9. Hukuk Dairesi 2015/14749 E. , 2017/5276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi dava
**9. Hukuk Dairesi 2015/14749 E. , 2017/5276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.03.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin, Irak'ın kuzeyinde bulunan davalıya ait şantiyelerde demirci ustası olarak 15.03.2006-Mart 2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, ücretin günlük 39 $ ve aylık 1170 $ olduğunu, çalışmanın haftanın 6 günü günde 9 saatten az olmamak üzere yapıldığını, ücretin yarısının banka kanalı ile yarısının elden ödendiğini, müvekkilinin ailevi sorunlarını halletmek ve süresi dolmakta olan pasaportunun süresini uzatmak için Şubat 2011 tarihinde şirket formeni Zülküf ( Nihat) isimli kişiden izin alarak yurda döndüğünü işlerini ve pasaport süresini uzattıktan sonra 25.02.2011 tarihinde işe başladığını, 3 gün çalıştıktan sonra genel formen Hamza Ayık’ın kendisini çağırarak neden işe geç geldiğini sorduğunu, Zülküf adlı kişiden izin aldığını mazeretini bu kişiye bildirdiğini söylemesine rağmen kendisine ağza alınmayacak sözler söylemek suretiyle kovduğunu, müvekkilinin bu nedenle yurda dönmek zorunda kaldığını, üç günlük ücret alacağının bulunduğunu, yurda döndükten 40 gün kadar sonra iş akdinin feshi ile ilgili ihtarnamenin gönderildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının 01.12.2006 tarihinde aylık 500 $ ücretle Irak’ta çalışmaya başladığını, çalışma saatlerinin 08.00-17.00 saatleri arası olduğunu, Cuma günü tatil yapıldığını, dini bayramların l.günü ile nevruz bayramında çalışma yapılmadığını, davacının 03.02.2011 tarihinde 6 günlük ücretsiz izin kullanarak yurda döndüğünü, izin süresi bitimi olan 09.02.2011 tarihinde dönüp işbaşı yapmadığını, kendisine 11.04.2011 tarihinde ihtarname çekildiğini ve ihtamame gerekleri yerine getirilmediği için iş sözleşmesinin iş yasasının 25/II-g maddesine göre haklı olarak sona erdirildiğini, ücret alacağı talebinin asılsız olduğunu, tatil günlerinde çalışmadığını, ödemelerin şantiyede yapıldığını, aylık ücretlerin Türkiye’deki hesaplarına yatırıldığını savunarak; davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- İş sözleşmesinin ne şekilde sona erdiği ve işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davacı, ailevi sorunlarını halletmek ve süresi dolmakta olan pasaportunun süresini uzatmak için Şubat 2011 tarihinde şirket formeni Zülküf ( Nihat) isimli kişiden izin alarak yurda döndüğünü işlerini ve pasaport süresini uzattıktan sonra 25.02.2011 tarihinde işe başladığını, 3 gün çalıştıktan sonra genel formen Hamza Ayık’ın kendisini çağırarak neden işe geç geldiğini sorduğunu, Zülküf adlı kişiden izin aldığını mazeretini bu kişiye bildirdiğini söylemesine rağmen kendisine ağza alınmayacak sözler söylemek suretiyle kovduğunu ve bu nedenle yurda dönmek zorunda kaldığını iddia etmiştir. Davalı ise davacının, 03.02.2011 tarihinde 6 günlük ücretsiz izin kullanarak yurda döndüğünü, izin süresi bitimi olan 09.02.2011 tarihinde dönüp işbaşı yapmadığını, kendisine 11.04.2011 tarihinde çekilen ihtamame gerekleri yerine getirilmediği için iş sözleşmesinin iş yasasının 25/lI-g maddesine göre haklı olarak sona erdirildiğini savunmuştur. Mahkemece; her ne kadar davacı tanık beyanları davacının iddiasını destekler nitelikte beyanda bulunsalarda, celbedilen yurda giriş ve çıkış kayıtları dikkate alındığında, davacı işçinin 02.02.2011 tarihinde yurda giriş yaptığı ve bu tarihten sonra çıkış kaydının bulunmadığı dolayısı ile izin dönüşü Kuzey Irak'taki şantiye amiri ile yaptığı tartışma sonucunda işine son verildiği yönündeki davacı iddiasının ispatlanamadığı, davacı işçinin izin süresi sonunda tekrar işe dönmediği gerekçeleri ile kıdem ve ihbar tazminatlarının reddine hükmedilmiştir. Gerekçeli kararda belirtildiği üzere yargılama sırasında celbedilen kayıtlardan, davacının en son 02.02.2011 tarihinde yurda giriş yaptığı ve bu tarihten sonra ise yurt dışına çıkış yapmadığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı vekilince temyiz aşamasında sunulan pasaport suretinde "25 FEB 2011 ve 27 FEB 2011" yazılı arapça vize kaşeleri bulunmaktadır. Bu hususta gerekli araştırma yapılarak, davacının 02.02.2011 tarihinden sonra yurt dışına çıkıp çıkmadığı somut bir biçimde tespit edilmeli ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.