TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/07/2021 NUMARASI : 2019/164 Esas, 2021/528 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1355 KARAR NO : 2025/946 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/07/2021 NUMARASI : 2019/164 Esas, 2021/528 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiden doğan ve müvekkiline karşı ödenmesi gereken borcun tamamının ifa edilmediğini, davalının faturalarda ve müvekkili şirketin kayıtlarında sabit olan ekstresi gereği faturalı bakiye borcunun ödemediğini, başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, davalının hesap ekstresindeki borcunun ödemediğini ileri sürerek yapılan takibe itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili ile davacı şirket arasında ...Havalimanı Mağazası Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun davalı müvekkiline ait adreste mekanik tesisatı işleri malzeme temini imal edilmesi montajının yapılması ve uygulanmasının teşkil edildiğini, davacı şirketin söz konusu sözleşmeye istinaden müvekkiline vermesi gereken hizmet gereği doğalgaz sıhhi su tesisatı ve ısıtma sistemleri montajının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını, ancak söz konusu ısıtma sistemleri ve sıhhi tesisatın anlaşıldığı şekilde takılmadığını, monte edilmesi gereken doğalgaz ısıtıcılarınında monte edilmediğini, hizmetin yerine getirilmemesine rağmen müvekkiline faturaların kesildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın düzenlenen fatura bedellerinden kaynaklandığı, TTK m.21 uyarınca faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi nedeniyle içeriğinin kabul edilmiş sayıldığı, TTK m.23 ve TBK m.223-233 hükümleri gereğince ayıp ihbarının açık ayıplarda iki, açıkça belli olmayan ayıplarda sekiz gün, gizli ayıplarda ise derhal yapılmasının zorunlu olduğu, davalı tarafın her ne kadar hizmetin ayıplı olduğunu ileri sürmüşse de bu yönde davacıya süresinde yapılmış herhangi bir bildirim veya fatura iadesine ilişkin delil sunamadığı, dolayısıyla davalının ayıp ihbarı yükümlülüğünü yerine getirmediği ve ayıba dayanma hakkını kaybettiği, yerinde incelemenin yapılamamış olmasının sonuca etkili olmadığı, zira tarafların ticari defterlerinin karşılıklı incelenmesiyle davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, ayrıca TTK m.10 gereğince ihtar tarihinden itibaren ticari faiz işletilebileceği ve davacının takibe konu alacak için davalıya ihtarname göndererek usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğü , davacının alacağını ispatladığı, davalının ise ödeme yaptığını veya ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinafında, 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın, hizmet sözleşmesi kapsamında monte edilmesi gereken ısıtma ve sıhhi tesisat sistemlerinin gereği gibi takılmadığı, doğalgaz ısıtıcılarının monte edilmediği, bu nedenle teknik inceleme yapılmasının davanın esası bakımından zorunlu olduğu yönünde 22.10.2020 tarihli itiraz dilekçesi sunduğu, mahkemenin de 19.01.2021 tarihli celsede dosyayı makina mühendisi bilirkişiye tevdi ettiği, ancak bilirkişinin mahalline girilemediği gerekçesiyle hiçbir teknik inceleme yapmaksızın ayrıldığı, oysa bilirkişinin ara karar gereğince gerekli incelemeyi yapmaya yetkili olduğu ve mahallin davalı tarafından çok önceden boşaltılmış olması nedeniyle hazır edilmesinin de mümkün bulunmadığı, buna rağmen yalnızca ilk tarihli bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmesinin eksik incelemeye ve hatalı hükme yol açtığı, hizmetin gereği gibi ifa edilip edilmediğinin davanın sonucunu etkileyen temel bir husus olduğu, yerel mahkemenin, faturaların içeriğine itiraz edilmediği yönündeki kabulünün de hatalı olduğu, zira davalı tarafın hem kök rapora karşı verdiği 22.10.2020 tarihli itiraz dilekçesinde incelenen faturaların kendilerince imzalanmadığını ve teslim alınmadığını, bu nedenle TTK 21. maddesinin uygulanamayacağını açıkça bildirdiği, tebliğ edilmeyen faturalar yönünden itiraz imkânının da bulunmadığı, yerel mahkemenin bu hususları gerekçesinde tartışmaksızın hüküm kurduğu belirtilerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, davaya konu takip ile bakiye iş bedeli alacağını talep etmiş; davalı iş sahibi ise işin gereği gibi ifa edilmediğini, eksik ve ayıplı yapıldığını savunmuştur. Mahkemece yalnızca ticari defter incelemesine dayalı olarak düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporuna ve mahkemenin kabulüne göre, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının takip miktarı kadar alacaklı olduğu sabittir. Bu itibarla uyuşmazlık, işin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalının ayıplara ilişkin savunmasının, mahkemece süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle reddedildiği, bu hususun özel olarak istinaf sebebi yapılmaması nedeniyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davalı iş sahibinin eksik imalata yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; Bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, talep dayanağı sözleşmede yapılacak işler ayrıntılı şekilde düzenlenmemiştir. Yine bilirkişi raporunda, eksik olduğu iddia edilen hususlara ilişkin olarak teknik şartname, teklif belgesi gibi belgelerin bulunması gerektiği belirtilmiştir. Bu hâlde, davalı tarafından ileri sürülen eksik hususlar; işin teknik özellikleri gereği kendiliğinden bulunması zorunlu olan işler olmayıp, taraflarca ayrıca ve açıkça kararlaştırılması gereken hususlardan olduğu anlaşımaktadır. Bu işlerle ilgili sözleşmede açık bir düzenleme bulunmadığı gibi, davalı tarafça da kesin delillerle ispat edilememiştir. Bu işlerin yapılmasının kararlaştırıldığı ispatlanamadığından, keşfen inceleme ile tespit edilmesinin de sonuca etkili olmayacağı açıktır.Bu durumda mahkemece, bu gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mevcut yazılı gerekçe ile davanın kabulüne hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/07/2021 tarih ve 2019/164 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KABULÜ ile, A. İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibine vaki itirazın İPTALİNE; takibin kaldığı yerden DEVAMINA,B. İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %20 nispetinde hesaplanan 15.086,368 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 5.152,75 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 911,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.241,75-TL TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 911,03 TL peşin harç, 98,10 TL posta ve tebligat gideri, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.753,53 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.606,15 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan 1.347,49 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 40,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 202,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.