9. Hukuk Dairesi 2025/9073 E. , 2026/44 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1232 E., 2025/1606 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI: 2024/17 E., 2025/219 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl…
9. Hukuk Dairesi 2025/9073 E. , 2026/44 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1232 E., 2025/1606 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI: 2024/17 E., 2025/219 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2013-31.12.2016 tarihleri arasında önce davalı ... Sigorta AŞ nezdinde, 25.03.2014 tarihinden sonra ise ... Sigorta AŞ'nin devredildiği ... Sigorta AŞ nezdinde kesintisiz olarak çalıştığını, son ücretinin brüt 7.960,00 TL olduğunu, davacının fazla çalışma yaptığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, fazla çalışma ücretleri ödenmeyen davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, kıdem tazminatı isteyemeyeceğini, davacının yüksek ücretle çalışan, üst düzey yönetici olduğunu, fazla çalışma yapmış olsa bile kendi insiyatifi ile bunu belirlediğini, fazla çalışma ücreti talep hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamına göre davalı tarafından davacının istifa ederek işten ayrıldığı beyan edilmişse de söz konusu istifa dilekçesinin imza ve düzenlenme tarihinin 28.11.2016 olduğu, davacının işten çıkış tarihinin 30.12.2016 olduğu, dilekçe ile çıkış tarihi arasında bir aydan fazla süre bulunduğu, buna göre davacının istifa dilekçesinin davalı tarafından işleme konulmadığı, davacının söz konusu dilekçe tarihinden sonra 2016 yılının Aralık ayında da çalışmaya devam ettiği, kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın ... kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği, 15.10.2024 tarihli bilişim uzmanı raporunda ... ... kayıtlarının günümüz tarihinden geriye dönük 90 gün boyunca kayıtlarda tutulduğu ve bu kayıtlarda da yalnızca sisteme giriş ve sistemden çıkış tarih ve saat bilgilerinin tutulduğu, ayrıca yine güvenlik duvarı loglarının da geriye dönük olarak 01.01.2024 tarihinden itibaren bulunduğunun tespit edildiği; dolayısıyla davacıya ait ... ... kayıtlarının temininin mümkün olmadığının belirtildiği, sonuç itibarıyla teknik bilirkişi raporunda davacıya ait ... kayıtlarının incelenemediği, tanık anlatımlarına göre de davacının haftada 43 saat çalıştığı, fazla çalışma yapmadığı, buna göre fazla çalışma ücreti talebi reddedildiğinden kıdem tazminatı talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından fazla çalışma iddiasının ispatlanamadığı, bu durumda iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispat edemeyen davacının kıdem tazminatı talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinin son paragrafında davanın kısmen kabulüne denilmesine rağmen hükümde ret kararı verilerek hukuka aykırı hüküm kurulduğunu, 2. Davalının delilleri sunmaması nedeniyle davacının haklarına kavuşamadığını, davacı tanık beyanlarına göre sonuca gidilmesi gerektiğini, davacı tanığı ... beyanına göre fazla çalışma ücreti hesaplanması gerekirken beyanlarının esas alınmadığını, davacının delillerini davalının kabul etmek zorunda olduğunu, 3. Kıdem tazminatı talebinin hangi gerekçeyle reddedildiğinin belli olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı ile kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesince, gerekçede açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesine ve hüküm fıkrasında da davanın reddine hükmedilmesine rağmen, gerekçenin son paragrafında davanın kısmen kabulüne karar verildiğinin belirtilmesi, maddi hata mahiyetinde görüldüğünden, bozma sebebi yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.