İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Limited Şirketi ile ... Anonim Şirketi arasında 14.03.2018 tarihli inşaat sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme gereğince müvekkilinin “Müteahhit” sıfatı ile ... Anonim Şirketi’nin ise “İşveren” sıfatı ile sözleşmede yer aldığını, müvekk…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1730 KARAR NO: 2026/1919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/01/2023 NUMARASI: 2021/408 Esas-2023/31 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Limited Şirketi ile ... Anonim Şirketi arasında 14.03.2018 tarihli inşaat sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme gereğince müvekkilinin “Müteahhit” sıfatı ile ... Anonim Şirketi’nin ise “İşveren” sıfatı ile sözleşmede yer aldığını, müvekkilinin İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesinde bulunan “... ada, ..... Pafta, .... Parsel” sayılı arsası üzerine yapılacak ...inşaatı için gerekli olan uygulama detaylarının çizimi, plan projelerin tadilatı ve çizilmesi işini, ...inşaatının teknik şartnameye, plana ve imar mevzuatına uygun şekilde yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, söz konusu projenin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılması için yapı sahibi olan ... Anonim Şirketinin ise, ... Limited Şirketi ile yapı denetim hizmet sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirketin yukarıda belirtilen arazideki inşaat çalışmaları için tüm yasal izinleri aldığını, yapı çalışmalarına başlamadan önce arazide yapılacak proje hakkında ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden İnşaat Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ... ile sahada yapılan çalışmalar ve zemin etüdü raporlarına göre hazırlanan 06.03.2018 tarihli geoteknik rapor ve geoteknik proje aldığını ve çevre binaların mevcut durumlarının yerinde tespit edilmesi amacıyla ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne verdiği ...nolu dilekçe ile talepte bulunduğunu, büyük bir titizlikle yürütülen çalışmalar devam ederken şantiye sahasının yan sokağında ...'nda bulunan ... kanalının sürekli dolduğunu ve şantiye sahasına yol altından sızıntılar yaptığını, sürecin devamında çok daha büyük zararların oluşmasına sebebiyet verecek bu durumu öngören müvekkili şirket yetkilisi ...'ın sorunun daha büyük felaketlere yer açmaması için bir dilekçe ile ...'ye gerekli bildirimleri yaptığını ve söz konusu problemin giderilmesini talep ettiğini, 13.07.2018 tarihli, .... Şti. yetkilisi ...tarafından ...'ye yazılan dilekçe ile ilgili parselde bulunan inşaat sahasına yakın yerde bulunan ... kanalının sürekli dolduğunu ve şantiye sahasına bol miktarda sızıntı olduğunu ve büyük sorunlar oluşmaması için bu problemin çözülmesini talep ettiğini ancak müvekkil şirketin tüm çabalarına rağmen söz konusu sorun giderilmediğini beyan ederek davalı tarafın sebep olduğu çökme olayı neticesinde uğramış olduğu zararın tespitini, uğramış olduğu zarar dolayısıyla HMK'nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava ile İstanbul 14. İdare Mahkemesinin 2020/..... Esas sayılı dosyasından devam eden davanın aynı olaya dayandığından derdestlik itirazında bulunduklarını, huzurdaki davanın hizmet kusuru iddiasına dayalı tam yargı davasına niteliğinde olup görevli mahkemelerin idare mahkemeleri olduğunu, dava konusu hasarın müvekkil idarenin kusurundan değil davacı tarafın eksikliklerinden kaynaklandığını beyan ederek davanın usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkeme since; "Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan belgeler ve dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli oluşa göre denetime elverişli olan bilirkişi raporu kapsamında haksız fiilin meydana geldiği bunun sonucunda oluşan hasar sebebiyle maddi zararın oluştuğu sabit ise de davalının haksız fiilden sorumlu olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılmakla davanın reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Tüm dosya kapsamından davalının kusur ve sorumluluğunun sabit olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kuru cu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.TMK'nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” TMK'nın bu hükmü 6100 sayılı HMK'ın 190/1. maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Dosya kapsamından ve alınan bilirkişi raporundan; Dava konusu arsa üzerinde 20 yıl önce kazı çalışması yapıldığı, kazı alanının çevresi 20 cm kalınlıklı betonarme perde duvarı ile çevrilerek toprak tutulduğu, kazı alanından 30 m kadar uzaklıkta binalarda hareket başladığı, istinat duvarı arkasındaki zeminde 10 cm - 20 cm arası açılmalar meydana geldiği, 24.07.2018 gecesi başlayan şiddetli yağmur sonucu civardaki araziden, .... Sokaktan yağmur suyu ile yüzey sularının istinat duvarının arkasındaki zemin yarıklarından giren suların zeminin yapısının da uygun olması sebebiyle bu kısımdaki zemin basıncını arttırarak perde duvarın yıkılmasına sebep olduğu, olaydan hemen sonra olay yerinde inceleme yapan İnşaat Mühendisleri .....Şubesi tarafından hazırlanan raporda istinat duvarının da yetersiz olduğunun ifade edildiği, 24.07.2018 tarihinde başlayan şiddetli yağışların 2018 yılı Haziran ayının meteoroljik verilere göre .... bölgesinde önceki yıla göre % 24, mevsim normallerine göre% 82 yağış miktarının fazla olduğu dikkate alındığında, normalin bir hayli üzerinde olan yağış sularının kaza sonrası yerinde yapılan gözlemlerde 20/25 LT/Sn debisinde akarsu debisinde gelen suyu bünyesine alan geçirimli tabii zemin in ağırlaşmaya başlaması ve yüksek eğime sahip bu topoğrafyada, (davacı tarafından yapılan inşaat faaliyetlerine bağlı olarak daha da artan topoğrafik yapı) altkotlara doğru sızarak oluşan ağırlığın, aktif zemin basıncının ve oluşan itkilerin etkisi ile tabii zemin yapas ının bozulması çatlakların arasındaki boşlukların artması ile mevcut İstinat duvarının ise üst kotlardan gelen yükü karşılayacak güçte bulunmaması neticesinde hasara sebep olduğu, somut olayın meydana gelmesinde davalının bakım ve sorumluluğunda olan alt yapı kusurunun doğrudan bir etkisinin tespit olunmadığı gözetildiğinde 6100 sayılı HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden yerel mahkemenin dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığın dan davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/.... Esas 2023/... Karar sayılı 12/01/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/04/2026