Araştırma Makalesi/Research Article İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, Haziran 2023; (41): 49-74 Geliş/Received: 15.10.2022 | Kabul/Accepted: 02.05.2023 | Yayın/Published: 30.06.2023 Atıf/Citation: Pekdemir, Şevket. “İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz)”. İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023), 49-74./Pekdemir, Şevket. “Approaches to Risk Factor in Islamic Finance (A Critical Analysis)”. Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023), 49-74.
Araştırma Makalesi/Research Article İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, Haziran 2023; (41): 49-74 Geliş/Received: 15.10.2022 | Kabul/Accepted: 02.05.2023 | Yayın/Published: 30.06.2023 Atıf/Citation: Pekdemir, Şevket. “İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz)”. İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023), 49-74./Pekdemir, Şevket. “Approaches to Risk Factor in Islamic Finance (A Critical Analysis)”. Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023), 49-74. https://doi.org/10.59777/ihad.1189823 İntihal/Plagiarism: Bu makale en az iki hakem tarafından incelendi ve intihal içerme- diği teyit edildi./This article has been reviewed by at least two referees and scanned via a plagiarism software. © Şevket PEKDEMİR | CC BY-NC-ND 4.0 International İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) Şevket PEKDEMİR Doç. Dr., Ordu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Fıkıh Anabilim Dalı Assoc. Prof. Dr., Ordu University Faculty of Theology Department of Fiqh Ordu/TÜRKİYE ***@***.*** | orcid.org/0000-0001-7656-5348 Özet İslâm ekonomisinin temel kuralları Hz. Peygamber döneminde vahiyle belirlenmiş ve birçok İslâm ülkesinde uygulanarak zamanla gelişmiş olmakla birlikte modern anlamda İslâmi finans faaliyetlerinin 20. yy’da başladığı kabul edilir. Ulemanın ellerinde şekille- nen geleneksel iktisadi anlayış bu tarihten itibaren ilk olarak teorik düzeyde yapılmaya başlamıştır. Bu dönem, Batılı bankaların İslâm ülkelerinde faizli bankalar kurması, özel- likle II. Dünya Savaşından sonra siyasi bağımsızlığın yanı sıra ekonomik bağımsızlığı da kazanma çabaları, petrol zengini Müslüman iş adamlarının desteği, İslâm dünyasını kü- resel finans sistemine kazandırma isteği, konvansiyonel finans sisteminde yaşanan krizler, kaybedilen değerleri yeniden kazanma arzusu gibi birtakım iç ve dış dinamikle- rin etkisiyle çoğu zaman modernist/reformcu olarak nitelenen bir avuç entelektüel İslâm bilgininin çabalarıyla şekillenmiştir. Teoriden pratiğe geçiş aşamasında modern İslâmi finansın kurumsallaştığı ilk alan ban- kacılıktır. Bu bağlamda 1963’te Malezya’da kurulan Tabung Haji Şirketi ve Mısır’da Ah- mad en-Neccar tarafından kurulan Mit Ghamr Tasarruf Bankası İslâmi bankacılığın ilk örnekleridir. 1975 yılında İslâm Kalkınma Bankası’nın kurulmasıyla birlikte hem İslâm dünyasında hem de batılı ülkelerde finansal kurumsallaşmalar hızlanmıştır. Küresel fi- nanstaki payı hızla artan İslâmi finans, günümüzde dünyanın seçkin üniversiteleri başta 50 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 olmak üzere birçok eğitim kurumunda teorik olarak en üst seviyede ele alınmakta; ban- kacılık, sigortacılık ve sermaye piyasalarında da uygulanmaktadır. Modern konvansiyonel finans birçok aşamalardan geçerek günümüze kadar gelmiştir. Bu zaman diliminde finans yaklaşımı, birçok değişime uğramış, klasik teori ve model- lere pek çok alternatif geliştirilmiştir. Bir yaklaşım tarafından açıklanamayan noktalar veya eksiklikler başka bir yaklaşım tarafından açıklanmaya çalışılmış böylece sistemin güçlenerek gelişmesi sağlanmıştır. Bu nedenle günümüzde şiddetle savunulan ve mü- kemmel görülen teorilerin yakın bir gelecekte eleştirilmesi ve yetersiz sayılması kaçı- nılmazdır. Tarihsel süreçte İslâmi finansın da benzer aşamaları yaşaması kuvvetle muh- temel bir olasılıktır. Çünkü küresel ekonominin önemli bir parçasını oluşturan İslâm dünyasının hâkim anlayıştan etkilenmemesi, zamanla finansal birikimin artmasıyla kendi iç dinamiklerinden yeni teorileri geliştirmemesi mümkün değildir. Zira İslâmi fi- nans sisteminin konvansiyonel finans içerisindeki yeri karşılaştırıldığında faiz gibi te- mel farklılıkların yanı sıra finansal araçlar ve işleyiş bakımından birçok benzerliklerin de olduğu görülmektedir. Bu durum uluslararası finansal sistemle entegrasyonu sağlasa da alternatif olamama ve özgün niteliği koruyamama eleştirilerine sebep olmaktadır. Buna karşılık tüm ekonomiyi İslâmi kriterlere göre yeniden yapılandırma çabasının, te- orik mi yoksa kavramsal/lafızcı mı ele alınması gerektiği iyi değerlendirilmelidir. İslâmi finansa yön veren kişi ve kuruluşlar konvansiyonel finansın temelini oluşturan risk teorisinden etkilenerek İslâmi finansın risk paylaşımı üzerine kurulduğunu iddia etmiştir. Bu söylem, tüm çevreler tarafından kabul edilen bir görüş olarak sunulmuş finansal faaliyetlerde kazancı meşrulaştıran tek ilke haline dönüştürülmüştür. Bu ne- denle çalışmadaki amacımız risk kavramının İslâmi finansa nasıl girdiğini araştırmak, klasik dönem fakihlerinin risk kavramına bakış açısını yansıtmak, çağdaş İslâm bilgin- lerinin konuyla ilgili olumlu ve olumsuz görüşlerine yer vererek İslâmi finansın oda- ğında risk unsurunun olduğu iddiasının yeterliliğini tespit etmektir. Bu bağlamda lite- ratür taraması yapılarak konuyla ilgili veriler iki grupta toplanmış mukayeseli olarak analiz edilmiştir. Çalışmada klasik fıkıh öğretisinde risk kavramına olumsuz yaklaşıl- dığı, kârı meşrulaştıran bir unsur olarak görülmediği, risk kavramının batılı iktisatçılar tarafından geliştirildiği, konvansiyonel finansa İslâmi finanstan çok önce girdiği, İslâmi finansın sadece risk paylaşımı üzerine inşa edilmesinin eksik bir değerlendirme olacağı sonuçlarına ulaşılmış, batı kaynaklı “risk teorisi” yerine İslâmi finansın özgün tarafını ve alternatif olma özelliğini yansıtan “kar teorisi”nin geliştirilmesi gerektiği önerilmiş- tir. Anahtar Kelimeler: İslâmi Finans, Konvansiyonel Finans, İktisat, Risk, Kâr. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 51 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 Approaches to Risk Factor in Islamic Finance (A Critical Analysis) Summary Islamic financial activities in the modern sense are generally recognized to have started in the 20th century, despite the fact that the basic principles of the Islamic economy were established by revelation during the Prophet's time and evolved over time by be- ing applied in many Islamic countries. Since this period, the traditional economic un- derstanding that the ulema shaped has finally started to be developed on a theoretical basis. This period was shaped by the efforts of a handful of intellectual Islamic scholars, often referred to as modernist/reformist, with the influence of some internal and external dynamics, such as the establishment of interest-bearing banks in Islamic co- untries by Western banks, the efforts to achieve both economic independence and po- litical independence, especially after World War II, the support of oil-rich Muslim busi- nessmen, the Islamic world's desire to integrate itself into the global financial system, the crises in the traditional financial system, and the desire to regain lost values. Banking was the first area where modern Islamic finance was institutionalized during the transition from theory to practice. In this context, Tabung Haji Company founded in Malaysia in 1963 and Mit Ghamr Savings Bank founded by Ahmad en-Neccar in Egypt are the first examples of Islamic banking. With the foundation of the Islamic Develop- ment Bank in 1975, financial institutionalization accelerated both in the Islamic world and in Western countries. Islamic finance, whose share in global finance is rapidly inc- reasing, is theoretically addressed at the highest level in many educational institutions, especially in the world’s top universities, and is also applied in banking, insurance, and capital markets. Modern conventional finance has passed through many stages and has lasted to the present day. The finance approach has undergone many changes throughout this time, and many alternatives to classical theories and models have been developed. In order to strengthen and develop the system, points or deficiencies that could not be addres- sed by one approach were attempted to be explained by another. Therefore, it is ine- vitable that the theories that are currently strongly supported and seen as ideal will be criticized and considered insufficient in the near future. It is very likely that Islamic finance will go through similar stages in the historical process. This is because it is im- possible for the Islamic world, which is a significant contributor to the global economy, not to be affected by the dominant understanding and to avoid creating new theories based on its own internal dynamics as financial accumulation increases over time. In fact, when the Islamic financial system’s place in conventional finance is compared, it is seen that there are many similarities in terms of financial instruments and functio- ning as well as fundamental contrasts such as interest. Although this situation provides 52 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 integration with the international financial system, it has been criticized for not provi- ding an alternative and for failing to maintain the original quality. On the other hand, the effort to restructure the whole economy according to Islamic criteria should also be considered whether the issue should be evaluated theoretically or conceptually/ver- bally. By being affected by the risk theory that forms the basis of conventional finance, indi- viduals and organizations guiding Islamic finance have stated that Islamic finance is founded on risk sharing. This discourse has been presented as a commonly accepted opinion and has been transformed into the only principle that legitimizes earnings in financial activities. The purpose of this study is to demonstrate the insufficiency of the claim that Islamic finance has a risk element in the focus and its value in resources, as well as to question the validity of the risk theory, which includes arguments and evi- dence addressed to the majority's opinion. In this regard, in the article, the attitude of the early period fuqaha toward risk, the importance of risk in the Islamic economy, and when the concept of risk took on economic significance have been compared with con- ventional finance. As a result, it has been highlighted that building Islamic finance only on risk sharing would be an inadequate evaluation by determining an economic equi- valent of the concept of risk in classical sources as well as verses and hadiths. As a mat- ter of fact, while risk theory has highlighted and strengthened one aspect of Islamic finance, a significant part of it has been neglected. Keywords: Islamic Finance, Conventional Finance, Economy, Risk, Profit. Giriş İlk çağlardan itibaren her dönemde birçok alanda kendisini endişelendiren veya umutlandıran durumlarla karşılaşan insanoğlunun risk kavramını ne zaman kullan- maya başladığı kesin olarak bilinmemekle birlikte etimolojik kökeni hakkında farklı gö- rüşler oluşmuştur. Bazı dilbilimciler risk kavramının Latince “sarp kayalık” anlamına gelen “rhiza” kelimesinden türetildiği, kayalıklarla çevreli deniz kıyılarındaki yolculuğun tehlikesini ifade etmek için kullanıldığı görüşündedir.1 Diğer taraftan risk kelimesinin Latincede “kısa kesmek” anlamındaki “resegare” kelimesinden türetilen “resicum”, “risicum”, “riscus” sözcüklerine dayandığı da iddia edilmiştir.2 Risk sözcüğünün eski İtalyanca'da 1 Suat Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma (Sakarya: Sa- karya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2013), 9; Aysu Çuhacı, “Ulrıch Beck’in Risk Toplumu Kuramı”, İstanbul University Journal of Sociology 3/14 (2012), 134. 2 Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma, 9. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 53 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 “risicare” fiilinden türemiş olup “cüret etmek” anlamında kullanıldığı da ifade edilmiş- tir.3 Tarihçi Benjamin Z. Kedar’a göre risk, Arapça “rızk” kelimesinden türetilmiştir. Ancak bilim dünyası bu görüşe pek itibar etmemiştir.4 Amerikalı finans tarihçisi Berns- tein ise, modern risk kavramının köklerini 12.-13. yüzyılda Avrupa’ya ulaşan Hint-Arap rakam sistemine dayandırır.5 Buna karşılık risk kavramının yakın tarihte kullanılmaya başlandığını iddia eden bilim insanları da olmuştur. Örneğin Giddens, riskin ilk dönemlerden itibaren bilinen bir kavram olmadığını 16. ve 17. yüzyıllarda Batılı kâşifler tarafından kullanılmaya baş- landığını iddia etmiştir.6 Günümüzde sosyal bilimlerden fen ve sağlık bilimlerine kadar birçok disiplinde oldukça yaygın olarak kullanılan risk kavramı farklı şekillerde tanımlanmıştır. Bu bağ- lamda öncelikle biri dilciler diğeri de bankacılar tarafından kabul edilen sözlük anla- mına yer verelim. Türk Dil Kurumu riski “zarara uğrama tehlikesi, riziko” şeklinde tanımlamıştır.7 Bunun yanı sıra risk, karşılaşılabilecek tehlikeli durumları, insanların endişelerini an- latmak üzere kullanılan bir sözcük olarak da tanımlanmaktadır.8 Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) sözlüğünde Risk “meydana gelmesi muhtemel tehlike” olarak tanımlanmıştır. Yukarıda görüldüğü her iki alanda da risk gelecekte olabilecek tehlikeyi ifade et- mek için kullanılmaktadır. Konumuzla ilgili olarak ekonomi dünyasında da riskin sözlük anlamıyla ilişkilen- dirilerek kullanıldığını görmekteyiz. Örneğin iktisatçılar riski para veya menkul 3 Peter l. Berstein, Tanrılara Karşı Riskin Olağanüstü Tarihi (İstanbul: Scala Yayıncılık, 2020), 26. 4 Adnan Abdullah Muhammed Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi (Virginia, el-Me'hadü'l-âlî li'l-Fikri'l-İslâmi, 2010), 39; Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım- laşma, 9; Ömer Tozal, İslâm Borçlar Hukukunda Risk (Ankara: Sonçağ Akademi, 2022), 12. 5 Bernstein, Tanrılara Karşı Riskin Olağanüstü Tarihi, 21. Ayrıca bkz. Ömer Tozal, “Riskin Etimolojisi ve Tarihi Serancamı”, Bitlis İslâmiyat Dergisi 4/2 (2022), 37. 6 Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma, 9; Mehmet Saraç- M.B. Kahyaoğlu, “Risk Algısının Tarihsel Gelişimi”, Finans Politik Ekonomik Yorumlar 48/556 (2011), 32. 7 Heyet, Türkçe Sözlük (Ankara: Türk Dil Kurumu, ts.) “R” maddesi. 8 Çuhacı, “Ulrıch Beck’in Risk Toplumu Kuramı”, 134. 54 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 kıymetin gelecekte değer kaybetme ya da kayba maruz kalma olasılığı olarak tanımlan- maktadır.9 Modern finansta ise genel olarak, beklenen getirinin gerçekleşen getiriden farklı olması şeklinde tanımlanmıştır. Bunun yanı sıra finansal kayıplara uğrama olasılığı, beklenmedik sonuçlar, negatif veya pozitif değişimler olarak da ifade edilmiştir.10 Dola- yısıyla risk umulmayan olaylardan doğabileceği gibi umulan olaylardan da meydana ge- lebilir.11 Bazı iktisatçılara göre risk, tam ve net olarak bilinememe, zamanla değişiklik gösterebilme, olumsuz sonuçlar doğurabilme ve yönetilebilir nitelikte olmama gibi özelliklere sahiptir.12 Risk, yatırımdan sağlanacak getirinin kesin olarak bilinmemesi se- bebiyle ortaya çıkmaktadır. Buna göre karar verildiği andaki koşullar değişmese risk de oluşmaz.13 Buna karşılık bazı iktisatçılara göre risk ile belirsizlik bir kısım özellikler ba- kımından farklılaşır. Örneğin olasılık ve istatistik biliminin gelişmesiyle birlikte risk, tahmin edilebilir ve ölçülebilir olması bakımından belirsizlikten ayrılır. Buna göre be- lirsizlikte tesadüfilik, riskte ise ölçülebilirlik esastır. Ayrıca risk, bilgi bakımından da be- lirsizlikten farklı özelliğe sahiptir. Çünkü riskte bilgi, belirsizlikte ise bilgisizlik söz ko- nusudur. Riske bilgi niteliği kazandıran unsur geçmişe yönelik yapılan istatiksel veriler ve olasılık hesaplamalarıdır. Belirsizlikteki bilgisizliğin nedeni ise öngörülemezlik ve öl- çülemezliktir.14 Batılı iktisatçılar tarafından yapılan tasniflerin bir benzeri İslâm 9 Selin Sarılı, Finansal Varlık Fiyatlama Modellerinin Zaman Serisi ve Panel Veriyle Analizi: Türkiye’de Banka Hisse Senetleri Üzerine Uygulama (İstanbul: Marmara Üniversitesi Bankacılık Ve Sigortacılık Enstitüsü, Doktora Tezi, 2014), 3; Eısa Pagheh, Firmaların İşletme Sermayesi Düzeyleri ile Getiri, Risk ve Karlılık Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Borsa İstanbul’da Ampirik Bir Çalışma (Erzurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 2018), 82. 10 Hasan Selçuk - K.Batu Tunay, Ticari Banka Yönetiminin Temelleri (Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık, 2014), 87; Pagheh, Firmaların İşletme Sermayesi Düzeyleri ile Getiri, Risk ve Karlılık Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Borsa İstanbul’da Ampirik Bir Çalışma, 76.; Ayşe Çomak, Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli Çerçevesinde Risk Getiri İlişkisi ve İMKB’ye Bir Uygulama (İstanbul: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2009), 8; Selçuk - Tunay, Ticari Banka Yönetiminin Temelleri, 170; Sarılı, Finansal Varlık Fiyatlama Modellerinin Zaman Serisi ve Panel Veriyle Analizi: Türkiye’de Banka Hisse Senetleri Üzerine Uygulama, 35. Ayrıca bkz. Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik (Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik), 29057 (11 Temmuz 2014), Kanun No. md. 3., 3. 11 Selçuk - Tunay, Ticari Banka Yönetiminin Temelleri, 88. 12 Sarılı, Finansal Varlık Fiyatlama Modellerinin Zaman Serisi ve Panel Veriyle Analizi: Türkiye’de Banka Hisse Senet- leri Üzerine Uygulama, 35. 13 Pagheh, Firmaların İşletme Sermayesi Düzeyleri ile Getiri, Risk ve Karlılık Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Borsa İstanbul’da Ampirik Bir Çalışma, 78. 14 Frank H. Knight, Risk, Uncertainty and Profit (Boston: The Riverside Press, 1921), 233; A. Dinç Alada, İktisat Felsefesi ve Belirsizlik (İstanbul: Bağlam Yayıncılık, 2000), 69,70; Timuçin Yalçınkaya; “Risk Ve Belirsizlik İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 55 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 dünyasında riskin olumlu ve olumsuz kısımlara ayrılmasında görülür. Bu bağlamda ti- carette kar veya zarar ihtimali olumlu risk olarak değerlendirilirken akdi ifsad eden ga- rar ve cahaletle haksız kazanca sebep olan kumar, olumsuz risk kapsamında ele alınmış- tır.15 Buradan hareketle başlangıçtan günümüze kadar tarihsel süreçte risk kavramı- nın denizcilik terimi olarak kullanılmasından bankacılık terimi olarak kullanılmasına kadar anlam ve içerik yönünden farklılık taşıdığı, ekonomi başta olmak üzere bilim dün- yasında ve gündelik yaşamda yaygınlaşan bir kullanıma sahip olduğunu söyleyebiliriz. 1. Riskin İslâmi Finansın Temel Unsuru Olduğunu Savunanlar ve Delilleri Çağdaş İslâm hukukçularının çoğunluğu İslâmi finansın temelinde risk unsuru olduğu görüşündedir. Günümüzde Abbas Mirakhor bu görüşün en önemli savunucuları arasında yer alır.16 Mirakhor’un söylemlerinden etkilenen özellikle Malezya’da İslâmi finansın önde gelen isimlerinden Zeti Akhtar Aziz de bu görüşün önde gelen isimlerin- dendir.17 Konuyu teorik düzlemde müstakil olarak ele alan ilk kişi diyebileceğimiz Uveyza da riskin İslâmi finansın temelini oluşturduğu görüşündedir.18 Uluslararası İslâmi Finans Eğitim Merkezi(ISRA), Cidde’de İslâmi Araştırma ve Eğitim Enstitüsü, İn- giltere’de Durham Üniversitesi İslâmi Finans programı koordinatörlüklerinde düzenle- nen toplantılarda, özellikle Kuala Lumpur ve Cidde bildirilerinde, konvansiyonel finan- sın merkezini riskin transferi oluştururken İslâmi finansın özünü risk paylaşımının oluşturduğu deklare edilmiştir.19 İslâmi finansın temelini risk unsurunun oluşturduğunu, riskin kazancın meşrui- yet şartlarından biri olduğunu savunan İslâm hukukçularının delilleri şunlardır. i. Kur’ân’da birçok ayette bazı hakların ancak sorumluluk üstlenmekle kazanıla- bileceğinin ifade edilmesi risk-getiri ilişkisine işaret etmektedir. Örneğin “Emzirmeyi tamamlamak isteyenler (baba)için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara Algılamasının İktisadi Davranışlara Yansımaları”, Muğla Üniversitesi İİBF Tartışma Tebliğleri (2004/05), 9- 10. Bu kısım değerlendirme başlığında ayrıca ele alınacaktır. 15 Bkz. Mehmet Onur, İslâm Borçlar Hukukunda Risk Teorisi ve Rizikolu Akitler (Ankara: Astana Yayınları, 2018), 81,83; Tozal, İslâm Borçlar Hukukunda Risk, 80-89. 16 Daromir Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler (İstanbul: Albaraka Yayınları, 2021), 113. 17 Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler, 116. 18 Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 50. 19 Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler, 102,103. 56 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 uğratılmasın. (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur.”20 ayetinde varis akra- balar malından faydalanmanın karşılığında ebeveyni ölen çocuğun nafakasını karşıla- makla sorumlu tutulmuştur.21 “Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır.”22 ayetinde ise eşlerin hakları ile sorumlulukları arasında ilişki kurulmuş, “Allah'ın kimini kimine üstün kıl- masından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarf etmelerinden dolayı erkekler kadınlar üzerine hâkimdirler.”23 ayetiyle de erkeğin, kadın üzerinde hâkim olması, sorumlulu- ğunun daha fazla olmasına bağlanmıştır. 24 “Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, malla- rınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin.”25 ayetine göre bir başkasının malı ancak kendi rızasıyla, şer’î bir hükümle ya da bir şey karşılığında alınabilir. Şer’î bir hüküm veya kendi rızası yoksa başkasının malını almanın tek yolu bir şey karşılığında olmasıdır. Karşılık unsurları ise amel/çalışma veya başka bir mal olabilir. Bu durumda kazanç ancak iş riskini ve mülkiyet riskini üstlenmekle meşruiyet kazanır.26 ii. Kur’ân’da olduğu gibi bazı hadislerde de menfaat sağlama risk üstlenmeye bağlanmıştır. Hz. Ayşe’den nakledilen “Bir adam köle satın aldı. Köle bir müddet adamın yanında kaldı. Sonra adam, kölede bir kusur tespit etti. Bunun üzerine meseleyi Resu- lullah’a söyledi. Resulullah da köleyi eski sahibine geri verdi. Adam, ‘Ey Allah'ın Resulü; (yanında kaldığı sürece) kölemden istifade etti’ dedi ise de, Resulullah: ‘Menfaat, yü- kümlülük karşılığındadır.’ buyurdu.”27 hadisi ile “Zararı tazmin edilmeyen malın ka- zancı ve mülkiyette bulunmayan malın satımı helâl değildir.”28 rivayeti helal kazancın risk üstlenmekle bağlantısını ortaya koymaktadır.29 20 el-Bakara 2/233. 21 Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 50. 22 el- Bakara 2/228. 23 en-Nisâ 4/34. 24 Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 50. 25 en-Nisâ 4/29. 26 Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 54. 27 Ebû Abdillâh Muhammed b. Yezîd Mâce el-Kazvînî, es-Sünen (Beyrut: Dâru’r-risaleti’l-alemiyye, 2009), “Ticarat”, 43; Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ b. Sevre et-Tirmizî, Sünen (Beyrut: Daru’l-ğarbi’l-İslâmi, 1998), “Buyû’”, 53; Hâkim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek ale’s-Sahîhayn (Beyrut: Daru’l-kütübi’l-ilmiyye, 1990), “Buyû’”, 5. 28 et-Tirmizî, “Buyû’”, 19. 29 Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler, 209. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 57 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 iii. Sahabe dönemindeki bazı olaylar da kârın meşruiyetinin risk üstlenmeye bağ- landığını göstermektedir. Örneğin Basra Valisi Ebû Mûsâ el-Eş‘arî, hem halife hem de babaları olan Hz. Ömer’e ulaştırmaları için iki oğlu Abdullah ve Ubeydullah’a verdiği para ile Irak’tan mal alıp Medine’de satmalarını, oraya varınca da asıl parayı halifeye vermelerini, kazandıkları kârı ise kendilerinin almasını söyledi. Hz. Ömer’e de bu du- rumu açıklayan bir mektup yazdı. Ancak Hz. Ömer, halifenin oğulları oldukları sebe- biyle kendilerine devlet malıyla ticaret yapma imkânı tanındığı için hem anaparayı hem de kârı hazineye ödemelerini emretti. Yanındakiler yapılan işlemin mudârebe sayılabi- leceğini söyleyince Hz. Ömer oğullarının kâra ortak olmalarını, anaparayla birlikte kârın diğer yarısını hazineye vermelerini kabul etti.30 Hz. Ali, “Karda ortak olan kişinin (mala gelecek zararda) sorumluluğu olmaz.”31 buyurarak mudaribin tazmin sorumluluğu olmadığı gibi mal sahibinin de risk alma- dıkça kârı paylaşamayacağına işaret etmiştir. Çünkü girişimci/mudarib sermayeyi taz- min sorumluluğu olduğu için değil emeğinin ziyan olması riskini üstlendiği için kâra ortak olur.32 iv. الخراج بالضمان “ Bir şeyin nef‘i damanı mukabelesindedir.” الغلة بالضمان “ Galle (Ge- lir/kazanç), sorumluluk (risk/külfet) karşılığındadır. “ الغرم بالغنمMazarrat menfaat mu- kabelesindedir.”33 “ النعمة بقدر النقمة والنقمة بقدر النعمةKülfet nimete ve nimet külfete göredir.” من ضمن ماال فله ربحه “Tazmin sorumluluğunu üstlenen kârı hak eder”3F34 kaidelerinde de bir şeyden faydalanabilmek zararını üstlenmeye bağlanmıştır.34F35 İslâm alimleri girişimci riske maruz kaldığında getirinin/kârın helal olacağını bu ilkelere dayandırmış garantili kârın Kur’ân’da yasaklanan riba kapsamında olduğunu değerlendirmiştir.35F36 30 Malik b. Enes, el-Muvatta’ (Beyrut: Dâru İhyâi’t-Turâsi’l-Arabî, 1985) “Kıraz”, 1. Rivayetin riskle kurulan bağlantısı için bkz. Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 59-60. 31 من قاسم الربح فال ضمان له Bk. Ebû Bekr Abdürrezzâk b. Hemmâm b. Nâfi‘ es-San‘ânî, el-Musannef (Beyrut: Mek- tebü’l-İslâmi, 1403), 8/253. 32 Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 61. 33 Mecelle, md.7. 34 Ebû Bekir Muhammed b. Halef b. Hayyân el-Vekî‘, Ahbârü’l-kudât (Riyad: Mektebetü’t-ticariyyeti’l-kübra, 1947), 2/319. 35 Ali Haydar Efendi, Dürerü’l-hükkâm şerhu Mecelleti’l-ahkâm (Beyrut: Daru’l-Ceyl, 1991), 1/88. 36 Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler, 49. 58 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 Ayrıca yukarıdaki külli kaideler akdin çeşidine göre tarafların üstleneceği risk- leri ve kâr paylaşımını belirler. Örneğin kira akdinde malın hasar ve kayıp sorumlulu- ğunu üstlenen kişi kârı elde ederken kiracının öyle bir sorumluluğu yoktur.37 v. Fıkıh müdevvenatımızda bir kısım fukaha, helal kazanç ile risk arasında pozitif ilişki kurmuştur. Bu bağlamda hem mudarabe ve müşareke gibi öz sermayeye dayalı akitler hem de bey ve icare gibi mahalli mülkiyet olan akitler İslâmi finansta risk pay- laşımına dayanak oluşturur.38 2. Riskin İslâmi Finansın Temel Unsuru Olduğunu Reddedenler ve Delilleri Başta Muhammed Bakır es-Sadr olmak üzere Sami b. İbrahim es-Süveylim gibi bir kısım İslâm hukukçusu riskin İslâmi finansın temeli olduğu görüşüne şiddetle karşı çıkmıştır. Bu görüşteki hukukçuların delilleri şunlardır: i. “Risk yoksa kazanç da yok” söylemi, Hz. Peygamberden nakledilen rivayetlerin daraltıcı bir üslupla yorumuna dayanmaktadır. Sorun, finansal işlemlerde riskin üstle- nilmesi olarak ifade edilen “ضمان” kelimesinin farklı anlaşılmasından kaynaklanmakta- dır. Damanda esas olan risk değil tazminattır. Kazanç elde etmek tazminat sorumlulu- ğunu üstlenmeye bağlanmıştır. Bu nedenle kâr iddiasındaki finansör, önceden riske de- ğil, sonradan zarara katlanmakla yükümlüdür.38F39 ii. İslâm’da kazanç, malın satışı veya emeğin karşılığında elde edilir. Kazanç mül- kiyetin devri veya hizmetle meşruiyet kazanır. Bu bağlamda risk ne mal ne hizmet ne de üretim vasıtasıdır. Risk, insanın içinde bulunduğu şuursal bir durumdur. Riski alan kişinin örtülü bir yüküdür. Dolayısıyla helal kazanç vasıtalarından değildir.40 Kapitalist ekonomi yazarlarının “Risk getiri dengesi”, “risk yoksa kazanç da yok”, “risk yüksekse kazanç da yüksek olur” gibi söylemlerinden etkilenen birçok Müslüman iktisatçı 37 Krş. Ali Haydar Efendi, Dürerü’l-hükkâm şerhu Mecelleti’l-ahkâm, I, 89; Temel Kacır, “Katılım Bankacılığında Uygulanan Finansal Kiralama Yöntemindeki Risk Faktörünün İslâm Hukuku Açısından Değerlendiril- mesi”, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 18/3 (2020), 459. 38 Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 68-73; Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler, 101. 39 Zubair Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, JKAU: Islamic Econ 29/2 (2016), 25,27. 40 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ (Beyrut: Daru’t-Taaruf, 1981), 633; Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 25; Ebü’l A’lâ el-Mevdûdî, Faiz (İstanbul: Hilal Ya- yınları, 2018), 49.; Afzalur Rahman, Siret Ansiklopedisi (İstanbul: İnkılab Yayınları, 1996), II, 506; Monzer Kahf, İslâm İktisadının Temelleri Kurumlar ve Kuramlar (Ankara: İktisat Yayınları, 2019), 274. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 59 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 İslâm'da da meşru kazancın riskle ilişkili olduğunu iddia ederek literatür geliştirmiş- tir.41 Yatırım işleminden sağlanan kâr ile risk arasında bağlantı yoktur. Risk-kâr bağ- lantısı yalnızca tahminden ibarettir. Buna göre riskle kazancın helalliği arasında ilişki kurulamaz.42 Çünkü İslâm'da risk, kazancı meşru kılan unsur olarak görülmediği gibi rızık elde etme usullerinden biri de sayılmamıştır. Hatta risk almaya herhangi bir ahlaki değer de atfedilmemiştir. Zira riskle gelir elde edilebileceğine dair herhangi bir referans yoktur. Dolayısıyla İslâm, riske girene ne ödül vaat eder ne de risk alınmadıkça ödülü reddeder. Risk almak bir kazancın meşruiyet sebebi olsaydı en fazla ücretin kefile veril- mesi gerekirdi. Fakat kefilin ücret alması yasaklanmıştır.43 Risk, kazancı meşrulaştıran bir unsur olsaydı faiz ve kumar yoluyla elde edilen paranın da helal olması gerekirdi. Fakat İslâm'da hem faiz hem de kumar yasaklanmış- tır.44 Konvansiyonel finansa hâkim faize dayalı işlemlerin risk taşımadığı iddiası ger- çekle örtüşmemektedir. Zira bankalar temerrütten kaynaklanan kredi riskiyle karşı kar- şıyadır. Konvansiyonel bankaların krizlerde çökmüş olması da faize dayalı finansmanın her zaman veya tamamen risksiz olmadığını göstermektedir.45 Tüm risk borçluya transfer edildiği için faizin yasak olduğu argümanı bir çıka- rımdan ibarettir.46 İslâm’da faiz yasağı, risk transferinin yasaklanmasını gerektirmez. Bu bir yorumlama meselesidir. Örneğin klasik mudarebede, finansör, zarar durumunda müteşebbise herhangi bir ödeme yapmaz. Bu da finansörün riskinin bir kısmını ona devrettiği anlamına gelir. Böylece risk kısmen de olsa müteşebbise geçmiştir.47 iii. Mudarebe akdi üzerinden İslâmi finansın risk üstlenmeye dayandığı iddia edi- lemez. Çünkü İslâm'da, risk paylaşımı diye bir sözleşme yoktur. Kar ve zararın paylaşıl- dığı sözleşmeler vardır. Bu akitlerin esası riskin varlığı veya yokluğu değildir.48 Payla- şım, kâr gerçekleştikten sonra yapılır. İslâm, risk paylaşımının nedeni değil sonucu olan 41 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ, 634.; Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler, 199. 42 İsmail Cebeci, Modern İslâm iktisadı Literatüründe Murabaha Tartışmaları (İstanbul: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2010), 154. 43 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ, 633.; Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 29. 44 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ, 635. 45 Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 27. 46 Rudnyckyj, Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler, 115. 47 Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 27. 48 Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 27,29. 60 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 kârın (zararın) paylaşılmasına izin verir.49 Mudarabe ortaklığında mal sahibi malını kay- betme riski sebebiyle kâra ortak değildir. Bilakis emek sahibinin ticaret yapmak için kullandığı malın mülkiyeti hala kendisinde olduğu için kârdan pay almaktadır.50 iv. Risk söylemi başlangıçta kredilerde faiz uygulanmasını haklı çıkarmak için geliştirilmiştir.51 Bu bağlamda faizi savunanlar, alacaklının parasını borçluya vermekle geri ödenmeme riskine girdiği için faiz almayı hak ettiğini söylemektedir..52 Ne garip ki Hristiyanlıkta da 13. yüzyıla kadar kredilerden faiz alınmasına karşı çıkılmışken özel- likle Katoliklerin önde gelen isimlerinden Saint Thomas’ın(1225-1274) kredi riskini üst- lenmenin kârı meşrulaştırdığını söylemesinden sonra faizli kredilerin önü açılmıştır. Böylece bazı batılı ekonomistler faizle elde edilen geliri riskle meşrulaştırmaya çalış- mıştır.53 Çünkü 17. ve 18. yy’da Avrupalı iktisat teorisyenlerinin hem kârı hem de faizi sermaye ile ilişkilendirmeleri sayesinde faiz konusunda var olan sorun, kârın riske bağ- lanması, faizin ise garantili alacak olarak değerlendirilmesiyle çözülmüştür. Sonuç ola- rak faizle kâr arası bu şekilde ayırt edilmeye çalışılmıştır.54 19. ve 20. yy’da Hawley gibi bazı ekonomistler de kârı riskle ilişkilendirilerek faizden ayrıştırma fikrini savunmuş- tur.55 v. İslâm’da risk içeren birçok işleme izin verilmezken, risk içermeyen birçok iş- leme izin verilir. Örneğin sihir, büyücülük, falcılık veya hokkabazlık gibi belirli gelir (ka- zanç) kaynaklarına, risk söz konusu olsa bile, üretime katkıda bulunmadıkları için izin verilmez. Kumarbazlar büyük riskler alırlar fakat kumar yasaklanmıştır. Buradan risk söz konusu olsa bile, kazancın/kârın yasal olmayabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Buna karşılık kâra her zaman riskle ulaşılmaz. Ücret veya kira gibi risksiz maddi kazanç- lar da mevcuttur. Örneğin spot işlemlerde herhangi bir riskle karşılaşmadan kazanç elde edilebilir.56 Riske girmeden getiri elde edilebileceğinin bir örneği de beyu’l-fuzulidir. Zira satıştan kâr sağlayacağına inanan kişinin yaptığı akitten haberi olmayan mal sahibi 49 Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 25. 50 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ, 634. 51 Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 25. 52 Mevdûdî, Faiz, 48;. Afzalur Rahman, Siret Ansiklopedisi, 2/506. 53 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ, 635. 54 Krş. Frederick B. Hawley, “The Risk Theory of Profit”, The Quarterly Journal of Economics 7/4 (1893), 479; Seif l. Tag el-Din, Ekonominin Temelleri: Ahlaki Bir Yaklaşım (İstanbul: İktisat Yayınları, 2020), 12,59; Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 25. 55 Bkz. Hawley, “The Risk Theory of Profit”, 461,479. 56 Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 29. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 61 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 isterse kâra el koyabilir. Bu durumda mal sahibi herhangi bir riske girmeden kar elde etmiş olur. Kimse de bu kârın meşru olmadığını iddia edemez.57 vi. Risk malın zarara ve telef olmaya maruz kalması demektir. Ancak İslâm’da malın korunması esastır. Bu anlamda risk makasıd-ı şeriaya aykırıdır. Ayrıca risk me- şakkate sebep olur. Halbuki Kur’an’da Allah’ın insanlar için meşakkat istemeyeceği,58 dinde meşakkatin arzulanmadığı59 belirtilmektedir.60 vii. Kârın riske bağlanması, İslâm iktisadının en temel özelliklerinden biri olan adaletin sağlandığını göstermez. Çünkü her ikisini de etkileyen belirsizlik nedeniyle risk ile kâr arasında bire bir uygunluk yoktur. Ayrıca, risk tahminden ibaret olup kesin bir ölçüsü yoktur. Kârın bölünmesi için kabataslak ölçümler yapılmaktadır. Tarafların ma- ruz kaldıkları riskler ile kâr payı arasında bire bir uygunluk sağlanamamıştır.61 Ayrıca ekonomik olarak güçlü olan tarafın risk payı düşük, gelir oranı yüksek olurken ekono- mik olarak daha zayıf tarafın risk payı yüksek, gelir oranı düşük olabilmektedir.62 3. Görüşlerin Değerlendirilmesi Bu başlıkta İslâmi finansta risk kavramıyla ilgili görüş ve delilleri maddeler ha- linde değerlendireceğiz. i. İslâmi finansın temelinin risk olduğunu savunanlar الخراج بالضمان , الغرم بالغنم الغلة , بالضمان külli kaidelerine “Riski üstlenen kârı hak eder”, “Ne kadar risk o kadar kâr”, “Se- mere, cereme karşılığındadır”, “Getiri taşıdığı riske bağlıdır”, “Risksiz kazanç yoktur”, “Risk olmaksızın getiri olmaz” gibi anlamlar vermeyi tercih etmiştir.62F63 Bu durum daman ve ğurm kavramlarının risk; harac, ğunm ve ğalle kavramlarının ise getiri anlamlarında kullanılmasının doğru olup olmadığının tespitini gerektirmektedir. Klasik kaynaklarımızda daman kefalet, zilyetlik, bedene ve mala verilen zararın karşılanması, akitten ve mülkiyetten kaynaklanan mali sorumluluk gibi anlamlarda 57 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ, 634.; Seif l. Tag el-Din, Ekonominin Temelleri: Ahlaki Bir Yaklaşım, 229. 58 el-Mâide: 5/6. 59 el-Hac: 22/78. 60 Sami b. İbrahim es-Süveylim, et-Tahavvut fi’t-Temvili’l-İslâmi (Cidde, 2007), 62. 61 Hasan, “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Rethink”, 25. 62 Seif. I. Tag el-Din, “Income Ratio, Risk-Sharing, and the Optimality of Mudarabah”, JKAU: Islamic Econ 21/2 (2008), 56. 63 Bkz. Mehmet Erdoğan, Fıkıh ve Hukuk Terimleri Sözlüğü (İstanbul: Rağbet Yayınları, 1998), 67,118; Monzer Kahf, İslâm İktisadının Temelleri Kurumlar ve Kuramlar, 35; Seif l. Tag el-Din, Ekonominin Temelleri: Ahlaki Bir Yaklaşım, 230,375; Krş.Temel Kacır. “İslâm Hukukunda Kazancın Meşruiyetine Etki Eden Risk Faktörü (Katılım Bankacılığı Uygulamaları Örnekliğinde)”, Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 1/44 (2020), 142,143. 62 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 kullanılmıştır.64 Ğurm ise borç, diyet, tazminat, zahmet, cereme anlamlarına gelmekte- dir.65 Ancak İslâmi finansta riski öne çıkaranlar ğurm kavramından daha çok daman kavramını riskle eş değer görmüştür. Bu bağlamda daman-risk ilişkisini üç grupta de- ğerlendirebiliriz. a. “Daman” kavramı çoğu zaman başkasının malının tamamen ve kısmen kulla- nılamaz hale getirilmesi halinde zararın karşılanması anlamında kullanılmıştır.66 Dama- nın bu şekilde kullanımı finanstan ziyade mala yönelik suçlar kapsamında ceza huku- kuyla ilgili olup mali suçların konusunu oluşturur. b. “Daman” kavramı bey akdinden önce malda tespit edilen kusurların satıcıya ait olması anlamında da kullanılmıştır.67 Bu özelliği ile daman, klasik kaynaklarımızda ayıp muhayyerliği başlığında ele alınmıştır. c. Satılmadan önce tüm bakım ve onarım ile masraf ve sorumlulukların mal sa- hibinde olması anlamındaki daman68 ise İslâm iktisatçılarının çoğunun riskle ilişkilen- dirdiği alanı oluşturur. Örneğin risk teorisiyle ilgili kapsamlı bir çalışma yapan Uveyza, malın azalma ve yok olma olasılığının mal sahibine ait olmasını risk olarak değerlendi- rip daman kapsamında ele almıştır.69 “Harac” kavramı, menkul-gayrı menkul, misli-kıyemi bütün mal çeşitlerinden elde edilen ürün, mahsul, semere, menfaat, kira, gelir, ücret gibi anlamlara gelir.70 Ha- rac kavramıyla benzerlik taşıyan “ğalle” kavramı ise, sözlükte gelir, kira, topraktan sağ- lanan mahsul, ürün, girdi, varidat gibi anlamlara gelirken terim olarak mallardan sağ- lanan kira, bağ ve bahçe elde edilen ürün ve paranın getirisi demektir.70F71 “Ğunm” kav- ramı da gelir, kar, semere, bir şey kazanmak olarak ifade edilmektedir.71F72 Konvansiyonel finansta dar anlamda risk beklenen getirinin gerçekleşen getiri- den farklı olması anlamında kullanılırken İslâmi finansta malın sorumluluğunu 64 Muhammed b. Ebî Sehl Ahmed es-Serahsî, el-Mebsût (Beyrut: Daru’l-ma’rife, ts.), 20/72; Hamza Aktan, “Daman”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (Ankara: TDV Yayınları, 1993), 8/450; Erdoğan, Fıkıh ve Hukuk Terimleri Sözlüğü, 67. 65 Ömer Nasuhi Bilmen, Fıkıh İlmi-İslâm Hukuku Terimleri Sözlüğü (İstanbul: Nizamiye Akademi, 2016), 79; Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 65; Erdoğan, Fıkıh ve Hukuk Terimleri Sözlüğü, 125. 66 Bkz. es-Serahsî, el-Mebsût, 21/89; Mecelle, md.416. 67 es-Serahsî, el-Mebsût, 13/32,195. 68 Bkz. Ali Haydar Efendi, Dürerü’l-hükkâm şerhu Mecelleti’l-ahkâm, 1/88. 69 Uveyza, Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi, 65. 70 Ali Haydar Efendi, Dürerü’l-hükkâm şerhu Mecelleti’l-ahkâm, 1/88; Ebû Abdillâh Muhammed b. Alî b. Mu- hammed eş-Şevkânî, Neylü’l-evṭâr (Kahire: Daru’l-Hadis, 1993), 5/252. 71 Erdoğan, Fıkıh ve Hukuk Terimleri Sözlüğü, 118. 72 Bilmen, Fıkıh İlmi-İslâm Hukuku Terimleri Sözlüğü, 79.; Erdoğan, Fıkıh ve Hukuk Terimleri Sözlüğü, 125. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 63 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 üstlenme anlamında kullanmaktadır. Yani her iki finans çeşidinin risk anlayışında be- lirgin farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin konvansiyonel finansın risk anlayışının te- melinde maldaki ayıp veya kusur sorumluluğunun üstlenilmesi bulunmamaktadır. Ay- rıca kazancın helal veya haram oluşundan ziyade gelirin elde edilip edilemeyeceği kay- gısı taşınmaktadır. İleride ele alınacağı gibi İslâm hukukçularının çoğunluğu gararı muhatara ve cehl olarak açıklarken damanı aynı şekilde anlamamıştır. Dolayısıyla risk kavramının ne sözlük ne de terim anlamının daman kavramıyla tam olarak örtüştüğünü söylemek zordur. Bu durum “daman” kavramının daraltıcı bir üslupla yorumlandığı eleştirisini haklı çıkarmaktadır. ii. İslâm’da iktisadi anlamda riske değer verilmediği ve konvansiyonel finansın kurucu aktörlerinin fikirlerinden etkilenen bazı Müslüman iktisatçıların aracılığıyla İslâmi finansa girdiği iddiasıyla ilgili olarak şunları söyleyebiliriz. Günümüzde çoğu iktisatçı, modern ekonominin temellerinin 18. yüzyılda Av- rupa’da atıldığını kabul eder.73 Bu bağlamda ekonomide girişimci kavramını ilk kez or- taya koyan ve risk alma vasfını öne çıkartan kişi Richard Cantillon’dur.74 20. yüzyılın başlarında Fisher, Keynes, Hick ve Maschak gibi bir çok iktisatçı portföy seçiminde ris- kin önemine dikkat çekmiştir.75 Başlangıçta özellikle rönesans ve protestanlık ile bir- likte risk kavramı tanrılara meydan okuma76 düşüncesinin bir ürünü olarak ekonomiye taşınmıştır.77 Örneğin Giddins, tehlikenin her zaman olmasına rağmen risk anlayışının daha sonra geliştiğini ve geleceğe hükmetme fikrinden ayrılamayacağını söylemekte- dir.78 Markowitz’in risk kavramını istatistiksel olarak tanımlaması ile modern finans te- orisinin başladığı kabul edilmektedir.79 1970’lerden sonra risk-getiri dengesinde riskin 73 Gökhan Özkul, “Kapitalist Sistemin Sürükleyici Aktörleri: Ekonomik Teoride Girişimciler”, Süleyman De- mirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 12/3 (2007), 345. 74 Özkul, “Kapitalist Sistemin Sürükleyici Aktörleri: Ekonomik Teoride Girişimciler”, 345. 75 Hossein Askari, Finans’ta Risk Paylaşımı Bir Alternatif Olarak İslâmi Finans (İstanbul: Albaraka Yayınları, 2021), 111. 76 Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma, 11. 77 Berstein, Tanrılara Karşı Riskin Olağanüstü Tarihi, 36; Kahyaoğlu, “Risk Algısının Tarihsel Gelişimi”, 36. 78 Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma, 14. 79 Pagheh, Firmaların İşletme Sermayesi Düzeyleri ile Getiri, Risk ve Karlılık Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Borsa İstanbul’da Ampirik Bir Çalışma, 82; Çomak, Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli Çerçevesinde Risk Getiri İlişkisi ve İMKB’ye Bir Uygulama, 3. 64 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 önemi iyice artmıştır.80 Günümüzde gelinen noktada risk finansal işlemlerin odak nok- tasını oluşturmaktadır.81 19. yy öncesine kadar fukaha emek, toprak ve malı meşru kazanç vasıtası olarak görürken riski ekonomik değer olarak kabul etmemiştir. Ayrıca mülk edinmenin meşru yolları akit, miras ve hibe vs. olarak kabul edilirken riske yer verilmemiştir.82 20. yüzyı- lın başlarından itibaren İslâm ekonomi anlayışında riskin öneminin vurgulanmaya baş- laması ve bu sürecin konvansiyonel finans teorisiyle paralellik arz etmesi batının etki- siyle girdiği ve batıdan etkilenmenin sonucunda oluştuğu fikrini desteklemektedir. Zira risk kavramı ne ayet ve ne de hadislerde iktisadi bir terim olarak kullanılmamıştır. Kla- sik kaynaklarımızda finansal işlemlerde kullanılan anlamıyla fıkhi bir terim olarak yer almaz. Günümüzde Arapça İslâmi finans literatüründe risk kavramını ifade eden “mu- hatara” terimi, erken dönem fıkıh eserlerinde risk alma, risk üstlenme, kârı meşru ya- pan unsur sayılma anlamından ziyade garar ve kumar gibi akdi fasid yapan özelliklerin açıklanmasında kullanılmıştır.83 iii. İslâmi finansta riskin hukuki değerinin tespit edilebilmesi için konvansiyonel finansta risk teorisini şekillendiren “belirsizlik” anlayışının İslâm akit teorisindeki kar- şılığının tespit edilmesi gerekmektedir. Modern risk anlayışı başlangıçta belirsizlik bilinci üzerine kurulmuştur. Bu anla- yışın yansıması olarak günümüz bankacılık işlemlerinde de risk, belirsizlikle ilişkilendi- rilmiştir. Finansal işlemlerde belirsizlik ise faiz ve getiri oranlarındaki beklenmeyen de- ğişmeler olarak kabul edilir. Çünkü kaybın veya kazancın gerçekleşip gerçekleşmeye- ceği kesin olarak bilinmemektedir.84 Zamanla risk ile belirsizliğin ilişkisi sorgulanmış her ikisinin farklı olduğu şek- linde görüşler oluşmuştur. Bu konuda ihtilafa düşen Batılı iktisatçılar arasında en belir- gin ayrım şu şekilde ifade edilmiştir. Belirsizlik gelecek hakkında herhangi bir kanaatin oluşmamasıyla meydana gelirken risk, gelecekteki koşullar tanımlanabildiğinde, 80 Berstein, Tanrılara Karşı Riskin Olağanüstü Tarihi, 282; Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma, 12. 81 Mohammed Hashim Kamali, İslâm Ticaret Hukuku (İstanbul: Albaraka Yayınları, 2020), 215. 82 Monzer Kahf, İslâm İktisadının Temelleri Kurumlar ve Kuramlar, 274. 83 Bkz. Ebü’l-Hasan Ali b. Muhammed b. Habib el-Mâverdî, el-Hâvi’l-Kebîr hüve şerhu Muhtasari’l-Müzenî (Bey- rut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1999), 7/359; Muhammed Emin İbn Âbidîn, Reddü’lMuhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr şerh-i Tenvîri’l-Ebsâr (Beyrut: Dâru’l-fikr, 1992), 5/62; Onur, İslâm Borçlar Hukukunda Risk Teorisi ve Rizikolu Akitler, 54; Kacır. “İslâm Hukukunda Kazancın Meşruiyetine Etki Eden Risk Faktörü (Katılım Bankacılığı Uygula- maları Örnekliğinde)”, 141; Tozal, İslâm Borçlar Hukukunda Risk, 49,50. 84 Selçuk - Tunay, Ticari Banka Yönetiminin Temelleri, 88; Sarılı, Finansal Varlık Fiyatlama Modellerinin Zaman Serisi ve Panel Veriyle Analizi: Türkiye’de Banka Hisse Senetleri Üzerine Uygulama, 3. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 65 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 olasılıklar hesaplanabildiğinde oluşur. Yani belirsizlikler ölçülebildiğinde riske dönü- şür. Başka bir ifadeyle risk ölçülebilen bir belirsizliktir. Bu durumda belirsizlik, riski de kapsayan bir kavramdır.85 Örneğin ekonomide risk kavramını geliştiren Amerikalı İkti- satçı Knight’a göre risk, önceden tahmin edebilir, ölçülebilir, kontrol altında tutulabilir, hesaplanabilir oluşuyla belirsizlikten ayrılmış bu yüzden de maliyet olarak hesaplan- mıştır.86 Bernstein belirsizlikle riskin farklılaşma sürecini şöyle anlatmaktadır. Risk kav- ramında 13. yy’da başlayan anlam değişikliğinin belirsizlikten ayrışma süreci, Rönesans döneminin olgunlaştığı 17. yy’da matematikte olasılık teorisinin geliştirilmesine giden yolun açılmasıyla daha belirginleşir. Çünkü matematikçiler 18. yy’da olasılık bilimini kumarbazların oyuncağı olmaktan kurtarıp bilgiyi yorumlama aracına dönüştürerek ni- cel risk yönetiminin temellerinin atılmasına öncülük etmiştir. Böylece olasılık ve ista- tistik biliminin de katkılarıyla belirsizlikler sayılarla rasyonelleştirilerek ölçülebilir hale gelmiştir.87 Buna göre risk başlangıçta hem istenmeyen hem de tahmin edilemeyen tama- men tesadüfe dayalı tehlikeli durumlar için kullanılırken zamanla olasılık ve istatistik biliminin de katkılarıyla tahmin edilebilir, ölçülebilir hale dönüşerek yeni anlamlar ka- zanmıştır.88 Konvansiyonel finanstaki risk-belirsizlik tartışmalarının İslâmi finanstaki yerini garar ve cehalet kavramlarının akitlere etkisiyle tespit edebiliriz. Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlerde gararlı satış yasaklanmış ama gararın ne olduğu belirtilmemiş- tir. Sahabe ve tabiin döneminde hatta müçtehit imamlar tarafından bile garar tanım- lanmamıştır. Bu dönemde Hz. Peygamber döneminden farklı olarak hangi akitlerin ga- rarlı olacağı örneklerle belirtilmiştir. 85 Knight, Risk, Uncertainty and Profit, 233; Çomak, Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli Çerçevesinde Risk Getiri İlişkisi ve İMKB’ye Bir Uygulama, 8; Rabia Aktaş Şenkardeşler, “Belirsizlik ve Risk Altında Karar Alma Prob- lemini Geleneksel ve Davranışsal Finans Perspektiflerinden Değerlendirme”, Journal of Business Research- Türk 8/4 (2016), 371; Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma, 13. 86 Knight, Risk, Uncertainty and Profit, s233; Şenkardeşler, “Belirsizlik ve Risk Altında Karar Alma Problemini Geleneksel ve Davranışsal Finans Perspektiflerinden Değerlendirme”, 371; Özkul, “Kapitalist Sistemin Sü- rükleyici Aktörleri: Ekonomik Teoride Girişimciler”, 359; Soydemir, Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardımlaşma, 13. 87 Berstein, Tanrılara Karşı Riskin Olağanüstü Tarihi, 20-23. 88 Tozal, İslâm Borçlar Hukukunda Risk, 20, 262. 66 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 Fıkhi bir terim olarak garar hicri beşinci yüzyıldan itibaren açıklanmaya başlan- mıştır.89 Bu tarihten itibaren terim olarak garar, yine mülkiyetle (malın varlığı, teslimi- nin mümkün olup olmaması) ilişkilendirilerek çoğu zaman cehl,90 şek,91 tereddüd,92 ku- mar, hatar93 ve muhatara94 kelimeleriyle açıklanmıştır. Bu kavramlar içerisinde bugün risk anlamında kullanılan muhatara ön plana çıkmaktadır. Buna karşılık bazı müçtehit- ler garar ve hatar kavramlarının tamamen farklı olduğunu ifade etmiştir. Bunun en ba- riz örneğini Adevî’de görmekteyiz. Adevî varlığı kesin olmayan şeyi hatar, varlığı kesin ama tamamlanması konusunda şüphe olan şeyi de garar olarak ayırmaktadır.95 Garar ile cehalet arasındaki ilişkiyi ele alan hem klasik dönem fukahası hem de günümüz İslâm hukukçuları terimlerin geniş ve dar anlamda kullanılması gibi bazı se- beplerle eş anlamlı olduğu dolayısıyla birbirinin yerine kullanılabildiği,96 sebep sonuç ilişkisi temelinde farklı anlamlarda kullanıldığı, umum husus ilişkisi bağlamında gara- rın cehaletten daha genel olduğu97 şeklinde birtakım değerlendirmelerde bulunmuştur. Örneğin Maliki ekolünün önde gelen fakihlerinden Karafî gökteki kuş, sudaki balık gibi mebinin aslının varlığı ile ilgili belirsizlikleri garar; varlığından emin olunan mebinin niteliklerine dair bilinmezliklerin ise cehalet olduğunu ifade ederek bazı durumlarda bu iki kavramın birbirinden farklı olduğunu bazen de birinin diğerini kapsayacağını belirt- miştir.98 Yukarıda görüldüğü gibi risk kavramı klasik kaynaklarımızda en fazla gararla do- laylı olarak da cehaletle ilişkilendirilmiştir. Garar ve cehalet kavramları karşılaştırıldı- ğında garar, cehalete göre riske daha yakındır. Çünkü cehalette belirsizlikten ziyade 89 Necmeddin Güney, Satım Akdi Özelinde İslâm Borçlar Hukukunda Garar (Konya: Necmettin Erbakan Üniver- sitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2013), 42. 90 Ebû Amr Cemâlüddîn ibn Hacib, Câmiʿu’l-ümmehât (b.y.: Yemame, 2000), 1/348; Halil b. İshâk b. Mûsâ el- Cündî, et-Tavżîḥ fi Muhtasari’l-ferî li ibni Hacib (b.y.: Merkezü’-n-nahb, 2008), 5/343. 91 İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, 5/62. 92 Abdülvâhid b. İsmâîl b. Ahmed er-Rûyânî, Bahrü’l-mezheb (Beyrut: Daru’l- Kütübü’l-İlmiyye, 2009), 5/45; Abdulvehhab b. Takuyyüddin es-Sübkî, el-Eşbâh ve’n-Nezâir (Beyrut: Daru’l-kütübi’l-ilmiyye, 1991), 2/262; Mâverdî, el-Hâvi’l-Kebîr, 7/359. 93 Ebu Abdullah Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî, el-Asl (Beyrut: Daru ibn Hazm, 2012), 2/419; Ebû Bekr b. Mes’ud b. Ahmed el-Kâsânî, Bedâiü’s-Sanâi’ fî Tertîbi’ş-Şerâi’ (Beyrut: Daru’l-kütübi’l-ilmiyye, 1986), 11/480. 94 Muhammed b. Abdullah el-Haraşî, Şerhu Muhtasar-ı Halîl (Beyrut: Daru’l-Fikr, ts.), 7/113; Muhammed b. Ahmed b. Arafe ed-Desûkî, Hâşiyetü’d-Desûkî ala Şerhi’l-Kebîr (Beyrut: Daru’l-Fikr, ts.), 4/109; Mansur b. Yunus b. Salahiddin el-Buhûtî, Keşşâfü’l-Kınâ’ an Metni’l-İkna’ (Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, ts.), 3/449. 95 Güney, Satım Akdi Özelinde İslâm Borçlar Hukukunda Garar, 50. 96 Şihâbüddîn Ahmed b. İdrîs b. Abdirrahmân el-Karâfî, el-Furûk Envârü’l-Buruk fî Envâi’l-Furûk (b.y.: Alemü’l- kütüb, ts.), 3/265. 97 Abdüsselam b. Abdullah ibn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetâvâ (Medine, Mecmeu'l-Meliki'l-Fahd ,1995), 29/25. 98 el-Karâfî, el-Furûk Envârü’l-Buruk fî Envâi’l-Furûk, 3/265. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 67 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 bilinmezlik öne çıkmaktadır. Ancak hem garar hem de tarafları nizaya sevk eden ceha- let akdi fesad eden bir özellik olarak kabul edilmiştir. iv. Günümüzde gelir elde etmenin vasıtalarından biri olarak görülen riske yönel- tilen önemli eleştirilerden biri de kumarla ilişkilendirilmesidir.99 Erken dönemden iti- baren risk kavramı hem Avrupalı bilim insanları100 hem de fakihler tarafından kumarla ilişkilendirilmiştir. Örneğin Cessas riskin kumar olduğunu ifade ederken bu görüşünü İbn Abbas’ın “Risk kumardır. Cahiliyye ehli malını riske atıyordu.” sözüne dayandır- maktadır.101 Bu nedenle Cessas kumarı risk yoluyla malın temliki olarak tanımlamış- tır.102 Aynı şekilde İmam Malik, Müdevvene’de kumar ve riski yan yana kullanmakta akdi bozan bir unsur olarak ifade etmektedir.103 Maliki fakihlerinden İbn Abdilber, mü- zabene satışının meşru olmayış sebeplerini anlatırken kumar ve risk kavramlarının ya- kın anlamlı olduğunu belirtmektedir.104 Serahsî104F105 kumarla muhatarayı birlikte zikrede- rek akdi batıl yapan bir özellik olarak değerlendirmektedir.105F106 Erken dönem müfessirle- rimizden Kiyâ el-Herrâsî ile İbn Feres Endelüsî İslâm’ın ilk yıllarında muhatara yoluyla mal kazanmanın mubah olduğunu, bu bağlamda Hz. Ebubekr’in müşriklerle muhatara yaptığını, hatta Peygamberimizin kendisini oranı artırması hususunda teşvik ettiğini, kumarı yasaklayan ayetle muhatara yoluyla mal kazanmanın nesh edildiğini belirtmek- tedir.106F107 Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bazı İslâm bilginleri kumarın risk (muha- tara) yoluyla elde edilen kazanç olduğunu belirtmektedir.107F108 Risk almak kumarın doğasında vardır. Çünkü her iki taraf normalde daha önce mevcut olmayan veya mevcut olsa bile kişisel olarak onu ilgilendirmeyen, kendileri ta- rafından oluşturulan bir riski üstlenir.109 Zira kumar taraflardan her birinin kaybetme riskini üstlendiği ve bir tarafın kaybetmesi, diğerinin kazanması anlamına gelen taraf- lar arasındaki rekabetçi ilişki olarak tanımlanmıştır.109F110 99 Muhammed Bakır es-Sadr, İktisâdunâ, 635. 100 Berstein, Tanrılara Karşı Riskin Olağanüstü Tarihi, 29. 101 Ebû Bekr Ahmed b. Alî er-Râzî el-Cessâs, Ahkâmü’l-Kurʾân (Beyrut: Daru İhyai’t-türasi’l-Arabi, 1405), 2/11. 102 el-Cessâs, Ahkâmü’l-Kurʾân, 2/582. 103 Abdüsselam b. Saîd Tenuhi Sahnûn, el-Müdevvene (Daru’l-kütübi’l-ilmiyye, 1994), 3/78. 104 Abdillâh b. Muhammed b. Abdilberr en-Nemerî, el-İstizkar (Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, ts.), 6/335. 105 es-Serahsî, el-Mebsût, 30/158. 106 Klasik kaynaklarımızda riskin kumarla ilişkilendirildiği konusunda daha fazla bilgi için bkz. Onur, İslâm Borçlar Hukukunda Risk Teorisi ve Rizikolu Akitler, 66,67; Tozal, İslâm Borçlar Hukukunda Risk, 24-47. 107 Kiyâ el-Herrâsî, Aḥkâmü’l-Ḳurʾân (Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, ts.), 1/125; İbn Feres Endelüsi, Aḥkâmü’l-Ḳurʾân (Beyrut: Daru’l-kütübi’l-ilmiyye, ts.), 1/281. 108 Muhammed bin Salih el-Useymin, Tefsiru’l-Fatiha ve’l-Bakara (b.y.: Daru ibnü’l-Cevzi, ts.), 3/68. 109 Kamali, İslâm Ticaret Hukuku, 129. 110 Kamali, İslâm Ticaret Hukuku, 209. 68 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 Kumar risk alınarak yapılsa da ticarette kazanma ya da kaybetme olasılığının ku- mar olarak nitelenemeyeceği kanaatindeyiz. Başka bir ifadeyle her kumar risk olsa da her risk kumar değildir. Çünkü kumarda bir taraf kazanırken diğer taraf kaybeder. Hatta mülkiyetin naklinde kazanan kaybedene bir bedel ödemez. Fakat ticarette bir taraf malı, diğer taraf ise bedelini kazanmaktadır. Dolayısıyla her iki taraf da kazanmakta, mülki- yetin naklinde ise bedel ödenmektedir. Yukarıda da geçtiği gibi ticaret ile kumardaki risk farklılığı İslâm hukukçuları tarafından olumlu ve olumsuz risk şeklinde ayrıma tabi tutulmuştur. v. İslâmi finansın temelini risk almanın oluşturduğunu savunan bilginlerin en önemli argümanı mudarabe ortaklığıdır. Şirket ortaklarından mudarib, girişimci olarak değerlendirilmiş, kazancının riskle meşruiyet kazandığı iddia edilmiştir. Bu bağlamda son dönemlerde iktisatta risk kavramının Müslümanlardan Av- rupa’ya geçtiği, oradan da finans işlemleriyle İslâm dünyasında yeniden farkındalığın oluştuğu belirtilmektedir. Şöyle ki, 20. yüzyılın önemli iktisat tarihçilerinden Fransız Abraham E. Sayous, Batı’da “Commenda” adıyla bilinen ve kâr-zarar ortaklığına daya- nan sistemin İslâmi şirket modeli mudarabeye dayandığını ilk fark eden kişidir. Daha sonra Abraham Udovitch ve Robert S. Lopez gibi bazı araştırmacılar da mudarebenin başka bir adla ilk kez İtalya’da X. veya XI. yüzyıllarda deniz ticaretinde uygulanmaya başladığını, oradan da bütün Avrupa’ya yayıldığını ifade etmiştir.111 Aslında Avrupa’da risk sermayesine geçiş zorunluluğun neticesidir. Çünkü faizli kredinin kullanıldıktan sonra belli bir zamanda geri ödeme zorunluluğu vardır. Projeler ise uzun zaman gerek- tirmektedir. Dolayısıyla işletmecinin veya bilim adamının vadesi gelen faizli krediyi he- men ödeme imkânı yoktur.112 Bu iddiaya karşı çıkan bilginlere göre mudaribin/girişimcinin kazancını meşru- laştıran unsurun tek başına riskle açıklanması doğru bir değerlendirme değildir. Çünkü kârı hak etmesini sağlayan faktör riskten ziyade yükümlülüklerini yerine getirme gay- reti, yani emeğidir.113 Bu durumda mudarebe ortaklığında mudaribin kazancının riskle açıklanması da yanlış bir yaklaşımdır. Dolayısıyla mudarib kazancını riskten değil eme- ğinden elde etmektedir. 111 Seif l. Tag el-Din, Ekonominin Temelleri: Ahlaki Bir Yaklaşım, 102; Zeynep Hafsa Orhan, Katılım Bankacılığında Risk Kar-Zarar Ortaklığı Enstrümanlarının Analizi (Ankara: İktisat Yayınları, 2019), 54; Mehmet Salih Kumaş, “Faizsiz Bir Finans Yöntemi Olarak Venture Capital Sistemi ve İslâm Bankacılığı ile Mukayesesi”, Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi 16/1 (2007), 283. 112 Hamdi Döndüren, “İslâm Bankacılığı ve Risk Sermayesi”, İslâmî Araştırmalar 6/1 (1992), 24. 113 Seif l. Tag el-Din, Ekonominin Temelleri: Ahlaki Bir Yaklaşım, 223,227. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 69 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 Hem sermayedarın hem de girişimcinin kâr veya zarar ihtimalinin olduğu mu- darabe ortaklığında risk unsurunun getiriyi meşrulaştırdığı söylenebilir. Ancak yakın tarihe kadar hiçbir İslâm hukukçusunun mudarabede riski kazancı helal yapan bir fak- tör olarak görmediği, en azından buna doğrudan işaret eden ifadelerinin olmadığı unu- tulmamalıdır. Zira mudarabede getirinin helalliği kâr zarar ihtimalinin bulunmasıyla açıklanmıştır. İbnü’l-Kayyım114 ile İbn Müflih115 ticari riskten bahsetseler de doğrudan mudarabe ile ilişkilendirmemiş, genel anlamda satılan bir maldan kâr edememe tehli- kesi/ihtimali olarak değerlendirmişlerdir. Sonuç Risk kavramı hemen hemen tüm toplumlarda değişik şekillerde kullanılmakla birlikte batılı iktisatçılar tarafından felsefi zeminde tartışılarak finans dünyasına kazan- dırılmış zamanla konvansiyonel finansın temelini oluşturan teori halini almıştır. Aynı dönemde İslâm bilginleri risk kavramına batıdaki ilgiyi göstermemiştir. Bu tutum modern anlamda İslâmî finansın başlangıç tarihi olarak kabul edilen 20.yy’a ka- dar sürmüştür. İslâmi finansa felsefi zemin arayışında dikkatler konvansiyonel finansa çevrilmiş modern iktisatçılardan etkilenen Müslüman iktisatçılar aracılığıyla risk kav- ramı İslâmi finansa girmiştir. Risk kavramının ekonomiye girişindeki tarihsel sürecin yanı sıra erken ve klasik dönem fukahasının risk kavramına bakışı ile günümüzde İslâm iktisadında yoğunlaşan çoğu bilginlerin görüşleri değerlendirildiğinde konvansiyonel finansın İslâmi finansa etkileri açıkça görülmektedir. Zira, klasik fıkıh öğretisinde risk garar, kumar ve cehalet kavramlarıyla finansal enstrüman olarak da mudarabe ortaklığıyla ilişkilendirilmiştir. İslâm iktisadında ister belirsizlik anlamında gararla isterse tarafları nizaya sevk eden cehaletle ilişkilendirilsin her hâlükârda akdi ifsad eden bir özellik olarak riskte menfi bir tutum söz konusudur. Ancak hem sermayedarın hem de girişimcinin kâr veya zarar ihtimalinin olduğu muda- rabe ortaklığı modern risk teorisine en yakın kurum olarak görülebilir. Fakat geçmişte hiçbir fakih mudarabede kazancı meşrulaştıran unsuru risk olarak ifade etmemiştir. Ay- rıca bazı hadis ve külli kaideler referans gösterilerek riskin daman kavramıyla ilişkilen- dirilmesi daraltıcı yorumdan öteye geçememektedir. Çünkü daman kavramı hem sözlük hem de terim anlamıyla modern finanstaki risk kavramıyla örtüşmemektedir. Ayrıca bazı iktisat felsefecilerinin olasılık ve istatistik biliminin katkılarıyla riskle belirsizliği ayırma çabası gerek herkesin üzerinde ittifak ettiği bir konu olmaması gerekse belirsiz- liğin mahiyetinde herhangi bir değişiklik olmaksızın mevcut durumun sayılarla 114 İbnü’l-Kayyım el-Cevziyye, Zâdü’l-meʿâd fî hedyi ḫayri’l-ʿibâd (Beyrut: Müessesetü’r-risale, 1994), 5/723. 115 Şemseddin İbn Müflih, Kitabü’l-furu’ (Beyrut: Müessesetü’r-risale, 2003), 6/147. 70 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 rasyonelleştirilmesinden ibaret kalması nedeniyle menfi tutumu değiştirmede yetersiz kalmaktadır. Mevcut durum İslâmi finansın konvansiyonel finans temelleri üzerinde yüksel- diği algısını oluşturmaktadır. Bu nedenle konvansiyonel finans öncülüğünde ortaya çı- kan “risk teorisi” yerine İslâmi finansta kendi iç dinamiklerini merkeze alan ve kazancı meşrulaştıran tüm uygulamaları kapsayan “kâr teorisi” geliştirilmelidir. Çünkü hem geçmişteki hem de günümüzdeki uygulamalara bakıldığında batılı iktisatçıların risk an- layışıyla Müslüman iktisatçıların risk anlayışının örtüşmediği görülmektedir. Modern finans işlemlerinde “risk transferine” karşılık “risk paylaşımının” esas alınması da bu iddiayı desteklemektedir. Risk teorisi henüz gelişme dönemindeki İslâmi finansın bu- gününü kurtarsa da yarını için yetersiz kalacağı ortadadır. Çünkü sadece mudarebe akdi üzerinden İslâmi finansın tamamının riske dayandırılması taraflı bir örneklem olup ba- zen eksik bazen de yanlış sonuçlara götüren mantık hatalarına sebep olabilir. Zira tekil örnekler ve kısıtlı veriler ön kabulleri destekleme için kullanılmamalıdır. Başka bir ifa- deyle tikel önermelerden tümel iddialar yapılmamalıdır. Böylece İslâmi finansın kon- vansiyonel finansı taklit ettiği eleştirisi boşa çıkartılmış, özgünlüğü ve alternatif olma iddiası korunmuş olur. Etik Beyan/Ethical Statement: Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik il- kelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olu- nur./It is declared that scientific and ethical principles have been followed while car- ying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited. Çıkar Çatışması/Competing Interests: Yazar, çıkar çatışması olmadığını beyan eder./The author declare that have no competing interests. Finansman/Funding: Yazar, bu araştırmayı desteklemek için herhangi bir dış fon alma- dığını kabul eder./The author acknowledge that they received no external funding in support of this research. Kaynakça Aktan, Hamza. “Daman”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 8/450-453. Ankara: TDV Yayınları, 1993. Alada, A. Dinç. İktisat Felsefesi ve Belirsizlik. İstanbul: Bağlam Yayıncılık, 2000. Ali Haydar Efendi. Dürerü’l-hükkâm şerhu Mecelleti’l-ahkâm. Beyrut: Daru’l-Ceyl, 1991. Askari, Hossein. Finans’ta Risk Paylaşımı Bir Alternatif Olarak İslâmi Finans. İstanbul: Alba- raka Yayınları, 2021. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 71 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik, Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik (Kanun No. md. 3.). 29057 (11 Temmuz 2014). Berstein, Peter l. Tanrılara Karşı Riskin Olağanüstü Tarihi. İstanbul: Scala Yayıncılık, 2020. Bilmen, Ömer Nasuhi. Fıkıh İlmi-İslâm Hukuku Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Nizamiye Aka- demi, 2016. Buhûtî, Mansur b. Yunus b. Salahiddin. Keşşâfü’l-Kınâ’ an Metni’l-İkna’. Beyrut: Dâru’l-Kü- tübi’l-İlmiyye, ts. Cebeci, İsmail. Modern İslâm İktisadı Literatüründe Murabaha Tartışmaları. İstanbul: Mar- mara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2010. Cessâs, Ebû Bekr Ahmed b. Alî er-Râzî. Ahkâmü’l-Kurʾân. Beyrut: Daru İhyai’t-Türasi’l- Arabi, 1405. Cündî, Halil b. İshâk b. Mûsâ. et-Tavżîḥ fi Muhtasari’l-Ferî li İbni Hacib. b.y.: Merkezü’-n- nahb, 2008. Çomak, Ayşe. Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli Çerçevesinde Risk Getiri İlişkisi ve İMKB’ye Bir Uygulama. Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2009. Çuhacı, Aysu. “Ulrich Beck’in Risk Toplumu Kuramı”. İstanbul University Journal of Socio- logy 3/14 (2012), 129-157. Desûkî, Muhammed b. Ahmed b. Arafe. Hâşiyetü’d-Desûkî ala Şerhi’l-Kebîr. Beyrut: Daru’l- Fikr, ts. Döndüren, Hamdi. “İslâm Bankacılığı ve Risk Sermayesi”. İslâmî Araştırmalar 6/1 (1992), 17-31. Erdoğan, Mehmet. Fıkıh ve Hukuk Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Rağbet Yayınları, 1998. Fazlurrahman. Siret Ansiklopedisi. İstanbul: İnkılab Yayınları, 1996. Güney, Necmeddin. Satım Akdi Özelinde İslâm Borçlar Hukukunda Garar. Konya: Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2013. Hâkim en-Nîsâbûrî. el-Müstedrek ale’s-Sahîhayn. Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1990. Haraşî, Muhammed b. Abdullah. Şerhu Muhtasar-ı Halîl. Beyrut: Daru’l-Fikr, ts. Hasan, Zubair. “Risk-Sharing: The Sole Basis of Islamic Finance? Time for a Serious Ret- hink”. JKAU: Islamic Econ 29/2 (2016), 23-36. Hawley, Frederick B. “The Risk Theory of Profit”. The Quarterly Journal of Economics 7/4 (1893), 459-479. Herrâsî, Kiyâ. Aḥkâmü’l-Ḳurʾân. Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, ts. Heyet. Türkçe Sözlük. Ankara: Türk Dil Kurumu, ts. İbn Âbidîn, Muhammed Emin. Reddü’lMuhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr şerh-i Tenvîri’l-Ebsâr. Beyrut: Dâru’l-fikr, 1992. 72 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 İbn Hacib, Ebû Amr Cemâlüddîn. Câmiʿu’l-ümmehât. b.y.: Yemame, 2000. İbn Feres Endelüsî. Aḥkâmü’l-Ḳurʾân. Beyrut: Daru’l-kütübi’l-ilmiyye, ts. İbnü’l-Kayyım el-Cevziyye. Zâdü’l-meʿâd fî hedyi ḫayri’l-ʿibâd. Beyrut: Müessesetü’r-Ri- sale, 1994. İbn Mâce Ebû Abdillâh Muhammed b. Yezîd. es-Sünen. Beyrut: Dâru’r-Risaleti’l-Ale- miyye, 2009. İbn Müflih, Şemseddin. Kitabü’l-furûʿ. Beyrut: Müessesetü’r-Risale, 2003. İbn Teymiyye, Abdüsselam b. Abdullah. Mecmûu’l-Fetâvâ. Medine: Mecmeu'l-Meliki'l- Fahd, 1995. Kacır, Temel. “İslâm Hukukunda Kazancın Meşruiyetine Etki Eden Risk Faktörü (Katılım Ban- kacılığı Uygulamaları Örnekliğinde)”. Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 1/44 (2020), 139-152. Kacır, Temel. “Katılım Bankacılığında Uygulanan Finansal Kiralama Yöntemindeki Risk Faktörünün İslâm Hukuku Açısından Değerlendirilmesi”, Manisa Celal Bayar Üni- versitesi Sosyal Bilimler Dergisi 18/3 (2020), 454-466. Kahyaoğlu, Mehmet Saraç- M.B. “Risk Algısının Tarihsel Gelişimi”. Finans Politik Ekono- mik Yorumlar 48/556 (2011), 31-43. Kamali, Mohammed Hashim. İslâm Ticaret Hukuku. İstanbul: Albaraka Yayınları, 2020. Karâfî, Şihâbüddîn Ahmed b. İdrîs b. Abdirrahmân. el-Furûk Envârü’l-Buruk fî Envâi’l- Furûk. b.y.: Alemü’l-kütüb, ts. Kâsânî, Ebû Bekr b. Mes’ud b. Ahmed. Bedâiü’s-Sanâi’ fî Tertîbi’ş-Şerâi’. Beyrut: Daru’l-Kü- tübi’l-İlmiyye, 1986. Kumaş, Mehmet Salih. “Faizsiz Bir Finans Yöntemi Olarak Venture Capital Sistemi ve İslâm Bankacılığı ile Mukayesesi”. Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi 16/1 (2007), 279-298. Malik b. Enes. el-Muvatta’. Beyrut: Dâru İhyâi’t-Turâsi’l-Arabî, 1985. Mâverdî, Ebü’l-Hasan Ali b. Muhammed b. Habib. el-Hâvi’l-Kebîr hüve şerhu Muhtasari’l- Müzenî. Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1999. Mevdûdî, Ebü’l A’lâ. Faiz. İstanbul: Hilal Yayınları, 2018. Monzer Kahf. İslâm İktisadının Temelleri Kurumlar ve Kuramlar. Ankara: İktisat Yayınları, 2019. Muhammed Bakır es-Sadr. İktisâdunâ. Beyrut: Daru’t-Taaruf, 1981. Muhammed bin Salih el-Useymin. Tefsiru’l-Fatiha ve’l-Bakara. b.y.: Daru ibnü’l-Cevzi, ts. Nemerî, Abdillâh b. Muhammed b. Abdilber. el-İstizkar. Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, ts. Onur, Mehmet. İslâm Borçlar Hukukunda Risk Teorisi ve Rizikolu Akitler. Ankara: Astana Ya- yınları, 2018. İslâmi Finansta Risk Unsuruna Yaklaşımlar (Eleştirel Bir Analiz) | 73 İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 41 (Haziran 2023): 49-74 Orhan, Zeynep Hafsa. Katılım Bankacılığında Risk Kar-Zarar Ortaklığı Enstrümanlarının Ana- lizi. Ankara: İktisat Yayınları, 2019. Özkul, Gökhan. “Kapitalist Sistemin Sürükleyici Aktörleri: Ekonomik Teoride Girişimci- ler”. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 12/3 (2007), 343- 366. Pagheh, Eısa. Firmaların İşletme Sermayesi Düzeyleri ile Getiri, Risk ve Karlılık Arasındaki İliş- kinin İncelenmesi: Borsa İstanbul’da Ampirik Bir Çalışma. Erzurum: Atatürk Üniversi- tesi, Sosyal Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 2018. Rudnyckyj, Daromir. Borcun Ötesinde Küresel Finansta İslâmi Deneyimler. İstanbul: Albaraka Yayınları, 2021. Rûyânî, Abdülvâhid b. İsmâîl b. Ahmed. Bahrü’l-mezheb. Beyrut: Daru’l-Kütübü’l-İlmiyye, 2009. Sahnûn, Abdüsselam b. Saîd Tenûhî. el-Müdevvene. Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1994. San‘ânî, Ebû Bekr Abdürrezzâk b. Hemmâm b. Nâfi‘. el-Musannef. Beyrut: Mektebü’l- İslâmi, 1403. Sarılı, Selin. Finansal Varlık Fiyatlama Modellerinin Zaman Serisi ve Panel Veriyle Analizi: Tür- kiye’de Banka Hisse Senetleri Üzerine Uygulama. İstanbul: Marmara Üniversitesi, Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü, Doktora Tezi, 2014. Seif. I. Tag el-Din. “Income Ratio, Risk-Sharing, and the Optimality of Mudarabah”. JKAU: Islamic Econ 21/2 (2008), 37-59. Seif l. Tag el-Din. Ekonominin Temelleri: Ahlaki Bir Yaklaşım. İstanbul: İktisat Yayınları, 2020. Selçuk, Hasan - Tunay, K. Batu. Ticari Banka Yönetiminin Temelleri. Ankara: Nobel Akade- mik Yayıncılık, 2014. Serahsî, Muhammed b. Ebî Sehl Ahmed. el-Mebsût. Beyrut: Daru’l-Marife, ts. Soydemir, Suat. Risk Kavramının Toplumsal Yansıması: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım- laşma. Sakarya: Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2013. Sübkî, Abdulvehhab b. Takuyyüddin. el-Eşbâh ve’n-Nezâir. Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İl- miyye, 1991. Süveylim, Sami b. İbrahim. et-Tahavvut fi’t-Temvili’l-İslâmi. Cidde: y.y., 2007. Şenkardeşler, Rabia Aktaş. “Belirsizlik ve Risk Altında Karar Alma Problemini Gelenek- sel ve Davranışsal Finans Perspektiflerinden Değerlendirme”. Journal of Business Research-Türk 8/4 (2016), 360-379. Şevkânî, Ebû Abdillâh Muhammed b. Alî b. Muhammed. Neylü’l-evṭâr. Kahire: Daru’l-Ha- dis, 1993. 74 | Şevket PEKDEMİR Journal of Islamic Law Studies 41 (June 2023): 49-74 Şeybânî, Ebu Abdullah Muhammed b. Hasan. el-Asl. Beyrut: Daru İbn Hazm, 2012. Tirmizî, Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ b. Sevre. Sünen. Beyrut: Daru’l-Garbi’l-İslâmi, 1998. Tozal, Ömer. İslâm Borçlar Hukukunda Risk. Ankara: Son Çağ Akademi, 2022. Tozal, Ömer. “Riskin Etimolojisi ve Tarihi Serancamı”, Bitlis İslâmiyat Dergisi 4/2 (2022), 32-41. Uveyza, Adnan Abdullah Muhammed. Nazariyyetü’l-muhatara fi’l-İktisadi’l-İslâmi. Virgi- nia: el-Me'hadü'l-âlî li'l-Fikri'l-İslâmi, 2010. Vekî‘, Ebû Bekir Muhammed b. Halef b. Hayyân. Ahbârü’l-kudât. Riyad: Mektebetü’t-Ti- cariyyeti’l-Kübra, 1947. Yalçınkaya, Timuçin; “Risk ve Belirsizlik Algılamasının İktisadi Davranışlara Yansıma- ları”. Muğla Üniversitesi İİBF Tartışma Tebliğleri (2004/05), 1-15.