T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/361 Esas KARAR NO : 2026/349 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'un diğer dosya borçlusu ...'ın eski eşi olduğu, ... ile ... arası…
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/361 Esas KARAR NO : 2026/349 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'un diğer dosya borçlusu ...'ın eski eşi olduğu, ... ile ... arasında "11.10.2017 tarihli Sokak Kahvesi ve Pikap Arasında Ruhsat Devri Öncesi İşletme Sözleşmesi" imzalandığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin ise işbu sözleşmede kefil sıfatı ile yer aldığını, dava dışı borçlu ...'ın sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle, dava dışı borçlu ve müvekkili aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğünün ...E. ve ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyaları ikame edildiğini, ancak davalı/alacaklı tarafça, kötü niyetli ve müvekkilinden haksız menfaat elde etme gayesiyle müvekkilinin borçlu olarak eklendiğini, her ne kadar müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmışsa da; işletme sözleşmesinde yer alan kefalet ilişkisinin geçerli olmaması nedeniyle müvekkilinin icra takibine konu borçlar dolayısıyla sorumlu olmadığını, işletme devir sözleşmesi ile kefilliğin süresinin belirlenmediğini, haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatan davalı aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek öncelikle mahkemece icra dosyalarının işbu dava kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulması hususunda takdiren teminatsız, aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ihtiyati tedbir kararının davalının yokluğunda verilmesine ve tedbir kararı verilmeden davalıya tebligat yapılmamasını, huzurdaki haklı davanın kabulü müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı tarafa %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamakla birlikte davalı vekili katıldığı duruşmada; Davacının eski eşi ile müvekkili arasında bir işletme sözleşmesi gerçekleştirildiğini, davacının da bu sözleşmenin tarafı olarak kefil olduğunu, davacı ve eski eşinin söz konusu işletmeyi birlikte işlettiklerini, bunun sonucunda davalı müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilinin bir borç yükü altına sokulduğunu, sözleşme hükümleri çerçevesinde yapılan görüşmeler neticesinde sonuç alınamayınca icra takipleri başlatıldığını, 27. İcradaki hem bu dosya davacısı hem eski eşine yöneltildiğini, itiraz bulunmaksızın dosyanın kesinleştiğini, 28. İcra hukukta bulunan dosyaya ise davacı değil eski eşinin itiraz ettiğinden takibin durduğunu,... 17. SHM'nin ... E. Sayılı dosyada karar verdiğini ve kararın kesinleştiğini, takibin devam ettiğini, dolayısıyla davacı kötü niyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi... Esas ... Karar sayılı 20/10/2025 tarihli kararı ile, "... 1-Görev şartı eksikliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna..." kararı vermiş, dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Somut olayda; Her ne kadar ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2025 tarih,... Esas, ...Karar sayılı kararı ile, icra takibine konu borç dava dışı ... ile davalı ...'in akdettiği, davacının da müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu sözleşmeden kaynaklanmakta olup, asıl borç ilişkisinde tarafların tacir olduğu ve ticari işletmesini ilgilendirdiği anlaşılmakla, bu durumda 6102 sayılı yasa gereğince davanın ticari dava niteliğinde olduğu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiği kanaatiyle davanın görev şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilerek görevsizlik kararı verilmişse de, davanın kefalet ilişkisinden kaynaklı itirazın iptaline ilişkin olduğu, kefalet ilişkisinin TTK madde 4'te sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, Borçlar Kanununun ilgili maddelerinde düzenlendiği, ayrıca İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tacir araştırmasında davacı ...'un tacir olmadığı, defter tutmadığı, ticari işletme kaydının olmadığının tespit edildiği görülmüştür. ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından her ne kadar dava dışı ...'ın tacir olduğu belirtilmişse de, Kağıthane Vergi Dairesinin 18.08.2025 tarihli yazı cevabında dava dışı ...'ın gelirinin esnaf sınırını geçmediği, tacir sayılamayacağı ve ayrıca dosyada taraf olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... bilonça esasına göre defter tutmakta ise de, uyuşmazlığın kefalet ilişkisinden kaynaklandığı, davacı ...'un tacir olmadığı, davanın mutlak ticari dava da sayılamayacağı, davacı ve davalı arasındaki kefalet ilişkisinden doğduğu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından Mahkememizin karşı görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın görev nedeni ile reddine, 2-Mahkememiz ile ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan yargı yerinin belirlenmesi yolunda dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, Dair KESİN olmak üzere tarafların yokluklarında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 29/04/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır