TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : DAVALI : Hasımsız DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin pay defterinin beklenm…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : DAVALI : Hasımsız DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin pay defterinin beklenmedik bir şekilde kaybolduğunu, defterin, şirketin eski muhasebecisi tarafından görevini bırakırken sehven kaybedildiğini düşündüklerini, pay defterinin kaybolduğunu ortaklar arasında pay devri yapmak istedikleri zaman 02.01.2026 tarihinde fark ettiklerini ve hiç zaman geçirmeksizin öncelikle Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde şirket pay defterinin kaybolduğuna dair ilan verdiklerini, akabinde iş bu davayı açtıklarını, müvekkili şirketin ortakları şirketin muhasebe işlerini takip etmesi için bir muhasebeciyle çalıştığını ve şirketin tüm finansal işlemleriyle birlikte şirketin defterleri de alanında uzman olan muhasebeciye emanet ettiklerini, defterlerin saklanmasının tamamen muhasebecinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarını muhasebecilerini seçerken son derece dikkatli ve özenli davrandıklarını, şirket ortaklarının gerekli ve yeterli tüm çabayı göstermiş olup defterin kaybolması hususunda hiçbir kusurlarının olmadığını, şirket ortaklarının, defterin kaybolduğunu fark ettikten sonra TTK82/7 hükmüne göre otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesine başvurusunu yaptığı için herhangi bir adli veya idari yaptırıma maruz bırakılması gerektiği gibi nedenlerle müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Davanın; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesi gereğince davacı şirkete ait pay defterinin kaybolması nedenine dayalı zayi davası olduğu ve hasımsız açılmış olduğu anlaşılmıştır. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI (1)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/09/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterlerin afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaya uğraması halinde mahkemeden belge talep edilebileceği hususu düzenlenmiş olup, değinilen düzenleme uyarınca tacirin defter ve belgelerini özenli bir şekilde saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka anlatımla tacir özen yükümlülüğüne uymasına rağmen defter ve belgelerin zayi olduğunu kanıtlamak durumundadır. Somut olayda zayi olduğu iddia edilen karar defterinin TTK nun 82/7 maddesinde belirtildiği şekilde sınırlı şekilde sayılan hallerden yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlıktan ziyaa uğramadığı tamamen davacının taşınması sırasında kendi kusurları ile zayi olduğu sabit olmakla , davacı tacirin TTK 20. Maddesi kapsamında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek basiretli davranmayarak kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği(Yargıtay .Hukuk Dairesi ... E-... K)" kabul edilerek ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin karar usul ve hukuka uygun bulunduğundan davacı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 madde ve bendi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " denilmiştir. (2)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/01/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Davacı, ticari defterlerinin muhasebeci tarafından iade edilmediğini ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep etmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre zayi belgesi verilebilmesi için ticari defter ve belgelerin afet veya hırsızlık sebebiyle zayi olması gerekmekte olup ticari defter ve belgelerin muhasebeci tarafından iade edilmemesi hususu TTK 82/7. Maddesi kapsamında değerlendirilemez. (Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. (3)T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 04/12/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "6102 sayılı TTK'nın 82/7 maddesi uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterlerin afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması halinde mahkemeden belge talep edilebileceği hususu düzenlenmiş olup, değinilen düzenleme uyarınca tacirin defter ve belgelerinin özenli bir şekilde saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka anlatımla tacir özen yükümlülüğüne uymasına rağmen defter ve belgelerinin zayi olduğunu kanıtlamak durumundadır. Bu hali ile somut olayda; davacı tarafça defterin kaybolduğu yönündeki iddianın ispatı için özen yükümü değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Anılan madde uyarınca tacir, afet veya hırsızlık halinde mahkemeden zayi belgesi talep edebilecektir." denilmiştir. (4) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; " İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ,Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 06/06/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının da benzer mahiyette olduğu, dava şartlarının davanın her aşamasında resen gözetileceği, 6100 sayılı HMK'nın hakime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanıdığı, hakimin tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması halinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, bu sebeple duruşma açılmadan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilebileceği kanaatiyle, tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE (1)6102 Sayılı Kanunun 64 ve devamı maddeleri gereğince tacirler ve ticari işletmeler kendileri için kanunlarda belirlenen defterleri tutmak ve muhafaza etmekle yükümlüdürler. Kanun koyucunun, tacir ve ticari işletmeler için defter tutmayı zorunlu kılmasının temelinde ticari hayattaki güvenliğin, sürat, ispat ve dürüstlüğün sağlanması yatmaktadır. Bu hususun yanı sıra ticari defterler, bir işletmenin tüm hesap ve ticari ayrıntılarını içerirler. Aynı zamanda, devlete ödenecek vergilerin hesabında da aktif rol oynarlar. Bu sebepten dolayı ticari defterler hem ticari, hem hukuki, hem de vergisel olarak çok önemlidirler. Tacirlerin ve ticari işletmelerin faaliyetleri ticari defterler sayesinde denetlenmektedir. (2)6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde düzenlenen zayi kavramı; defter ve belgelerin yalnızca elden çıkmasını veya yok olmasını değil, tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen önleyemediği bu nedenle kendisine kusur olarak yüklenemeyen harici bir olay nedeniyle ileri sürülmesinin mümkün olmamasını ifade etmektedir. (3)Zayi kararıyla tacir, defterleri ibraz etmemenin vergi hukuku, ceza hukuku ve ispat hukukuna yönelik sonuçlarından söz konusu kurtuluş beyyinesiyle muaf tutulmaktadır. Bu nedenle Mahkemelerce zayi kararı verilmeden önce tacirin iddialarında samimi ve inandırıcı olup olmadığı, defter ve kayıtların korunması hususunda basiretli bir tacirden beklenen dikkat ve ihtimamı gösterip göstermediği hususları titizlikle değerlendirilmelidir. 4.Yukarıda yapılan açıklamalar, Yüksek Mahkeme içtihatları ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin 26/01/2026 havale tarihli dava dilekçesinde müvekkili şirketin pay defterinin "gerekli dikkat ve özen gösterilmesine rağmen elde olmayan sebeplerle kaybolması" sebebiyle zayi kararı talep ettiği, 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi olan davacının 18/2 maddesi gereğince ticari defter ve belgelerini basiretli tacir gibi muhafaza etmesi gerektiği lakin defter ve kayıtların korunması hususunda basiretli bir tacirden beklenen dikkat ve ihtimamının somut olayda gösterildiğinden söz edilemeyeceği gibi yine yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/09/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/01/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 04/12/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında 6102 Sayılı Kanunun 82/7 maddesi gereğince zayi belgesi verilebilmesi için ticari defter ve belgelerin elde olmayan sebeplerle kaybolması iddiasının TTK 82/7. Maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş, eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 382/e-1 maddesi gereğince çekişmesiz yargı işi olduğu, adı geçen kanunun 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, yine adı geçen kanunun 320/1 maddesi gereğince "Yargıda Hedef Süre Uygulaması ve Usul Ekonomisi İlkesi" nazara alınarak yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde dosya üzerinden duruşma açılmaksızın Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. (Emsal karar Konya BAM . HD ... E. ... K. Sayılı dosyası ile eldeki dosyada aynı sebebe dayanılmıştır.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 26/01/2026 Katip ... Hakim ...