Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılından buyana... servislerine ve kullanıcılarına yedek parça ve aksesuarlarını temin ettiğini, davalının 01.08.2016 tarihinden, istifa ederek ayrıldığı 06.07.2020 tarihine kadar müvekkili nezdinde oto satış elamanı olarak görev yaptığını, davalının ayrıldıktan sonra kendi ticari işletmesini kurduğunu ve müvekkili Şirketin kayıtlarından aldığı bilgileri kullanıp müşterilerine ulaşarak otomotiv parça ve aksesuarları satmaya başladığını, davalını
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılından buyana... servislerine ve kullanıcılarına yedek parça ve aksesuarlarını temin ettiğini, davalının 01.08.2016 tarihinden, istifa ederek ayrıldığı 06.07.2020 tarihine kadar müvekkili nezdinde oto satış elamanı olarak görev yaptığını, davalının ayrıldıktan sonra kendi ticari işletmesini kurduğunu ve müvekkili Şirketin kayıtlarından aldığı bilgileri kullanıp müşterilerine ulaşarak otomotiv parça ve aksesuarları satmaya başladığını, davalının bu haksız rekabet ve güveni kötüye kullanma eylemlerinden dolayı şikayetçi olunduğu ve soruşturmanın devam ettiğini ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.