İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ...A.Ş.'nin, haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle herhangi bir delili olmadan 3. kişi olan müvekkili işletmesine hacze gelerek müvekkilinin ileri sürdüğü istihkak iddiasına rağmen menkullerine el koyduğunu ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2165 KARAR NO: 2026/1866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2025 NUMARASI: 2022/828 Esas - 2025/149 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ...A.Ş.'nin, haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle herhangi bir delili olmadan 3. kişi olan müvekkili işletmesine hacze gelerek müvekkilinin ileri sürdüğü istihkak iddiasına rağmen menkullerine el koyduğunu ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı banka tarafından dava dışı borçlular ... ve kefili ...'ün 16.11.2018 tarihinde çektikleri ticari krediden kaynaklan alacağının tahsili amacıyla ...... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haciz sonucunda müvekkilinin tüm hayvanlarının alıkonulması ve istihkak davası açma zorunluluğunun tarafına yüklenmiş olması sebebiyle müvekkilinin ayrıca bir mağduriyet ve külfetle karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin, 19.02.2020 tarihinden itibaren bazıları gebe olmak üzere 109 hayvanı ile işletmesinin getireceği tüm kazanç ve gelirden yaklaşık 3 yıl boyunca mahrum kaldığını, müvekkilinin malvarlığında meydana gelen maddi zarar ile kazanç kaybının ve haksız hacze maruz kalan müvekkilinin ticari itibar kaybına yönelik manevi zararın giderilmesi gerektiğini, yıllardır ticari faaliyet gösteren müvekkilinin ticari itibarı ciddi anlamda zedelendiğini, bu sebeplerden dolayı; yalnızca soyut gerekçe ve iddialara dayanarak müvekkilinin işletmesine hacze gelinmesinin ve fiilen işletmeye el konulmasının hiçbir şekilde iyi niyetle bağdaşmayacağı ve işbu eylemlerin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu doğrultuda davalı bankanın eylemi sebebiyle müvekkilinin aynı zamanda kişilik haklarının da saldırıya uğradığı açık olup manevi tazminat taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini, davacının maddi zararının belirlenebilmesi için bilirkişi tarafından toplam 109 hayvanın, (gebe olanların doğuracağı yavrular ayrıca hesaba katılarak) günümüzdeki fiyatları üzerinden bedeli ile hayvanların yaklaşık 3 yıllık süre zarfında getireceği günlük kazanç zararının (kâr mahrumiyeti) hesaplanarak tazminine; bununla birlikte, belirtilen hukuka aykırı eylem ve işlemler sebebiyle haksız hacze maruz kalan müvekkilinin uğradığı manevi zararın giderilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan 19/02/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; Talep miktarını, bilirkişi raporunda ortaya çıkan hesaplama gereğince; belirsiz alacak davası kapsamında 10.000-TL taleple ikame ettiğimiz maddi tazminat davamızı HMK 107/2 gereğince 1.005.208-TL bedel arttırarak 1.015.208-TL tutarın ve 500.000-TL Manevi Tazminatın haciz tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizleri ile birlikte, müteselsil sorumlu davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ....... vekili tarafından sunulan 17/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafın mahcuzların satışının durdurulması ve mahcuzların yediemin olarak davacı tarafa yargılama sonuna dek iadesi yönündeki tedbir talepleri istihkak davasını gören mahkemece teminat mukabilinde kabul edilmiş olmasına rağmen; davacı taraf tedbir kararının tatbiki için gerekli teminatı depo etmediğini; mahcuzları yediemin olarak teslim almadığını, bu sebeple müvekkilinin ağır kusurundan ve kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, istihkak iddia eden davacının 3. kişi ve borçlular arasındaki hukuki ve ticari organik bağının açık olduğunu; davacının 19/02/2020 tarihli haciz esnasında ileri sürdüğü istihkak iddiaları karşısında İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/523 E. Ve 2020/818 K. Sayılı ilamı ile verilen takibin devamı kararına istinaden 24.07.2020 tarihinde ek olarak haczedilen 39 hayvan yönünden ikame ettiği istihkak davası olan İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/151 E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin tek muhattabı yedieminlik görevini usul ve yasaya aykırı bir şekilde suistimal eden ... olduğunu, mahcuzları kaçırması müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasına sebep olarak gösterilemeyeceğini, toplamda 132 adet canlı hayvanın yerinde olmadığını, yediemin tarafından kendisine 1 ay önceden ihtar edilmesine rağmen ihale mahallinde bulundurulmadığı tespit edildiğini, bu sebeplerden dolayı; görevli mahkemeler asliye hukuk mahkemeleri olduğundan; görevsizlik sebebiyle mezkur davanın usulden reddine, zamanaşımı itirazlarımızın kabulü ile mezkur davanın zamanaşımı sebebiyle usulden reddine, davacının mezkur davayı ikamesinde henüz istihkak davasında verilmiş kesin bir hüküm bulunmadığından hukuki yararının olmadığının tespiti ile mezkur davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle veya aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan 30/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde; Mevzu bahis olayda müvekkilinin, haczi gerçekleş -tirilen malların muhafazasını sağlama görevini yerine getiren yediemin sıfatına haiz olduğunu, müvekkili banka tarafından haczi yapılan ve kendisine teslim edilen menkul malları teslim aldığını, malların korunması için gerekli giderlerin banka tarafından ödenmemesine rağmen ilgili malları bizzat korumaya çalıştığını, müvekkilinde kendisine teslim edilen mahcuz malları koruduğunu, korunması için gerekli giderleri bizzat karşıladığını, müvekkilinin muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan hacizli malları muhafaza etmek üzere diğer davalı bankanın vekili sıfatında bulunan kişiyle hayvanların nakliyesi, bakımı, yemi ve yedieminlik ücretini kapsayacak şekilde ve taşımanın ardından ödenmek üzere aylık 300. 000-TL üzerinden anlaşma yaptığını, taşıma işlemi sırasında 10-12 hayvanın ayağı kırıldığından bu hayvanlar davalı banka vekili aracılığıyla kasaba verildiğini ve kasaptan alınan 22.000 TL ile taşıma masrafları karşılandığını, geri kalan hayvanlardan 15'i de taşıma işlemi sırasında çalındığını, ücretini hiçbir zaman alamadığını, müvekkil tarafından karşılandığını, banka tarafından sürekli olarak bugün veya şu tarihte ihale olacak, siz idare edin gibi sözleriyle karşı karşıya kaldığını ve bankanın hiçbir maddi desteğin olmaması sebebiyle de birçok hayvanın telef olduğunu, bu sebeplerden dolayı; yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili yer Elbistan mahkemelerine gönderilmesine, davanın, İİK'nın 358/2 gereği müvekkilinin dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak ve kusurlu sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde basiretli davranması sebebiyle esastan reddini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesince; "...İncelenen icra dosyası ile alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 16/11/2019 vade tarihli 2.000.000,00-TL bedelli senetten kaynaklanan 1.969.310,27-TL asıl alacak, 43.135,99-TL işlemiş faiz, 590,79-TL komisyon olmak üzere toplam 2.013.037,05-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra takibi sırasında ...... İcra Dairesi'nin ........ Talimat sayılı dosyasında 19/02/2020 tarihinde ......... mah. .......... No:............. adresinde yapılan haciz sırasında Davacı .......'e ait 109 adet büyükbaş hayvan hakkında icrai haciz uygulandığı, davacı... tarafından haciz sırasında hacze karşı itirazda bulunulduğu ve hacizli malların davacı ........'e yediemin olarak bırakıldığı, aynı adreste 24/07/2020 ve 25/07/2020 tarihlerinde ek haciz işlemi yapıldığı ve ek haciz işlemi sonucunda haczedilen 13 buzağı ve 7 adet dana ile birlikte 19/02/2020 tarihinde haczedilen 109 adet büyükbaş hayvanın yediemin sıfatıyla davalı ...'a teslim edildiği, haczedilen hayvanların icra kanalıyla satışa çıkarıldığı ancak satış mahalinde hazır edilemediği, dava konusu olan hacizli hayvanların telef ve ziyan olduğu, bu hususun yediemin olan davalı ...'ın da kabulünde olduğu, davalı .......... tarafından davacı ile asıl borçluların akraba olması, haciz yapılan adresin asıl borçlularla ilgili olduğu, haciz esnasında borçlunun adresi olarak gösterildiği, asıl borçlular ile davacı arasında organik bağ olduğu iddiasıyla haczin haklı olduğu ileri sürülmüş ise de hacze dayanak ......... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki ödeme emrinde belirtilen borçlu adresi ile haciz yapılan adresteki bina numaraları nın aynı olmadığından farklı adresler olduğunun anlaşıldığı, basiretli tacir olan davalı .......'ın basit araştırma ile adresin borçluya ait olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olduğu, ayrıca haciz konusunun canlı büyükbaş hayvan olması sebebiyle kulak küpe numaralarından hayvanların kime ait olduğunun İlçe Tarım Müdürlüğü'nden kolaylıkla öğrenilmesi mümkün olmasına rağmen dikkatli ve özenli bir şekilde gerekli araştırmayı yapmadan borçlu adresinden farklı adresteki canlı hayvanlar üzerinde haciz işlemi uygulandığı, kaldı ki haciz sırasında üçüncü kişi olan davacı tarafından hayvanların kendisine ait olduğu hususunda hacze itiraz edilmesine rağmen haczin uygulandığı, davacı tarafça açılan istihkak iddiasına ilişkin davanın kabul ile sonuçlandığı ve kararın kesinleştiği göz önüne alındığında, dava konusu canlı hayvanlar üzerine uygulan haczin haksız olduğunun sabit olduğu, canlı hayvan ları haciz sırasında yediemin sıfatıyla teslim alan davalı ... hayvanları koruduğunu ileri sürmüş ise de hayvanların telef ve ziyan oldu -ğunu beyan ettiği, yediemin olarak hayvanların bakımı için gereken masrafların temini yada yedieminlikten çekilme hususunda gerek diğer davalıya gerek icra müdürlüğüne yönelik yapılmış bir başvurusunun olduğu hususunda bir delil ortaya konulmadığı, muhafaza görevinin kötüye kullanma suçundan yapılan ceza soruşturmasının ön ödeme yoluyla kapandığı, bu haliyle yediemin olarak gerekli dikkat ve özen içerisinde hayvanların bakımını sağlama hususunda gereken işlemlerin davalı ... tarafından yapılmadığı anlaşıldığın -dan haksız haciz uygulayan davalı ... ile birlikte davalı ...'ın da hayvanların telef ve ziyan olmasından dolayı kusurlu ve sorumlu olduğu, bu sebeple davacının 109 adet büyükbaş hayvanını kaybetmesinden kaynaklı uğradığı hayvan bedeli ve haksız haciz ile dava tarihi arasındaki dönemde hayvanlardan elde edeceği gelirden mahrum kalmasından dolayı zararının bulunduğu anlaşılmakla, düzenle -nen son bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle davacının zararının 100 adet simental cinsi sığır bedeli olan 3.250.000,00-TL hayvan bedeli ve diğer 9 adet kesime hazır nitelikteki tosun bedeli ile birlikte 100 adet düve cinsi hayvandan elde edilecek gelir toplamı olan 11.883.308,00-TL'den gider miktarı olan 10.868.100,00-TL'nin mahsubu sonrası davacının mahrum kaldığı karın 1.015.208,00-TL olduğu, bu durumda belirlenen toplam 4.265.208,00-TL maddi tazminat -tan davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak 1.015.208,00-TL'nin dava tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise davacının manevi zararının temelinin davalı ...'ın uyguladığı haksız hacize dayalı olması, yedieminlik görevinin ihmalinden kaynaklı sorumluluğun uygulanan haksız haczin sonucunda gerçekleşmiş olması sebebiyle manevi zararın doğrudan gerçekleşmesine yedieminlik görevinin ihmali -nin sebebiyet vermemiş olması sebebiyle davacının manevi zararından sorumluluğun haksız haciz uygulayan davalı ...'a ait olduğu, yukarıda maddi tazminata ilişkin açıklamalarda da belirtildiği üzere basiretli tacir olarak gerekli araştırmayı yapmaksızın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde davacıya ait canlı hayvanlar üzerinde haksız haciz işlemini uygulayarak davacıya ait 109 adet büyükbaş hayvanın telef ve ziyan olmasına sebebiyet vererek, tacir olan davacının itibarının zedelenmesine ve ekonomik mahvına sebep olacak şekilde ticari hayatını etkileyerek davacının manevi zarara uğramasına da sebep olduğundan Davacının haksız haciz -den kaynaklı uğradığı manevi zarar karşılığı takdiren 250.000,00-TL manevi tazminatın haksız haciz tarihi olan 19/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi zarardan sorumlu olmayan davalı ... yönünden talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. 1- Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; a) Davacı tarafın haksız hacizden kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı 3.250.000,00-TL hayvan bedeli, 1.015.208,00-TL kar mahru -miyeti olmak üzere toplam 4.265.208,00-TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 1.015.208,00-TL'nin dava tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafın haksız hacizden kaynaklı uğradığı manevi zarar karşılığı 250.000,00-TL manevi tazminatın haksız haciz tarihi olan 19/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davalı ... yönünden talebin reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davalı ... yönünden ret kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla,Yerel Mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir haksız eyleminin bulunmadığını,somut olayda, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, huzurdaki davada tazminat koşullarının oluşmadığını, maddi zararın tek sorumlusu ve muhatabının yedieminlik görevini usul ve yasaya aykırı bir şekilde suistimal eden davalı ... olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Mahkemece hüküm altına alınan faiz türünün hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuki sebebine dayalı tazmin at istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.Eldeki dosyada; taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp çözülmesi doğrudur ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/1454 E, 2019/5777 K). 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.Davanın niteliği, tarafların tacir olması ve yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında haksız eylem tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur. 6098 sayılı TBK md. 72'ye göre; tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.Dosya kapsamından davacının zararı ve faili öğrendiği tarihin 27/12/2023, davanın açıldığı tarihin ise 30/12/2022 olduğu, buna göre somut olayda zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerinde değildir. Dosya içeriğinden; Davacı... tarafından davalı ...A.Ş. aleyhine açılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasındaki mahcuzlar hakkındaki istihkak iddiasına yönelik dava sonucunda davanın kabulü ile; ...... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yazılan talimat ile ..... İcra Müdürlüğünün ...... talimat dosyasında 19/02/2020 tarihinde yapılan hacizdeki mahcuzların davacıya ait olduğunun tespiti ile üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2022/2 Esas 2023/19 Karar sayılı ilamıyla esastan reddine karar verildiği ve kararın temyiz incelemesi sonrası Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27/12/2023 tarih 2023/2222 Esas 2023/9325 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu haliyle, yapılan haciz işlemler inin hukuka aykırılığı ve bu işlemlere konu malların davacıya ait olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile saptandığına ve iadeye yönelik işlemler sonuçsuz kaldığına göre davacının kişilik haklarının zarar gördüğü (Aynı doğrultuda Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 2016/9728 esas- 2018/7567 karar sayılı ilamı), davaya konu büyükbaş hayvanların küpeli olması ve aidiyet durumunun İlçe Tarım Müdürlüğü'nden öğrenilmesi mümkünken haczedildiği ve davalının ağır kusuru sonucunda vuku bulan haksız eylemiyle maddi ve manevi zarara uğratıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Somut olayda; Zararın belirlenmesinde uzman bilirkişi değerlendirmesinin gerektiği, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman heyet raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığın dan tarafların bu yöne değinen istinaf isteminin reddi gerekir.TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflar -dan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre, davalı ...'ın davaya konu olayda davacının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilebilecek bir eyleminin bulunmadığı, buna göre somut olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerinde değildir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Taraflarca talep edilmesi halinde bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince faiz başlangıç tarihi olarak haksız fiil tarihi yerine dava tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerindedir (Emsal nitelikte Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/11851 Esas- 2023/13357 Karar, 2021/2332 Esas-2022/9291 Karar sayılı ilamları).Manevi tazminatın miktarı yönünden yapılan istinaf istemine gelince;6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. o halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı yargıtay içtihadı birleştirme kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; Olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yüksektir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas 2025/..Karar sayılı, 13/03/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/04/2026