T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1951 - 2026/65 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1951 KARAR NO : 2026/65 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/08/2025 NUMARASI : 2025/255 D.İş - 2025/255 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : REKOR KIYMETLİ MADENL…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1951 - 2026/65 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1951 KARAR NO : 2026/65 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/08/2025 NUMARASI : 2025/255 D.İş - 2025/255 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : REKOR KIYMETLİ MADENLER ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : ... TALEP TARİHİ : 13/08/2025 TALEP TÜRÜ : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili talep dilekçesinde; müvekkili Rekor Kıymetli Madenler Anonim Şirketi uzun yıllardır kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, karşı taraf ... ise Mamay Kuyumculuk- ... ticaret unvanı ile, İzmit'te kuyumculuk işiyle iştigal ettiğini, taraflar arasında uzun zamandır altın alım satımı üzerine ticaret ilişkisi sürmekte olduğunu, müvekkili Rekor Kıymetli Madenler A.Ş. ile davalı arasında uzun süredir, yüksek hacimli altın-alım satım işlemleri üzerine ticaret ilişkisi devam ettiğini, bu ticaret ilişkisi ekte sunulduğunu, karşı tarafa gönderilen dekontların açıklama kısmında "altin alım bedeli" şeklinde belirtildiğini, ancak, son dönemde davalı tarafın, müvekkili şirketi oyalayarak kendisine altınlara ilişkin ücretin gönderilmiş olmasına rağmen altınlar müvekkil şirkete gönderilmediğini, gelinen noktada, taraflar arasında süren ticaret ilişkisi sebebiyle müvekkili şirketten davalı tarafa toplamda ekte sunulan ön rapor ve defter kayıtlarında da görüleceği üzere müvekkili şirketin davalı yandan 53.191.240,00-TL alacağı mevcut olduğunu, davalı tarafla bakiye borcun kapatılması ve gönderilen para karşılığı altının teslim edilmesi amacıyla iletişim kurulmaya çalışılmışsa da bu taleplerinin karşılık bulamadığını, davalı tarafın müvekkili şirkete olan borcundan kurtulmak maksadıyla kaçtığını, müvekkili şirket çok açık bir şekilde alacağına ulaşamama tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, davalının yalnızca müvekkili şirketi değil aynı zamanda piyasadaki diğer alacaklıları da zarara uğratma kastıyla hareket ettiğini ve yurtdışına gittiği yönünde haberler alındığını, bu durumun ulusal basında da yer aldığını,yine bu minvalde İstanbul CBS 2025/167507 soruşturma sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında soruşturma başlatıldığını ve yaklaşık ispatın gerçekleştiğini belirterek; davalı borçlunun yukarıda belirtilen ticari ilişkiden dolayı müvekkili şirketin haklı alacağına ulaşması için toplamda 53.191.240,00-TL borcu için menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına, banka hesaplarına ve varsa hakkedişlerine, maaşı üzerine, yatırım hesapları, kiralık kasa üzerine borcuna yeter miktarının öncelikle teminatsız olarak, Mahkeme aksi kanaate ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığı ivedilikle ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı tarafın birçok kişiyi mağdur ettiğini, taraflarınca bu hukuki korumanın kabulünün bir zorunluluk olduğu, şirketin davalıya gönderdiği toplamda 53.191.240,00 TL karşılığı altının talep eden şirkete teslim edilmediği, talep eden şirketin haklı alacağına ulaşmasının temini için davalının alacaklarına olan 53.191.240,00TL'yi karşılayabilecek derecede taşınır ve taşınmaz mallarına, banka hesaplarına, 3. şahıslardaki hak ve alacakları, maaşları üzerine ihtiyati haciz uygulanması gerektiğini, ekte faturalar ve ticari defterlere ilişkinde bazı evraklar sunulduğu halde mahkeme kararının, alacakları miktarı da gözetilerek şirketin mahvına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu; usule, yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, mahkemece kaldırılması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/08/2025 tarih, 2025/255 D.İş - 2025/255 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; alacaklının, karşı taraf ile aralarında altın ticareti olduğu, davalıya altın sattığı ve davalıdan altın aldığı, tarafların birbirlerine para gönderdiklerine dair banka dekontları, e-faturalar ve yeminli mali müşavir raporu olduğunu belirterek davacıdan olan alacağı için ihtiyati haciz talep ettiği, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiği, karara karşı talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 257-(1) maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir". 2004 sayılı İİK'nın 257-(2) maddesi; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder". 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi; " ... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ... " hükmü düzenlenmiştir. Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir. 2004 sayılı İİK'nın 265-(1) maddesindeki; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Talep dilekçesine ekli belgeler incelendiğinde, "altın alım bedeli" "hurda altın bedeli" "altını elden teslim aldım" şeklindeki banka dekontlardaki açıklamalarla bankadan havale/eft yöntemi ile karşılıklı paralar gönderildiği, e-faturalar düzenlendiği, yeminli mali müşavir raporu sunulduğu görülmektedir. Alacaklının eldeki taleple, bu altın ticaretinde alacaklı hale geldiği iddiası ile ihtiyati haciz talep ettiği görülmekle birlikte 6098 sayılı TBK'nın havaleyi düzenleyen 555. vd. maddeleri ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde talep edenin alacaklı olduğuna dair dosyada yaklaşık ispata yarar delil olmadığı, banka dekontları, e-faturalar ve yeminli mali müşavir raporunun tek başına talep edenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, bu durumda ihtiyati haczin ön koşulu olan alacağın yaklaşık ispatı koşulunun gerçekleşmediği görülmekle istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Talep edenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 116,60 TL harcın talep edenden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026 e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*