9. Hukuk Dairesi 2025/9714 E. , 2026/1101 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1393 E., 2025/1716 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/627 E., 2025/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
9. Hukuk Dairesi 2025/9714 E. , 2026/1101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1393 E., 2025/1716 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/627 E., 2025/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde satış ve pazarlama bölümünde 04.01.2016 tarihinden 07.04.2017 tarihine kadar Ataşehir-İstanbul adresinde bulunan ofiste ... Mağazalar yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve geçersiz olarak feshedilmesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2017/1307 Esas sayılı dosyası ile feshin geçersizliği ile işe iade talepli olarak dava açtığını ve Mahkemenin 20.12.2017 tarihli ve 2017/432 Karar sayılı kararı ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verildiğini, davalı tarafın istinaf yoluna başvurduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2018/680 Esas, 2018/1736 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olmak üzere esastan reddedildiğini, kararın 21.01.2019 tarihinde tebliğ alındığını, yasal süre içerisinde ... Noterliğinin 25.01.2019 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile davalı işverene müvekkilinin işe başlatılması, işe başlatılmaması hâlinde Mahkemece hükmedilen iş güvencesi tazminatının, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının, doğacak olan diğer tüm işçilik hak ve alacaklarının ödenmesi yönünde ihtar çekildiğini, davalıya ihtarnamenin 30.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, akabinde davalı Şirketin ... Noterliğinin 21.02.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde "Şirketimiz bünyesinde aynı görevde aynı şartlarla çalışabilirsiniz. İşe giriş işlemleriniz yapılacağı için, iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde işe giriş evraklarıyla birlikte şirket merkezimiz olan ...Sanayi Böl. ... nolu Cad. No.. Gaziantep adresinde yer alan personel işleri departmanına gelerek, mahkeme kararı gereğince tarafınıza 4 aylık maaş ödenecek olup hesap işlemleriyle birlikte ise başlama ile ilişkili evrakları imzalamanızı rica ederiz." şeklinde olduğunu, ihtarnamenin taraflarınca tebliğ alınması üzerine müvekkilinin 25.02.2019 tarihinde çalıştığı işyerinde yine Ataşehir ilçesindeki yeni taşındığı yeri kendi imkânlarıyla bularak işbaşı yapmak üzere hazır bulunduğunu, işbaşı için çağrıldığı işinin başka bir çalışan tarafından yerine getirildiğini gördüğünü, kendisine Gaziantep'e bizzat gelip işe giriş evraklarını getirmediği, yeniden iş sözleşmesi imzalamadığı sürece kendisine işbaşı yaptırılmayacağı ve ... Kurumu (...) giriş bildirgesinin verilmeyeceğinin söylendiğini, müvekkilinin işyerinde öğlene kadar beklediğini sonuç değişmediğinden işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını, davalı işverenin müvekkilini işe başlatma hususunda ciddi ve samimi olmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Gaziantep iş mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın belirtmiş olduğu yerin işe alım sürecini gerçekleştirecek vasfa sahip olmadığını, işe giriş bildirgesinde işyeri adresinin Gaziantep olarak belirtildiğini, ayrıca 04.01.2016 tarihli iş sözleşmesinde de yetkili mahkemenin Gaziantep mahkemeleri olarak kararlaştırılmış olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü bakiye ihbar tazminatı alacağı hususunun arabuluculuk görüşmesinde yer almadığını, davacı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu delillerin kendilerine tebliğe çıkarılmadığını, savunma haklarının kısıtlandığını, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli kararı ile davalının işe davetinde samimi olmadığı geçersiz fesih tarihindeki ücreti asgari ücrete oranlanarak işe başlatılmama tarihindeki ücretin tespiti ile bakiye ihbar tazminatı alacağı yönünden ayrıca arabuluculuk müessesine başvurulmasına gerek duyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli kararıyla davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin belirlenmesinde davacıya emsal bir çalışanın tespit edilmesi hâlinde bu ücret dikkate alınarak ve emsal işçi tespit edilemez ise geçersiz fesih tarihindeki ücrete göre hüküm kurulması gerekirken asgari ücrete oranlama yapılarak ücretin tespitinin hatalı olduğu, gerekirse usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle tüm belgeler ve deliller değerlendirilerek sonucu göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama üzerine İlk derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal olarak bildirilen işçi R.Ö'nün ücretine göre hesaplama yapıldığı ve rapordaki hesaplamaların önceki kararda hükmedilenden fazla olduğu gözetildiğinde usuli kazanılmış hak gözetilerek önceki miktarlara hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Gaziantep'e çağrılması, işe iade kararı ile fesih hiç yapılmamış gibi olacağından işçinin aynı şekilde işine devam etmesinin sağlanması gerekmesine rağmen işe giriş evrakı getirmesinin istenmesi, davacının Ataşehir'deki işyerine gittiğinin de dosya kapsamına göre sabit olmasına göre davalının davacının işe gitmediği yolundaki iddiasının yerinde olmadığı, davalının yeni başlayan işçi gibi daha önce çalıştığı işyerinden farklı bir işyerine işe giriş işlemleri yapmak üzere davacıyı davetinin samimi bir davet olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmekle İlk Derece Mahkemesi kararının diğer istinaf sebepleri yönünden isabetli olduğu; ancak ihbar tazminatının arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu talebin esası hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan davalının istinaf itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ihbar tazminatı bakımından davanın usulden reddine, diğer talepler bakımından miktar itibarıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Belirsiz alacak davası açılamayacağını, 2. Davacının davalı Şirket merkezine işe giriş evrakıyla başvurmadığını, işe başlatılma isteğinin samimi olmadığını, 3. Emsal gösterilen işçi R.Ö'nün davacıyla aynı görevde çalışmadığından emsal işçi olarak kabul edilemeyeceğini, 4. Ücretin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, davalının işe davette samimi olup olmadığı, davacının işe başlatmama tarihindeki ücreti, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren 12. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesine eklenen ek 4. Fıkrada; işe iade davasında, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenmesi gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte somut olayda kesinleşen işe iade davası, sözü edilen değişiklik öncesi döneme ilişkindir. Dolayısıyla işe iade davasında işe iadenin mali sonuçları parasal olarak belirlenmiş değildir. Bu hâlde boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının, geçersiz sayılan fesih tarihini izleyen 4 aylık dönem ücretlerine ve eklerine göre belirlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının, geçersiz sayılan fesih tarihini izleyen 4 aylık dönem ücretlerine ve eklerine göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretine göre hesaplama yapılması hatalıdır. Diğer yandan işçinin fiilen çalışmadığı 4 aylık dönemde işe gidip gelmesi söz konusu olmayacağından, işçinin pozitif manada bir gelir kaybı olmadığı gibi tasarruf edemediği yahut malvarlığından eksilen bir miktar da bulunmamaktadır. İşçi fiilen işe gitmediği takdirde, herhangi bir gelir kaybı olmadığı gibi yararlanamadığı yol yardımını ikame edecek bir harcama yapmak zorunda da değildir. Şu hâlde işverence sağlanan yol yardımının, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı hesabına ilave edilemeyeceği gözetilmeden hesaplama yapılması da hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.