9. Hukuk Dairesi 2016/8186 E. , 2019/17966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; taraflar arası
**9. Hukuk Dairesi 2016/8186 E. , 2019/17966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; taraflar arasında akdedilmiş iş sözleşmesinin incelenmesinden Yerel Mahkemece feshin haklı olduğuna gerekçe kılınmış şekilde hizmet akdinde bir zam şartı bulunmadığı, ücrette ne şekilde artış yapılacağı, görev teklifinde yer alan “ücret sistemi” başlığı ile düzenlendiği, belgede işverenin mutlaka zam yapacağı gibi bir düzenlemeye gidilmiş olmadığı, dosyaya sunulu ücret bordrolarında da bilirkişi raporunda yer aldığı üzere her yıl aynı nispette ve zamanda olmasa da ücret zamlarının yapıldığının görüldüğü, Yerel Mahkeme’nin gerekçesinde belirttiği gibi hizmet akdinde her sene Ocak ayında enflasyon ve devalüasyon farkını ortadan kaldırmak için ücretin yönetim kurulu kararı ile arttırılacağına dair bir şart bulunmadığı davalı tarafın da davacının ücretine sürekli ve aynı oranda olmasa da her yıl zam yapıldığını savunduğu anlaşılmıştır. İş akdinde ve yukarıda yazılı belgede her yıl işçinin ücretine işverenin mutlaka zam yapacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı tarafça davacı işçiye ... Üniversitesi Hastanesi işyerinde çalışma şartlarında hiçbir değişiklik olmadan yine aynı görev tanımı ile çalışmasına devam edebileceği bildirilmiştir. Davacının ... Üniversitesi’ne yaptığı başvuruda davalı şirket ile aralarında bir sözleşme olmadığına dair bilgi edinme cevabı verilmiştir. Davalı taraf aynı gün temyiz incelemiş yapılan dosyalarda; ne ... Üniversitesi ile ne de diğer bildirdiği işyerleri ile anlaşması bulunduğuna dair dosyaya yeterli kanıtlar sunamamıştır. Davalı tanığı Serkan, o tarihlerde işyerinde 50 kadar boş pozisyonun olduğunu beyan etmiştir. Yine davalı tarafça dosyaya sunulan bir kısım e-posta yazışmalarından davalının 50 civarında boş pozisyonu bulunduğu belirtilmiştir. Buna rağmen işçilerin farklı işyerlerinde görevlendirmeleri, bu görevlendirmelerin gerçek olmadığı sonucunu doğurmaktadır. Davalının hizmet alım işinin sona ermesi üzerine işçilere yeni işyerleri göstermesinin samimi olmadığı, iş ilişkisinin sona erdirme iradesi taşıdığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı gözetildiğinde davacının ücretine zam yapılmamasının haklı fesih nedeni olarak değerlendirilmesinin sonuca etkili görülmemesi karşısında, davalı avukatının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazı haricinde diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Mahkemece vekil ile temsil edilen davalı lehine reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT. sinin 13/1 maddeleri uyarınca “1.800,00 TL” vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kararda mükerrer olarak davalı aleyhine iki defa vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK. nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca dairemizce açıklanan ilave gerekçe ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Sonuç: Temyiz edilen kararın hüküm fıkrasının 9. paragrafının çıkartılarak, yerine; “Davalı vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT. si uyarınca belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nispi temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.