9. Hukuk Dairesi 2022/6929 E. , 2022/8687 K. "" BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve di…
**9. Hukuk Dairesi 2022/6929 E. , 2022/8687 K.** **"İçtihat Metni"** BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkil Şirkette 15.01.2014 tarihinde medikal bölge sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, davalının şirket içi tüm elektronik posta yazışma içeriklerinin, Şirketin eski çalışanı olup hâlihazırda dava dışı Matilek Şirketinde çalışan iş arkadaşına gönderdiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine davalının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesi kapsamında sona erdirildiğini, davalının sözleşmesinde yazılı rekabet yasağına aykırı olarak rakip Şirkette çalışmaya başladığını, işten ayrıldıktan donra da davacı Şirket ile ilgili sır niteliğindeki bütün stratejik ticari bilgileri ifşa etmeye devam ettiğini, bilahare yapılan denetimde, müvekkili Şirketin rakibi bulunan birçok şirkete de ticari sır niteliğindeki bilgileri gönderildiğinin tespit edildiğini, davalı hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 239 uncu maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 396 ve 446 ncı maddelerine ve taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 15 inci maddesinde belirtilen hususlara aykırı davranan davalının hukuka aykırı eylemleri sonucunda müvekkili Şirketin zarar gördüğünü, davalının hukuka aykırı eylemi nedeniyle madden ve manen zarar gören müvekkili Şirketin uğradığı zararlara karşılık olmak üzere maddi tazminat ve manevi tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından gönderildiği iddia edilen elektronik postaların Şirketin resmî hesabından gönderilmiş olduğunu ve davalı tarafından gönderilmediğini, aksi kabul edilse bile gönderilen bilgilerin sır olarak değerlendirilemeyeceğini, davalının davacı Şirket ile yazılı iş sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle davacı Şirketin hangi bilgilerin sır olduğu konusunda bilgilendirilmediğini, davacı Şirketin bu dönemde çalışanlarını toplu hâlde çıkardığını, bir kısmına performans yetersizliği bahanesi uygulanırken davalı gibi birçok çalışana da haksız ithamlarda bulunarak işten çıkartma yolunun seçildiğini, davacı iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu ve müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...