İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı banka ile dava dışı ... arasında 09.02.2011 tarihinde imzalanan ve müvekkilinin şahsi teminatının (kefaletinin) olduğu iddia edilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi (GNGKS) gereğince davalı İş Bankası tarafından, müvekkili aleyhine 30.0…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/4274 KARAR NO : 2025/4757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/07/2024 NUMARASI : 2022/859 Esas - 2024/567 Karar DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı banka ile dava dışı ... arasında 09.02.2011 tarihinde imzalanan ve müvekkilinin şahsi teminatının (kefaletinin) olduğu iddia edilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi (GNGKS) gereğince davalı İş Bankası tarafından, müvekkili aleyhine 30.05.2013 tarihinde Anadolu 24. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyası ile 97,343,38 TL üzerinden ilamsız takibe geçildiğini, müvekkilinin imza kendisine ait olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini ancak itirazı süresinde olmadığından değerlendirilmediğini, imzanın sahteliği sebebiyle müvekkili tarafından 29.08.2013 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulduğunu, 2013/113101 S. Numarası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturmada imza örneklerinin müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, müvekkiline ait olan 34 GCS 78 plaka numaralı araç kaydına haciz konulduğunu ve 3.kişiye satıldığını, haksız takip sebebiyle müvekkilinin zarar uğradığını, beyan ederek HMK m.107 gereği hesaplandığında arttırılmak üzere şimdilik 1.000 TL tazminatın, zararın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, süresinde itiraz etmeyen ve menfi tespit davası açmayan davacının aracın satılmasını engellemek için hiçbir hukuki çaba göstermediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "33.700,00 TL tazminatın 10.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili tarafından yapılan satışın takip hukukuna uygun olduğunu, davacının zamanında menfi tespit davası açmadığını, araç bedelinin istirdat davası sonunda davacıya ödendiğini, bunun kesin hüküm olduğunu, gerekçeli kararda ve tashih şerhinde yargılama giderlerinin hatalı yazıldığını ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz sebebine dayalı maddi tazminat davasıdır. Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir.Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri 6098 sayılı yasanın 49-76 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir.Haksız fiilde; Zarar, eylemin gerçekleştiği tarihte meydana gelmiş olup, faiz başlangıcı da haksız fiil tarihi olmalıdır. Eldeki davada somut olayın özelliklerine göre haczin haksız olduğu 04/12/2019 tarihinde kesinleşen istihkak davası sonucu belirlenmiştir. Davacının talep ettiği zararı haksız haczedilen aracın iadesi amacıyla yaptığı masraflar, geç ödemeden kaynaklanan zararı, teslim edilemeyen aracın rayiç değeri ve araçtan mahrum kaldığı dönem için ikame bedele ilişkindir.Davacının gerçek zararı haksız haciz olmasa idi mal varlığındaki durum ile haksız haciz sebebiyle mal varlığındaki durum arasındaki farktan ibarettir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın haciz tarihindeki rayiç değeri 80.260,00 TL olarak belirlenmiş, icra satışından istirdat edilen 38.300,00 TL mahsup edilerek davacının gerçek zararı 41.960,00 TL olarak hesaplanmıştır. Yapılan hesap gerçek zarar ilkesi kapsamında doğru olup davalının bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davacı alacağını belirli hale getirmiş ve aracın değerinden düşük bedelle satılması sebebiyle 41.960,00 TL, İş kaybı zararları ve araç satım bedelinin geç ödenmesi sebebiyle doğan munzam zararları 150,00-TL, alacağına kavuşmak amacıyla yapmış olduğu mahkeme ve avukat vekalet ücreti masraf karşılığı 50,00 TL, toplamda 42.160,00 TL talep etmiştir. İlk derece mahkemesi; "Alınan bilirkişi raporu ile gerçek değerinin 80.260,00 TL olduğu davalı taraftan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/396 Esas 2016/4 Karar sayılı kararda davacı lehine 38.800 TL bedelin tahsiline karar verildiği ayrıca davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edildiği, işbu sebeple toplamda 46.560 TL davalıdan tahsil edildiği, işbu bedelin gerçek değerden mahsubu ile 33.700,00 TL davacının zararının olduğunun kabulü gerekmektedir." gerekçesi ile talebin 33.700,00 TL kısmının kabulüne karar vermiş, 8.460,00 TL talep reddolunmuştur. Davacının davalıya borçlu olmadığı menfi tespit davası sonunda kesinleşmiştir. Davalı tarafından takip hukukuna uygun yapılan işlemler menfi tespit davasının kesinleşmesi ile haksız haciz haline gelmiş olup bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davalı her ne kadar araç bedelinin istirdadına karar verildiğini ve bunun kesin hüküm olduğunu ileri sürmüş ise de menfi tespit davası ile haksız haczin yol açtığı zararın tazmini davalarının konuları farklıdır. İcra dosyasına yatan satış bedeli İstirdat davası sonunda davacıya ödenmiş ve bu ödeme davacının gerçek zararından mahsup edildiği de anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. Davacının manevi tazminat talebi bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesince bu yönde gerekçe yazılıp hüküm kurulması ve tashih şerhinde de "manevi" ibaresinin "munzam zarar" olarak tashih edilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davanın kısmen kabulü ile 33.700,00 TL tazminatın 10.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 8.460,00 TL maddi tazminat talebinin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/859 Esas 2024/567 Karar sayılı 09/07/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 33.700,00 TL maddi tazminatın 10.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.302,04 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan (80,70 TL peşin harç + 703,00 TL ıslah harcı) 783,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.518,34 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/b-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 703,00 TL ıslah harcı, 5.750,00 TL bilirkişi ücreti ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 600,00 TL olmak üzere toplam 7.225,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 5.775,92 TL'sinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 3/c-Davalı tarafça yapılan 11,50 TL vekalet harcı yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre 2,31 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 3/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-2). maddelerine göre 33.700,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 3/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2). maddelerine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 8.460,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 28,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.197,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025