9. Hukuk Dairesi 2025/8466 E. , 2025/9712 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1201 E., 2025/1886 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/269 E., 2024/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
9. Hukuk Dairesi 2025/8466 E. , 2025/9712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1201 E., 2025/1886 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/269 E., 2024/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.12.1997 tarihinden itibaren davalı Şirkete ait işyerinde torna tesviyeci olarak çalıştığını, ihtiyaç duyulduğunda mekanik bakım ve CNC operatörü olarak da görev yaptığını, iş sözleşmesini 06.03.2023 tarihinde emekliliğe hak kazanması üzerine haklı nedenle feshettiğini ancak hak ettiği kıdem tazminatının ödenmediğini, son beş yıl içinde yıllık izinlerinin kullandırılmadığını veya eksik kullandırıldığını, son beş yıldan bakiye yıllık ücretli izin alacağının alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirkette 01.12.1997-05.03.2023 tarihleri arasında tornacı olarak çalıştığını, davacının son ücretinin günlük brüt 579,88 TL olduğunu, ücretinin tamamının banka kanalıyla ödendiğini, davacının müvekkili Şirkette çalışan doksan kişi ile birlikte emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini feshetmesi üzerine, ödeme sıkıntısı yaşayan müvekkili Şirket tarafından taksitle ödeme teklifinin davacı tarafça kabul edilmediğini, davacının yıllık izinlerini eksiksiz olarak kullandığını ve yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada bulunan Kurum kayıtları ve taraf beyanları doğrultusunda, davacının davalı işveren nezdinde 01.12.1997-05.03.2023 tarihleri arasında çalıştığı, 25... gün kıdeminin bulunduğu, işyerinde yemek ve servis sosyal hakkının bulunduğu, davacının aylık giydirilmiş brüt ücretinin 20.560,60 TL olduğu, iş sözleşmesinin emekliliğe hak kazanması nedeniyle davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği ve bilirkişi tarafından hesaplanan 501.377,42 TL kıdem tazminatına hak kazandığı, ancak davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verildiği, davacı vekilinin imza incelemesi talebi bulunmamasına nazaran taraflarca getirme ve taleple bağlılık ilkelerinin egemen olduğu, resen araştırma ilkesinin uygulanmadığı işbu davada sahteliği yönünde araştırma yapılmayan yıllık ücretli izin evrakına itibarla yıllık ücretli iznin kullandırıldığı ya da ücretinin ödendiğini davalı tarafça ispatlanamayan 45 günlük bakiye izin süresi üzerinden izin ücreti alacağına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla, hâlen yürürlükte olan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde işçinin bağlı bulunduğu Kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması hâlinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlandığı, davacı çalışanın davalı işyerinde 01.12.1997 tarihinden itibaren tornacı olarak çalışmakta iken 05.03.2023 tarihinde emekli olarak işyerinden ayrıldığı, davalı işverenin davacının ayrılışını emekliliğe ilişkin 08 Kodu ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirdiği, davacının yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının kıdem tazminatının ödendiği davalı işverence usulünce kanıtlanamadığından sabit görülen alacakla ilgili taleple bağlı kalınarak hüküm verilmiş olmasının isabetli olduğu, hizmet süresi ve kullanılan yıllık ücretli izinleri nazara alındığında bakiye 45 günlük kullanmadığı yıllık izin hakkının kaldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının giydirilmiş ücret hesabı yapılırken yemek ve servis sosyal yardım tutarlarının afaki hesaplandığını, 2. Davacının yıllık ücretli izinlerini eksiksiz kullandığını, dava dilekçesinde açıkca son beş yıl içindeki izinlerini kullanmadığını beyan etmesine rağmen davacı talebi aşılarak hesaplama yapıldığını beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hesaba esas giydirilmiş ücretinin tespiti ile yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrası şöyledir: "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde açıkça son beş yıl için yıllık ücretli izinlerinin eksik kullandırıldığını beyan etmiş ve uyuşmazlık konusu dönemi bu surette sınırlandırarak talepte bulunmuştur. Buna rağmen yıllık ücretli izin süresinin tüm çalışma dönemi üzerinden hesaplanarak bakiye izin süresi tespiti ile buna tekabül eden alacağın yazılı şekilde hüküm altına alınması davacı talebini aşan mahiyette olup taleple bağlılık kuralına da aykırıdır. Yıllık ücretli izin alacağı hesaplanırken davacı talebi gözetilmeli ve sadece son beş yıl için yapılacak değerlendirme üzerinden davalı işveren tarafından kullandırılmayan ve ücreti de ödenmeyen bakiye ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı belirlenmedir. Bu yön gözetilemeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.