TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI: 2020/766 Esas, 2024/7 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 13/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/959 KARAR NO : 2026/46 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI: 2020/766 Esas, 2024/7 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 13/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; ilamsız ... takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca ... inkar tazminatı istemlerine ilişkin olup, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili, davacı ile İstanbul ili, ... İlçesi, ....Mahallesi, .... Sokak .... ada, .... parsel sayılı taşınmazın malikleri olan ....varisleri ..., ... ve ...varisleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tanzim edilmiş olduğunu, bu sözleşmenin çeşitli aşamalarda değiştirilerek yeni anlaşmalar ve ek sözleşmeler yapıldığını, sözleşmede adı geçen bir kısım malikler tarafından davacı aleyhine ... .... ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 93.000 DM cezai şart alacağı için başlatılan ... takibine karşı yapılan itiraz üzerine Üsküdar ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/.... E. Sayılı dosyasında tesis edilen kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02/07/2003 tarih 2003/1043 E. 2003/3665 K. sayılı kararı ile .../11/2000 tarihli hesap mutabakatnamesinin davanın kapsamında olup olmadığının araştırılması gerekçesi ile bozulmasından sonra yapılan yargılama sonunda Üsküdar Asliye ... Hukuk Mahkemesinin .../07/2004 tarih 2004.esas ve 2004/.... karar sayılı kararı ile söz konusu mutabakatnamenin davanın kapsamında olmadığına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, 17/11/2000 tarihli hesap mutabakatnamesinin 3. maddesinde dış doğramalar ve sair işler için ... şirketine verilmesi gereken 250.000 DM'na karşılık Kasım 2000 ayı dahil müteahit firma tarafından ödenmesi gereken dava dışı ....'in kira bedelleri dahil 186.657 DM ... şirketine ödendiği, bakiye 63.343 DM doğramaların yapılmasını takiben .. ... ve çocukları tarafından ... şirketine ödenecektir hükmünün yer almasına ve davacının dış doğramalar ve sair işler ile ilgili edimini ifa etmiş olmasına rağmen ödenmesi gereken 63.343 DM'nin davacıya ödenmemiş olduğunu, Beyoğlu ....Noterliği .../08/2003 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarın çekildiğini ve akabinde ... takibi yapıldığını belirterek, 63.343/1,95583=32.386,00 EURO alacağın 26/08/2003 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 20.065,14 EURO faizi ile birlikte toplam 52.451,14 EURO alacağın faizi ile tahsili için davalıların itirazlarının iptaline, davalıların %40 dan az olmamak üzere ... inkar tazminatı ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, yetki, iş bölümü ve zamanaşımı itirazında bulunarak mutakabatnamedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, yabancı paranın nasıl çevrildiğinin açıklanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini ve %40 inkar tazminatı verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... ve ..., davacının sözleşme, protokol ve ihtarnamelerdeki birçok yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle bir takım eksikliklerin kendilerince giderildiğini, kendilerinin bu firmadan alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, sahte imza ile kaleme alınmış ve imzası olmayan, taraflar açısından yok hükmünde olan bir sözleşmeye dayalı mutabakatname ile diğer tarafların hukuki sorumluluğunun doğmayacağı, sözleşmenin ayakta tutulabilmesi şartlarından olan taraf irade beyanlarının tam olarak sağlanamadığı, sözleşmenin bu şartlar karşısında davalılar ..., ... ve ... açısından da geçerli kılınamayacağı, sözleşmenin yok hükmünde olduğu, bilirkişi raporlarına göre sözleşmeden kaynaklanan alacağın bulunmadığı, dosyaya yasal sürelerde ibraz edilen belgeler uyarınca delillerin değerlendirilmesi sonucunda davalıların borçlu olmadığına kanaat getirildiği, dava konusu değer dikkate alınarak yazılı delil ve belgeyle ispata değer verildiğinden, alacağın varlığına dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği, ancak kötü niyetli olduğuna dair de kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararında belirtilen 17/11/2000 tarihli hesap mutabakatnamesindeki imzalardan kendi eli ürünü olmadığı tespit edilen davalılar açısından, sözleşmenin yok hükmünde olması değerlendirilmesinin yapılmış olması karşısında sözleşmede imzaları bulunanların da tam mutabakat sağlanmadığı gerekçesiyle sorumluluklarının bulunmadığının ileri sürülmesinin hukuk ve mantık kurallarına aykırı olduğunu; müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalıların sözleşme ile kendileri lehine yarar sağlamış olmalarına rağmen kendi edimlerini ifa etmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını; "Hesap Mutabakatnamesi" başlıklı belgede müvekkili şirketin yapım işinden tamamen el çekmiş olduğu, işin kontrolünün kendisinde olmadığı, hata ve kusurdan sorumlu olmadığı sadece belirli bir bedeli ödeme yükümlülüğü altında bulunduğunu; sözleşmede imzası bulunanların da imzayı inkar edenlerin de sözleşmenin nimetlerinden faydalandıklarını, bu nedenle sözleşmenin geçersizliğinin veya imzasının bulunmadığının ileri sürülmesinin MK 2'de açıklanan dürüstlük kuralları ve hakkın kullanılması yasağına aykırı olduğunu; metnin ikinci maddesi gereği müvekkili şirketin yükümlülüğünü ...-... ile imzaladığı 2001 tarihli "Anlaşma" başlıklı belge ile yerine getirdiğini ve sözleşme gereği ödemesi gereken bedellerin tamamını ifa etmiş olduğunun Beyanname ve Hesap Özeti başlıklı belgede sabit olduğunu; delillerinin değerlendirilmediğini ve imzaları bulunan kimselerin sorumluluklarının ortaya konulmadığını, HMK 25.madde gereği "Taraflarca getirilme ilkesi" uyarınca davalı taraflarca ileri sürülmeyen hususların mahkeme kararında, yasal hükümlere aykırı bir şekilde dikkate alındığnı ve sözleşmenin geçerliliğine dair hukuki dayanaktan yoksun yorumlar yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinafa cevap dilekçesi ile, dosyada içerisinde mevcut mutabakatnamenin sahte imzalarla düzenlenmesi sebebi ile yok hükmünde olması, ispat yükünün davacı yanın üzerinde olması ve alacak iddiasının somut bir delile dayandırılamaması, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın usule ve yasaya uygun olması nedeniyle istinaf talebinin reddine, kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin 12/11/2020 tarihli 2020/1456 E ve 2020/1267 K sayılı kararı ile, davalılarca mutabakatta ve arsa sahiplerince yapılacak işlerde sayılan doğramalar dışında sair işlerin yapılmadığı hususunda bir savunma ileri sürülmediği, arsa sahiplerinin yapılmadığını ileri sürdüğü havuz ve diğer hususların mutabakatın konusu olmayıp Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde yükleniciye yüklenen edimlerin konusu olduğu, davacının iş yapım sözleşmesi niteliğindeki nutabakatname kapsamındaki işler yönünden dava açtığı, dosya kapsamındaki bilirkişi raporundan mutakabata konu doğramaların yüklenici tarafından "Anlaşma" başlıklı 16/06/2001 tarihli belge ve "Beyanname ve hesap özeti" başlıklı .../01/2003 tarihli belgeye dayalı ... ...'a yaptırılmış olduğunun anlaşılmakta olduğu, söz konusu mutabakatta bakiye alacak olarak belirtilen 63.343 Alman Markının ödenmesinin doğramaların yapılması şartına bağlandığı ve doğramaların yüklenici tarafından yaptırıldığı anlaşıldığından şartın gerçekleşmiş olduğu, ancak dava konusu mutakabatname üzerinde Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalılar ..., ..., ... adlarına atılan imzaların kendilerine ait olmadığı, ... imzasının kendisine ait olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalılar ..., ... ve ... yönünden mutakabatname gereğince, ..., ... ve ... yönünden ise sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sorumlulukların doğacağının açık olduğu, davacının mutakabat gereği bakiye 63.343 Alman Markını talep ettiği, sözleşme gereği başka bir talebi bulunmadığı göz önüne alınarak, mahkemece dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle davalıların taşınmazlardaki hisse oranlarına göre sorumlu olduğu miktarın belirlenlenmesi konusunda ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, davalılar ..., .... ve ...'in sözleşme niteliğindeki “mutabakatname” uyarınca sorumlu olabilecekleri tutarların ...'in 06.09.2003 - tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48 x 8,40 x 2614 gün: 36500-) 1.617,93 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ....'in 04.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48x8,40 x8,40x2615 gün:36500=) 1.619,17 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ...'nın 05.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48 x 8,40 x 2615 gün: 36500-) 1.618,55 Euro temerrüt faizi ile birlikte, 05.11.2010 ... takip tarihi itibariyle; davalı ...'in toplam 72 tapu paya karşılık: 2.689,48 Euro asıl alacak ve 1.617,93 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.307,41 Euro borçlu olabileceği, davalı ...'in toplam 72 tapu payına göre; 2.689,48 Euro asıl alacak ve 1.619,17 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,65 Euro borçlu olabileceği, davalı ...” nın toplamı 72 tapu payına göre 2.689,48 Euro asıl alacak ve Euro, 1.618,55 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 Euro borçlu olabileceği, davalılar ..., ..., ...'in ise "sebepsiz zenginleşme" hükümleri gereğince ... takip tarihi itibariyle sorumlu tutulabilecekleri tutarların ise; ...'nun 05.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48 x 8,40 x 2615 gün: 36500-) 1.618,55 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ...'in 04.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (6.779,76 x 8,40 x 2616 gün: 36500-) 4.081,68 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ...'in 04.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (6.779,76x 8,40 x 2616 gün: 36500-) 4.081,68 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ....11.2010 ... takip tarihi Davalı ...'in toplam 181,5 tapu payına göre 6.779,76 Euro asıl alacak ve 4.081,58 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 10.861,44 Euro borçlu olabileceği, davalı ...'in toplam 181,5 tapu payına göre 6.779,76 Euro asıl alacak ve 4.081,68 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 10,861,44 Euro borçlu olabileceği, Davalı ...'nun toplam 72 tapu payına göre 2.689,48 Euro asıl olacak ve 1.618,55 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 Euro borçlu olabileceği, davacı vekilinin ....11.2010 ... takip tarihinde, 32.386,00 Asıl alacak ve 18.086,00 Euro işlemiş direnim faizi olmak üzere toplam 50.472,00 Euro alacak için davalılar hakkında ... takibi başlattığı, ... takip talebinde ve davalılara gönderilen ödeme emrinde her bir davalı için istenebilecek tutarlar ayrı ayrı ve açıkça yazılı olmadığı için, haklarında ... takibi yapılan ve itirazın iptali davası açılan davalılardan ayrı ayrı istenebilir asıl alacak ve ... takip tarihine değin işlemiş direnim faizi toplamlarının davalı ... yönünden; 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.617,93 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.307,41 EURO, davalı ... yönünden; 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.619,17 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,65 EURO, davalı ... yönünden; 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.618,55 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 EURO, davalı ... yönünden; 6.779,76 EURO asıl alacak, 4.081,68 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 10.861,44 EURO, davalı ... yönünden; 6.779,76 EURO asıl alacak, 4.081,68 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 10.861,44 EURO, davalı ... yönünden; 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.618,55 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 EURO olduğu, kanaatine varıldığı, 23/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... ... Dairesi ... esas sayılı dosyası (Eski ... Dosyası .... .... ... Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası) ile başlatılan takibe yönelik itirazların; davalı ... yönünden; kısmen iptali ile takibin 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.617,93 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.307,41 EURO alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden; kısmen iptali ile takibin 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.619,17 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,65 EURO alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden; kısmen iptali ile takibin 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.618,55 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 EURO alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden; kısmen iptali ile takibin 6.779,76 EURO asıl alacak, 4.081,68 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 10.861,44 EURO alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden; kısmen iptali ile takibin 6.779,76 EURO asıl alacak, 4.081,68 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 10.861,44 EURO alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden; kısmen iptali ile takibin 2.689,48 EURO asıl alacak, 1.618,55 EURO temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 EURO alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının ... inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkillerden ...'nun 7.11.2000 tarihli Hesap Mutabakatnamesi başlıklı sözleşmede imzası bulunma-dığını, mahkemenin sözleşmenin sadece 3.maddesinde yazılı "dış doğramalar" işine odaklandığını, bu bedelin sadece dış doğramaları kapsadığı gerekçesiyle bilirkişi raporları hazırlatıldığını ve hüküm kurulduğunu, oysa ek sözleşmenin bir bütün olup 3.maddesinde "dış doğramalar vs işler" denildiğini, 4.maddede ise vs işlerden kastın ne olduğunun açıklandığı, "iki adet havuz imalatı ve bahçe düzenlemesi ve istinat duvarları" işinin de davacı tarafından yüklenildiğini, iş bedellerinin yüklenici tarafından ödeneceği ve davalıların kontrol ve muvafakati kastedilerek mutabakat kelimesi kullanıldığını, yani 250.000 DM'lik bedelin 3. ve 4. maddede yazılı tüm işleri kapsadığını, kaldı ki yine aynı sözleşmede evvelce yapılan sözleşmelerdeki yükümlülüklerin aynen devam ettiğinin de yazılı olduğunu, davacı yüklenici zaten asıl sözleşme ile bu kalemleri de yüklendiğini, aynı tarihli ek sözleşmeye konu "dış doğramaların" sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayımının hatalı olduğunu, buna dayanak olarak da davacının 3. şahısla yapmış olduğu sözleşmenin gösterildiğini, bu sözlemede müvekkillerin imzasının olmadığı gibi işin teslim edildiğine dair başkaca dayanak da bulunmadığını, İstinaf mahkemesinin kararında "..., ... ve ... yönünden ise sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sorumlulukların doğacağı açıktır" şeklinde hüküm kurduğunu, ancak davacı tarafça bu hususta bir sebepsiz zenginleşme davası açılmadığı, mevcut itirazın iptali dava dilekçesinde de bu konuya değinilmediği, kaldı ki ... dosyasına müvekkilce yapılan itirazda ve cevap dilekçelerinde zamanaşımı def'inde bulunulmuş olduğunu, sebepsiz zenginleşemeye dayalı taleplerin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, yalnızca istinaf kararı doğrultusunda yargılama yapılmış olup, davaya konu mutabakatnamelere ilişkin işlemlerin yapıldığına ilişkin bir delil mevcut olmadığını, yerel mahkemece bilirkişi raporunda ispat hususuna ilişkin olarak mimar ve inşaat mühendisinin görüşü alınmadığı ve teknik anlamda alanlarına giren bir rapor hazırlanmadığını, davacı tarafça sebepsiz zenginleşme davası açılmadığını, mevcut itirazın iptali dava dilekçesinde de bu konuya değinilmediğini, kaldı ki ... dosyasına müvekkilce yapılan itirazda ve cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. ..., istinaf dilekçesinden sonra istinaf talebinden feragat etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiasıyla başlatılan ... takibine itiraz nedeniyle açılan itirazın iptali davası olup, davacı yüklenici, davalılar arsa sahibidir. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır. Davacı, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında daha önceden kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, bilahare anahtar teslimi hususundan vazgeçildiği anlaşılmaktadır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği tüm doğramalar, camlar ve bina içindeki sıva dahil tüm ince işlerin arsa sahibi tarafından yapılması kararlaştırılmış, bilahare dava konusu 17.11.2000 tarihli mutabakatname düzenlenerek söz konusu dış doğramalar ve sair işler için davacı şirkete 250.000,00 TL Alman markı verilmesi yönünde anlaşma yapıldığı, ancak davacı yüklenici şirket tarafından ödenmesi gereken arsa sahiplerine ait kira bedelleri olan 186.657 Alman markının ödendiği kabul edilerek bakiye 63.343 Alman Markının ise doğramaların yapılmasını takiben arsa sahibi Ayşe Ayçelik ve çocukları tarafından yüklenici şirkete ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Üsküdar ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/... esas, 2004/... karar sayılı dosyası ile, dosya davacıları ...., ... ve ...tarafından davalı ....aleyhine ... .... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile gecikme cezası ve kira bedeline ilişkin başlatılan takibe dayalı itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılamada villaların 31 ay geçmesine rağmen teslim edilmediği gerekçesi ile 93.000 DM üzerinden iptaline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 15.Hukuk Dairesi tarafından "17/11/2000 tarihli hesap mutakabatnamesinin dosya alacağını kapsaması durumunda davanın reddi gerekeceği, kapsamaması halinde yükümlü olduğu işler dikkate alınarak hesaplama yapılması, alacağın TL cinsinden karar verilmesi, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin paylaştırılmaması" gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece alınan bilirkişi raporu sonrasında "17/11/2000 tarihli hesap mutakabatnamesinin dosya alacağını kapsamadığı, yüklenici tarafından yapılan işler nedeniyle gecikme bulunduğu, 24/07/1996 tarihli ek sözleşmede belirtilen 15 ay ve 29/10/1997 tarihinde sona erdiği, 29/11/2000 tarihine kadar 31 aylık gecikme bulunduğundan itirazın 28.086.000.000 TL iptaline, kira alacağından vazgeçme nedeniyle reddine ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından 2005/605 esas, 2015/5124 karar sayı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul .... ... Dairesi .... esas sayılı dosyası (Eski ... Dosyası ... .. ... Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası) ile alacaklı ....... Şirketi tarafından davalı borçlular aleyhine 32.386 Euro (63,343 DM) karşılığı ve 18.086 Euro (26/08/2003 tarihinden işlemiş faiz) toplamı 50.472 Euro, (99.959,80 TL) için 05/11/2010 tarihinde takibe başlandığı, borçlu ... ve ... tarafından borç olmadığı, olsa bile zamanaşımının dolduğu, diğer borçlular tarafından ise borcun olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 17/11/2000 tarihli hesap mutakabatnamesi başlıklı belgenin GH şirketi ve dosya davalısı altı kişi ile birlikte Av... tarafından imzalandığı ve içeriğinde; "1.maddesi: ... ve çocukları tarafından müteahhit firmaya iç sıvaları için verilen 50.000 Alman Markı müteahhit firma tarafından mutakabatnamenin imzalanması ile geri iade edilmiştir. 2.maddesi: ... ve çocuklarına ait iki adet ikiz ve iki adet tek villanın dış doğramaları müteahhit firma tarafından yaptırılacaktır, bu işi yapacak kişi yada kurum, ... ve çocukları tarafından bulunacak ve bu kişi yada kurumla müştereken yapılacak pazarlık sonucunda iş ikmal edilecek, bu kişi veya kuruma yapılan işlerin bedelleri ....tarafından ödenecektir. Yapılacak işlerin kontrolü ve beğenilmesi ... ve çocuklarına ait olacak, işin sonunda yapılan işin hata veya kusurlarından ... sorumlu olmayacaktır. 3.maddesi: dış doğramalar vs işler için ... şirketine verilmesi gereken 250.000 Alman markına karşılık Kasım 2000 ayı dahil müteahhit firma tarafından ödenmesi gereken ...'in kira bedelleri dahil 86.657 Alman Markı ... şirketine ödenmiştir, bakiye 63.343 Alman Markı doğramaların yapılmasını takiben ... ve çocukları tarafından ... şirketine ödenecektir. 4.maddesi: villaların çevresindeki bahçe düzenlemeleri, istinaf duvarları ... ve çocukları tarafından yaptırılacak ve bu iş için gerekli malzeme ve işçilik bedelleri .... tarafından karşılanacaktır. .... ile ... ve çocukları bu hususta da mutakabat sağlayarak iş yapılacaktır. 5.maddesi: İş bu mutakabatname yukarıda yazılı hususları kapsamakta olup taraflar arasında yapılan sözleşmeler gereği tarafların hak ve sorumlulukları ayrıca devam edecektir, yani sair hususlar bu mutakabatname kapsamı dahilinde değildir" hükmünü içermektedir. Anlaşma başlıklı .../06/2001 tarihli belgenin ... ve çocukları adına ... ve .... ile ... adına ....arasında imzalandığı, ... Konaklarında işverene ait B6, J16, A18, A19, A29, A30 nolu konutların ahşap dış doğrama işlerinin malzeme ve işçilik yapımına ilişkin olduğu, anlaşma şartlarının söz konusu binalarda eksik kalan tüm doğrama işlerinin A11 nolu binanın doğramalarını örnek almak suretiyle bu işverenin talepleri doğrultusunda tamamlanarak doğramaların şantiyede cilalı ve montajı yapılmış olarak teslim edileceği, ölçümlerde giriş kapısı, giriş kapı çerçeveleri, kapalı doğramalar ve diğer tüm doğramaların eş değer sayılacağı ve tek birim fiyat ile değerlendirileceği, ahşap koruyucu protim boya malzemesini .... temin edeceği veya sarı menteşe ve aksesuarların bedelini ödeyeceği, işin bedelinin 60.000.000 TL/m2 olduğu, işçilik ve kereste bedelinin ....tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Beyanname ve hesap özeti başlıklı 24/01/2003 tarihli belgenin ...tarafından imzalandığı ve içeriğinde 4.maddeye göre işin birim bedelinin 60.000.000 TL olduğu, işin toplam tutarının 21.300.000 TL olduğu, bu toplam bedelin 7.000.000.000 TL'sinin kereste bedeli olarak 11/06/2001 tarihinde, 9.000.000.000 TL'sinin .... adına ....'den çeşitli tarihlerde avans olarak alındığının, bakiye bedelin 21.300.000.000-16.000.000.000= 5.300.000.000 TL olduğu ve 1.440.000.000 TL'sinin 15/04/2003 tarihli ... çekiyle şahsen almış olup kalan 3.860.000.000 TL'nin borçlara mahsuben ...'e ödenmesini kabul ettiğinin ve belirtilen işlerle ilgili .... şirketinden alacağı kalmadığının, anlaşmanın 3.maddesinde belirtilen doğrama aksesuarları ve pirinç aksam karşılığı ile cila malzemesi ve 628.000 TL'sini nakit olarak ... adına ...'den aldığınının, bu hususta bir alacağı kalmadığının belirtildiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen ../08/2013 tarihli raporda .../11/2000 tarihli hesap mutakabatnamesi başlıklı belgedeki ..., ..., ... imzalarının kendilerine ait olmadığı, belgedeki imzanın .... eli ürünü olduğu belirlenmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında mahallinde keşif yapılarak birden çok sayıda bilirkişi rapor ve ek raporu alınmıştır. Davalı ... 20/06/2013 tarihli duruşmada dış panjur, 2 havuz ve çevre düzenlemesi yapılmadığını, ihtilafın buradan çıktığını, 30/09/2013 tarihli duruşmada ise villaların dışında yapılacak doğramaların yapıldığını, bedelin 3.680 TL'sinin kendisi tarafından ödendiğini, bahçe duvarlarını yaptırdığını belirtmesi üzerine, davacı tarafça bahçe duvarları için 3.860 TL'nin .'e ödendiği belirtilerek davalı ... ve ...'e yemin teklif edilmesi üzerine; mahkemece yemin teklifinin ... yönünden reddedildiği, davalı ...'in ise usulüne uygun ettiği yeminde 3.860 TL ödemenin davacı şirket tarafından yapılmadığı beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır. 11/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda, takip tarihinde yazılı 32.386,00 asıl alacaktan dolayı, davalıların sahip oldukları tapu paylarına göre yapılan hesaplama sonucu; Davalı ...'in toplam 72 payına göre: (32.386 : 867 x 72=) 2.689,49 Euro, Davalı ...'in toplam 72 payına göre; (32.386 : 867 x 72=) 2.689,49 Euro, Davalı ...'in toplamı 181,5 payına göre; (32.386 : 867 x 181,5=) 6.779,76 Euro, Davalı ...'in toplamı 181,5 payına göre; (32.386 : 867 x 181,5=) 6.779,76 Euro, Davalı ...'nun toplamı 72 payına göre; (32.386 : 867 x 72=) 2.689,48 Euro, Davalı ...' nın toplamı 72 payına göre; (32.386 : 867 x 72=) 2.689,48 Euro ile sorumlu tutulabilecekleri, bu şekilde davalıların toplam sorumlu tutulabileceği asıl alacağın 24.317,48 Euro olabileceği, takip talebinde yazılı 32.386,00 Euro asıl alacak ile aradaki 8.068,52 Euro'luk farkın dava da taraf gösterilmeyen ancak yukarıda yazılı şekilde üç ayrı bağımsız bölümde tapu payına sahip olan diğer 3 kardeşin paylarına ayrı ayrı 2.689,49 Euro olarak düştüğü, ... takibine değin işlemiş temerrüt faizinin 3095 sayılı Kanunun “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde yazılı olduğu şekilde “...Devlet Bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının” ilgili kamu bankalarından yapılacak araştırma sonucu gelecek faiz oranlarına göre hesaplanabileceği bildirilmiştir. 21/09/2022 tarihli ek raporda; 05.10.2010 ... takip tarihinde davacı vekilinin davalılar hakkında 32.386,00 Asıl alacak ve 18.086,00 Euro olmak üzere toplam 50.472,00 Euro alacak için ... takibi başlattığı, yapılan hesaplamalara göre davalıların asıl alacaktan toplamda 24.517,48 Euro ve işlemiş faiz olarak toplamda 7.806,66 Euro (862,89+ 863,55+ 863,22+863,22+2.176,89+ 2.176,89-7.806,66) olmak üzere toplam 32.324,14 Euro'dan (24.517,48+7.806,66) sorumlu tutulabilecekleri, herbir davalının tapu paylarına göre sorumlu olduğu miktarların hesaplanan şekilde olduğu, 3 ayrı bağımsız bölümde tapu payına sahip olan diğer 3 kardeşin paylarına ayrı ayrı 2.689,49 Euro olarak düştüğü, adı geçen paydaşlar haklarında ... takibi yapılmadığı ve itirazın iptali davası açılmadığı, bu nedenle bu paydaşların tapu paylarına isabet eden dava konusu alacağın davalı paydaşlara yansıtılmadığı bildirilmiştir. 23/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalılar ..., ... ve ...'in sözleşme niteliğindeki “mutabakatname” uyarınca sorumlu olabilecekleri tutarlar: ....'in 06.09.2003 - tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48 x 8,40 x 2614 gün: 36500-) 1.617,93 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ....'in 04.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48x8,40 x8,40x2615 gün:36500=) 1.619,17 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ...'nın 05.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48 x 8,40 x 2615 gün: 36500-) 1.618,55 Euro temerrüt faizi ile birlikte, 05.11.2010 ... takip tarihi itibariyle; davalı ...'in toplam 72 tapu paya karşılık: 2.689,48 Euro asıl alacak ve 1.617,93 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.307,41 Euro borçlu olabileceği, davalı ...'in toplam 72 tapu payına göre; 2.689,48 Euro asıl alacak ve 1.619,17 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,65 Euro borçlu olabileceği, davalı ...” nın toplamı 72 tapu payına göre 2.689,48 Euro asıl alacak ve Euro, 1.618,55 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 Euro borçlu olabileceği, davalılar ..., ..., ...'in ise "sebepsiz zenginleşme" hükümleri gereğince ... takip tarihi itibariyle sorumlu tutulabilecekleri tutarların ise; ...'nun 05.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (2.689,48 x 8,40 x 2615 gün: 36500-) 1.618,55 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ...'in 04.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (6.779,76 x 8,40 x 2616 gün: 36500-) 4.081,68 Euro temerrüt faizi ile birlikte, ...'in 04.09.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile (6.779,76x 8,40 x 2616 gün: 36500-) 4.081,68 Euro temerrüt faizi ile birlikte, 05.11.2010 ... takip tarihi Davalı ...'in toplam 181,5 tapu payına göre 6.779,76 Euro asıl alacak ve 4.081,58 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 10.861,44 Euro borçlu olabileceği, davalı ...'in toplam 181,5 tapu payına göre 6.779,76 Euro asıl alacak ve 4.081,68 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 10,861,44 Euro borçlu olabileceği, Davalı ...'nun toplam 72 tapu payına göre 2.689,48 Euro asıl olacak ve 1.618,55 Euro temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.308,03 Euro borçlu olabileceği, davacı vekilinin 05.11.2010 ... takip tarihinde, 32.386,00 Asıl alacak ve 18.086,00 Euro işlemiş direnim faizi olmak üzere toplam 50.472,00 Euro alacak için davalılar hakkında ... takibi başlattığı, ... takip talebinde ve davalılara gönderilen ödeme emrinde her bir davalı için istenebilecek tutarlar ayrı ayrı ve açıkça yazılı olmadığı için, haklarında ... takibi yapılan ve itirazın iptali davası açılan davalılardan ayrı ayrı istenebilir asıl alacak ve ... takip tarihine değin işlemiş direnim faizi toplamlarının yukarıdaki tabloda yazılı tutarlarda olduğu, her bir davalı için belirlenen asıl alacağa ... takip tarihinden sonrası için işletilecek direnim faizi oranının Mahkemenin taktirinde bulunduğu bildirilmiştir.Uyuşmazlık konusu olay ele alındığında;Davalılar vekilleri istinaf dilekçesinde, yalnızca istinaf kararı doğrultusunda yargılama yapılmış olup, davaya konu mutabakatnamelere ilişkin işlemlerin yapıldığına ilişkin bir delil mevcut olmadığını, yerel mahkemece bilirkişi raporunda ispat hususuna ilişkin olarak mimar ve inşaat mühendisinin görüşü alınmadığı ve teknik anlamda alanlarına giren bir rapor hazırlanmadığını ileri sürmüş iseler de, söz konusu bilirkişi raporunda dış doğrama işinin tamamlandığı ve davalılara teslim edildiği tespit edilmiştir. Eser sözleşmelerinde sözleşmenin varlığı ile işin teslim edildiğinin ispat yükümlülüğü yükleniciye aittir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve yüklenicinin işe başladığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. İşin tamamlandığı hususunda da bilirkişi raporlarında yapılan tespitler mevcuttur. Eser sözleşmelerinde yüklenici tarafından işe başlanılmışsa ve iş teslim edilmişse, kural olarak o işin yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. İşin yüklenici haricinde birisi tarafından yapıldığını ispat yükü iş sahibine aittir. Davalıların işin yüklenici dışında birisi tarafından tamamlandığına ilişkin delil ibraz edememeleri karşısında, işin davacı yüklenici tarafından yapıldığına yönelik bilirkişi raporu ve mahkeme değerlendirmesi isabetli bulunmuş olup, aksi yöndeki davalılar istinafı kabul edilmemiştir.Yine davalılar vekilleri tarafından bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itiraz edilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirme ve hesaplamaların usul ve yasa ile yargı kararlarına uygun olduğu anlaşılmakla bu husustaki istinaf taleplerinin de reddine karar verilmiştir.Bir kısım davalılar, yargılamaya konu ek sözleşmede imzalarının olmadığını söyleyerek sözleşmenin kendilerine uygulanamayacağını ve ayrıca işin yapıldığına dair kendileri açısından delil oluşturmayacağını ileri sürmüşler ise de, yargılamaya konu ... dosyası incelendiğinde davalıların takibe konu ek sözleşme altındaki imzalara itirazlarının olmadığı, itirazların zamanaşımı ve borcun mevcudiyetine yönelik olduğu görülmektedir. İİK md 62/5 uyarınca, borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde ... takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Söz konusu yasa hükmü karşısında, takip dayanağı ek sözleşme altındaki imzaya takip aşamasında itiraz etmeyen bir kısım davalıların, imza itirazını yargılama aşamasında yapmaları mümkün olmadığından ve belge altındaki imza kendilerinden sadır olmuş sayıldığından bu yöndeki istinaf talepleri de kabul edilmemiştir.Davalılar, yargılama konusu alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ederek, bu yönden de istinaf talebinde bulunmuşlardır. Zamanaşımı def'i sadece ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Dosya kapsamı incelendiğinde, davalılardan ... ve ...'in ilk itiraz için öngörülen süre içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı görülmekle, bu davalılar yönünden işbu sebeple istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Diğer yandan, her ne kadar ... ve ... haricindeki diğer davalılar yasal ilk itiraz süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuşlar ise de, ilk derece mahkemesince verilen ../04/2019 tarihli ilk karara yönelik olarak bu davalılar tarafından zamanaşımı def'i yönünden yani hükmün gerekçesine dair istinaf talebinde bulunulmadığı, bu nedenle davacı yan açısından usuli müktesep hak oluştuğu anlaşılmakla, işbu ikinci karara yönelik zamanaşımı istinafının değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalıların istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan davalılardan ..., istinaf dilekçesinden sonra istinaf talebinden feragat etmiş olup, bu davalı yönünden de feragat nedeniyle istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../01/2024 tarih ve 2020/.... Esas, 2024/.. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, Davalı ..., istinaf dilekçesinden sonra istinaf talebinden feragat ettiğinden istinaf talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.265,34 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.416,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.848,42 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere ..../01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.