TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2022/1624 KARAR NO:2026/332 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:24/2/2022 NUMARASI:2017/988 (E) - 2022/105 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine il…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2022/1624 KARAR NO:2026/332 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:24/2/2022 NUMARASI:2017/988 (E) - 2022/105 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, dava açılmadan önce hasara ilişkin alacaktan feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin iradesi sakatlanarak imzalatılan belgenin feragat olmayıp geçersiz belge niteliğini taşıdığını, bu nedenle hukuk alanında hüküm ve sonuç doğurmadığını, hasar alacağından durup dururken feragat edilmesinin yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin değişen piyasa koşullarında 82.082,58 USD kaybettiğini,sundukları belgenin feragat olmadığını, ispata yönelik kanıtların ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111'inci maddesinin kasko sözleşmelerinde uygulanamayacağına ilişkin gerekçenin de hukuka aykırı olduğunu, Motorlu Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarında, koşulların sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceğinin ve daraltılamayacağını, yazılı olduğunu, anılan genel şartlara aykırı yorum yapılmasının da kabul edilemeyeceğini; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının 3'üncü sayfasının ilk pragrafında "...yaşanan hırsızlık vakıasının kasko poliçesi tarihleri arasında gerçekleşmediğine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı nazara alındığında aracın çalınma olayının kasko poliçe tarihleri içerisinde gerçekleştiğinden davalı kasko sigortacısının sorumlu olduğu anlaşılmıştır ..." denilerek davalı sigorta şirketinin sorumluluğu tespit edilmişken, hüküm fıkrasının üzerinde yer alan gerekçenin bitiş tümcesinde ise "davacının hırsızlık olayından kaynaklı aracın değerinin davalı sigorta şirketinden tazmin taleplerinin ise sigorta poliçesi kapsamında olmadığı değerlendirilmekle ..." ibarelerine yer verilerek çelişik gerekçelerle karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Davacı ... ile davalı ...Şirketi arasında adı geçen davacıya ait ... plakalı otobüse ilişkin 13/3/2015 günü, 13/3/2015 başlangıç, 13/3/2016 tarihleri arasında geçerli kasko poliçesi bağıtlandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun, davacı tarafından imzalanan 17/2/2016 tarihli belgenin, ibraname niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.Dosyada bulunan davacı ...'in imzasını taşıyan ve davalı ... Şirketine yönelik yazılan belgenin incelenmesine, adına kayıtlı ... plakalı otobüsün ... Otogarından çalınmasıyla ilgili sigorta tarafından açılan hasar dosyasının kapatılmasını talep edip hasarın tamamından feragat ettiğini belirterek, hakkında herhangi bir hukuki süreç başlatılmamasını istediği anlaşılmıştır.Bilindiği gibi ibra, borçlu borcu ifa etmeden borçtan kurtarma hususunda alacaklı ile borçlunun anlaşmasıdır. Diğer bir anlatımla ibra, alacaklının borçlu ile yapacağı bir sözleşme ile alacağından vazgeçerek borçluyu borçtan kurtarmasıdır. (Prof. Dr. M.Kemal Oğuzman, Prof. Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Genişletilmiş 11 inci bası, 1'inci cilt, sayfa 554 vd.)Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 132'nci maddesi ibrayı "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." biçiminde düzenlenmiştir. Ayrıntıları yukarıda açıklanan belge içeriğinde "ibra" ibaresine yer verilmemiş olmakla birlikte, davacı sigortalı, davalı sigorta şirketine verdiği dilekçe ile varlığını ileri sürdüğü hasar tazminatının tamamından feragat ettiğini beyan etmiştir. Alacak hakkında alacaklı tek taraflı olarak feragat edemez ise de, davacı ibra niteliğindeki iradesine yer verdiği dilekçesini davalı sigorta şirketi vermiş, sigorta şirketi de ibra niteliğindeki beyanı örtülü olarak kabul etmiştir. Bu itibarla, eldeki davada, davacının davalıyı ibra ettiği sonucuna varılmıştır.Diğer yandan dava dilekçesinde TBK'nin 30 vd. maddelerinde yer verilen irade bozukluklarından herhangi birine dayanmayan davacı, yukarıda belirtilen ibra niteliğindeki belgenin irade bozukluğu altında düzenlendiğini de ispat edemediği gibi, ibranın, alacaklının borçlu ile yapacağı bir sözleşme ile alacağından vazgeçerek borçluyu borçtan kurtarması olduğu da dikkate alındığında, davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü aşırı yararlanma ve irade bozukluğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; KTK'nin 111'inci maddesinin de kasko sözleşmesine uygulanması olanağı bulunmadığından, bu konuya yönelen istinaf nedeninin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 80,70 TL mahsup edilerek, bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı ...'ten tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı ...'in istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/3/2026