960.000 TL bedelli ipoteğe konu borcunun 570.056,44 TL'sinin ödendiği, yapılan ödeme toplam borcundan mahsup edildiğinde ve ticari kredinin teminatsız olması nedeniyle geçici mühlet tarihi olan 03.12.2018 itibariyle davacının davalıdan olan adi alacağının 718.280,58 TL olduğu belirtmiştir. Ancak, davacı tarafından 14/12/2018 tarihi itibarıyla bildirilen toplam 1.345.673,92 TL alacağın 960.000 TL'si ipotekli 82.330,12 TL'si adi alacak olmak üzere toplam 1.042.330,12 TL'si projeye dahil edildiği halde, 03/12/2018 tarihi itibarıyla davacının kalan alacağının ne şekilde 718.280,58 TL olarak hesaplandığının anlaşılamaması, alacak hesabının kanunun "mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." hükmüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının ve tespit edilen 718,280,58 TL çekişmeli alağın kabul edilen 82.330,12 TL'lik alacak miktarı mahsup edilerek belirlenip belirlenmediğinin anlaşılamaması karşısında mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olmadığı kanaatine varılmakla kararın bu yönden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine" karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; "...Mahkememizce Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı gereğince aldırılan Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/04/2023 tarihli ek raporda ; Davacı Bankanın geçici mühlet tarihi 04.12.2018 itibariyle davalıdan 960.000,00 TL rüçhanlı alacak ve 108.152,87 TL Adi alacak olmak üzere toplam 1.068.152,87 TL alacağı bulunduğu, davacı tarafından 14.12.2018 tarihi itibariyle bildirilen toplam 1.345,673,92 TL alacağın; 960.000,00 TL tutarı ipotekli 82.330,12 TL tutarı adi alacak olmak üzere toplam 1.042.330,12 TL'sinin projeye dahil edildiği, projeye dahil edilen alacak toplamı 1.042.330,12 TL dikkate alındığında davacının projeye dahil edilmeyen 25.822,70 TL adi alacağın bulunduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili her ne kadar 24.05.2023 tarihli duruşmada işbu dava tarihinden sonra davacı banka ile davalı arasında protokol düzenlenmesi nedeniyle protokole uygun ödeme nedeniyle adi alacak içinde talep ettikleri 379.800,88 TL'nin dava tarihinden sonra yapılan ödeme üzerine konusuz hale geldiğini beyan etmiş isede bilirkişi raporuna göre konut kredisi alacağının ipotekle temin edilen imtiyazlı alacak tutarı içinde kaldığı ve davacının geçici mühlet tarihi itibari ile tespit edilen 108.152,87 TL'lik adi alacağının 82.330,12 TL'lik kısmının konkordato projesine dahil edildiği anlaşılmakla geçici mühlet tarihi itibari ile davacının davalı şirketten 25.822,70 TL adi alacağının bulunduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde görüleceği üzere çekişmeli hale gelen nakit alacaklarının rehinsiz ticari alacaktan oluşan ve toplam 667.629,32-TL çekişmeli nakdi alacaklarının bulunduğunu, çekişmeli hale gelen gayri nakit alacaklarının çek riskinden kaynaklı çekişmeli hale gelen toplam 57.670,00-TL çekişmeli gayri nakdi alacakları olmak üzere toplam nakit ve gayri nakit dava değeri olarak 725.299,32-TL çekişmeli alacaklarının bulunduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yaptıkları alacak bildirim beyan rakamları ve komiserlerin belirlediği rakamlar arasında meydana gelen rakamsal farklılıklar bulunduğunu, Mahkemenin müvekkili ... Bankası A.Ş.'nin nisaba dahil edilen borç olarak 960.000,00-TL imtiyazlı alacak ve 82.330,12-TL imtiyazsız alacak olarak komiser raporlarına göre kabul ettiğini ve Yerel Mahkemece bu şekilde tasdik edildiğini, bildirdikleri rakamlar ile tespit edilen rakamlar arasında farklılıklar ve çelişkiler bulunduğunu, boçlunun bankadan kullandığı ipotek bedeli dışında diğer kredilerin ipotek kapsamına alınamayacağını, bu kredilerin adi alacak niteliğinde olduğunu, dava dersdest iken ve itiraz ettikleri halde bilirkişinin ve mahkemenin alacak tutarını değiştirmesinin müsebbihi olan 06/08/2021 tarihli protokolün 6. maddesinde ''protokole konu itfa planının borçlularca mevcut davalarda ileri sürülemeyeceğinin'' açıkca yazdığını, buna rağmen bilirkişinin ve Mahkemenin ilgili protokole göre alacak rakamlarını düşürmek suretiyle hüküm kurmasının hatalı olduğunu, kaldı ki karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, dava açıldığı tarihte davacının kusurunun olmaması ve davanın ilgili kısmının konusuz kalması halinde karşı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan komiserler kurulunca kabul edilmeyen nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Öncelikli olarak uyuşmazlığın çözümü bakımından yasal düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. İİK'nın "Konkordatonun Hükümleri" başlıklı 308/c maddesinde; ''Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hale gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hale geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir.'' hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince konkordato İİK'nın 308/c maddesinin 3. fıkrasında sayılan alacaklar dışında tüm alacaklar için mecburi olduğundan alacaklının konkordatoya tabi alacağını konkordato hükümleri dışında ileri sürme olanağı bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen yasal hükümler göz önünde bulundurulduğunda mühlet kararından önce doğan alacaklar konkordatoya tabi olup konkordato bu alacaklar için mecburi olduğundan alacaklının alacağını bildirmesi üzerine borçlunun alacağı kısmen veya tamamen kabul etmemesi halinde kabul edilmeyen alacak çekişmeli alacak haline gelmekte olup, İİK'nın 302/6. bendine göre çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların da konkordato alacakları kapsamında hesaba katılması ve konkordatoya tabi alacaklar içerisinde yer alıp almayacağı konusunda mahkemece bir karar verilmesi, kabul edilmeyen alacak bakımından ise İİK'nın 308/b maddesi gereğince tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içerisinde dava açılması ve çekişmeli alacağın tespit edilerek konkordatoya tabi olarak ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı öncesinde bankacı bilirkişiden rapor alındığı, ... tarihli kök bilirkişi raporunda; geçici mühlet tarihi olan 03.12.2018 itibariyle davacının toplam 718.280,58-TL tutarındaki alacağının 389.943,56-TL'lik kısmının rehinli alacak, rehni aşan adi alacak miktarının 328.337,02-TL olarak tespit edildiği, toplam alacak miktarına 14.03.2019 ihtarname tarihi itibariyle (rehinli alacak tutarının 389.943,56-TL'lik kısmına) temerrüt faizi ve faizin %5 oranında gider vergisi işletilebileceğinin tespit edildiği, daha sonra İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alındığı, 15/09/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; geçici mühlet tarihi olan 03.12.2018 itibariyle ticari kredinin teminatsız olması nedeniyle davacının davalıdan adi alacak tutarının 718.280,58-TL olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince ek bilirkişi raporu nazara alınarak geçici mühlet tarihi olan 03.12.2018 itibariyle davacının davalıdan olan adi alacağının 718.280,58-TL olarak belirlenmesine dair verilen kararın Dairemiz kaldırma kararı ile; "...mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olmadığı kanaatine varılmakla kararın bu yönden kaldırılmasına..." gerekçesi ile kaldırılmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında da dosya daha önce kök ve ek bilirkişi raporu tanzim eden bilirkişiye tevdi edilerek 2. ek bilirkişi raporunun alındığı, söz konusu 24/04/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; davacı bankanın geçici mühlet tarihi olan 04.12.2018 itibariyle davalıdan 960.000,00-TL rüçhanlı alacak ve 108.152,87-TL adi alacak olmak üzere toplam 1.068.152,87-TL alacağı bulunduğu, davacı tarafından 14.12.2018 tarihi itibariyle bildirilen toplam 1.345,673,92-TL alacağın 960.000,00-TL tutarı ipotekli, 82.330,12-TL tutarı adi alacak olmak üzere toplam 1.042.330,12-TL'sinin projeye dahil edildiği, projeye dahil edilen alacak toplamı 1.042.330,12-TL dikkate alındığında 25.822,70-TL adi alacağın çekişmeli alacak olduğunun belirlendiği, İlk derece Mahkemesince söz konusu rapor hükme esas alınarak karar verilmişse de; Dairemiz kaldırma kararında da belirlendiği üzere düzenlenen bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı belirtilmesine rağmen daha önce rapor tanzim eden bilirkişiden 2. ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle karar tesisi hatalı olmuştur. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarının tamamında birbirinden farklı sonuçlara varılmış olup alınan ek bilirkişi raporları ile de çelişki hüküm kurmaya elverişli şekilde giderilmeksizin İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulmuştur. Davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; rüçhanlı alacağın konut finansman kredisine ilişkin olduğu ve yapılan protokol ile bu krediye ilişkin borcun yapılandırılarak ödeme planına bağlandığından 960.000,00-TL rüçhanlı alacağın mahsup edilmemesi gerekirken mahsubu sonucu adi alacağının eksik hesaplandığı hususunda itiraz edilmişse de İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazları giderilmemiştir. Yukarıda yazılı hususlar çerçevesinde yeni bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken yetersiz ve çelişkili tespitler içeren bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesi isabetsiz olup davacı yanın bu hususa ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; davalı yanın kullandığı kredilere ilişkin tüm kayıtlar, hesap özetleri ve ödemelere ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek yine konut finansman kredisine ilişkin ipotek akit tablosu dosya kapsamına alınarak ipoteğin yalnızca konut finansman kredisine ilişkin olup olmadığı, buna ilişkin dosya kapsamına sunulan protokolün uygulanıp uygulanmadığı, ödemelerin yapılıp yapılmadığı ve ipoteğin kaldırılıp kaldırılmadığı, bu bağlamda tasdik edilen konkordato projesine dahil edilen rehinli alacağın, çekişmeli alacağın tespiti için mahsubu gerekip gerekmediğinin şüpheye mahal verilmeksizin tespiti ile davacı yanın bilirkişi raporuna karşı itirazları da giderilerek Dairemizin ilk kaldırma kararında belirtilen hususlar da dikkate alarak, bankacı ve konkordato konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu alınarak gerekirse banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de tanınarak yukarıda yazılı hususlarda hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. Kabule göre de; eldeki davanın alacaklı ile borçlu arasında geçen gerçek anlamda bir eda davası olmadığından dava sonunda verilen hükmün yalnız konkordato talep eden borçlunun konkordato projesine katılıp katılmayacağı veya ne miktarda katılacağını belirlemeye yönelik olacağından davanın bu niteliğine göre alacak davasından farklı olarak, bu dava niteliğine göre maktu harca tabidir. Bu nedenle davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir. Ayrıca davacı banka gayri nakit alacağının da tahsilini talep ettiği, oysa ki davacı bankanın gayri nakdi alacak talebi "erteleyici koşula bağlı" alacaklardan olup, davacı bankanın ancak "erteleyici koşula bağlı" iş bu alacağının depo edilmesini talep edebileceği, ancak davacının dava dilekçesindeki talebinin gayri nakit alacağının depo edilmesine yönelik olmayıp tahsile yönelik olduğu gözetilerek gayri nakdi alacağa ilişkin talebin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken gayri nakdi alacaklara ilişkin hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de hatalıdır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7- Denizli İcra Müdürlüğü'nün 29/08/2023 tarih, ... nolu mehil belgesine sunulan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2023 tarihli ve ... Esas sayılı teminat mektubunun talebi halinde İcra Müdürlüğünce davacıya İADESİNE, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16/12/2025 ...