9. Hukuk Dairesi 2015/20784 E. , 2018/14072 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili; Müvekkilinin davalı işyerinde 11.08.2010-1…
**9. Hukuk Dairesi 2015/20784 E. , 2018/14072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili; Müvekkilinin davalı işyerinde 11.08.2010-19.09.2013 tarihleri arasında satış müdürü olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 4.000,00 TL olduğunu, işyerinde yemek verildiğini, 2013 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı ücretlerinin ödenmediğini, işyerinde haftanın 5 günü 09.00-18,00, Cumartesi günleri 09.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık ücretli izin alacaklarının Ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; 20.000,00 TL alacağının faizi ile tahsilini talep etmiştir. bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, cevap süresinin uzatılması talepli dilekçe vermiş, sonraki beyanlarında davacının iddia ve taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı işyerinde ... kayıtlarına itibar edilerek 11/08/2010 ile 16/09/2013 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, toplam hizmet süresinin 3 yıl 1 ay 6 gün fesih tarihindeki aylık ücretinin ise net 4000,00 TL olduğu, iş akdinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının çalıştığı döneme ait ödenmeyen maaş ve fazla çalışma ücretleri ile yıllık izin ücretlerinin mevcut olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin uzun bir döneme ilişkin olması halinde bu çalışmaların sürekli ve aralıksız olarak devam etmesi hayatın olağan akışına uygun olmayacağından; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre bilirkişi raporu ile tespit edilen fazla mesai ücreti alacaklarından, yapılan işin niteliği ile davacının çalışmış olduğu süreler göz önüne alınarak takdiren % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki bilgi ve belgelere ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davalı vekilinin vekâletnâme ve cevap süresinin uzatılmasına ilişkin 11/02/2014 tarihli dilekçeyi vererek bu dilekçede dava dilekçesinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini açıkça belirttiğinin, cevap süresinin uzatılmasi talebinin kabul edildiğinin anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili tüm ücret alacaklarının bankaya ödendiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Dava dilekçesinde davacı "Denizbank Vezneciler Şubesine ücretin ödendiği, bankaya ödenen ücretin ...'ya bildirilen kısım olduğunu, artanının davalı tarafından elden verildiğini" belirtmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bankadan ödeme belgelerinin celbini istemiştir. Bu durumda, banka kayıtları celbedilmeksizin karar verilmesi hatalıdır. Mahkeme tarafından banka kayıtları celbedilerek sonuca etkisi irdelenmelidir. 3-İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada verilen ara dinlenmesi süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz. Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir. Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.). İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, Cumartesi günleri 09:00-17:00 saatleri arası 8 saatlik çalışmadan yarım saat ara dinlenmesi düşülmesi hatalıdır. Yukardaki ilke kararına göre 09:00-17:00 saatleri arası çalışmadan 1 saat ara dinlenmesi indirilmelidir. 4-Yıllık izin ücretinin bilirkişi raporunda 5.600,00 TL. hesaplanmasına rağmen 5.800,00 TL.ye hükmedilmesi hatalıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.