9. Hukuk Dairesi 2025/9751 E. , 2026/1032 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2365 E., 2025/2308 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 84. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/3 E., 2025/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor di…
9. Hukuk Dairesi 2025/9751 E. , 2026/1032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2365 E., 2025/2308 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 84. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/3 E., 2025/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 14.08.2009-20.05.2014 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalı tarafından 30.06.2014 vade tarihli ihbar ve kıdem tazminatı karşılığı olarak bir çek keşide edildiğini, davacının son brüt ücretinin 6.530,00 TL olduğunu, çalışması boyunca sürekli fazla çalışma yapmasına, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacıya yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, işten çıkarıldıktan sonra izin ücreti olarak eksik bir ödeme yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının muhasebe/finans koordinatörü olarak üst düzey yönetici sıfatı ile görev yaptığını, tüm personel gibi kendisine ait ücret ve prim ödemelerinin de kendi hesaplaması, kontrolü ve onayı ile yapılan işlemler olduğunu, davacının genel tatil, hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin aylık ücretine dâhil olduğunu, davacının son ücretinin net 4.000,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı adına 26.746,46 TL tutarında çek keşide edilerek kıdem ve ihbar tazminatları başta olmak üzere ücret kabilinden tüm alacaklarının ödendiğini, izinlerini kullandığını, davacının fazla çalışma yapmasını gerektirecek bir görevi bulunmadığını, işyerinde genel tatil günlerinde çalışılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sonlandırıldığının uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının net 16.263,67 TL kıdem ve 9.899,67 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 26.163,34 TL alacağa hak kazandığı, davacının Akbank hesabına 30.06.2014 tarihinde 26.746,46 TL ödeme yapıldığı, davacının bakiye kıdem ve ihbar tazminatı bulunmadığından bu taleplerin reddi gerektiği, davacının karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatil, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dosyaya sunulan 03.04.2019 harç tarihli ıslah dilekçesinin içeriğinden sadece talep sonucunun arttırıldığı ve hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin dava dilekçesinde kısmi dava olarak talep edilmesine karşın bu dilekçeyle belirsiz alacak davası olarak talep edildiğinin bildirildiği, bu kapsamda dava dilekçesinin tam ıslahı mahiyetinde olmadığı ve dava türünün ıslah dilekçesi ile değiştirilmesi mümkün olmadığından davanın kısmi dava olarak görüldüğü, ıslah edilen miktarlara karşı davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def'i nazara alınarak hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hükmedildiğinden davacının istinaf itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlikten reddine, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımı def'inin ancak esasa cevap süresi içerisinde ileri sürülebileceğini, davalının ıslahtan sonra ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin geçersiz olduğunu, ıslaha karşı zamanaşımı def'i gözetilerek davanın kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının somut dava ile birlikte aynı zamanda tespit davası açması nedeniyle, işçilik alacaklarına ilişkin davanın belirsiz alacak davası niteliği taşıdığını, bu nedenle talep artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, 3. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının belirsiz alacak davası niteliği taşıması nedeniyle, bu alacaklara karşı zamanaşımı def'inin ileri sürülemeyeceğini, bu nedenle söz konusu alacaklar yönünden dava tarihi olan 26.03.2015 tarihinde zamanaşımının kesildiğini, 4. Talep artırım dilekçesinden sonra yapılan zamanaşımı def'inin reddi gerektiğini, belirsiz alacak davasında talep artırım dilekçesinden sonra yapılan zamanaşımı def'inin geçersiz olduğunu, geçersiz zamanaşımı def'i esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin bozmayı gerektirdiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, zamanaşımı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.