9. Hukuk Dairesi 2025/9154 E. , 2025/10314 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/142 E., 2025/210 K. MAHKEMESİ : İstanbul 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/646 E., 2018/6 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra d…
9. Hukuk Dairesi 2025/9154 E. , 2025/10314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/142 E., 2025/210 K. MAHKEMESİ : İstanbul 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/646 E., 2018/6 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde 1984-2015 yılları arasında aralıklarla ince işler formeni olarak 2.500,00 USD aylık sabit ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, davacının proje bazlı belirli süreli iş sözleşmesiyle çalıştığını, tazminata hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli kararı ile; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 08.12.2021 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.02.2022 tarihli kararı ile; 15.11.2011-28.08.20 13... .11.2013-20.10.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri için tarafların iş sözleşmeleri ile bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları, dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemleri hakkında Umman ve Irak hukukunun uygulanması gerektiği, 27.10.2004-13.10.20 05... .06.2006-29.06.2007 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri de hizmet süresine ilave edilmiş ise de Mahkemece bilirkişi raporunda sözü edilen dosyaya ve neticede kabul edilen hizmet süresine ilişkin karar gerekçesinde açıklama yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli kararı ile; 24.09.2019 tarihli Mahkeme kararında direnilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2023 tarihli kararı ile; davacının 15.11.2011-28.08.2013 tarihleri arasında Umman'da geçen çalışma dönemi yönünden Umman hukukunun ve 26.11.2013-20.10.2015 tarihleri arasında Irak'ta geçen çalışma dönemi yönünden Irak hukukunun uygulanması konusunda tarafların hukuk seçimi yaptıklarının kabulü gerektiği, ayrıca bu iki dönem yönünden Umman ve Irak hukuklarının aynı zamanda mutad işyeri hukuku olduğu, bu nedenle belirtilen çalışma dönemleri yönünden bu iki ülke hukukunun uygulanması gerektiği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince 27.10.2004-13.10.20 05... .06.2006-29.06.2007 tarihleri arasındaki çalışma dönemlerinin davalı nezdinde geçen diğer hizmet süreleri ile birleştirilmesine ilişkin kabul yönünden gerekçe oluşturulması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine 01.05.1984-21.03.2010 arası dönem için Türk hukukunun, 15.11.2011-28.08.2013 arası Umman hukukunun, 26.11.2013-20.10.2015 arası Irak hukukunun uygulanması gerektiği kabul edilerek asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa 4857 sayılı İş Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, b. Davacının çalıştığı ve işten çıkarıldığı tarihte yürürlükte olmayan 37 sayılı Irak İş Kanunu'na göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, c. Alacaklar yönünden zamanaşımı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, d. Türk hukukuna göre hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı alacakları yönünden 21.03.2010 itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, e. Yabancı hukukun uygulanması nedeniyle reddedilen miktarlar üzerinden müvekkili aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını, b. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, yıllık ücretli izin ödendiğini, c. Barınma ve yemek yardımı olarak 150,00 USD'nin esas alınması gerektiğini, d. Davacının Irak ülkesindeki çalışmaları yönünden kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hatalı hesaplandığını, diğer alacaklarının da ödendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, Hukuk Genel Kurulu kararı ile bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, hizmet süresi, giydirilmiş ücret miktarı, zamanaşımı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenip ödenmediği, faiz başlangıç tarihi, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta bozma kararlarında belirtildiği üzere 26.11.2013-20.10.2015 tarihleri arasında Irak'ta geçen çalışma dönemi, Irak hukukuna tâbi olup söz konusu uyuşmazlık döneminde 1987 tarihli ve 71 sayılı Irak İş Kanunu yürürlüktedir. İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan Kanun hükümleri uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu dönemde henüz yürürlüğe girmediğinden hukuken uygulanma imkânı bulunmayan 2015 tarihli ve 37 sayılı Irak İş Kanunu'na göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi hatalıdır. 3. Diğer yandan yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, bu ret sebebi ile davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi de hatalı olmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.