T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/180 Esas KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22/10/2025 NUMARASI : 2024/816 Esas, 2025/815 Karar DAVANIN KONUSU: İFLAS (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. G…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/180 Esas KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22/10/2025 NUMARASI : 2024/816 Esas, 2025/815 Karar DAVANIN KONUSU: İFLAS (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından davalılar ... A.Ş. ve .... Ltd. Şti. aleyhine açılan davaya ilişkin dava dilekçesinde; davalı şirketler ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, davaya konu genel kredi sözleşmelerinden doğan borçların müvekkili bankaya ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının davalılara tebliğ edilen hesap kat ihtarnameleri ile kat edildiğini, hesap kat ihtarlarının davalı şirketlere tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka alacağına karşılık temlik cirosu ile kendisine teslim edilmiş bonoya dayanarak İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine dayalı iflas yolu ile takip yoluna gidildiğini, bu takip dosyası kapsamında davalı borçlulara 10/12/2021 tarihinde ödeme emri yollandığını ve 15/02/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, borcun ödenmediğini belirterek davalı şirketlerin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirket hakkında derdest İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/342 Esasında kayıtlı iflas davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının, iddiasını ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, ayrıca icra dosyasına dayanak kambiyo senedi vasfına haiz olmayan sözde bono ile ilgili imza itirazlarının olduğunu, imzanın müvekkilinin temsile yetkilisinin eli ürünü olmadığını, bu nedenle imzaların geçerliliğinin saptanması gerektiğini, davacının davasının tamamen soyut ve mesnetsiz olduğunu ve ispat yükünün kendi üzerinde olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hukuki bir ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; takibin itirazsız kesinleştiği, yabancı para alacağında karar celsesindeki kur önceden bilinemediğinden yazı cevabı günündeki kura göre kapak hesabının gönderildiği, davacı alacaklı vekilinin rızası da gözetilerek 10/09/2025 tarihli kapak hesabına göre depo emrine esas alacak miktarı tespit edilerek muhtıranın 07/10/2025 tarihinde hem davalıya hem de vekiline tebliğ edildiği, muhtıra ile belirlenen 7 günlük kesin süre içinde borcun depo edilmediği, bu nedenle davalının İİK'nun 158. maddesi uyarınca iflasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalı hakkında açılan itirazın kaldırılması ve iflas istemli İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/342 Esas sırasında kayıtlı derdest davada imza incelemesi yapıldığı ve imzanın ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, gelinen aşama itibariyle bu dosyasının beklenmesine gerek olmadığı, aksine çift iflas yasağı gereği anılan dosyada bu iflas kararının kesinleşmesinin bekleneceği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık sürede açılmadığını, davacının dava dilekçesinde, iddialarını somutlaştırmadığı gibi delillerini hangi vakıayı ispat etmek üzere sunduğunu da belirtmediğini, cevap dilekçesi sunmalarına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığına yönelik tespitin hatalı ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, icra müdürlüğünce mahkemeye yazılan yazıda itiraz olmadığı bildirilmiş ise de, icra dosyasında imza itirazının yapıldığını, bu nedenle takibin de kesinleşmediğini, yabancı para alacağında kur hesabının karar tarihine göre yapılması gerektiğini, borcun süresinde depo edilmemesi sebebiyle iflas kararı verilmesinin, müvekkilin mali durumunu göz ardı etmek ve orantısız olduğunu, depo emrinin müvekkili şirketin teyitli adresine yapılmadığını, takibin kesinleştiğinden bahisle alacağın esası incelenmeden iflasa hükmedilemeyeceğini, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, genel kredi sözleşmeleri ve hesap kat ihtarnameleri usulsüz olup borç miktarının da gerçek dışı olduğunu, iflas şartlarının oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 173. maddesi uyarınca kesinleşen kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takipten kaynaklı iflas istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Başlangıçta İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava mahkemenin 2022/204 Esas sırasında kayıtlı olup 18/03/2022 tarihli tensip tutanağı ile davalı ... A.Ş. aleyhine açılan dava tefrik edilerek mahkemenin 2022/216 Esas sırasına kaydedildiği ve bu esas üzerinden davalının adresi itibariyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, bu karara karşı davalının istinaf başvurusunun Dairemizin 2022/1207 Esas 2022/1110 Karar sayılı kararı ile değerlendirilerek tesis edilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, akabinde dosyanın gönderilmesi üzerine yetkili mahkemece yapılan yargılama neticesinde istinaf başvurusuna konu işbu kararın verildiği anlaşılmıştır. Davacının, aralarında davalı şirketin de bulunduğu birden fazla borçluya karşı İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, 29.831.415,37 Euro asıl alacak, 14.711,38 Euro işlemiş faiz ve 210.000,00 Euro komisyon bedeli olmak üzere toplam 30.056.126,75 Euro'nun (harca esas değer 270.727.556,11 TL olarak gösterilmiştir) tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin davalı borçluya 01/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı alacaklı vekilinin 09/02/2021 tarihli dilekçesi ile takip yolunu değiştirerek takibin davalı borçlu şirket yönünden (ayrıca borçlu .... Ltd. Şti.) kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takibe çevrilmesini ve borçlulara iflas ödeme emri gönderilmesini talep ettiği, bunu üzerine 29.831.415,37 Euro asıl alacak, 49.037,94 Euro işlemiş faiz ve 210.000,00 Euro komisyon bedeli olmak üzere toplam 30.090.453,31 Euro'nun (harca esas değer 256.722.720,53 TL olarak gösterilmiştir) tahsili amacıyla düzenlenen iflas ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 18/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun ödeme emrine karşı itirazına rastlanmadığı anlaşılmıştır. "...İİK’nın 43. maddesine göre, iflasa tabi borçlu aleyhine haciz veya iflas yollarından birinin seçilmesi mümkündür. Bu yollardan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebilir. Bu imkanı kullanmak isteyen alacaklının takip yolunu değiştirdiğine ilişkin dilekçe vermesi yeterlidir. Başvuruyu alan icra müdürü, önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun olarak bir ödeme emri düzenleyip borçlu veya borçlulara göndermelidir. İİK’nın 43/2 maddesine göre takip yolunun değiştirilmesinde harç alınmaz. Somut olayda; davacı, takip yolunu değiştirmişse de kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipteki ödeme emrindeki borç miktarı ile iflas ödeme emrindeki borç miktarı aynı değildir. Yeni bir takip konusu olabilecek alacakların eklenmesi ile oluşturulan ödeme emrinin gönderilmesi suretiyle takip yolunun değiştirilmesi mümkün olmadığından, usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibi bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekirken, hatalı değerlendirme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." (Yargıtay 23 HD'nin 2017/1111 Esas 2020/1157 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipteki ödeme emrinde talep edilen işlemiş faiz tutarı 14.711,38 Euro olup iflas ödeme emrinde talep edilen işlemiş faiz tutarı ise 49.037,94 Euro olarak gösterilmiştir. Buna göre davacı takip yolunu değiştirmiş ise de, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipteki ödeme emrindeki borç miktarı ile iflas ödeme emrindeki borç miktarı aynı olmadığından ortada usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibi bulunmadığından bu gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı olduğu şekilde davalının iflasına karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kabul şekline göre ise, davacı tarafından davanın yasal süresinde açılmadığı da anlaşılmaktadır. Şöyle ki; kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip 2004 sayılı İİK'nun 171. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup Kanunun 173/1. maddesi uyarınca, borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebilir. İİK'nun 176. maddesi ile yapılan atıf dikkate alındığında aynı Kanununu 156. maddesinin son fıkrası burada da uygulanacak olup buna göre iflas davasının, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Somut olayda, davacı arabuluculuk yoluna başvurmuş ise de, kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyle iflas davaları zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından arabuluculuk aşamasında geçen süre dava açma süresinin hesabında dikkate alınamayacak olup buna göre iflas ödeme emri davalı borçlu şirkete 18/02/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davanın İİK'nun 176. maddesinin atfı ile 156/son fıkrası uyarınca iflas ödeme emrinin tebliğ edildiği bu tarihten itibaren yasal bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 18/03/2022 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davanın yasal süresinde açılmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında, usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibi bulunmadığından davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/816 Esas, 2025/815 Karar sayılı ve 22/10/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibi bulunmadığından davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davacı tarafından yatırılan iflas avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde kendisine İADESİNE, e)Davalı tarafından yapılan 75,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Başvurusu Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından yatırılan 2.298,50 TL istinaf başvurma ve karar harcı ile yapılan 260,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 2.558,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2026