T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/197 Esas KARAR NO : 2026/193 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, "Müvekkil şirket ile davalı ... A.Ş. Arasında Arabulu…
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/197 Esas KARAR NO : 2026/193 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, "Müvekkil şirket ile davalı ... A.Ş. Arasında Arabuluculuk Daire Başkanlığının ... dosya numaralı dosyası ile arabulucuk görüşmeleri yürütülmüştür. Ancak arabuluculuk süreci tarafların anlaşamaması ile neticelenmiştir (Ek-1 Arabulculuk anlaşmaması tutanağı). Akabinde işbu davanın davalısı olan ... A.Ş. Tarafından ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Söz konusu davada müvekkilim icra dosyasında borçlu sıfatında olduğundan itirazın iptali davasında davalı sıfatına sahiptir. Söz konusu davada, davalı olan müvekkilim lehine ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/05/2025 tarihli ara kararıyla ihtiyati tedbir kararı vermiş ve teminat karşılığı kesilen elektriğin tedbiren açılmasına karar vermiştir (Ek-2 ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı). ... A.Ş. Tarafından, müvekkilim lehine verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ... esas sayılı dosyasında 16/09/2025 tarihli kararıyla itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar vermiştir. Gerekçe olarak ise kararın 4. sayfasında "Ancak tedbir kararının verildiği 15.05.2025 ve itirazın reddedildiği 27.06.2025 tarihi itibariyle davalı borçlular tarafından esas hakkında açılmış bir dava kaydının bulunmadığı, ayrıca davalı tarafça talep edilen tedbirin ... tarafından açılan itirazın iptali davasının niteliğine uygun düşmediği gözetildiğinde davalılar lehine tedbir kararı verilmesi ve sonrasında itirazın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, 27.06.2025 tarihli "itirazın reddine " dair ara kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir" şeklinde bir gerekçe ileri sürmüştür. Bilindiği üzere yerleşik yüksek mahkeme içtihatlarında icra takibine itiraz edilmesi akabinde alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılması halinde menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar itirazın iptali davasında savunma sebepleri olarak ileri sürülebileceğinden borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmektedir (Yargıtay 3 HD ... E, : ... K,) Somut olayda müvekkil ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasının davalısıdır. İşbu davanın davalısı olan ... A.Ş tarafından itirazın iptali davası ikame edilmiş olduğundan müvekkil tarafından yasa ve yerleşik yüksek mahkeme içtihatları gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle menfi tespit davası açılamayacağını düşünmekteydik. Ancak yukarıda belirtilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ...esas ve 16/09/2025 tarihli kararında yalnızca davacı tarafın ihtiyati tedbir talep edebileceğini davalı tarafın ihtiyati tedbir talep etme hakkının bulunmadığını öğrenmiş olduk. müvekkilim bu aşamadan sonra yalnızca menfi tespit davası ikame ederek davacı sıfatını kazanabilecektir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ...ESAS ve 16/09/2025 tarihli kararına göre mevcut ve korunması gereken bir hukuki yararı vardır,doğmuştur. zira mezkur bam kararına göre ihtiyati tedbir talep edebilmek ve lehine karar alabilmek yalnızca davacıya tanınmış bir hak olduğundan, icra dosyasında borçlu olan müvekkil itirazın iptali davası ile ihtiyati tedbir kararı alamayacak alsa bile bu karar BAM 3. Hukuk Dairesi tarafından tekrak kaldırılacaktır. bu kısır döngü ve hukuki imkansızlıklar içerisinde müvekkilimizin davacı sıfatını alabileceği tek dava olan işbu menfi tespit davasının açılması zarureti hasıl olmuştur. " şeklinde beyanda bulunarak, davalı ... tarafından 08.08.2024 tarihinde müvekkili firmaya ait bina içerisindeki trafo dahilinde yapılan kontrol sonrası ; davalı tarafından mevzuata, kanuna aykırı olarak oluşturulan gerçeğe aykırı tutanağa dayanarak düzenlenen ... ve ... seri numaralı toplam 18.835.359,79 bedelli faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ayrıca teminat karşılığında kesilen elektriğin kullanıma açılması yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Davasında : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usule ilişkin itirazda bulunarak davacıların arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan arabulculuk son tutanağının kendileri tarafından açılan itirazın iptali davasına yönelik olduğunu, davalar birleşmeye rağmen bağımsızlıklarını koruduklarını, bu nedenle birleştirilerek görülen her bir dava için ayrı ayrı hüküm kurulduğunu, bu itibarla itirazın iptali davasına yönelik dava şartlarının varlığı ile menfi tespit davasına yönelik dava şartlarının varlığı hususunda ayrı ayrı inceleme yapılması gerektiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının menfi tespit talebinde hukuki yararı bulunmadığını, davacıların menfi tespite konu ettiği faturalara ilişkin itirazın iptali davasının yargılama sürece devam ederken, itirazın iptali davasının davalısı konumunda olan davacılar tarafından huzurdaki menfi tespit davasının ikame edildiğini, esasa ilişkin itirazlarında ise davacılar hakkında yapılan işlemler elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği mevzuatına uygun olup reddi gerektiğini, kaçak elektrik tespit anında müvekkili kurum yetkilileri tarafından video kaydı ve sair evrakları sunduklarını, söz konusu kaçak elektrik kullanımının 11/07/2024 tarihinde, müvekkili kuruma söz konusu işletmenin müvekkil kurum bünyesinde çalışanlardan yardım alarak Silivri ve Büyükçekmece deki tesislerinde kaçak elektrik kullanımı yaptığına dair ihbar üzerine ortaya çıktığını, ihbar üzerine müvekkil kurum ekiplerince 17/07/2024 tarihinde her iki tesis de müstakil ölçüm yapılacak hale getirilerek, çıkış fideleri üzerinden ölçüm alınarak takip edilmeye başlandığını, Silivri deki işletmede ölçüm yapılan cihaz ile OSOS sayacından geçen tüketimlerin birbirine yakın oranda olduğunu gördüklerini, Büyükçekmece deki işletmede ise enerji aldığı dağıtım merkezindeki çıkış fidelerine bağlı ölçü cihazlarındaki akım değerleri ile otelin ölçü devresindeki sayaçtan geçen akım değerleri arasında ortalama %40 - %50 oranında fark olduğu ve kaçak kullanım yapıldığının tespit edildiğini, davacı tarafın kaçak elektrik kullanımı yapmış olduğunun açtıkları itirazın iptali olan asıl dosyada alınan bilirkişi raporunda açıkça tasdik edildiğini, kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, müvekkili tarafından kaçak elektrik kullanım tahakkukunun hesaplanmasında kanun ve yönetmeliğe uygun davranıldığını, şirket yöneticilerinin haksız fiil borcundan tüzel kişi ile birlikte sorumlu olduklarını, gecikme zammı ve KDV uygulanmasına hukuka aykırılık bulunmadığını, verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, tedbir kararı verilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, tedbir kararı verilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleşmediğini beyan ederek tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise dava değeri üzerinden %100 oranında teminata hükmedilmesine, davanın öncelikle arabulculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Kaçak kullanım tutanağı, arabuluculuk son tutanağı taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 6102 Sayılı TTK nın Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik); "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Düzenlemesine yer verilmiştir. Eldeki dava 07/12/2023 tarihinde açıldığından dava şartı olan zorunlu arabulucuk başvurusuna tabidir. Dava ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ile açılan bu dava Mahkememizin... esas sayılı aynı kaçak kullanımına ilişkin görülen itirazın iptali davası ile birleştirilmiştir.... esas üzerinden yapılan ön inceleme duruşmasında birleşen ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı menfi tespit dosyasında dava şartlarının dosyanın tefriki ile ayrı bir esas üzerinden değerlendirilmesine karar verilmiştir. Menfi tespit davasında davacının dayanmış olduğu arabuluculuk son oturum tutanağının incelenmesinde; başvuranın ...Şirketi, karşı tarafın ise davacılar olduğu, uyuşmazlık türü "... 20. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali davası ile takibe konu fatura alacağına ve kaçak tüketimine ilişkin alacak davası Ref: 6241048" olarak belirlenmiştir. İş bu arabulucuk son oturum tutanağında mahkememizde görülen ... esas sayılı itirazın iptali davasında davacı ... Şirketi nin başvurduğu arabuluculuk görüşmesine ilişkin tutanaktır. İtirazın iptali ve menfi tespit davasında uyuşmazlık konusu aynı olsa bile menfi tespit davası İİK md.72 de, itirazın iptali davası İİK md. 67 de düzenlenmiş olup her iki davanın türü bir birinden farklıdır. Bu nedenle her bir dava için ayrı ayrı arabuluculuk yoluna başvurulmalıdır. İtirazın iptali davası için başvurulan arabuluculuk tutanağında uyuşmazlık türünde menfi tespit talebine ilişkin bir açıklama da yer almadığından sunulan arabuluculuk tutanağının menfi tespit talebi yönünden kabulü mümkün değildir. Eldeki dava 07/12/2023 tarihinde açıldığından dava şartı olan zorunlu arabulucuk başvurusuna tabidir. 6235 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası ile davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, aksi durumda davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabilir, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK' nın 115/2 maddesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115 gereği usulden Reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, yatırılan 321.660,87 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 320.928,87 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmın iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/03/2026 Başkan (e-imza) Üye (e-imza) Üye (e-imza) Katip (e-imza)