T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1505 KARAR NO : 2025/2427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/91 KARAR NO : 2024/158 KARAR TARİHİ : 22/02/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/202…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1505 KARAR NO : 2025/2427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/91 KARAR NO : 2024/158 KARAR TARİHİ : 22/02/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2024 Tarih ve 2022/91 Esas 2024/158 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; şirket tarafından, davalıya 800005798014 sözleşme hesap nolu aboneliği çerçevesinde elektrik tedariki sağlandığını, davalı tarafça ödenmeyen elektrik faturalarının tahsili amacı ile başlatılan icra takibinde, İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2452 sayılı dosyasına davalı tarafça itiraz edilmesi neticesinde takip durduğunu, davalı hakkında, 21.401,82 TL Asıl alacak, 112,58 TL İşlemiş Faiz, 20,26 TL KDV ve 374.152,19 TL Geçmiş Dönem Faizi ve KDV olmak üzere toplam 395.686,85 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin KDV'sinin tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığını, davalının... ...No:... .../... adresindeki ticarethanesi için İkili Anlaşma tanzim edilmiş olup, anılan sözleşme gereği davalı tarafa elektrik enerjisi temini sağlanmış, bu tüketim sonucu enerji kullanım bedeli olarak hukuka uygun şekilde faturalar tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafça anılan fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle yasal takibe geçildiğini, davalı/borçlu taraf, haksız şekilde ve kötü niyetli olarak 06.03.2020 tarihinde borca itiraz etmiş olup, takibin durduğunu, davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz somut olayın özüne aykırı olduğundan, işbu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, nitekim mahkemece yargılama esnasında yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle de davalı/borçlunun borca yönelik itirazlarının ne kadar mesnetsiz ve kurumu zarara uğratma maksadıyla yapıldığı ortaya çıkacağını, davalı tarafından yapılan itirazda; takibe konu fatura tarihlerinin 2019 yılına ait olduğu ancak davalının elektriğinin 2018 yılında kesildiğini, takibe konu faturalarda talep edilen alacağın davalıya ait hangi adreste kullanılan elektriğe ait olduğunun açık olmadığı ve ayrıca 2019 yılı fatura toplamının 21.401,82-TL olarak belirtildiği halde takip öncesi işleyen faiz olarak 374.152,19-TL talep edilmesinin de normal olmadığı yönünde itirazda bulunulmuş olsa da bu itirazın haksız olduğunu, zira davalı/borçlu için elektrik kesme işlemi 17.12.2018 tarihli olup aynı gün kesme işlemi iptale düştüğünü, her ne kadar kesme işlemi iptale düşse de o tarihten sonra oluşturulan herhangi bir fatura da söz konusu olmadığını, kaldı ki gecikme faizi faturasının 2019 yılına ait olduğu gözükmekte ise de bu tutar takip tarihi itibariyle geriye dönük birden fazla faturanın gecikmesi olarak hesaplandığını, nitekim bu durum 06.11.2019 tarihli faturada yer alan ''Gecikme Bedeli Faturası sebebiyle düzenlenmiştir.'' ibaresiyle açıklandığını, işbu sebeple davalı/borçlunun itirazı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davalı/borçlu taraf borca itiraz dilekçesinde her ne kadar mal beyanında bulunmuşsa da bu beyan usulüne uygun olmadığını, zira İİK. Madde 74 ''Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.'' hükmünü amir olduğunu, işbu sebeple İİK.'nın 74. maddesinde öngörülen nitelikte borcunu ne şekilde ödeyeceğini ve geçim şeklini bildirmeyen borçlunun usulüne uygun mal beyanında bulunduğundan söz edilemeyeceğini, davanın kabulüne, İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2452 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; şirketin elektrik kesme işleminin 17.12.2018 tarihli olduğunu, aynı gün kesme işlemi iptale düştüğünü, her ne kadar kesme işlemi iptale düşse de o tarihten sonra oluşturulan herhangi bir faturanın da söz konusu olmadığım, kaldı ki gecikme faizi faturasının 2019 yılına ait olduğu gözükmekte ise de bu tutar takip tarihi itibariyle geriye dönük birden fazla faturanın gecikmesi olarak hesaplandığını, nitekim bu durum 06.11.2019 tarihli faturada yer alan “Gecikme Bedeli Faturası sebebiyle düzenlenmiştir” ibaresiyle açıklandığını, bu sebeple itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilin borca itiraz dilekçesinde her ne kadar mal beyanında bulunmuşsa da bu beyanın usulüne uygun olmadığım, işbu sebeple İİK.'nın 74. maddesinde öngörülen nitelikte borcunu ne şekilde ödeyeceğini ve geçim şeklini bildirmeyen borçlunun usulüne uygun mal beyanında bulunduğundan söz edilemeyeceğini, tüm bu sebepler neticesinde İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2452 E. sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle işbu dava ikame edildiğini, İzmir 20. İcra Müdürlüğü 2020/2452 Esas sayılı dosyada müvekkil aleyhine yapılan takibe konu fatura tarihleri 2019 yılına ait olup, müvekkilin elektriği 2018 yılında kesilmiştir. Fatura tarihi 06.11.2019 Fatura Numarası GPE2019000246262 olan faturadan da açıkça anlaşılacağı üzere ilk ve son okuma tarihi 06.11.2019 olup, müvekkil şirketin elektriği kesim tarihinden sonra işbu fatura düzenlenmiştir. Davacın iddia ettiğin aksine davacı şirket kötü niyetle hareket ettiğini, 2019 yılı fatura toplamı 21.40,82-TL olarak belirtildiği halde takip öncesi işleyen olarak 374.152,19-TL talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, esasen müvekkilimiz borcun tamamını ödemiş olup, işbu durum ticari defter ve kayıtların Sayın Mahkeme tarafından atanacak ehil bilirkişilerce yapılacak incelemeler neticesinde sabit hale geleceğini, davacı tarafından takip ile talep edilen alacağın varlığının, müvekkili tarafından kesin ulaşılabilir bir bilgi olmaktan çıktığını, özellikle bu yönden ve ayrıca uygulanan gecikme faiz oranının fahiş olması, gecikme faizi adı altında kesilen fatura miktarının astronomik şekilde fahiş olması, müvekkil şirket tarafından tüm faturaların ödenmesine rağmen müvekkil şirketin aktif şekilde faal olmadığı 2019 dönemi ve sonrasına ait faturaların dayanak gösterilerek takip başlatılması, ticari faiz oranlarının çok üstünde faiz taleplerinin bulunması nedenleriyle borca, faiz oranlarına itiraz etmekteyiz. tüm bu hukuki gerekçeler çerçevesinde, davacı tarafça %20 inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmayıp reddini talep ettiklerini, bu nedenlerle haksız ve dayanıksız açılmış bulunan davanın reddine, kötüniyetli şekilde takip yapan davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, İzmir 20.İcra Dairesi'nin 2020/2452 Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının kısmen iptali ile takibin 21.401,80-TL fatura asıl alacağı, 112,58-TL işlemiş faiz, 20,26-TL işlemiş faiz KDV'si ile 220.815,86-TL geçmiş dönem faizi ve KDV alacağı üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda gecikme faizi ve faizin %18'i oranında KDV işletilmesine, fazlasına dair istemlerin reddine, alacak likit nitelikte görülmediğinden inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; - İstinafa konu 100078425406 fatura numaralı, 374.152,20-TL bedelli ve 06.11.2019 tarihli fatura gecikme zammına ilişkin tahhakkuk eden bir fatura olduğunu, 06.11.2019 tarihli fatura, başkaca faturaların ödenmemesi nedeni ile tahakkuk eden gecikme zammı bedellerine ilişkin olduğunu, sunulan 05.01.2023 tarihli dilekçe ekindeki listede, 374.152,19- TL gecikme zammının, hangi tüketim faturalarının zamanında ödenmemesi nedeni ile doğan gecikme zammına ilişkin olduğunu, -söz konusu 374.152,19-TL tutalı faiz (gecikme zammı) alacağı, numaraları kayıtlı 23 Adet faturanın zamanında ödenmemesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiği tarih olan 06.11.2019 tarihine kadar geçen süre yönünden doğan gecikme zammı alacağına ilişkin olduğunu, -bu faturalar için sözleşmenin feshedilmesi nedeni ile fesih tarihi itibari (06.11.2019) gecikme zammı faturası düzenlendiğini, -gecikme faizi faturasının 2019 yılına ait olduğu gözükmekte ise de tutarın takibe konu edilen faturaların değil, diğer faturaların düzenlendiği tarihten gecikmesi nedeni ile hesaplandığını, -bilirkişinin fatura dökümlerini, cari hesap özetini ve faiz hesap detayını inceleyerek rapor tanzim etmeli iken tarafımızca sunulan evrakları irdelemeden rapor oluşturduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, elektrik tüketim faturalarından kaynaklanan asıl alacak, gecikme faizi ve faizin KDV'sine ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık elektrik abonelik sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen fatura asıl alacağı, gecikme zammı faturaları ve KDV'lerinden kaynaklanmakta olup, 17/03/2014 tarihli abonelik sözleşmesinin 4. Maddesinde "Düzenlenecek ve Sözleşme'de belirtilen yöntemlerle Müşteri'ye bildirilecek faturalarda son ödeme tarihi belirtilir. Son ödeme tarihine kadar ödenmeyen fatura tutarına, alacağın tahsili esnasında son ödeme tarihinden itibaren uygulanmak üzere 6183 sayılı Kanunda belirtilen oranlarda gecikme zammı ve gecikme zammı tutarına KDV tahakkuk ettirilir." hükmünün yer aldığı, buna göre davacı şirket tarafından düzenlenen tüketim faturalarının son ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanun'un 51. Maddesine göre hesaplanan gecikme zammı ve bu miktarın KDV'si üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. Mahkemece dosya elektrik mühendisi ve hesap bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek asıl alacak miktarlarının geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zammı hesaplaması hususunda rapor alınmış, dosyaya sunulan 19/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin takip tarihi itibariyle 21.401,50-TL asıl alacak, 11.824,02-TL gecikme zammı ve 2.128,32-TL KDV alacağı olmak üzere toplam 35.353,84-TL alacak bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı her iki taraf vekilince itirazlar ileri sürülmüş olup, yapılan hesaplamada 374.152,20-TL bedelli gecikme zammı faturasının değerlendirilmemiş olduğu gözetilerek dosya davacı vekilinin sunduğu gecikme zammı faturasının dayanağını oluşturan fatura bilgileri de dikkat alınarak yeniden hesaplama yapılmak üzere aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin 21.401,80-TL fatura asıl alacağı, 178.105,42-TL gecikme zammı alacağı ve 32.058,97-TL gecikme zammının KDV'si alacağı olmak üzere 231.566,19-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı taraf vekillerince sair hususlarda itirazlarda bulunulmuştur. Davalı vekili tarafından davacı vekilinin 19/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu fatura alacak ayrıntılarının iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu belirtilerek itirazda bulunulmuş ise de, davacının takipte ve davada faturalara ve şirket kayıtlarına dayanmış olduğu, dosyada mevcut fatura bilgileri ile gecikme zammı hesaplamasının denetlenememesi üzerine faturanın düzenlenmesine esas fatura bedelleri ve son ödeme tarihlerinin dosyaya sunulması iddianın genişletilmesi olarak değerlendirilmemiştir. Zira davacı fatura ayrıntılarını ve bedellerini açıklamakla yeni bir delil ileri sürmemekte olup takip ve davada dayanılan faturanın ne şekilde hesaplandığını göstermektedir. Açıklanan nedenlerle davalı tarafın bu husustaki istinaf istemleri yerinde görülmememiş, yargılama sırasında dosyaya sunulan fatura bedelleri, son ödeme tarihleri ve uygulanan faiz-gecikme zammı oranları hesaplamaya esas alınmasında usul ve yasaya aykılık tespit edimemiştir. Yerel mahkemece aldırılan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazların incelenmesinde soyut itirazlar yer almakla birlikte, fatura bedeli ile bilirkişi raporu arasında önemli ölçüde farklılık bulunduğundan dosya yerel mahkemece bu kez farklı bir heyete tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen gecikme zammı oranına göre yapılan hesaplamada 21.401,80-TL asıl alacak, 13.291,78-TL gecikme zammı, 2.392,52-TL gecikme zammı KDV'si, 220.815,46-TL gecikme zammı ve KDV'si olmak üzere toplam 257.901,56-TL davacı alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı her iki tarafça itirazlar ileri sürülmüş olup, dosyaya sunulan 26/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 04/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda gösterilen hesaplamalar arasında önemli ölçüde farklılıklar bulunduğu görülmekle bu kes 3. Farlı bir heyetten rapor aldırılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında eldeki davada; Dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve taraf itirazlarını karşılar bilirkişi raporu düzenlenmesi için dosya 3 elektrik mühendisi bilirkişiden alınan 09/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacı şirketin 21.401,80-TL asıl alacak, 13.291,78-TL gecikme zammı, 2.392,52-TL gecikme zammı KDV'si, 220.815,46-TL gecikme zammı ve KDV'si olmak üzere toplam 257.901,56-TL davacı alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Böylece; davacı vekilinin gecikme zammı faturasının dayanağını oluşturan fatura bedel ve son ödeme tarihlerini gösterir listesinin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olmadığı, takip ve dava dilekçesinde dayanılan faturaya ilişkin ayrıntıların liste halinde sunulmasının HMK'nın 145.maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, davalı taraf ve davacı tarafın sunulan sair itirazlarında ise bilirkişi heyetinin hesaplamalarında hata bulunduğuna dair somut bir itiraz nedeni gösterilmediği, bu haliyle raporda gösterilen 21.401,80-TL asıl alacak, 13.291,78-TL gecikme zammı, 2.392,52-TL gecikme zammı KDV'si, 220.815,46-TL gecikme zammı ve KDV'si olmak üzere toplam 257.901,56-TL davacı alacağının dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne ;yine davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de takip konusu alacakların çok sayıda faturadan kaynaklanan gecikme zammı içerdiği, davalının her bir faturanın gecikme zam oranına göre borçlu olduğu toplam bedeli bilemeyeceği nazara alındığında asıl alacağın likit ve bilinebilir nitelikte kabul edilemeyeceği gözetilerek inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilince bildirilen tüm istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2024 Tarih ve 2022/91 Esas 2024/158 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren yasal iki haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.