Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Üniversite ile Sendikalar arasında 17.05.2023 tarihinde, üye sayılarının belirlenmesi amacıyla yapılan toplantıda, üye sayılarının usulüne uygun belirlenmediğini, üye sayıları tespit toplantısından önce 12.05.023 tarihinde davalı Üniversitenin evrak kayıt birimine, davalı ... (....) adına gelen evrakta, ekinde 100 tane sendika üyelik formu yer aldığı belirtildiği hâlde, söz konusu 100 sendika üyelik formu teslim alınmadan, sadece üst yazı alınarak işlem ya
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Üniversite ile Sendikalar arasında 17.05.2023 tarihinde, üye sayılarının belirlenmesi amacıyla yapılan toplantıda, üye sayılarının usulüne uygun belirlenmediğini, üye sayıları tespit toplantısından önce 12.05.023 tarihinde davalı Üniversitenin evrak kayıt birimine, davalı ... (....) adına gelen evrakta, ekinde 100 tane sendika üyelik formu yer aldığı belirtildiği hâlde, söz konusu 100 sendika üyelik formu teslim alınmadan, sadece üst yazı alınarak işlem yapıldığını ve kayda girildiğini, 100 çalışana ait üyelik formunun kayda girmiş gibi gösterilerek davalı ... üye sayısına dâhil edilmiş olduğunu, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen 17.05.2023 tarihli tutanakta davalı ... üye sayısının (söz konusu 100 kişinin de eklenmiş haliyle) 455, müvekkilinin üye sayısının ise 451 olarak gösterildiğini, üye sayıları yanlış tespit edildiği gibi, yetkili Sendika olmalarının da engellenmiş olduğunu belirterek 04.07.2023 tarihli ve 32238 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonlarının Üye Sayılarına İlişkin 2023 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ”e ilişkin sendika üye sayılarına itirazın kabulü ile yanlışlığın düzeltilerek, üye sayılarının yeniden tespiti ile davalı Üniversite bünyesinde müvekkilinin yetkili sendika olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 4688 sayılı Kanun kapsamında sendika üye sayılarına ilişkin tespitin ve istatistiğin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.