TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2021 NUMARASI : 2014/1593 Esas, 2021/36 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3431 KARAR NO : 2025/1161 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2021 NUMARASI : 2014/1593 Esas, 2021/36 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itiraz iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kabulüne dair verilen karara davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili ,müvekkili ile davalı şirket arasında 01.03.2013 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşme kapsamında ifa edilmiş ve kabul edilmiş olan yükümlülüklere istinaden sözleşme bedeline ilişkin davacı tarafından kesilmiş faturaların icra takibi tarihi itibariyle 1.590.103,72$ tutarındaki kısmının davacıya vadesi gelmiş olduğu halde ödenmediğini, taraflar arasında yapılan sözleşmede müşteri olarak tanımlanan ... A.Ş. {...) firmasından ödemeleri alan davalının, yine aynı sözleşmenin 6.3.1 ve 6.3.3 maddeleri gereğince kendisine ödeme yapılmasını müteakip 5 iş günü içerisinde davacıya ödeme yapması gerektiğini, ancak bu ödemenin yapılmadığını, ayrıca sözleşme kapsamında müşteriden alındıktan sonra 5 işgünlük süre içerisinde ödemesi yapılmayan tutarlar üzerinden icra takibi tarihi olan 15.10.2014 tarihi itibariyle toplam 148.127,09$ tutarında faiz alacağı bulunduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanan temlikname uyarınca dava dışı müşterinin davalıya ödemesi gereken tutarı temlik ederek, davacıya 20.10.2014 tarihi itibariyle 356.300,00 TL <158.292,245) tutarında ödeme yaptığını, mahkemece görülen itirazın iptali davasının, bu tutarın takip tutarından düşülerek 1.431.811,48$ için 3.950.642,33TL harca esas değer olmak suretiyle açıldığını, davacının sözleşme kapsamındaki alacağının tahsili için davalıya çeşitli yazılı ve sözlü uyarılarda bulunduğunu, davacının bu borcu ikrar eder beyanlarının bulunduğunu, borcun yapılandırılmasına ilişkin davacı ve davalı arasında çeşitli kereler görüşmeler yapıldığını, ancak bu çalışmaların sonuçsuz kaldığını, bu yüzden icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek , icra takibine itirazın ardından da davacı ve davalı arasında borcun ödenmesine yönelik çeşitli görüşmeler gerçekleştirildiğini iddia etmiş ve davalının icra takibine yaptığı haksız ve yersiz borca itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19/10/2017 tarihli Islah dilekçesi ibraz ederek dilekçesinde ;Davalı aleyhine 1.590.103,72 USD'si asıl alacak, 148.127,09 USD'si faiz alacağı olmak üzere toplam 1.738,230,81 USD (TL karşılığı 3.950,998,63 TL) bedelli icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafça, takip tarihinden sonra 158.292,24 USD tutarında ödeme yapıldığını, BK.101.1 Maddesi uyarınca yapılmış olan ödemenin öncelikli olarak faize sayılmış olduğunu, dava tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 1.579.938,57 USD olduğunu, Dava tarihi itibariyle asıl alacak için 1.431.811,48 USD üzerinden harç ödenmiş olmakla harcandırılmamış olan 148.127,09 USD{1 USD için 3,68 TL TL) 545.107.69 TL asıl alacakları için eksik harcın tamamlanması zaruretinin doğmuş olduğunu kesilecek harç makbuzuna istinaden gerekli ödeme yapılacağını , açıklanan nedenlerle davalarının kabulü ile itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir.Davalı vekili ,müvekkili davalı ... Ltd. Şti.'ye açılmış olan itirazın iptali davasının haksız olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ... firmasının Kredi Yurtlar Kurumu (Merkezi Sistemler ve Uç Sistemler) projesinin ihale edilmesi ile 20.02.2013 tarihinde başladığını, Davalı ve Davacı şirketler arasında Uç Sistemler projesi kapsamında müvekkili şirkete hizmet verilmesi konu edilen bir sözleşme, Merkezi Sistemler kapsamında ise müvekkili şirketin davacı şirkete hizmet vermesini konu edinen ikinci bir sözleşme imzalandığını, firmaların birbirlerine fatura kesmelerinden, birbirlerine alacaklı/borçlu olmalarından ve ileriye dönük bir takım projelerde anlaşmalarından dolayı, davalı tarafından bir takım ödemelerin davacı şirketin alacaklarından mahsup edileceğinden yapılmadığını, söz konusu ticari ilişki içerisinde müvekkili firmanın sözleşme imzalanmadan ifalarda bulunduğunu, sözleşmelerin daha sonra imzalandığını, benzer şekilde faturaların daha sonradan kesildiğini ve ödendiğini , davacı firmanın ... ile sözleşme imzalamasının geciktiğini ve bu nedenle davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin 7 ay geçikmeli olarak imzalanabildiğini, bu gecikme sebebiyle davacı firmanın hizmet satın almadan müvekkili firmaya aynı sözleşme kapsamında yapılacak ek protokoller için 564.111,00$ fatura kestiğini, özetle taraflar arasındaki ticari ilişki gereği, tarafların sözleşmeler imzalanmadan önce mevcut projeler için tarafların birbirine ifalarda bulunup ödemeler yaptığını, davacı şirketin sözleşmede belirtilen tutarın üzerinde fatura kestiğini, kesilen bu faturanın taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiğine dair bir gösterge olduğunu, davalı firmanın tüm teknik bilgisini paylaşarak altyapısını kurduğu sistem ile ilgili olarak devam niteliğinde projeler beklerken, ... ve davacı firmalar tarafından etik dışı ve sebepsiz bir şekilde devre dışı bırakılmaya çalışıldığını, davacı tarafından Merkezi sistemler proje kapsamında davalı şirketten 150.000 kullanıcı için kullanılmak üzere satın alınan yazılımın yine davacı tarafından 2.500.000,00$ ek yazılım ve lisans bedeli ödememek için hacklenerek kullanıldığını, Kredi Yurtlar Kurumu Uç Sistemler projesinde alt yüklenici olan davacının alt yüklenicilik sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu yüzden davalının Borçlar Hukuku 125. maddesine göre davalının seçimlik haklarının söz konusu olduğunu, Davacıya eksiklerin giderilmesi için 1 ay süre verildiğini, davacının kusurlu olarak ifa ettiği sözleşmesel yükümlülükleri dolayısıyla davalıya ait teminat mektubunun nakde çevrilmesi riski altında olduğunu, Davalı şirketin davacı ile aralarındaki sözleşmenin 6.3.3 madddesine göre hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen ödemelerde bulunduğunu, Davacı firmanın ana yüklenici olduğu Merkezi Sistemler Projesi kapsamında davalıya 45 gün içerisinde ödemesi gereken fatura bedellerini ödemediğini ve bu faturaların davacı şirkete olan borçlardan mahsup edildiğini, Davacının faiz hesaplamasında mahsuplaşmalar arasındaki günler için faiz işletildiğini ve bunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 131. maddesine aykırı olduğunu, Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında proje çalışmaları devam ederken ve taraflar arasında borç alacak mutabakatı yapılmamışken icra takibine başlandığını, Davacı firmanın dava dosyasındaki faiz tablosunda %7 Beyoğlu 34. Noterliğinden gönderdiği ihtarnamede ise %5 faiz işlettiği ve bu oranın hukuki bir dayanağının bulunmadığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, davacının %20 icra/inkar talebinin reddine, davacı tarafından fazladan kesilen 564.111,00USD + KDV tutarındaki faturaya ilişkin talep edilen faizin reddine, Davacı tarafça talep edilen faiz oranının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece , her iki tarafın ticari defterlerinin tutulduğu, tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, Ticari defterlerinin HMK 222. Mad. gereği lehlerine delil vasfı taşıdığı ,Davacı tarafın defter kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı , buna göre alacak borç durumu şu şekilde olduğu , Davacı tarafın ticari defterlerinde davalı taraf, hem 120 alıcılar hem de 320 satıcılar hesabında takip edildiği ,Davacının ticarî defter kayıtlarında 31.12.2015 tarihi itibariyle davalı ...Şti. 120 alıcılar hesabında 4.824.760,90 TL (1,996.491,43 USD) borçlu ve 320 satıcılar hesabında 26.713,31 TL (9.440,00 EURO) alacaklı olarak yer aldığı , davacının davalı şirketten net alacağı 4.798.047,59 TL olduğu ,Davalı taraf, davacıya bilirkişi raporunda detayları belirtilen faturalar düzenlediği , toplam fatura edilen bedel, 11.666.939,85 USD olduğu , Davalı tarafın bu faturalara karşılık icra takibi tarihine kadar (14.10.2014) yapmış olduğu ödemeler bu tutardan düşüldükten sonra kalan tutarın 7.564.711,00 USD' olduğu , Davacı tarafın davalı tarafın fatura alacaklarını düştükten sonraki alacağı 1.996.491,43 USD olduğu ,Davacı taraf, bu tutar içerisinde yer alan 1.590.103,72 USD asıl alacak için icra takibine başladığı ve bu tutara toplam 148.127,09 USD işlemiş faiz hesapladığı , Davacı toplam 1.738.230,81 USD için İstanbul 12. İcra Müdürlüğümde ... E. Sayılı dosya ile icra takibine başladığı , davacının icra takibine başlamış olduğu asıl alacak tutarı, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu , Davalı tarafın defter kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı , buna göre alacak borç durumu şu şekilde olduğu ,Davalı tarafın ticari defterlerinde davacı taraf, hem 320 Satıcılar hesabında takip edildiği, Davalının ticari defter kayıtlarında 31.12.2015 tarihi itibariyle davacı ...ş, 320 satıcılar hesabında 1.978.975,94 USD (4.589.047,31 TL) alacaklı, 9.440,00 EURO (27.657,31 TL) borçlu olarak yer aldığı ,Davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunan ve icra takibi için dosyaya sunmuş olduğu detaylarına bilirkişi raporunda yer verilen faturalar, davalının ticari defterlerinde de kayıt altına alındığı , buna göre toplam fatura edilen bedel, 11.666,939,85 USD olduğu , Davalı tarafın bu faturalara karşılık icra takibi tarihine kadar (14.10.2014) yapmış olduğu ödemeler ve davacı şirkete kestiği fatura bedelleri bu tutardan düşüldükten sonra kalan tutar 1.978.975,94 USD olduğu ,Davalı taraf, icra takibine kadar olan ticari ilişkilerden dolayı davacı tarafa 1.978.975,94 USD borçlu olduğu , bu tutar davalı tarafın defter kayıtlarında yer aldığı ,Davalı tarafından takip tarihinden sonra 158.292,24 USD ödeme yapıldığı , davacı bu ödemeyi işlemiş faize saydığını, yapılan ödemenin 148.127,09 USD si faize, kalan 10.165,USD tutarının da asıl alacaktan düşüldüğünü açıkladığı ,Davalı dosyaya sunduğu temlik sözleşmesinin ana borçtan düşülmesi şartıyla yapıldığını, sözleşmede borcun faizden düşüleceğine dair bir ibare bulunmadığını, temlik tutarının ana paradan düşülmesi gerektiğini ileri sürdüğü , dosyaya sunulan temlik sözleşmesinde temlik yapılan davacı şirketin imzası bulunmadığı , sunulan mail kayıtlarında da davacı tarafın davalının temlikname ile ilgili açıklamalarını kabul ettiği ve bu yöndeki anlaşmayı onayladığına dair açık bir ifade bulunmadığı , bu nedenle davalı tarafın bu yöndeki açıklamalarına itibar edilmediği ,Davalı tarafın bilirkişi raporlarına itirazları üzeri ek raporlar alındığı ,Taraflar her iki proje ile ilgili olarak karşı tarafın yerine getirmediğini belirttiği sorumluluklardan bahsedilse de, bu sorumlulukların ne oldukları ve ne kadarının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini gösteren karşılıklı imzalanmış belgeler bulunmadığı , ... tarafından gönderilen 16.06.2016 tarihli belgede, davalının yükümlülüklerini yerine getiremediği, ancak Davacı firmanın proje kapsamında yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğinin belirtildiği , ancak bu belgede projeye ait teknik şartname ve sözleşmenin maddelerinden hangilerinin yerine getirilip getirilmediğinin yapılan testler ve sonuçlarını kayıt altına alan taraflarca imzalanmış tutanaklarla beraber sunulmadığı , bu haliyle anılan belge soyut kaldığı ,10.04.2019 tarihli ek raporda; kök raporda çeşitli eksiklikleri belirtilen cevap dilekçesinin (EK-7) ekinde sunulan ve ... Aş. Yetkililerinden geldiği belirtilen e-postaya ait grafik performanslarının dosyaya eklendiğini ve grafikler üzerinde yapılan incelemede sistemin çalışmasını engelleyecek her hangi ciddi bir kesinti problemine rastlanmadığının belirtildiği ,Eser sözleşmelerinde sözleşme konusu imalatların o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı karine olarak kabul edildiği , karinenin aksini ispat yükü iş sahibine ait olduğu , Davacı taraf davasını 19/10/2017 günü 148.127,09 USD (545.107,69 TL) ıslah ettiği , ıslah edilen dava dilekçesi ile davaya konu edilmediğinden itirazın iptali kapsamında kabul edilmeyip alacak olarak kabul edildiği , ıslah ile talep edilen bu alacak miktarı yönünden ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından faize hükmedilmediği ,Bu kapsamda; dosyaya sunulan belgelere göre yapılan incelemede davacı tarafın davalı ile aralarındaki sözleşme gereği yapmış olduğu işlerden dolayı davalıdan alacaklı olduğu düzenlenen faturalar, davacı ticari defterleri ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı 1.978.975,USD borç kaydından sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile , İstanbul 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinin 1.431.811,48 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 7 TCMB en yüksek döviz mevduat faizi ile devamına, ıslaha konu 148.127,09 USD alacağın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, 1.431.811,48 USD asıl alacağın takip tarihindeki USD nin efektif satış kuruna göre TL karşılığı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında , davacı taraf ıslah dilekçesi ile -dava tarihi tutarı ile alacak tutarının 1.579.938,57 USD olduğunu , 148.127,09 USD için ıslah yaptığını , mahkemenin bunu itirazın iptali olarak değil , alacak davası olarak kabul ettiğini , yerel mahkemenin hem itirazın iptaline , hem de alacağa karar vermesinin usule aykırı olduğunu , ıslah dilekçesinde itirazın iptali talep edilmesine rağmen ,mahkemenin alacağa karar verildiğini , ıslah talebini hak düşürücü süre sebebiyle reddetmesi gerektiğini , 1 senede itirazın iptali davasını açması gerektiğini , ıslah edilen miktar açısından itirazın iptalinin talep edilmesinin mümkün olmadığını , davacının uç birimler sözleşmesinin tüm yükümlülüklerini alt yüklenicilik sözleşmesi ile üstlendiğini , müvekkilinin projeyi yönettiğini , ...'un müvekkilinin teminatını nakde çevrildiğini , ... raporlarına göre 20 adet Bölge Müdürlüğünde kurulum yapılmadığını , davacının yükümlülüklerini eksik ifa ettiğini , yerel mahkemenin Türk Telokom raporlarını görmezden geldiğini , itirazlarının değerlendirilmediğini , davacının faiz hesabının hukuka aykırı olduğunu , müvekkilinin takipten sonra davacı tarafa 158.292,24 USD ödeme yaptığını , bunun davacıya temlik yapılmak suretiyle yapıldığını , mahkemenin temlik tutarını davacının faize saymasını kabul ettiğini , davacının ihtirazi kayıt koymadan kabul ettiği ödemelere faiz talep etme hakkı bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden doğan itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici davalı iş sahibidir.Davacı vekili , müvekkili yüklenici ile davalı arasında 01.03.2013 tarihli sözleşme olduğunu , davacı tarafından ifa edildiğini , ihtirazi kayıtsız kabul edilmiş faturalara dayalı takip tarihi itibariyle 1.590.103,72 USD nin vadesi gelmiş olmasına rağmen davacıya ödenmediğini , sözleşmeye göre asıl iş sahibi ... davalıya ödeme yaptığında davalının 5 iş günü içinde davacıya ödeme yapması gerektiğini , 5 günlük süre içinde ödenmeyen fatura tutarlarına , icra takibi kapsamında işlemiş faiz olarak talep edildiğini ,148.127,09 USD tutarında faiz alacağı bulunduğunu , davalının ...'dan olan alacağı 356.300,00 TL.'yi davacıya temlik ettiğini bu miktarın mahsup edilerek , itirazın iptali davasını 1.431.811,48 USD için harçlandırarak açtıklarını belirterek davalının itirazının iptalini talep etmiştir.Davalı vekili , taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ... firmasının Kredi Yurtlar Kurumu (Merkezi Sistemler ve Uç Sistemler) projesinin ihale edilmesi ile 20.02.2013 tarihinde başladığını, Davalı ve Davacı şirketler arasında Uç Sistemler projesi kapsamında müvekkili şirkete hizmet verilmesi konu edilen bir sözleşme, Merkezi Sistemler kapsamında ise müvekkili şirketin davacı şirkete hizmet vermesini konu edinen ikinci bir sözleşme imzalandığını, firmaların birbirlerine fatura kesmelerinden, birbirlerine alacaklı/borçlu olmalarından ve ileriye dönük bir takım projelerde anlaşmalarından dolayı, davalı tarafından bir takım ödemelerin davacı şirketin alacaklarından mahsup edileceğinden yapılmadığını , Kredi Yurtlar Kurumu Uç Sistemler projesinde alt yüklenici olan davacının alt yüklenicilik sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu yüzden davalının Borçlar Hukuku 125. maddesine göre davalının seçimlik haklarının söz konusu olduğunu, Davacıya eksiklerin giderilmesi için 1 ay süre verildiğini, davacının kusurlu olarak ifa ettiği sözleşmesel yükümlülükleri dolayısıyla davalıya ait teminat mektubunun nakde çevrilmesi riski altında olduğunu, Davalı şirketin davacı ile aralarındaki sözleşmenin 6.3.3 madddesine göre hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen ödemelerde bulunduğunu, Davacı firmanın ana yüklenici olduğu Merkezi Sistemler Projesi kapsamında davalıya 45 gün içerisinde ödemesi gereken fatura bedellerini ödemediğini ve bu faturaların davacı şirkete olan borçlardan mahsup edildiğini, Davacının faiz hesaplamasında mahsuplaşmalar arasındaki günler için faiz işletildiğini ve bunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 131. maddesine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme , bilirkişi raporlarını dikkate alarak davacının davasının kabulüne karar vermiştir. Islaha konu kısımla ilgili olarak , dava dilekçesi ile davaya konu edilmediğinden itirazın iptali kapsamında kabul edilmeyip alacak olarak kabul edildiği mahkemece belirtilmiştir.Davacı ile davalı arasında dava dışı ... A.Ş. tarafından yürütülen Kredi Yurtlar Kurumu için gerçekleştirilen "Merkezi Sistemler" ve "Uç birimler" olarak isimlendirilen iki proje için anlaşmalar imzalanmıştır. Davacı projede alt yüklenici durumundayken, davalı ana yüklenici durumundadır. Merkezi Sistemler projesinde ise davacı ana yüklenici, davalı ise alt yüklenici konumundadır. Her iki proje ile ilgili olarak davalı ve davacı taraf arasında birer sözleşme imzalanmıştır. Kablosuz ağ hizmetleri sağlanması projesinde hizmet ve ürün verilmesine , uç sistemler projesi kapsamında hizmet verilmesine dair taraflar arasında 01.03.2013 tarihli sözleşme vardır. Sözleşme tutarının7.844.644 TL. götürü bedel olduğu , sözleşmenin 6.3.3. maddesine göre , davalıya ödemenin ... tarafından yapılmasını takip eden 5 iş günü içerisinde ilgili faturaya karşılık ödeme yapılacağı düzenlenmiştir.Dosya kapsamında 1 Mart 2015 tarihli eksik ayıplı işlere dair mail gönderildiği ve 1 ay içinde giderilmesi istendiği anlaşılmıştır....'un 16.6.2016 tarihli mahkemeye gönderdiği yazı cevabında davaya konu projeye ilişkin olarak Davacı ...Ş. Tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerin eksiksiz yerine getirildiği bildirilmiştir.Dosya kapsamında alınan 19.08.2017 tarhli heyet raporunda tarafların defter kayıtlarının incelendiği , davalının ticari defterinde davacının 1.978.975,94USD alacaklı olduğu ,9.440,00 Euro borçlu olduğunun yer aldığı , davacı tarafın ticari defterlerinde davacının 1.996.491,43 USD alacaklı olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.10.04.2019 tarihli Ek Raporda mali hususlardaki görüşlerinin değişmediği bildirilmiştir. 28.07.2020 tarihli ek raporda davalının faiz oranına itirazının yerinde olmadığını , kök ve ek rapordaki görüşlerinin değişmediği belirtilmiştir.Somut olayda davacının eksik ifası olduğu iddia edilmişse de ,...'un 16.6.2016 tarihli mahkemeye gönderdiği yazı cevabında davaya konu projeye ilişkin olarak Davacı ...Ş. tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerin eksiksiz yerine getirildiğinin bildirildiği , davalı tarafından eksik ve ayıplı işlere dair bir tespit yaptırılmadığı anlaşıldığından davalının bu istinafı yersiz bulunmuştur.Dosya kapsamında alınan bir kök ve 2 ek rapor denetime açıktır. Davalı ve davacının ticari defter kayıtlarına göre davacı taraf davalıdan alacaklı gözükmektedir. Mahkemenin ıslahla arttırılan 148.127,09 TL.'yi alacak olarak dosya kapsamını ve raporları dikkate alarak karara bağlaması hukuka ve içtihatlara uygundur. Bu tutar alacak olarak değerlendirilmelidir. İtirazın iptalinde takipte iptali istenen kısım arttırılamaz. Bu sebeple yerel mahkemenin 1.431.811,48 USD asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek %7 TCMB en yüksek döviz mevduat faizi ile takibin devamına ve ıslaha konu 148.127,09 USD alacağın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar vermesinde bir hukuka aykırılık yoktur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2021 tarih ve 2014/1593 Esas, 2021/36 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 255.091,71-TL istinaf karar harcından peşin alınan 63.772,92-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 191.318,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.