Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Şanlıurfa 15. Bölge Müdürlüğü işyerinde hizmet sözleşmesine tâbi olarak çalıştığını, ... Sendikası üyesi olduğunu, müvekkilinin işe başladıktan sonra bir süre geçici/mevsimlik işçi olarak çalıştığını, daha sonra daimi işçi statüsünde çalışmaya devam ettiğini, davalı işverenin müvekkilinin daimi kadroya geçişi sırasında müvekkilinin geçici/mevsimlik işçi statüsünde geçen sürelerini dikkate almaksızın işe yeni başlamış gi…
Uyuşmazlık, davacının geçici işçi statüsündeki çalışmalarının dikkate alınıp alınmadığı, buna bağlı olarak dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesine uygun karar verilip verilmediği noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırı olup bu husus resen gözetilmelidir. Somut olayda, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediği ıslah dilekçesinde ise dava tarihinden faiz talep edildiği hâlde Mahkemece fark ücret, fark ikramiye ve iş güçlüğü tazminatı alacakları yönünden toplu iş sözleşmesi gereği en geç çalışılan ayı takip eden 5. günden itibaren en yüksek mevduat faizini aşmamak üzere en yüksek işletme kredisi faizi, fark ilave tediye alacağı yönünden ise muaccel olan dönemden itibaren en yüksek mevduat faizini aşmamak üzere yasal faiz üzerinden hüküm kurulması hatalıdır. Ayrıca davacının fark ücret alacağı yönünden talebi 11.710,00 TL olmasına rağmen 12.586,26 TL, ikramiye alacağı yönünden talebi 2.020,00 TL olmasına rağmen 2.176,80 TL, işgüçlüğü tazminatı yönünden talebi 1.750,00 TL olmasına rağmen 1.889,97 TL üzerinden karar verilmiştir. Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesi göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.