TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2027 KARAR NO : 2025/1501 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/07/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/567 (E) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 20/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2027 KARAR NO : 2025/1501 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/07/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/567 (E) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 20/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/12/2022 tarihinde davalı ...'nın idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresindeki müvekkiline ait... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın bu kaza sonucu pert olduğunu, davalı ...'nın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin zararının karşılanması için... plakalı aracın ZMSS'nin bulunduğu sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından yalnızca 64.500 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını belirterek ... plakalı araç üzerine ve davalıların menkul, gayrimenkul malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 08/07/2025 tarihli ara karar ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya davalı sürücü ...'nın kusurlu olarak sebep olduğunun açık olduğunu, yine müvekkilinin bu kaza nedeniyle uğradığı zarar miktarının yargılama sırasında belirlenecek olmakla birlikte müvekkiline ait aracın perte ayrılması nedeniyle neticede bir zararının mevcut olduğunun açık olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin ileride bir hak kaybına uğramaması için ... plakalı kusurlu araca ve davalıların malvarlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, aksi takdirde yargılama sonucunda müvekkili lehine hüküm kurulsa da icra yolu ile tahsil edilemediğinde müvekkilinin uğramış olduğu hak kaybı devam edeceğini ve belki de müvekkili lehine hükmedilecek alacağın tahsilinin imkansız hale geleceğini, mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmişse de mahkemece taleplerinin reddedildiğini, ancak ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin mahkemeye sundukları Yargıtay içtihatlarının göz önünde bulundurulmadığını, iddialarının usulünce incelenmemesinin hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin 08/07/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Talep, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Diğer bir anlatımla, dava görülmekte iken davalının, dava konusunu başkasına devretmesi olanağı bulunduğundan, davacının davayı kazanması durumunda dava konusu şeye kavuşması tehlikeye girebilir. İşte, davacının davayı kazanması durumunda dava konusuna kavuşmasını, daha dava sırasında (hatta davadan bile önce) güvence altına almaya yarayan geçici hukuki korumalara da ihtiyati tedbir denir. İhtiyati tedbirde dava konusu olan şey, söz gelimi taşınır veya taşınmaz mal için önleyici veya koruyucu tedbir alınır. Çünkü davanın konusu ihtiyati tedbire konu olan şeyin kendisidir. İhtiyati tedbirin özel bir türü olan ihtiyati haciz ise konusu ve tabi olduğu hükümler yönünden ihtiyati tedbirden farklıdır. Yalnızca para alacaklarına ilişkin davalarda (veya icra takiplerinde) söz konusu olan ihtiyati haciz, alacaklıya henüz kesin haciz isteminin yetkisinin gelmediği bir dönemde, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmak suretiyle alacaklının para alacağının zamanında (dava veya icra takibi sonunda) ödenmesini güvence altına alır. İhtiyati hacizde ihtiyaten haczedilen mallar, alacaklının açtığı veya yaptığı (veya açmayı veya yapmayı düşündüğü) bir dava veya icra takibini konusu değildir (davanın veya icra takibinin konu para alacağıdır) ve borçlunun herhangi bir malıdır (alacağı, hakkı vb.). Oysa ihtiyati tedbirde üzerine ihtiyati tedbir konulan mallar, davacı ve davalı arasında çekişmeli olup davacının açtığı veya ileride açmayı düşündüğü bir davanın konusudur. İhtiyati tedbirle, dava konusu olan ve kime ait olduğu taraflar arasında çekişmeli bulunan mal için koruma tedbiri alınır; ihtiyati haciz de ise, dava (veya icra takibi) konusu olan para alacağının ileride dava (veya icra takibi) sonunda ödenmesini güvence altına almak için, dava (veya icra takibi) konusu olan para ile hiçbir ilgisi olmayıp ve davalıya (borçluya) ait olduğu taraflar arasında çekişmeli bulunmayan mallara el konulur (bu mallar ihtiyaten haczedilir). (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, sayfa 558 vd.)Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 20/12/2013 gün 2013/21-179 (E) -2013/1676 (K) sayılı kararında da açıklandığı gibi konuları bakımından ihtiyati haciz sadece taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklara ilişkin olabildiği halde, ihtiyati tedbirin konusu daha geniştir. Gerçekten ihtiyati hacze konu teşkil eden şeyler dışında bir şeyin yapılması veya yapılmamasına dair eylemler ile bir şeyin teslimi veya bir paranın ödenmesi veya ödenmemesi gibi yükümlülükler de ihtiyati tedbirin konusunu oluşturabilir.Uygulamada, somut olayda olduğu gibi, para alacağına ilişkin davada ihtiyati tedbir talep edilmesi durumunda, davacının amacının para alacağını teminat altına almak olduğu dikkate alınarak talebin HMK'nin 33. maddesi uyarınca ihtiyati haciz hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Davacının maddi tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte, bu aşamada maddi zararın miktarı belli değildir.Bu itibarla yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, ihtiyati haciz (ihtiyati tedbir) talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin 08/07/2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/10/2025