T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1345 - 2025/1825 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1345 KARAR NO : 2025/1825 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :01/12/2023 NUMARASI :2023/1 Esas - 2023/1111 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... ... DAVALI :.. A.Ş. - 08…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1345 - 2025/1825 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1345 KARAR NO : 2025/1825 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :01/12/2023 NUMARASI :2023/1 Esas - 2023/1111 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... ... DAVALI :.. A.Ş. - 0836070134200001 - ... VEKİLİ :Av.... İHBAR OLUNAN :...A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :02/01/2023 KARAR TARİHİ :31/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ :10/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... A.Ş. tarafından fatura alacağına istinaden başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlu ... Ticaret A.Ş. tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, bunun üzerine haksız itirazın iptalini ve durdurulan takibin devamını sağlayabilmek için işbu davayı açtıklarını, davalı yanın 34 RT ... plakalı, ... motor numaralı aracını 30.05.2022 tarihinde "egzozdan titreme sesi geliyor, fren diskleri kontrol, bakım, seramik kaplama, motor koruma, detaylı iç temizlik" şikayetleri ile müvekkili şirketin Mengerler Ataşehir Şubesine teslim ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından araçla ilgili gerekli incelemelerin yapıldığını ve tespitlerin sağlandığını, yapılan incelemelerin ardından arızalara yönelik tespit edilen hususlar ve bu hususların onarımına dair davalı yana fiyat teklifi sunulduğunu, sunulan fiyat teklifi üzerine davalı yanın onarıma başlama onayı verdiğini, müvekkili şirketin davalı yanca verilen bu onay üzerine onarım için gerekli parçaların tedariğine başlandığını ve neticeden aracın onarımının eksiksiz bir şekilde yapıldığını, aracın onarımının tamamladığını ve çalışır vaziyette 31.05.2022 tarihinde davalı yana teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya verilen bu hizmet karşılığı olarak 16.08.2022 tarih, ... numaralı 69.964,62-TL bedelli e-fatura düzenlenerek davalı yana gönderildiğini, ancak müvekkili şirketin alacağına binaen düzenlemiş olan bu faturanın, davalı yan tarafından haksız ve mesnetsiz olarak Beyoğlu 7. Noterliği 13695 yevmiye sayılı, 07.09.2022 tarihli ihtarname ile iade edildiğini ve 07.09.2022 ... numarası ile iade e- fatura düzenlendiğini, oysa ki hizmet alma talebiyle müvekkili şirkete başvuran davalı yanın, müvekkilden eksiksiz bir şekilde talep ettiği hizmeti almasına rağmen, bunun karşılığı bedeli ödememek için düzenlenen faturayı iade ettiğini, taraflarınca kabulü mümkün olmayan bu durumun aynı zamanda sebepsiz zenginleşme halinin ortaya çıkmasına da neden olduğunu, bunun üzerine taraflarına iade edilen e-faturanın, takdir edileceği üzere kabul edilmediğini, Beyoğlu 30. Noterliği ... yevmiye numaralı 15.09.2022 tarihli cevabi ihtarname ile iade faturanın kabul edilmediği ve kayıtların alınmayacağının bildirilmiş olduğunu ve mezkur borcun ödenmesinin talep edildiğini, keşide edilen cevabi ihtarname ile davalı yana fatura borcunu ödemesi için süre verildiğini, verilen süre içerisinde ödeme yapılmaması nedeniyle alacaklarına kavuşabilmek adına Gebze İcra Dairesi'nin 2022/29297 Esas sayılı dosyası ile davalı yana karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanın bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı yanın müvekkili şirkete, 1. bölümde plakası verilen araç için yine aynı bölümde belirtilen arızaların giderilmesi amacıyla başvurduğunu, bu başvuru üzerine müvekkili şirketçe söz konusu araca dair iş açılış emri, kapanış emri ve aracın kusursuz bir şekilde onarımı sonrası araç teslim formu düzenlendiğini, taraflarınca mahkemeye sunulan belgeler incelendiği takdirde araca dair yapılması istenen işlemler ve neticesinde yapılan işlemlerin görüldüğünü, davalı yanın fatura konusu hizmeti aldığının açık olup, hizmetin bedelini ödenmemesi ve takibe itiraz edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, araca dair verilen hizmetlerin tüm bu yazılı belgelerle ispatlanarak ortaya koyulduğunu, davalı yanın ısrarla müvekkili şirketin hak ettiği hizmet bedelini ödemediğini ve kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, kendisine karşı başlatılan icra takibine itiraz etme sebebinin takibin sürüncemede kalmasını istemesi olduğunu, davalı yan açıkça aldığı hizmet karşılığı ödemesi gereken bedeli yani borcunu ödemekten kaçındığını haksız olan davalı yanın bu tutumu karşısında mahkemeden kötü niyetli bu itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, kendisine başvuran davalı yanın talepleri ve onayı doğrultusunda söz konusu aracı teslim aldığını, ardından araçla ilgili gerekli incelemeleri yaptığını, iş açılış emrinde de açıkça görülen davalı talepleri doğrultusunda hizmetini sunduğunu ve bir mesai harcadığını bu mesai ve çalışmanın ücretsel bir karşılığının olmasının kaçınılmaz olduğunu, tacir olan ve kar elde etmek amacıyla ticari bir işletme işleten müvekkili şirketin, sunduğu hizmetler karşılığında ücret talep etme hakkına sahip olduğunu, tacir olan davalı yanın da basiretli olması beklenerek, almış olduğu bu hizmetin karşılığını ödemesinin gerektiğini, icra takibine süresi içerisinde itiraz eden davalı/borçlunun itirazının iptali davasının 1 (bir) yıllık süre içerisinde açıldığını, takibe konu alacağın likit olduğunu davalı tarafın itirazında hiç bir haklı gerekçe göstermediğini, icra takibine konu verilen hizmete dayalı fatura, davalı tarafın malumu olmasına karşın ödenmemiş olması, itirazın ne kadar haksız olduğunu ve bu dava süresince de mal kaçırma kastının varlığını gösterdiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin alacağının, davalı şirket adına kayıtlı 34 RT ... plakalı araca verilen servis hizmetlerinden kaynaklandığını, davalı şirket adına kayıtlı 34 RT ... plakalı araç üzerine aracın üçüncü kişilere devrini engeller nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/29297 Esas sayılı dosyayasına yapılan itirazın ile takibine devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, alacak, talep konusu malva verilen hizmetten doğduğunu 34 RT ... plakalı araç üzerine yargılaması neticeleninceye kadar 3. kişilere devir ve temliki önleyici tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılmış ise de takibin hiçbir maddi ve yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin, dava dışı ... A.Ş. Türkiye distribütörü olan ... Ticaret A.Ş.’nin İstanbul Anadolu Yakası yetkili bayisi olduğu 34 RT ... plaka sayılı, Jeep marka, Grand Cherokee model aracı, 2016 yılında, -0- km. olarak satın aldığını, 01.08.2017 tarihinde, 06.11.2018 tarihinde ve son olarak 11.06.2021 tarihinde aracın garantisinin, bedeli ödenerek uzatıldığını, aracın tüm periyodik bakımlarının zamanında ve eksiksiz olarak yetkili serviste yaptırıldığını, buna rağmen aracın 12.000 km’de iken fren diskleri bozulduğunu, müvekkilinin garanti kapsamında değişim talebinin, disklerin ve frenlerin garanti kapsamına girmediği gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin, bedelini ödeyerek dört diskin ve balataların değişimini sağladığını, ne var ki aracın 25.000 km civarındayken fren disklerinin bir kez daha bozulduğunu, müvekkilinin, fren disklerinin garanti kapsamında değişimi için yaptığı başvurulara yanıt verilmediğini, müşteri hizmetlerinin sorunu çözmek yerine müvekkili oyalayarak meseleyi soğutmayı tercih ettiğini, müvekkilinin bir kez daha değişim ve işçilik ücretlerini ödeyerek fren disklerini ve balataları değiştirmek zorunda kaldığını, fakat fren disklerinin değişmesinden sonra araç henüz 5.000 km civarında yol gitmişken fren disklerinin yeniden bozulduğunu, müvekkilinin bir kez daha müşteri hizmetleri ile iletişime geçip aynı sorunun sürekli tekrarlandığını ifade ederek çözüm konusunda yardım talep ettiğini, uzun görüşmeler sonunda müşteri hizmetlerinin ücretsiz değişim yapılacağı taahhüdünü verdiğini, müşteri hizmetlerinin olumlu geri bildirimi üzerine servis parça siparişi verdiğini ve 1 ay süreyle parça beklendiğini, ancak parçanın servise ulaşmasının ardından müşteri hizmetlerinin bir kez daha ücretsiz değişim yapılamayacağını ifade ederek süreci durdurduğunu, ancak sürekli tekrarlanmakla kronik olduğu anlaşılan disk arızası karşısında müvekkilinin yalnız bırakıldığını ve yanlış yönlendirildiğini, olağan şartlar altında fren diskinin 5.000 km civarında bozulmasının mümkün olmadığını, bu durum araçta olağan dışı bir arıza olduğunun göstergesi olduğunu, öte yandan müşteri hizmetlerinin yanlış yönlendirdiği ve oyaladığı müvekkilinin maddi olarak zarara uğratıldığını, mağdur edildiğini, davacı ve dava dışı ... A.Ş.'nin, konuya ilişkin olarak Beyoğlu 7. Noterliği’nin 15 Mart 2022 tarihli ve 4339 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle ihtar edildiğini, bu ihtar üzerine müvekkilinin davacı tarafından servise davet edildiğini, fren disklerinin ücretsiz değiştirileceğinin söylendiğini, ayrıca müşteri memnuniyeti açısından seramik kaplama v.s. gibi bir takım uygulamaların hediye edileceğinin tarafına bildirildiği, müvekkilinin, sorunun bu çerçevede çözüleceğini düşündüğü için işlemlere onay verdiğini, ancak aracın teslim alınacağı tarihte müvekkilinden yine ücret talep edildiğini, işlemlerin daha önce müşteri memnuniyeti çerçevesinde ücretsiz yapılacağı bildirilmiş olmasına rağmen genel müdürlük talimatıyla ödeme istendiğinin iletildiğini, bunun üzerine uyuşmazlık konusu araç üzerinde Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2022/134 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, bilirkişi incelemesi sonucunda; ... A.Ş. firmasına ait 09.10.2017 tarihli servis fişinde, tespit isteyen firma adına olarak aracın 10.729 km de iken disklere torna işlemi yapıldığını, ... A.Ş. firmasına ait 12.04.2018 tarihli faturanın, tespit isteyen firma adına olarak aracın 12.282 km de iken ön fren balata değişiminin yapıldığını, ... A.Ş. firmasına ait 22.07.2020 tarihli faturanın, tespit isteyen firma adına olarak aracın 58.620 km de iken ön-arka fren balata ve disklerinin değişiminin yapıldığını, bilirkişi raporuyla fren disklerinin takriben 60.000 km-80.000 km ömre sahip olduğunun belirlendiğini, oysa müvekkiline ait araca davacı tarafından takılan fren disklerinin yaklaşık 10.000 km’de bir arıza yaptığını, davacının, müvekkiline hem ayıplı mal sattığını, hem de hiçbir şekilde sattığı ayıplı malın telafisine yanaşmadığını, üstelik hediye olarak yapılacağı ifade edilen diğer hizmetlerin bedelinin de iş bittikten sonra fatura edilmek istendiğini, bu arızanın aracın 2. el piyasa değerini olumsuz etkilediğini, değer kaybının, müvekkilinin uğradığı ikinci bir maddi zarar kalemi oluşturduğunu, davanın reddi gerekmekle birlikte takip öncesi işlemiş faiz talep edilmesinin de mümkün olmadığını, alacaklının takip öncesi faiz talep edebilmesi için borçluyu temerrüde düşürmesi gerektiğini, kötü niyetli hareket eden ve müvekkilini hataya düşürmeye çalışan davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyetli davacının alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/29297 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme, dava değeri itibariyle senetle ispat kuralını ret gerekçesi olarak bildirmiş, oysa ortada dürüstlük kuralına aykırı bir uygulama bulunduğunu, davacı, önce müvekkili servise davet etmiş, bizzat servis müdürünün ağzında müvekkile ücretsiz değişim, seramik kaplama sözü verilmiş, işlemlerin yapılmasının ardından servis müdürü bu kez ağız değiştirmiş ve müvekkilin önüne servis faturası konulduğunu, bu husus ancak tanık dinlenerek ispat edilebilecek bir konu olduğu ancak mahkeme tanık dinletme talebini kabul etmediği için ispat imkanından mahrum bırakıldıklarını, müvekkile ücretsiz değişim sözü verildiği halde yine ücret talep edilmesi üzerine Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2022/134 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, yanlış değerlendirmeler içeren bilirkişi raporu hükme esas alınarak usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap ve katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanın aracın ayıplı olduğu yönündeki iddiaları mesnetsiz ve ispattan yoksun olmakla birlikte, ilk derece yargılaması sırasında iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıkça tespit edildiğini, zira söz konusu araçta meydana gelen arızalar, hem bilirkişi tespitleri hem de ilk derece mahkemesinin isabetli kararında geçtiği üzere kullanımdan kaynaklı arızalar olduğunu, davalı yanın araçtaki arızanın ücretsiz bir şekilde onarılması gerektiğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin alacağı, faturalarla ve hizmetin alındığına dair iş emrileri ile ispatlanmış, alacak belirli ve likit olup bu kapsamda dava konusu icra takibine kötü niyetli itiraz eden karşı yan aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, davalı yanın istinaf başvurunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının, karşı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek onanmasına karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2023 tarih, 2023/1 Esas - 2023/1111 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davalının davaya konu 34 RT ... plaka sayılı aracı 2016 yılında satın aldığı, davaya konu aracın yetkili servis olarak davacı şirket tarafından bakımının yapıldığı ve tamir edildiği, son olarak davaya konu aracın 30.05.2022 tarihinde davacı şirket tarafından servise kabul edildiği ve periyodik bakım yapılması ile fren disklerinin kontrol edilmesinin istendiği, servis iş kabul formu ile davalı tarafın onayı ile davacı tarafından bu işlemlerin yapıldığı, karşılığında ödeme alınmadığı, söz konusu işlemler için davacı tarafından davalıya 16.08.2022 tarihinde 69.964,62.-TL tutarında fatura düzenlendiği ve davalıya gönderildiği, davalı tarafından Beyoğlu 7. Noterliği'nin 07.09.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile söz konusu 69.964,62.-TL bedelli faturanın 09.09.2022 tarihinde davacı tarafa tebliği ile iade faturası olarak iade edildiği, buna karşılık davacı tarafından Beyoğlu 30. Noterliği'nin 15.09.2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade edilmiş olan fatura bedelinin ödenmesi için davalıya 1 gün süre verildiği ihtar olunduğu ve ihtarnamenin 19.09.2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, belirlenen süre içinde ödeme yapılmaması nedeniyle 15.11.2023 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/29297 Esas sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı olarak 69.964,62-TL asıl alacak ve 1.117,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.081,66-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, davacı tarafından icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi, davalı tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulduğundan kararın istinaf edildiği görülmektedir. İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir. Davacı icra takibine fatura alacağını dayanak yapmıştır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Somut olayda; Davacı, davalı hakkında fatura alacağına dayanarak ilamsız takip başlatmıştır. Davalı söz konusu faturalara itiraz etmiş ve satın alınan hizmetin ayıplı olduğuna dayanmıştır. Davacı tarafından icra takibine dayanak belgeler incelendiğinde, davalının davacıya servis hizmeti verdiği, bu hususun tarafların kabulünde olduğu, davalı tarafından, teslim edilen fatura konusu bakım ve servis işleminin aracın ayıbından kaynaklandığı savunulmakla uyuşmazlığın, davalı tarafından satın alınan hizmetin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, ayıp ihbarının süresi içinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3) 6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Ayıp bildirimi bakımından, tarafların tacir olmaları herhangi bir değişiklik yaratmayacaktır. Başka bir ifade ile, TTK md. 18/3’de yer alan “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüte düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.” hükmü ayıp bildirimlerini kapsamadığından, tarafların tacir olmaları halinde dahi ayıp bildirimi herhangi bir şekilde yapılabilecektir. (Benzer yönde YHGK, 24.05.2017 T., 2017/19-1633 E., 2017/1013 K) Dava açılmadan önce İstanbul Anadolu 15. SHM'nin 2022/134 D.İş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; fren disk ve balatalarının ortalama sarf malzemesi olduğu, kullanıma göre parça ömrünün değişebileceği ifade edilmiştir. Mahkemece alınan 17.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan teknik değerlendirmede söz konusu arızaların ortaya çıkmasının nedeninin; aracın aşırı frenleme yapılarak kullanılması, aşırı ısıya maruz kalması durumunda frenleme yapılması olabileceği, bu nedenle balataların aşınmalarının da zamanla diskleri bozabileceği değerlendirilerek fatura tutarının ayıplı hizmetten kaynaklanmamış olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Bu durumda davacı tarafından sunulan hizmetin ayıplı olmadığı yönünde İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinin yerinde olduğu görülmektedir. Mahkemece dava konusu alacağın yargılama sırasında belirlenmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın likit ve belirli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belirli olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; alacak davalıya ait aracın bakım ve onarımının yapılmasından kaynaklı olup miktarı likit ve belirli değildir .Mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmemesi anılan nedenle isabetli bulunmuştur. (Bk. Aynı yönde, Yargıtay 3.HD.,11/09/2017 T. 2016/1788 E., 2017/11632 K.) Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.855,59 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.213,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.641,69 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*