Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı Şirketin Katar ülkesinde bulunan işyerlerinde 10.05.2007-09.05.2015 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihten sonra davacının yeni ihale kazandığı Birleşik Arap Emirlikleri işyerine görevli olarak gönderildiğini, tarafların yaptığı iş sözleşmesinde ihtilaf hâlinde Katar Kanunlarının uygulanacağının düzenlendiğini, davacının iş sözleşmesinin izin süresi içinde bildirim yapılmaksızın 28.04.2016 tarihi itibarıyla feshedildiğini, Katar kanunlarına gör
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı Şirketin Katar ülkesinde bulunan işyerlerinde 10.05.2007-09.05.2015 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihten sonra davacının yeni ihale kazandığı Birleşik Arap Emirlikleri işyerine görevli olarak gönderildiğini, tarafların yaptığı iş sözleşmesinde ihtilaf hâlinde Katar Kanunlarının uygulanacağının düzenlendiğini, davacının iş sözleşmesinin izin süresi içinde bildirim yapılmaksızın 28.04.2016 tarihi itibarıyla feshedildiğini, Katar kanunlarına göre ödenmesi gereken kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, birikmiş ücret alacakları ve diğer alacaklarının ödenmediğini, fesih sonrası Türk mevzuatına göre sadece 8.800,00 USD kısmi kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, yine ihbar süresi tanımadığından ihbar tazminatının Katar kanunlarına göre uygulanması gerektiğini, davacının 01 Ocak 2016 tarihinden fesih tarihine kadar olan 2 ay 19 günlük ücretinin ödenmediğini, Katar kanunlarına göre haftalık 48 saat çalışma öngörülmüş ise de; bu süreden 12 saat fazla çalıştırıldığını ve fazla çalışma ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ücret alacağı ve uçak bileti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk ve davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.